Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

BULAŞICI VE SOSYAL HASTALIKLARIN

No description
by

TC İlknur Altuntaş

on 19 March 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of BULAŞICI VE SOSYAL HASTALIKLARIN

BULAŞICI VE SOSYAL HASTALIKLARIN
TOPLUM SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ

Bulaşıcı ve Sosyal Hastalıklarda Alınabilecek Önlemler
Çevremizde görülen bazı hastalıklar çeşitli yollarla insanlara bulaşarak salgınlara neden olabilir.
Erken Tanı

Dezenfeksiyon
Bağışıklama/Aşılama

Aşılama enfeksiyonlardan korunmada en önemli yöntemdir. Bu nedenle rutin aşılama ve risk grubu aşılaması büyük önem taşımaktadır. Aşılama ile çiçek gibi milyonlarca insanın ölümüne yol açmış bir hastalık ortadan kaldırılmış, çok sayıda sakatlığa neden olan poliomiyelit de ise eradikasyon noktasına yaklaşılmıştır. Enfeksiyon hastalıkları görülen bölgelere seyahat edenlerin ya da bu bölgelerden göç edenlerin aşılanması, çocukluk ve yetiĢkin aşılarının tam ve düzenli yapılması ile difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, bir kısım menenjit tipleri, çocuk felci, hepatit B, hepatit A, pnömokoksik pnömoni, influenza ve kuduz dâhil olmak üzere bir çok hastalığı kontrol etmek mümkündür.
Tecrit(izolasyon)
Bulaşıcı hastalıklar dünyada
yaygın olan bir hastalık grubudur.
Endüstriyel gelişmeler
Göçler,
Savaşlar,
Çevresel faktörler,
Dünyada turistik veya iş nedeniyle olan seyahatlerin artması,
Altyapıdaki olumlu/olumsuz değişmeler,
Ticarette genişleme,
Toplumsal hareketler,
İklim değişiklikleri,
Sosyoekonomik sorunlar,
Teknolojinin kullanımı,
Bulaşıcı Hastalıkların Görülmesini Ve Yayılmasını Etkileyen Faktörler
Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını ve görülmesini etkiler.
Tüberküloz, sıtma, trahom, lepra, frengi, AIDS vb. bulaşıcı ve sosyal hastalıklardır.Bu hastalıklar sadece ülkemizde değil bütün dünyada önemli bir sağlık sorunudur.
Hastalanan kişilerde iş gücü kaybı, tedavi maliyetinin yüksek olması, toplumun veailenin etkilenmesi sosyal bir sorun yaratmaktadır.
Ayrıca günümüzde bulaşıcı olmayan kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet ve kronik solunum yolu hastalıklarının ortaya çıkmasında da toplum hayatının etkileri ve yaşam biçimi önemli rol oynamaktadır(Sigara içme, hareketsizlik, sağlıksız beslenme vb.)
1970’li yılların başlarında sanitasyon, aşılama ve antibiyotikler sayesinde enfeksiyon hastalıkları alanında önemli iyileşmeler elde edilmiş olmakla birlikte 1975 yılından bu yana
tüm dünyada otuza yakın yeni bulaşıcı hastalık kaydedilmiştir.
Dünya genelinde yeni ortaya çıkan ya da olgu sayısı artan ve erken ölümlere neden olan enfeksiyon hastalıklarından
bazıları AIDS/HIV, şarbon, klamidya enfeksiyonu, kolera, difteri, escherichia coli, giardiazis, gonore, lepra, hepatit A-B-C-D, sıtma, meningokok hastalığı, poliomiyelit,
paralitik polio, rubella, salmonellozis, SARS, şigella, sifiliz, tetanos, tüberküloz, influenza A, H5N1 kuş gribi ve H1N1 domuz gribidir.

Bulaşıcı ve sosyal hastalıklar;
Toplum düzeninin bozulması
Sağlık hizmetlerinin sunumunda bozulma(sağlık örgütü; belirlenen öncelikler doğrultusunda sağlık sorunlarının tamamına yönelik hizmet sunar.
Herhangi bir salgının çıkması durumunda planlanan sağlık hizmeti sunumunda aksamalar olacak ve öncelik o hastalığa verilecektir).
Ölüm ve sakatlıkların olması(trahom sonucu oluşan körlük, polio sonucu oluşan (extremite felci gibi)
Ekonomik yapının etkilenmesi
Hastalıkların dünya çapında yayılabilmesi açısından önemlidir.
Bulaşıcı ve sosyal hastalıklar halkın sağlığını olumsuz yönde etkileyen hastalıklardandır. Ortaya çıkışlarını önlemek, sağlık örgütünün yanı sıra pek çok sektörün işbirliğini ve eşgüdümünü gerektiren çalışmalar ile mümkündür. Erken dönemde tanıkonulmasının yanı sıra bulaşıcı ve sosyal hastalık yönünden risk altında olan kişilerin de koruyucu önlemlere ulaşmaları sağlanmalıdır. Günümüzde, bulaşıcı olmayan ve önlenebilirnitelikte olan kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet ve kronik solunum yolu hastalıkları da insan sağlığını tehdit etmektedir. Kalp hastalıklarının, tip 2 diyabetlerin %80’i ve kanserlerinüçte birinden fazlası, tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve alkol kullanımı gibi paylaşılan risk faktörleri ortadan kaldırılarak önlenebilir.
Salgın kontrolünde enfeksiyon zincirinin kaynak, bulaşma yolu ve sağlam kişiden oluşan üç basamağına yönelik önlemler alınmalıdır.
Bu önlemler;

 Kaynağa yönelik önlemler,

 Bulaşma yoluna yönelik önlemler,

 Sağlam kişilere yönelik ise aşılama,
 Kaynağa yönelik önlemler, olgu/taşıyıcı bulunması ve tedavisi, olgu izolasyonu,
karantina, bildirim ve hayvan rezervuarı kontrolünü içermektedir.

 Bulaşma yoluna yönelik önlemler, sağlıklı çevre koşulları, kişisel temizlik, vektör kontrolü, dezenfeksiyon/sterilizasyon, nüfus hareketinin ve yoğunluğunun
azaltılmasını kapsamalıdır.

 Sağlam kişilere yönelik ise aşılama, seroprofilaksi(pasif bağışıklama),
kemoprofilaksi, kişisel korunma ve yeterli dengeli beslenme gibi önlemler
alınmalıdır.
Kaynağa yönelik önlemler tek kaynaktan bulaşan enfeksiyon hastalıklarında son derece etkilidir. Örneğin besin zehirlenmesinde enfekte besinin saptanıp kullanımının önlenmesi veya bir kolera epidemisinde enfekte su kaynağının kapatılması ile bulaşma durdurulabilir.
Bir hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesi, verdiği zararın giderilmesi uzun, yorucu ve pahalı bir yoldur. Bu nedenlerle yapılacak en iyi uygulama hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Bütün bu çalışmalara rağmen bulaşıcı hastalık ortaya çıkmışsa bu durumda hastalığı ortadan kaldırmak için gerekli uygulamalara başvurulmalıdır.
Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolünü düzenleyen ilk mevzuat, dünyada da bir ilk olan ve 1885 yılında yayımlanan Çiçek Kanunu’dur. Cumhuriyet Türkiye’sinde bu
alanla ilgili temel kanun 1930’ da yayımlanan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’dur. Bulaşıcı hastalıklarla karşılaşıldığında ya da bulaşıcı hastalıktan kuşku duyulduğunda, en yakın sağlık örgütüne bildirimde bulunulması tüm yurttaşlara yasa ile verilmiş bir görevdir.
Bulaşıcı hastalıklardan korunma ile bunların kontrolü için düzenli ve rutin olarak sürekli veri toplanması, verilerin analizi, yorumlanması ve bu bilgilerin ilgili birimlere dağıtılması işlemlerin tümüne
sürveyans
denir. Sürveyansta amaç morbidite ve mortaliteyi azaltmaktır.

Hastalıkları presemptomatik dönemde teşhis etmek, hastalıkların yayılmasını önlemede ve hastayı hastalığın kötü prognozundan korumada önemli bir yoludur. Kanser, diyabet, tüberküloz gibi hastalıklar ile olası meslek hastalıklarında erken tanı taramalarının yapılması kişiyi hastalıklardan korunma, hayat süresini uzatma ve tedavi maliyetini düşürme bakımından önemlidir. Ayrıca bulaşıcı ve sosyal hastalıkların erken tanısının yapılması ile bu hastalıkların, sağlam kişilere bulaşması ve salgın haline gelmesi önlenebilir
Toplumda sık görülüyorsa
Öldürücü veya sonucu tehlikeli ise
ilerlemiş vakaların tedavisi uzun sürdüğü için ekonomik yapıyı etkiliyorsa ve iş gücü kaybına neden oluyorsa
Toplumun büyük bir kısmının, söz konusu hastalık yönünden taranmasına elverişli bir yöntem varsa
Taramada kullanılacak yöntem zararsız ve halk tarafından kabul ediliyorsa
Bulunan hastaların tedavisi ve hastalığın ilerlemesi önlenebiliyorsa

erken tanı için çalışmaların yapılması önemlidir.

Dezenfeksiyon; enfeksiyon etkenlerinin, hastalık kaynağı olan vücudun dışında fiziksel yöntemlerle veya kimyasal maddelerin direkt olarak uygulanması suretiyle öldürülmesidir. Enfeksiyonların bulaşmasında en büyük tehlike, hasta ve portör olan insanlar veya hayvanlardır. Bu bakımdan bulaşıcı hastalık tehlikesinde hastalık kaynağının patojen hastalık ajanlarını ihtiva eden boşaltım ve salgı maddeleri, deri döküntüleri göz önüne alınmalıdır.
Dezenfeksiyon işlemi, patojen ajanlara, bulaşma yollarına ve bulaştırılabilecekleri yiyecek, içecek, kullanılan eşya ve malzemeye göre seçilmeli ve gerekiyorsa hastanın yatmış olduğu odaya ve içindeki eşyalara da uygulanmalıdır. Kontamine materyal taşınacaksa çift torba kullanılarak taşınmalıdır. Cesetler enfeksiyon kaynağı ise bu durumda cesetler formaldehit gibi bir dezenfektanla dezenfekte edildikten sonra plastik torbalara konmalıdır. Hastalık olmasa dahi çok kişinin birden kullandığı su, yüzme havuzları, kalabalık toplantı yerleri de olası bulaşmaları önlemek için dezenfekte edilmelidir.
Salgınlarda aşılamaya profilaktik bir önlem olarak başvurulur.
Risk altındakiler dikkatlice aşılanmalıdır. Bağışıklığın gelişmesi 7 günü bulabilir. Aşısı olamayan veya rutin olarak aşı yapılmayan enfeksiyon hastalıklarında, acil durumlarda seroprofilaksi ve kemoprofilaksi çok işe yaramaktadır. Örneğin; meningokoksik menenjitli ile temas etmişlere kemoprofilaksi uygulanarak salgının önüne geçilebilir. Hepatit A ile temas etmişlere seroprofilaksi( gammaglobulin) uygulanarak salgın önlenebilir.

Bulaşıcı hastalığı olan bir kimsenin bulaştırıcılığı geçinceye kadar sağlam insanlarla temas etmesinin önlenmesine izolasyon (tecrit-ayırma) denir. Dikkatli bir izolasyonla birlikte
hastalara mümkün olan en iyi tıbbi bakım verilmelidir. Bulaşıcı hastalıklarda diğer kişilere direkt ya da indirekt bulaşmayı önlemek için izolasyonun sürdürülmesi gereken gün sayısı pek çok ülkede kanunlarla belirlenmiştir.
Tüberküloz, grip, difteri gibi solunum yolu ile bulaşan hastalık varsa solunum izolasyonu uygulanmalıdır. Hasta ve hastaya bakım verenler maske takmalıdır.
Kolera, ruam, veba, ebola, kuduz vakalarında mutlaka hastane ortamında kesin izolasyon uygulanmalıdır. Hastaya bakım verenler enfeksiyon gömleği giymeli ve maske takmalıdır.
İdrar veya dışkı ile bulaşma söz konusu ise hasta iyileşene kadar hastanın kullanacağı tuvalet ayrılmalıdır. Tuvalet tek ise o zaman hastanın tuvaleti her kullanımından sonra uygun dezenfektanla temizlenmelidir.
Streptokok ve stafilokoklarla oluşmuş deri enfeksiyonlarında sıkı izolasyon gerekebilir. Bu hastalara bakım verenler yara bakımı ve pansuman sırasında mutlaka eldiven giymelidir.

Bulaşıcı hastalığı olan bir kimseyle temas eden sağlam kişilerin o hastalığın kuluçka süresi kadar gözlem altında tutulmasına ise karantina denir. Zoonotik hastalıklarda hayvanlar için de karantina uygulaması yapılabilir. Hasta hayvanların bulundukları yerden başka bir mahale götürülmesi ve satılması yasaklanabilir. Örneğin pnömonik vebalı hasta ile temas etmiş kişiler 6 gün süre ile karantinaya alınır. Sürülerinde kuduz görülen köyler 6 ay süresince karantinaya alınır ve köye hayvan giriş çıkışı engellenir. DSÖ bugün karantinayı veba, sarı humma ve kolera için önermektedir.
Full transcript