Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ÜZÜMDE GÖRÜLEN DEPO HASTALIKLARI

No description
by

Onur joker

on 5 June 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ÜZÜMDE GÖRÜLEN DEPO HASTALIKLARI

ÜZÜMDE GÖRÜLEN DEPO HASTALIKLARI
Onur MALÇOK
Dünya ve Türkiye Üzüm Üretim Alani veıMiktari
ı

Türkiye 2011 yılı istatistiklerine göre
dünya 7.098.755 ha
’lık bag alanları içinde
472.545 ha’
lık bag alanı varlıgı ve 69.093.293 ton’luk dünya yaş üzüm üretiminin 4.296.351 ton luk kısmıyla önemli bir bagcı ülke konumundadır (FAO, 2012).
Hasat edildikleri mevsimler gözönüne alındıgında, üzümlerin günün
erken yani serin saatlerinde hasat
edilmeleri, hasat edilen üzümlerin
güneşe maruz bırakılmamaları
, ambalajlamanın dikkatli bir şekilde yapılması ve hasattan sonra kısmi bir önsogutma işleminin gerçekleştirilmesi gibi hasat öncesi ve sonrasındaki işlemler, sofralık üzümlerin muhafazasında üzümlerin hasat edildikleri zamanki kalitelerinin korunabilmesi için öncelikle uygulanması gerekli tedbirler olarak bilinmektedir.
Üzüm iyi bir depolama koşulunda uzun süre başarı ile muhafaza edilebilir.
Üzümde hasat edildikten sonra olgunlaşma devam etmez
, onun için yeme omluna gelen üzüm hasat edilir. Sıcaklık üzüm çeşitlerine göre degişir. Üzümlerde arzu edilen sıcaklıga süratli bir şekilde düşürmek gerekir.
-1 ila 0 C0 sıcaklık % 90 -95 oransal nem uygundur
.
Üzümde % 1- 1.5 su kaybı görünüşünü bozar
. Üzümde istenilen sıcaklıga düştükten sonra hava degişimine gerek yoktur.
Sofralık üzümlerin muhafaza sürelerini ve kalitelerini etkileyen en önemli faktörler;
su kaybı ve Botrytis cinerea, Penicillium sp. ve Alternaria sp.gibi zararlı mikroorganizmalardır
. Üzümlerin muhfazasında su kaybını minimum düzeye indirebilmek için düşük sıcaklık ve yüksek nispi nem koşullarının depo içerisinde saglanması gereklidir. Buna ilave olarak, üzümler yukarıda belirtilen zararlı mikroorganizmaların meydana getirdigi çürüme ve bozulmaları engellemek amacıyla hasattan hemen sonra ve depolama süresince
SO2 ile fümige
edilirler.
Botrytis cinerea (Kursuni Küf)

Botrytis cinerea fungal hastalik etmeni her yerde yaygin olarak bulunan polifag bir fungus olup, bir çok bitkiye
saldirma ve koloni olusturma
yetenegine sahiptir. Bitkilere gelismesi için ideal bir beslenme yeri olusturan
yarali kisimlardan ve ezilmis dokulardan
giris yaparlar.
Hava neminin %95 lerde ve 17-23 °C sicak olan ortamlar hastaligin gelismesi için uygundur.
Uygun olmayan çevre kosullarinda, hastalik etmeni baglarin ölü sürgün ve mumyalasmis meyveleri üzerinde 6 mm çaplarinda
sklerotlarini
meydana getirirler. Bu sklerotlar soguk depo kosullarina yerlestirilmis
çürük meyveler
üzerinde de gelisme gösterebilir.

Hava kosullari uygun oldugunda, baharin
genç sürgünler hastalik etmeni tarafindan enfekte olur ve meydana gelen lezyonlar kahverengi yumusak çürüklük seklinde görülür. Sürgün infeksiyon noktasindaki lezyonlar sürgünü kusatacak sekilde genisler
ve lezyonun üst kismindaki dokunun solmasina ve sonuçta ölmesine ya da kirilmasina neden olabilir. Baglarin genç yapraklari infektelendiginde, fungal etmen yaprak kenarindan ana damara dogru gelisme gösterir ve yapraklarin
"V" harfi biçiminde ölü doku alanlarinin olusmasina neden olur
. Bu lekeler yaprak üzerinde kahverengi ve ezilmis gibi görünür, zamanla yaparak sapina dogru gelisir ve tüm yapragi kusatmaktadir. Henüz olgunlasmayan taneler yaz sezonunda infektelendiginde,
meyveler üzerinde yumusak ve kahverengi çürüklük
seklinde hastalik ortaya çikabilir. Ugun çevre kosullarinda da
fungusun gri ile soluk sari spor yiginlari infektelenmis meyveler üzerinde görülür.
Mücadelesi
Kültürel mücadele
1. Baglarin havalanmasina büyük önem verilmeli,
sik dikimden kaçinilmali ve budama yapilmali, budamalar günes yanikligina sebebiyet vermeycek sekilde yapilmali.
Asiri gelismeler budama yapilarak azaltilmali.
2. Bitkileri
yaralamaktan kaçinilmali ve budamalardan sonra koruyucu ilaçlama yapilmali.
3. Uzun süre
meyveyi islak tutacak muamelelerden kaçinilmali
.
4. .
Ölü yada infekteli bitki çiçek, yaprak ve mumyalasmis meyveler üretim alanlarindan uzaklastrilmali.
5.
Dayanikli çesitler

her zaman tercih edilmelidir.
6. Depolama
sicakliklari düsürülmeli ve depo temizligine
oldukça fazla önem verilmelidir.
7. Asiri
nitrojen gübrelemelerinden
kaçinilmali.

Kimyasal mücadele
Sürgünler 10- 20 cm büyüklügüne
ulastiginda bitkiler koruyucu fungisitler ile ilaçlanabilir, ve bu ilaçlama
çiçeklemeden önce ve sonra 10-14 gün araliklarla yapilabilir
. Depolarda ya da
hasatttan sonra infeksiyonlari engellemek için hassattan 10-14 gün önce
ilaçlama yapilabilir.
Hasat sonu hastalık etmenlerinden
Aspergillus cinsi
, depo küfleri arasında
sayılmakta olup
kuru meyve ve sebzelerde görülen küflenme sorunu
içinde önemli
bir yer tutmaktadırlar. Uluslar arası ticarette kuru üzümlerde %0.4 oranında küf
miktarına izin verilmesi, bu gruba giren küflerin varlığının dikkatle incelenmesi
gerekliligini zorunlu hale getirmiştir. Çünkü bu grup dogada en fazla rastlanılan
mikroorganizmalar cinsinden biri olup, 160’dan fazla türü içermektedir.
A. niger ise Aspergillus’lar içinde en önemli üçüncü grubu oluşturmaktadır. Ülkemizde
TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu) tarafından yapılan geniş
kapsamlı bir araştırmada; içinde 51 farklı kuru üzüm örneginin de bulundugu
156
kuru meyve
küf içerigi bakımından incelenmiş ve kuru üzümlerin
%63’ünde
Aspergillus niger
tespit edilmiştir.
Aynı örneklerde bu fungus dışında, Penicillium aurantiogriseum, Aspergillus flavus, P. expansum, P. curustosum, A. oryzae, P.
chrysogenum, P. citrinum, P, rugulosum, P. glabrum, P. viridicatum, A. restrictus, A.
sulphureus, A. sydowii ve Epicocum purpurescens saptanmıştır (Seçer ve İç, 2003).
Aspergillus spp. Aspergillus Çürüklügü (Siyah Küf )

-
Aspergillus spp.
- Aspergillus niger van Tiegh
- Aspergillus aculeatus Iizuka
, toprak ve ürün artiklarinda görülen fungal bir etmen olup, meyve ve sebze bitkilerinin büyük bir kismini etkilemektedirler. Bitki materyalleri
2-3 gün gibi uzun süre havasiz ve yüksek nem ihtiva eden depolanirsa, zarar çok siddetli olabilir
. Hastalik etmeni depolarda d
irekt olarak temas yolu ile olabilecegi gibi mekanik ve hava akimlari
ile de saglikli bitkileri bulastirabilir. Fungal etmen ayni zamanda tohum kökenlidir. Yüksek sicakliklar fungal etmenin gelismesi için uygundur, gelisme
35 °C de en yüksek ve 13 °C de ise en düsük seviyede olmaktadir
. Fungusun sporlari
%80-86 gibi yüksek bir nisbi nemde en iyi sekilde çimlenmektedir
.
Hastalik etmeni, saprofit ve zayif bir patojendir ve genellikle olgunlasmamis ve çatlamis meyvelerde hastalik olusturmaktadirlar.
Hastalık Etmeninin Belirtileri (Simptomları):
Hastalik
yaralanmis ya da zayif meyveler üzerinde
uygun olmayan kosullarda görülmektedir. Hastalik fungal sporlarinin meyveler üzerinde bulunmasi belirlenir.
Etkilenen meyveler üzerinde fungal etmenin siyah spor ve spor tasiciyi organlarini görmek mümkündür
. Infeksiyon meyvelerde içeri dogru ilerler ve fungal etmenin ürettigi bazi
enzimler meyveler yumusayabilir ve akintilara sebep olabilir.

Mücadelesi
Kültürel mücadele
1.
Hastalik etmeni depolarda ciddi problemlere neden oldugundan depo sicakliklarinin ve neminin iyi ayarlamali
ve havalandirmaya önem verilmeli.
2. Tüm isleme esnasinda soganlarin yaralanma ve ezilmemesine dikkat edilmeli.
Kimyasal mücadele
Zirai kimyasal ilaç olarak koruyucu fungisitler (Chlorothalonil, Mancozeb ve Maneb) ya da diger hastaliklar için yapilan mücadele yeterli olmaktadir.
Teşekkürler
Full transcript