Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

MEDDAH
by

esra polat

on 8 November 2012

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU MEDDAH Geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli kollarından biri olan Meddah, canlandırma ve benzetme öğelerinden yararlanarak öykü anlatma sanatıdır. Kelime anlamı methedici (övücü) olan ve taklitler yapıp hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçıya meddah denir. Meddahlık geleneği göstermeye bağlı edebî metinler içinde yer almakla beraber, "anlatma" eyleminin ön planda olduğu geleneksel Türk tiyatrosu türlerinden biridir. Çünkü meddahlar genellikle, taklit yeteneği ve geniş hikâye dağarcığıyla insanları eğlendirmeye çalışır. Meddahlık için tek kişilik tiyatro veya tek kişilik orta oyunu da diyebiliriz. Gerçekten de meddah oyuncusu, orta oyunundaki bütün tipleri, varlığında birleştirip kılıktan kılığa giren, sesini değiştiren, küçük aksesuarların da yardımı ile sahnede canlandıran bir aktördür. Meddah, masallarda olduğu gibi cin, peri, dev türünden doğadışı yaratıklara; destanlarda olduğu gibi insanüstü gücü olan kahramanlara hikayelerinde yer vermez. Ayrıca halk hikâyeciliğinde olduğu gibi saz eşliğinde söylemez; kahramanlarını şive taklitleri yaparak canlandırır. Meddahlar Hamzanâme, Battal Gazi, Ebu Müslim Horosâni, Hz. Ali'nin cenkleri, Kerbela Olayı gibi konusunu İslam tarihinden alanların yanında Şehnâme, Binbir Gece Masalları gibi Hint-İran kökenli masallar, söylenceler, destanlar da anlatmışlardır. Ayrıca meddahların günlük olaylardan yola çıkarak oluşturdukları öyküler de çok sevilmiştir.
Örneğin İstanbul'da doğmuş meddah öyküleri arasında; Hançerli Hanım, Letâifnâme, Cevri Çelebi, Tayyarzâde, Tıflî ile İki Biraderler ve Sansar Mustafa 20. yüzyıla kadar anlatılagelmiştir. Asya'da ve Afrika'da köklü bir geleneği olan meddahlık Türkler arasında da İslam öncesi dönemden beri yaygındır. Asya'daki bazı Türk topluluklarında hâlâ yaşayan meddah geleneği, İslam ülkelerinden İran ve Fas'ta da canlılığını korumaktadır.
Anadolu' da meddahlığın 14. yüzyıldan beri var olduğu bilinmektedir. 16. yüzyılda kahvehanelerin çoğalmasıyla birlikte kentlerde de yaygınlaşmaya başlayan meddahlık en parlak dönemini 17. yüzyılda yaşamıştır. Bu yüzyılda yetişen Tıflî Çelebi meddahların pîri sayılır. MEDDAH GELENEĞİNİN TARİHÇESİ MEDDAHLARIN TEKNİK VE TAVIRLARI

Meddah da Karagöz ve orta oyunundaki gibi gücünü taklit sanatından alır ve yazılı bir metne bağlı kalmak söz konusu değildir. Meddah, kişilerin ağız özelliklerini taklit ettiği gibi hayvanların, doğanın ve cansız nesnelerin seslerini de taklit eder. Bu oyunun temelinde taklit öğesinin bulunması, onun göstermeye bağlı edebî metinler içinde değerlendirilmesinde önemli bir etkendir. Karagöz ve orta oyununda zaman sınırlaması (bir-iki saat) olmasına karşılık meddah oyunlarının yer ve zaman sınırlaması yoktur. Anlattığı hikâyenin içeriğine uygun olarak meddahın gösterisi saatlerce, çoğu zaman ikindiden gece yarısına, hatta sabaha, bazen birkaç hikâyenin birbirine bağlanarak ve o anda doğaçlanarak günlerce, haftalarca sürdüğü belirtilmektedir. Perdesi, sahnesi, elbiseleri, dekoru, kişileri bulunmayan bu tiyatronun her şeyi meddah denilen o tek adamın zekâsına, bilgisine, söz söylemedeki başarısına bağlıdır.

Sanatlarını kahvehane veya benzeri yerlerde icra ettiklerinden bir sahne düzeni yoktur. Yüksekçe bir yerde oturarak bir öyküyü başından sonuna kadar, canlandırdığı kişileri ağız özelliklerine göre anlatır. Meddahın iki aracı vardır; biri boynuna doladığı mendili, öteki de elinde tutuğu ve önceki adı pastav olan bastonudur. Mendille kimi zaman başörtüsü, kimi zaman yelken ya da atın yelesi olarak kullanır, kimi zaman da terini siler. Bastonu da oyunu başlatmak, seyirciyi suskunluğa çağırmak, kapıyı vurmak için ya da saz, süpürge, tüfek ve at yerine kullanır. Meddahların çoğu, klasikleşmiş, tekerlemeye benzeyen beyitlerle veya söz gruplarıyla öykülerine başlar ve bitirir. Meddah "Haak dostum Haak!" diyerek çoğunlukla şu beyitlerle öyküye girer:

Sühansaz-ı gülistan-ı nezâket
Nihal-i gonca-ı bag-ı zarafet

Söyledikçe sergüzeşti, verir bezme letâfet
Dinle imdi bende-i âcizden bir hoş hidâyet

İdeyim meclise bir kıssa beyân
"Kıssadan hisse ala ârif olan

İsim isme, kisib kisbe, semt semte benzer
Geçmiş zaman söylenir, yalan-gerçek vakit geçer Meddah, öyküden çıkarılacak dersi vurguladıktan sonra;
"Bu kıssadır bir mecmua kenarına kaydolunmuş, biz de gördük söyledik. Sâkiye sohbet kalmazmış bâki. Her ne kadar sürç-i lisân ettikse affola, inşallah gelecek sefere daha güzel bir hikâye söyleriz."
diye sözü bağlar. Bir sonraki anlatacağı öykünün adını ve öyküyü nerede anlatacağını söyleyerek gösterisini bitirir. MODERN MEDDAHLIK Tek kişilik gösteri olmaları yönüyle meddahlık ile günümüz sahne etkinliklerinden olan "stand up" arasında da benzerlikler vardır.
Bu alanda Sunay Akın, Cem Yılmaz, Ata Demirer, Tolga Çevik gibi sanatçıları örnek gösterebiliriz. 20. yy.'da Aşkî Efendi, Meddah Surûri, Borazan Tevfik, Tahsin Efendi, Hakkı Efendi, İsmail Dümbüllü ile devam eden meddahlık daha yakın dönemde Münir Özkul, Erol Günaydın, Yılmaz Gruda, Metin Akpınar, Gazanfer Özcan, Ahmet Gülhan, Zeki Alasya, Erdoğan Akduman gibi tiyatro sanatçıları tarafından yaşatılmaya çalışılmıştır. Yakın zamanda Genco Erkal, Mehmet Esen, Ahmet Yenilmez gibi tiyarocular da meddahlık geleneğini modernize ederek icra etmekteler.
Full transcript