Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Hukuk Felsefesi VI

No description
by

Hasan Serdar Hoş

on 4 March 2018

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Hukuk Felsefesi VI

Hukuk Felsefesi
Anayasayı hukuk yapan ne?
Hukuki Aktör?
Normlar / HArt
Hart'a göre hukuk kurallardan ibarettir. Kurallar kabul edilmiş davranış standartlarının ifadesidir.

Hukuk ise toplumsal kurallar sistemidir ve bu noktaya kadar yine toplumsal kurallarla oluşan ahlak kuralları ile benzerlik gösterir.

Her ikisi de toplumsaldır çünkü her ikisi de toplumsal bir bağlamda oluşur ve ikisi de toplumsal sonuçlara sahiptir. Ancak hukuk kuralları ahlak kurallarından birkaç açıdan tümüyle farklıdır
Hukuk / Ahlak Ayrımı
Modern pozitivistlerin çoğu ahlak ve hukuku kesin olarak birbirinden ayırt ederken (Ayırma Tezi) Hart "ayırılabilirlik tezini" ortaya atıyor.

Bunun anlamı "Hukuki geçerlilik kriterinde, ahlaki özellikler olabilir" ancak "olması da şart değildir" fikrini ifade ediyor.
1. Bazı hukuki pozitivistler; hukuki geçerlik kriterinde ahlaka hiçbir şekilde yer verilemeyeceğini belirtirken, Hart "yer verilebilir" demektedir.

2. Bazı hukuki pozitivistler içeriğe hiçbir şekilde yer vermezken, Hart, hukukun asgari bir içeriğe sahip olması gerektiğini ileri sürüyor.
Anayasanın varlığı ya da yokluğu konusunda
o hukuk sistemi içindeki hukuki aktörlerin onu kabul edip etmemesi, ona uygun davranıp davranmaması çerçevesinde çıkarım yapılabilir.
Ya toplumun kabul edip etmemesi?
var?
Yok?
HukukI aktör
Anayasayı uygulamakla görevli olan yasama, yürütme ve yargı organları.
H.L.A. Hart
Anayasa geçerliliğini nereden alıyor
Böyle soru sorulamaz. Anayasa zaten hukuki geçerlilik kriteri olmak için var. Ancak anayasanın var olup olmadığından bahsedebiliriz. Kendisi geçerlilik kriteri olan bir olgunun geçerliliğini nereden aldığı sorusu sorulamaz.
Hart Austin’in tüm hukuk kurallarını tek bir tipe, ödev yükleyici(emredici) kurallara indirgemesini eleştirir. Hart indirgemeciliğe karşı çıkarak, hukukta önemli olanın çeşitlilik olduğunu savunur.

Hart’ın normları birincil ve ikincil normlar olarak ayırmasının temelinde de bu çeşitlilik düşüncesi yatar.
Hart hukukun daha iyi anlaşılmasının diğer ahlaki ve toplumsal olguların farklılığının anlaşılmasına bağlı olduğunu belirtir.

Hart'ın pozitivizm hakkındaki görüşleri Kelsen ile birçok ortak unsur içerir ancak Hukukun olgulara indirgenmesi konusunda Kelsen'den daha az tutucudur.
Hart kuvvet kullanmayı hukukun özü olarak gösteren iradeci veya emirci düşünürlerinin insanları korku duygusuyla bir şey yapmaya zorlayan hukukun dışsal unsuruna gereğinden fazla önem verdiklerini söyler.
Oysa Hart'a göre insanların hukuka itaat etmeleri için içten bir bakış açısıyla yükümlülük duygusunu hissetmeleri gerekmektedir.

Hart, burada iki kavram arasında ayrım yapar;

1. Zorunluluk (Örneğin: Silahlı bir adamın bir kişiyi parasını vermesi için zorlamasında olduğu gibi bir takım tehditler nedeniyle bir şekilde davranmaya kişi zorlanmaktadır.)

2. Sorumluluk (Örneğin: Kişinin dışarıda bu yönde bir zorlayıcı müdahale olmadan kendisini belirli bir şekilde davranma ödevi altında hissetmesi)
Hart; hukuk, kendisine uyulmasını sağlarken hem içsel hem de dışsal bir şekilde işler demektedir.
Hukuk kavramını zorlama ve ahlakı birbiriyle ilişkili ama aynı zamanda birbirlerine mesafeli sosyal olgular olarak açıklamaktadır.
Hukukun ayırt edici temel unsuru "Sistemsel nitelikte" oluşudur.

Hukuk kuralları farklı tiplerdedir ve her bir kategori bir sistem olarak adlandırılacak şekilde diğerleri ile etkileşim halindedir.

Ahlak kuralları genellikle bu sistemsel nitelikten yoksundur. Hukuk kurallarını ikili bir yapıyla açıklar.
- Birincil (Primer) Kurallar

- İkincil (Sekonder) Kurallar

Tanıma (Onama) Kuralı
Değiştirme Kuralları
Muhakeme Kuralları
Birincil kurallar: Öncelikli ödevler yükleyen temel hukuk kurallarıdır. İnsanların yapmaları ve yapmamaları gerekenleri belirterek toplum üyeleri tarafından uyulması gereken yükümlülükleri gösterirler. Gelişmiş hukuk sistemlerinde bu kurallar normal olarak resmi organlar tarafından yaratılır, geçerli kılınır, desteklenir ve değiştirilir.
İkincil kurallar: Yukarıda da bahsedilen işbu zorlukları çözmek için birincil hukuk kuralları yaratılması, geçerli kılınması, değiştirilmesi ve karara bağlanması usulünü açıklayarak farklı nitelikte kurallara gereksinim vardır.
Bunlar "ikincil kurallar" olup bazı kişilere veya yetkilendirilmiş organlara kurallarla ilgili yetkiler vermektedirler. Bunlar da yukarıda belirtildiği gibi üç türlüdür.
Değiştirme Kuralları
Muhakeme Kuralları
Tanıma Kuralı!
Tanıma (Onama) Kuralları: Bir hukuk sisteminde diğer bütün kuralların varlığını ve geçerliliğini sağlayan en son kurallardır. (Ör: Kelsen'de Anayasadır)
Kısacası birincil nitelikteki kuralların nasıl çıkarılacağını/değiştirileceğini/uygulanacağını gösteren kurallardır.
Tanıma kural olarak belirli bir toplum tarafından hukuki geçerlik kriteri olarak kabul edilir.
Tanıma kuralları bir toplumdaki hukukun kabul edilmiş şekli kaynaklarını düzenleyen kurallar kümesidir.
Mesela parlamento neyi yasalaştırırsa o "Hukuktur". Bizde "Anayasa" buna örnek gösterilebilmektedir.
Anayasa geçerliliğini nereden alıyor diye bir soru sorulamaz. Anayasanın kendisi bir hukuki geçerlilk kriteridir. Anayasanın sadece var olup olmadığını bilebiliriz. Varlığını ise Hukuki aktörlerin anayasa uyup uymamasından anlarız.
Eleştıri!
II. Dünya Savaşı
.
.

Günümüzde hukuki pozitivizm hukukun doğasına ilişkin aşağıdaki ana iddiaları ileri sürer.
-Ayrılabilirlik tezi:
hukukun içeriğinde zorunlu ahlaki kısıtlamaların varlığını reddeder.
-Köken tezi:
hukuki geçerliliğin zorunlu ve yeterli koşullarını yasanın kim tarafından ya da nasıl kabul edildiği üzerinden açıklar.
-Takdir hakkı tezi:
Hakimlerin "zor davaları" yeni hukuk yaratarak çözdüğünü ileri sürer.
Pozitivizmin öncüleri olan Thomas Hobbes, Jeremy Bentham ve John Austin hukuku siyasi egemenliğe ilişkin bir "sosyal olgu" olarak ele almıştır. Bu düşünürler hukuk veya yasanın ne olduğunun siyasi egemenin bildirim biçimindeki eylemine bağlı olarak belirleneceğini ileri sürer.
Doğal hukukçular açısındansa temel hukuk insan doğasında bulunan akıl ile keşfedilen evrensel ve mutlak ilkeleri gösterir. Beşeri veya pozitif hukuka, bu evrensel ahlaki ilkelerden türetim yoluyla ulaşılır veya beşeri yasalar ona uygunlukları ile değer ve anlam kazanır.
Hukuki pozitivizm her türlü evrensel değer iddiasını, yani ahlaki realizmi reddeder.

Kelsen/Saf Hukuk Teorisi(Pure Theory of Law) adlı eseri başta olmak üzere hukukun bir bilim olabilmesi için hukukçunun incelediği konuya değer-tarafsız yaklaşması, olması gerekeni değil olanı incelemesi, konusunun sınırlarını aşmaması ve hukuku yabancı unsurlardan temizlemesi ve sadece hukukun ne olduğunu tanımlamaya ve açıklamaya odaklanması gerektiğini savnmuştur.
Hart, ilkel bir hukuk sisteminden, tam olarak gelişmiş bir hukuk sistemini ayırt eden özellikler olarak gördüğü tali kuralları üçe ayırmaktadır.
Doğal hukuk ile hukuki pozitivizm arasındaki en belirgin farklılık ahlâk ile hukuk arasındaki ilişkiye yaklaşımlarında yatar.
"taşıt girmesi yasaktır"
?
Full transcript