The Internet belongs to everyone. Let’s keep it that way.

Protect Net Neutrality
Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

İşlemsel Adalet/Bölüşümsel Adalet Nedir?

No description
by

Yasemin Abayhan

on 1 November 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of İşlemsel Adalet/Bölüşümsel Adalet Nedir?

Kişilerarası süreçte gerçekleşen herhangi bir eylemin ortaya konuş biçiminin adil algılanması anlamına gelmektedir!
İşlemsel Adalet
-Kaynakların ne kadar adil bölüştürüldüğüne ilişkin adalet algısıdır!
Bölüşümsel Adalet
İşlemsel Adalet ne demektir?
Bölüşümsel adalet ile ilgili olduğunda işlemsel adalet--> dağıtılan kaynakların uygun kurallara yönelik dağıtılması ile bağlantılıdır.
Bedel ödeme adaleti ile ilgili olduğunda işlemsel adalet--> verilen cezanın hukuk kurallara yönelik dağıtılması ile bağlantılıdır.
-Erken dönem işlemsel adalet araştırmaları-->
Dersten alınan bonus puanın dağıtılması!
Tutuksuz yargılamanın her daim kullanılması!
-"İşlemsel adalet"kavramı tanımlanmadan önce yapılmış bazı çalışmaları bu kapsamda ele alabiliriz.
-Lewin, Lippit ve White (1939) ->
Otokratik Lider
Demokratik Lider
"Laissez faire" lider
Karar verme süreçlerinin tutum ve davranışları değiştirdiğini göstermesi açısından kritik.
Hollander ve Julian (1985) ->
Seçilmiş liderler grup tarafından reddedilme karşısında atanmış liderlere göre daha az yaralandıklarını ifade ederler.
Neden?
Thibaut ve Walker (1975)->
Kararlar doğrudan etkileyen bireylerin katılımı ile verildiğinde daha kolay kabul edilmektedirler?
*Liderin prosedurel
adalet algısı!
Klasik iletişim ağı araştırmaları:
İşlemsel adalet kapsamında; itirazcı ile hakim arasındaki konuşmaların dökümüne dayanan araştırmalardır.
Mahkeme tutanaklarına dayalı yapılan araştırmalar,mahkeme kararları kendi aleyhine ya da lehine olsun kendi görüşlerini söyleme ve tartışma özgürlüğü olduğu sürece bireylerin mahkemenin sonucunu adil algıladıklarını göstermektedir!
"itirazlarım dinlenmedi...dikkate alınmadı."
Davis ve ark. (1980)-> Jürinin sanığı suçlu ya da suçsuz değerlendirmesi ile sahte jürinin son kararı arasındaki bağlantı incelenmiştir. Alınan kararların işlenen suçtan bağımsız mahkemenin uzunluğuna, sanığa söz verilip verilmemesine bağlı olarak farklılaştığı görülmektedir.
Thibaut ve Walker prosedürel adalet üzerine çalışmaya başladıklarında bazı kuramcılar bölüşümsel adaletin sosyal davranış üzerinde önemli bir faktör olduğunu vurguladılar!
Adams'ın Hakçalık Kuramı
Sosyal davranış grup içerisindeki ödül bedel dağıtımının hakça olduğuna yönelik inançtan büyük ölçüde etkilenmektedir.
-Kişinin girdileri ile elde ettiği sonuçlar arasında bir dengesizlik söz konusu ise kişi bunu dengeli hale getirmeye yönelik güdülenir!
Bu davranışlar yatırımların azaltılması, ortamdan uzaklaşılması veya duruma ilişkin bilişsel düzeyde değişiklik yapılmasını içerir.
Durumun hakça olmamasının yönü ortaya konacak davranışı büyük oranda belirlemektedir.
Hakça olmayan durumdan yarar sağlayan bireyler hakçalığın sağlanabilmesi için avantajlı durumlarından vazgeçebilir!
- Adams'ın Hakçalık Kuramı

-Bilişsel Çelişki Kuramları
İşlemsel adalet kavramı bu teorik alt yapı üzerine ortaya çıkar!
İşlemsel adalet literatürü --> işlemden az ya da olumsuz sonuç elde edenler dahi eğer işlem adil ise süreci daha uygun kabul etmektedirler!
Sözleşmelerin mantığı!
Bölüşümsel adalet literatürüne kaynakların dağıtımı ile ilgili daha sonra iki kuram daha katılır.
Eşitlik Normu
İhtiyaca göre dağıtım normu
Bölüşümsel adalet literatürü "göreli yoksunluk" kavramından da etkilenir!
Bireylerin deneyimlerine karşı ortaya koydukları tepkiler o deneyimin mutlak kalitesinden farklı olabilir!
Bireyler karşılaştıkları durumu durumun mutlak niteliğine göre değil, kendi etrafındaki bireylerin içine oldukları duruma göre değerlendirirler!
iyi durumda mutsuz!
kötü durumda mutlu!
* Bireylerin durumu ne kadar adil algıladıkları durumun kendisinden bağımsız diğerlerine bağlıdır!
* Kendini yoksun hisseden bireylerin yoksun oldukları kaynağa ihtiyacı olduklarını hissetmeleri önemlidir!

Thibaut ve Walker "İşlemsel Adalet Kuramı"
Çatışma
Nesnel gerçek ile ilgili
çelişen inançlar
Sonuçların dağıtımına
ilişkin çatışmalar
Çatışmanın başarılı çözümü prosedüre dayalı olarak ortaya konan kararın doğruluğuna ve dakikliğine bağlıdır!
Çatışmanın başarılı çözümü için temel prensip kararın adil olmasıdır!
Burada herkes için standart algılanabilecek bir durum söz konusudur!
Burada ise "hakçalık" kavramının toplumsal tanımları devreye girer.
Biri için olumlu olan sonuç diğer için olumlu olmayabilir!

(eşit, hakça, adil)
bilişsel çatışmalar
menfaat çatışmaları
Burada sürece pek çok bireysel faktör katılabilir çünkü girdiler bireye bağlı olarak değişecektir!
Dolayısıyla hem adaleti hem dakikliği aynı düzeyde sağlamak mümkün değil!

O yüzden iki ayrı çatışma grubu için ayrı yöntemler kullanılmalı!

Bilişsel çatışmalar--> soruşturmaya dayalı prosedürler kullanılmalı!

Menfaat çatışmaları--> süreci kontrol eden prosedürler kullanılmalı!

Thibaut ve Walker'ın kuramı egoistik bir insan yapısını temel alır!

Prosedürel adalet ile ilgili ortaya konan yaklaşımlar iki temelde ele alabilir.
bireyi merkez
alan yaklaşımlar
grup değerlerini
merkeze alan yaklaşımlar
İşlemsel Adalet ve Hukuk
-Hukuk ve sosyal psikoloji "işlemsel" ve "bölüşümsel" ayırımında paralel bir yapılanmaya sahiptir.
Sosyal Psikoloji--> İşlemsel Adalet Bölüşümsel Adalet
Hukuk--> Usule ilişkin Hukuk Maddi Hukuk (Esasa İlişkin Hukuk)
Bireylerin çoğu hukuki süreçlere gönüllü katılmamaktadır. Dolayısıyla bireylerin hukuk kurumlarına yönelik düşmanlık geliştirmemeleri önemlidir.
Düşmanlığın azaltılma yollarından biri süreçlerin ne kadar adil olduğunun düşünülmesi.
Murphy ve Tanenhaus (1969): adil yargılamanın "destek yastığı" oluşturduğunu söyler!

Adalet kurumunu hoş olmayan sonuçlar karşısında ortaya çıkma ihtimali olan düşmanlıktan korur!
-İşlemsel adalet ayrıca bireylerin adli deneyimlerinden elde ettikleri doyumlarla ve legal otoriteye yönelik güvenleri ile bağlantılıdır!
kurallara uymama!
Prosedürel adaletin şu 5 başlık üzerindeki
etkileri araştırılmaktadır.

Adli kurumların ve otoritelerin performansını değerlendirme
Adli kararları ve sonuçları değerlendirme
Adli sistemde karşılaşılan durumlara yönelik doyum
Meşruiyet algısı ve hukuk kurallarına uyma
Adli organ kararlarını kabul etme
Adli kurumların ve otoritelerin performansını değerlendirme
-Tyler (1984): Trafik cezası olan bireylerin
kendi davalarını ve davalarını gören
hakimleri nasıl değerlendirdiklerini araştırmıştır.
Hakimin değerlendirilmesi
Davanın değerlendirilmesi
İşlemsel adalet algısı
Bölüşümsel adalet algısı tarafından yordanmaktadır!
Tyler (1987): Seçkisiz Chicago sakinlerinin karşılaştıkları adli süreçleri, polisi ve mahkemeyi değerlendirmeleri ölçülmüştür.
Adli kararları ve sonuçları değerlendirme
Walker ve ark. (1974) ve LaTour (1978) yaptıkları araştırmalarda prosedürün adil algılanmasının kaynak dağılımının adil algılanmasını sağladığını göstermektedir.
İşlemsel adalet sadece sonucun olumlu değerlendirilmesini değil; aynı zamanda olumsuz sonuçların daha makul algılanmasını da sağlamaktadır.
Ayrıca adil kaynak dağıtımından bağımsız adli sonuçlara yönelik tatminde de işlemsel adaletin önemli olduğu görülür.
İşlemsel adalet adli sonuçlara ilişkin tatmini yalnızca sonucun adil algılanmasını sağladığı için değil; aynı zamanda sonuca dair duyguları doğrudan etkilediği için de etkilemektedir!
İşlemsel adaletin bölüşümsel adalet üzerindeki etkisi eğer bireyler doğrudan işleme dahil olmazlar ise azalır!
Araştırmalar sürece dahil olan ve sürece dahil olmayan tarafların işlemsel ve bölüşümsel adalet algılarını karşılaştırmıştır.


İşlemsel adalet algılarında bir değişiklik olmamasına rağmen doğrudan sürece dahil olan grup diğer gruba kıyasla kaynakların bölüşümünü daha adil algılamıştır!
Araştırmacılar sürece dahil olmanın işlemsel ve bölüşümsel adalet arasında daha hızlı bağ kurulmaya sebep olabileceğini düşünmüşlerdir!
Adli sistemde karşılaşılan durumlara yönelik doyum
-İşlemsel adalet algısı bireyin genel olarak adli süreçlere yönelik doyumunun arttığına işaret etmektedir.
Adli süreçlere yönelik doyumun ve karşılaştığı adli aktörlere yönelik duyguların en önemli yordayıcısının sürecin işlemsel adalet açısından adil algılanması olduğu görülür.
Otoriteye karşı duygularda süreci adil algılamak gerçekten bir yastık işlevi görmektedir!
-Adler ve ark. (1983)-> Davacının arabuluculuk süreçlerindeki tepkilerini incelerler.
Kazananların süreci adil algılayıp algılamamaları yaşadıkları doyum üzerinde etkili değildir ancak davayı kaybedip de adil algılayanların adli sürece ilişkin doyum düzeyleri kaybedip de işlemleri adil algılamayanlara kıyasla fazladır!
İşlemi adil algılamak bireylerde her zaman genel bir doyum düzeyini sağlamayabilir.

Bu durumun geçerli olmayacağı bir durum tanımlanabilir.
Mahkemeden çıkacak sonucun düzeyi
Özgürlüğün elden alınması gibi bir sonuçta sürecin adil algılanıp algılanmadığı önemli olmayabilir!
Ancak ağır suçlarda da işlemsel adaletin önemli olduğunu gösteren iki araştırma mevcuttur.

İkisinde de ceza evinde ağır suçlardan hüküm giymiş hükümlülerle görüşmeler yapılmıştır.
Meşruiyet Algısı ve Kanunlara Uyma
-Burada politik tutumlardan da bahsediyoruz.
Ağır suçtan hapis cezası almış bireylerle yapılan bir başka çalışmanın sonuçlarıdır.
İşlemsel adalet bireylerin kanunlara uymalarına da sebep olmaktadır.
Friedland ve ark. (1973)
Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen çalışmada bireylerin adil algıladıkları durumda adil algılamadıkları duruma kıyasla kendilerine verilen kurallara daha çok uydukları görülür.

Burada adil olmayan koşulda kanun yapıcının istismar eden bir davranışının olması kanuna uymayı hızlıca düşürmektedir!

Tyler ve ark. (1987)
Alan araştırmasında bireylere kanun, polise yönelik tutumları ve kurallara uyma yüzdeleri sorulmuştur.
İşlemsel Adalet Literatürü
Adli organların kararlarını kabul etme
McEwen ve Maiman (1984): Küçük ölçekli mahkemelerde müzakere süreçleri üzerine bir araştırma yürütmüşlerdir. Hakimlerin kararlarının adil algılandığında daha çok kabul edildiğini bulurlar.


Adler ve ark. (1983): Arabulucuların ortaya koydukları çözümlerin adil prosedürlerle üretildiğini düşündüklerinde tarafların bu çözümü kabul etme ihtimalleri artar.
Full transcript