Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ayşe&nergiz

No description
by

Ayşe Gülsüm Akçatepe

on 16 January 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ayşe&nergiz

Eğitim Sosyolojisi, Sosyal Sınıf
ve Okul

Eğitsel kurumların toplumdaki rolünü açıklamaya yönelmektedir.
Eğitimin ekonomi, toplumsal hareketlilik ve siyasal düzenle bağlantılarını kurmakta; ayrıca okulun yapısını ve rol kuramı aracılığıyla öğrenci-öğretmen etkileşimini incelemektir.
Bourdieu
Organizational Habitus (McDonough)
İşlevciler, çağdaş toplumda eğitimin önemini şöyle açıklamışlardır:

Eğitim yetenekli kişileri ayırıp seçmekte ve böylece en yetkin ve azimli olanların en yüksek konumlara gelmesini sağlamakta kullanılan etkin ve akılcı bir araçtır. Yani okullar, YETENEĞİN belirlediği bir FIRSAT EŞİTLİĞİ toplumunun yaratılmasına yardımcı olur.

Öğrenciler, toplumun temsilcileri olan öğretmenler tarafından ortak sosyal yarar doğrultusunda doldurulacak boş levhalar (tabula rasa) olarak görülürler. Okullar yetişkin rollerinin gerçekleştirilmesi için gereken bilişsel beceri ve normları öğretirler.
DURKHEIM (1858-1917)
Sınıfta ve okul içinde geçen mikro toplumsal süreçlerle ilgilenir.
Derslik içi etkileşim
Öğretmen-öğrencilerin durum tanımlamaları
Dil
Öğretim programlarının içeriği
Simgesel Etkileşimcilik
Etnometodoloji
Fenomenoloji
"G. H. Mead"
Araştırmamızda nelerin izini sürebiliriz?
Etkileşim kuramı, benliğin gelişimi ve sunuluşu konusunda H. Mead'den esinlenir.

Mead, benliğin yansımalı niteliğinin simgesel etkileşim (dil) biçimleri sayesinde gelişebildiğini vurgulamıştır. Buna göre, insanın değişik kişilerle ilişkileri ve bu ilişkilere göre değişen ben'leri vardır.
Özne ben (I) düşünür, eyler;
nesne ben (me) ise bireyin kendine başkalarının gözüyle bakması sonucu oluşur.
Toplumsal ben (me), grup değerlerini, toplumun etkisini yansıtır.
Etkileşim içinde kişi kendine, başkalarının gösterdiği tepkileri göstermeyi öğrenir. Bunu da kendini başkalarının yerine-rolüne- koymak suretiyle yapar.
Etkileşimciler, ortak simgelerin "özellikle dilin" ve durum tanımlamalarının insan etkleşimindeki aracı etkisini öne çıkarır. Toplumsal etkileşimin tümü simgelerin alınıp verilmesini kapsar. İnsanlarla etkileşimde bulunurken onların niyetlerini nasıl yorumlayacağımızı nasıl bir tepkimizin uygun düşeceğini gösterecek sözlü ya da sözsüz ipuçları ararız. Etkileşim kuramı, etkileşimin ayrıntılarına odaklanarak, söz ve davranışları anlamlandırmakta nasıl kullanıldığını göstermeyi amaçlar.
Toplumun tümü yerine, toplumsal grupların değerleri ve davranışlarıyla ilgileniyorlardı. Yüzyüze etkileşimler; kişilik, düşünüş ve davranışların temel kaynakları olarak araşırmaların odak noktasıydı.
Örn; okul bağlamı öğrenci yaşantılarını nasıl etkilemektedir?
Bourdieu’nun yöntemi, bireyler ve sosyal yapılar arasındaki
akışkan etkileşimi
dikkate alır.
Bu yöntem, yaşamda tercihlerde bulunan bireyler arasındaki etkileşimi ve bu eylemleri şekillendiren sosyal yapıları daha iyi anlamamıza yardımcı olur.
Marxçı Tabakalaşma Kuramı
Weberci Tabakalaşma Kuramı
Tabakalaşma Kuramları
Toplumu oluşturan kesimler arasında karşıt çıkarlara dayalı bir çatışma vardır. Sistemin karşıtlıklarını ve denge bozucu odaklarıyla ilgilenirler.
Gruplar, eğitimi egemenlikleri altına almak için mücadele ederler. Ancak mücadelede taraflar eşit değildir. FIRSAT EŞİTLİĞİ bir ALDATMACAdır ve ayrıcalıklı kesimlerin üstünlüklerini gizlemek içindir.
Eğitimin amacı mesleğe yönelik bilişsel becerilerin öğretilmesi değil uygun değerlerin benimsetilmesi yoluyla mevcut düzenin desteklenmesidir.
Rol
kültürel değerler
Kurumlar
E. Husserl doğa bilimin ampirik incelemelerinde tümevarım yoluyla gelecekte geçerli bilgilere asla varamayız. Kesin bilgilere varabilmek için, fenomenolojik indirgeme yöntemini kullanmak gerekir. Bu yöntemle bilincin, anlam süecini engelleyen yaşantılardan kurtularak saf bilinç haline gelmesi sağlanır. Toplum, kültür, tarih "paranteze alınarak" kenara bırakılır, bilgi saf bilincin ürünü olur. Bu, nesnel bilgi değildir, özneldir. Çünkü nesnelerin kendiliğinden bir anlamı yoktur. Nesnenin anlamı öznenin içsel yaşamında saklıdır. İnsan-özne bilinçliliğini nesnelere yöneltir, bilincin etkinliği aracılığıyla nesneye anlam kazandırır.

Schutz'a göre gerçeklik, bireylerin günlük eylemleriyle sürekli olarak bozulup yeniden yapılır. Toplumbilimin konusunun, insanın-aktörün anlam yüklü eylemleri olduğunu savunur.
Toplumbilimincinin görevi, kişilerin toplumsal durumlarda gerçekliği nasıl algıladıklarını ve anlamlandırdıklarını araştırmaktır. Bu bağlamda, aktörlerin duruma katılan öteki kişiler hakındaki bilgileri önem taşır. Çünkü, çevremizdeki kişileri asla oldukları gibi görmeyiz; bilincimizde kurgulandıkları biçimde görür ve yorumlarız.
1937'de Simgesel Etkileşim terimini bulan Herbert Blumer'e göre "anlam" nesnenin kendinden gelen bir özelliği değil, grup üyelerinin etkileşimleri sonucu ortaya çıkan bir yapıttır. "Anlam" a özneler arası (paylaşılan) bir nitelik tanıyan bu düşünüş biçimi simgesel etkileşimin toplumbilimsel fenemoloji ile bağlantısını oluşturur.
"Social Class and Hidden Curriculum of Work" (J. Anyon)
New Jersey şehir merkezi (3 okul)
New Jersey kenar mahallelerinden (2 okul)
İşçi sınıfı okulları (working-class schools) (2)
ailelerin büyük çoğunluğu yoksulluk sınırında
öğrencilerin üçte birinin babası bir mesleğe sahip ve bunlar genellikle mavi-yaka meslekler (blue-collar jobs)
kalan büyük çoğunluk vasıfsız/yarı vasıflı işçi
bir işte çalışan annelerin oranı %30'dan az ve bazıları tam zamanlı bazıları yarı zamanlı işlerde çalışıyor
baba meslekleri tipik olarak: depo/platform görevlisi, dökümcü, kaynakçı, kazancı, montaj hattı operatörü, benzin istasyonu görevlisi, oto tamircisi, bakım işçisi, güvenlik görevlisi.
anne meslekleri tipik olarak: montaj hatto ya da depo görevlisi, garson, barmeyd, satış elemanı
Orta sınıf okulları (1)
Ailelerin meslekleri 3 farklı grupta ele alınmış:
a. mavi yakalılardan oluşan ve ücret açısından biraz daha iyi durumda olanlar
marangoz, tesisatçı, inşaat işçisi
b. işçi sınıfı ve orta sınıf beyaz-yaka mesleklere sahip olanlardan oluşan bir grup
büro işinde çalışan kadınlar, teknisyenler, çeşitli sanayi kollarında çalışan denetçiler, devlet kurumlarında çalışanlar (itfaiyeci, polis, öğretmen)
c. yerel firmalardaki idari personelden sorumlu kişiler, muhasebeciler, "middle management", küçük sermaye sahipleri (yaşadıkları bölgede küçük mağaza/dükkan sahibi olanlar)
Zengin meslek sahiplerinin çocuklarının gittiği okullar (Affluent professional schools) (1)
Bu okuldaki öğrencilerin aileleri genellikle üst orta sınıftan yüksek gelir düzeyine ve daha çok profesyonel mesleklere sahiptir
tipik meslekler üç grupta toplanmış:
kalp doktoru, iç mimar, hukuk danışmanı, kurumsal mühendis, reklam ya da medya yöneticisi
bu gruptaki çoğunluğa göre daha az zengin sayılabilecek okul müdürleri ile bir ya da iki aile vasıflı işçi
bu gruptaki çoğunluğa göre daha çok zengin kapitalist sınıf olarak nitelendirilebilecek birkaç aile Wall Street hissedarı
Yönetici seçkin sınıf okulları (Executive Elite Schools) (1)
ailelerin büyük çoğunluğu kapitalist sınıfa dahil
tipik meslekler: ABD'deki American Express gibi uluslararası ortaklıklarda genel müdür ya da genel müdür yardımcı, Wall Street'deki firmalarda üst düzey yönetici, uluslararası kurumlarda genel danışman, kadınların büyük çoğunluğu sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışmakta, bir kısmı yerel siyasetle ilgilenmekte, bir kısmı da iyi gelir elde ettikleri kendi işlerinde çalışmakta
Baskıcı Devlet Aygıtları
"Ray Billington-Felsefeyi Yaşamak"
Educare
Educere
Öğreneni fiziksel bir beceri ile donatmak için talim ettirmek
Deli gömleği giydirilip at gözlüğü taktırılan öğrenciler tek bir kalıba dökülmektedir
Programlarda "öğrenilmeye değer konular" yer alacaktır (temel bilimler).
Eğitimin doğasını anlamaya ilişkindir.
Öğrencilerin dünyayı ve kendilerini keşfetmelerine izin verilir.
Öğrenmenin ve keşfetmenin doyurucu içsel güdülenimi önemlidir.
Yeniden üretim kuramcıları, okulları; gücü elinde tutan insanların ideolojik ve ekonomik ilgilerine hizmet eden desenler, davranış biçimleri, mevcut güç ilişkilerini güçlendirmek üzere işleyiş gösteren baskın sınıf ya da kültürün aktörleri olarak görürler.
Farklı sınıfları ve/ya grupları farklı akademik yörüngelere yerleştirerek de sosyal tabakalaşmaya yol açılabilmektedir.
Marx’a göre sınıf, kendilerini benzer sosyo-politik ve ekonomik koşullarda bulan insanların oluşturduğu bir gruptur.
Jean Anyon'a göre, meslek ve gelir düzeyi bireyin sosyal sınıfına önemli katkı sağlar ancak bulunduğu sınıfı tanımlamak için yeterli değildir. Çünkü sosyal sınıf bir dizi ilişkilerdir. Bireyin sosyal sınıfının tanımlanabilmesi için sahip olması gereken üç tür ilişki; sahip oldukları tarafından kurulan ilişki, insanlarla kurulan ilişki, insanlar ve işle kurulan ilişki. Bu ilişkilerden sadece biri sınıfı tanımlamak için yeterli değildir, üçüne ilişkin izler olması gerekmektedir bireyin sosyal sınıfını tanımlayabilmek için.
Jean Anyon'a göre sosyal sınıfı tanımlamak için üç tür ilişkinin izleri sürülmelidir :
Ownership Relations
Relationships Between People
Relations Between People and Their Work
WCS
EES
"Shut up!"
"Open your books!"
“Bob, bring me my garbace can”
“You are responsible for your work”
“You must set your priorities”
“You are the only driver of your car-and only you can regulate your speed”
Okulda zil bulunmamakta.
Öğrenciler ders süresince dışarı çıkmak için izin istemiyorlar.
Analitik düşünme, mantıklı çözümler üretme
MCS
AFP
Social Class and the Hidden Curriculum of Work (Anyon, 1980 )
İŞLEVCİ
PARADİGMA

Yapısal İşlevcilik (T. Parsons)
1960'lı yıllara kadar toplumu analiz etmede baskın bir sosyolojik yaklaşım
Okullar sosyalleşmenin temel aktörüdür; beceri ve rolleri öğreten kurumsal tek yer olması nedeniyle toplumun gerçek bir yansımasıdır.
Okullar tarafsız bölgelerdir.
İşlevci Paradigmada, yetenek ve çaba; ayrıcalıktan ve kalıtsal statüden (meritokratik-liyakata dayalı)daha fazla önem taşımaktadır. Böyle toplumlarda ekonomik gelişme, öncelikle akılcı bilgiye dayanmaktadır. Meslek konumlarında yüksek uzmanlık gören kişilere gereksinim duyulur. Tüm gelişimin özünde ise eğitim düzeyinin artışı yer almaktadır.

Aynı zamanda, eğitim önyargıyı ve hoşgörüsüzlüğü azaltacağından, adalete yönelen bir toplum için temel dayanaklarından biridir.

İşlevci paradigmanın temel dayanağı, eğitimle, yoksul ama yetenekli öğrencilerin artması ve fırsat eşitliğine dayalı bir toplumun oluşabilmesi yönündedir.
Toplumsal düzen nasıl sağlanabilir ve sürdürülebilir?
Örgün eğitimin rolü incelenmiştir
(Parsons, Turner, Duncan).
Zekanın kalıtsallığı, eğitsel ve ekonomik başarıyla ilişkisi incelenmiştir (Jensen, Eysenck, Herrnstein).
Okullar eşitsizliği yeniden üretmektedir
(Bourdieu, Coleman).
Eğitim reformları eşitlikçi bir toplum yaratmada etkisiz kalmaktadır (Jencks, Gouldner).
YORUMCU
PARADİGMA

ÇATIŞMACI
PARADİGMA

POPÜLER KÜLTÜR
ayşe&nergiz
İşlevci yaklaşımın hem görgül ve kuramsal açıdan önemli eleştiriler alması, hem de siyasal yönden tutucu özellikler taşıması eğitim sosyolojisinde toplumsal eylem (social action) ve görüngübilim (phenomenolgy) ağırlıklı alternatif yaklaşımların benimsenmesine yol açtı.
Etnografinin sınırlarının anlaşılması, bir yandan da Marxçı görüşlerin canlanışı "makro" toplumsal süreçlerin yeniden ilgi odağına gelmesini sağladı. Eğitimin ekonomi ve siyasetle ilişkisi bir kez daha, ama bu kez İşlevci kuramdan çok farklı bir anlayışla ele alınmaya başladı.
Yeni Marxçı Görüş
Devletin eğitim aracılığıyla uyguladığı baskı sonucunda öğrenciler aynı tornadan çıkmış kalıp adamlara dönüşür.
Eğitim sonucunda bireylerde herhangi bir yaratıcılık, bağımsız tepki ya da farklılaşma olabileceği düşüncesi gerçek dışıdır.
Okul, baskıcı kapitalist düzenin çıkarlarına hizmet etmekte ve sınıf eşitsizliklerini pekiştirmektedir. Bu nedenle eğitim reformları tek başına farklı sınıfların yaşam şanslarındaki eşitsizlikleri azaltacağı beklentisi (FIRSAT EŞİTLİĞİ HAYALİ) gerçek dışıdır.

Okul sistemi öğrencileri uyumlu ve etkin bir iş gücü oluşturacak biçimde baskı altına alır. Farklı okul türleri bu işlevi farklı biçimlerde gerçekleştirir. Bu nedenle değişik iş ve mesleklere eleman yetiştiren eğitim kurumlarının program ve işleyişi hem farklı sınıf değerlerini hem de alt ve üst düzey mesleklerin gerektirdiği kişilik farklarını yansıtır.
Marxçı Olmayan Görüş
Yeni Marxçılarla Marxçı olmayanların geliştirdiği farklı görüşler temelde, eğitim sisteminin fırsat eşitliği maskesi ardında, egemen seçkinlerin kendi ayrıcalıklarını sürdürmeye yöneldiği anlayışında birleşirler.
Weber
Weberciler eğitim konusunda makro ve mikro yaklaşımları uzlaştırmaya yönelmişlerdir. Buna göre, öğrenci-öğretmen etkileşimi eğitim sisteminin gelişimini etkiler ama kişilerin davranışları da toplumsal-ekonomik yapının etkisi altında biçimlenir.
sürekli mekanizmalar
Toplum/Sistem
Toplum varlığını sürdürebilmek için üyelerinin temel düşünce, değer ve normlarda benzeşmesine ve işbölümünde uzmanlaşmasına gerek duyar.
Etnometodlari toplumsal yapı olgusunu kuramsal incelemelerinin dışında tuttuklarını ifade etmişlerdir. "Etnometodolojik umursamazlık" diye de bilinen bu tavır, yapının varlığı ya da yokluğu tartışmasına girmeden; "toplumsal pratikler" ya da "etnometodlar"a odaklanmıştır.

Etno, bireylerin kullanabilecekleri duyu bilgileri stoku, metod ise eyleyen öznenin toplumsal dünyayı kavramakta ve anlamı iletmekte yaralandığı stratejileri ifade eder.
Etnometodoloji, insanların günlük yaşamında büyük önem taşımasına karşın üzerinde durulmayan, önemsenmeyen ayrıntılara dikkati çekerek, bunların toplumsal yaşamı düzenlemekte nasıl bir rolü olduğu araştırır.

İnsanlar birbirleriyle ilişkisiz gibi görünen, karmaşık bir sürü olayı kendilerince anlaşılabilir hale getirecek bir tür düzen içine sokarlar. Toplumda genel davranış biçimleri olarak bilinen tipik tanıdık, kalıplarla ilgilenirler. Örneğin, kaldırım kenarında durmuş kişinin caddeye doğru el kaldırdığını gördüğümüzde taksi çağırdığını düşünürüz.
İnsan davranışlarının nasıl olup da böyle anlaşılabilir, tanıdık, paylaşılır hale getirildiğini belirlemek için etnometodologlar, bir tür "sapkın katılımcı rolü" üstlenir. Normal etkileşim ve tepki örüntülerini kasıtlı olarak kırar. Böylece, gruptaki insan etkileşimini değitirmeye, hatta çökertmeye yönelerek rutinleşmeyi izlemeye çalışır.
S. Bowles ve H. Gintis
Fabrika işçisinde aranan özellikler
Dakiklik
İtaat
Kurallara uyma
Yöneticide aranan nitelikler
Bağımsızlık
Hoşgörü
İç disiplin
L. Althusser
Eğitim, ideolojinin ve onun birincil yayımcısının yani devletin ayrılmaz bir parçasıdır.

Kapitalist toplumun devlet aygıtları ikiye ayrılır:
"Kültür" kelimesi çok önemli bir tarihsel değişim izlediğine göre, bazı temel felsefi meselelerin de şifresidir. Bu kavramda özgürlük ve determinizme, eylemlilik ve dayanıklığa, değişim ve kimliğe, verilen ve yaratılana ilişkin pek çok soru muğlak bir biçimde odak noktası haline gelir.
16.yüzyıldan sonra Avrupalılar dünya çapında kurdukları iletişimle, kendi hayat tarzlarından farklı insanlar olduğunu deneyimlediler. Avrupalılardan farklı dillerde konuşmaları, inançları, dünya görüşleri ve günlük yönelimlerinde farklılaşmları emperyalist yayılmayla farkındalığınm 19.yüzyıla dek genişlemesine sebep oldu. Farklı yaşam tarzlarının hegemonyası ile ilgili alternatifler gelişmeye başladı. Bu fikirlerden biri geleneksel yapının biyolojik kalıtım yolu yerine, öğretilerek nesiller boyu aktarılmasını sağlamaktı. Yani insana insan olmayı öğretmekti. Böylece karmaşık ve içten entegre edilen bir sistem olarak görülen kültürün öğretim programı gibi öğretilmesi gündeme geldi.

Kültür, modern çağda ise, görkemli bir erdem ya da ideolojik bir silah, tecrit edilmiş bir toplumsal eleştiri biçimi ya da tümüyle statükoya hapsedilmiş bir süreç haline gelmiştir.
Postmodernizmin ilk işaretlerini veren geç dönem romantik düşünüşübn can damarını oluşturan kültür sözcüğü, farklı ulusların ve dönemlerin kültürlerinin yanı sıra bir ulustaki farklı ekonomik ve toplumsal kültürlerden bahseder. Kültür kozmopolit değil sınıfsaldır.
Weber'e göre Marxizim, savunulamaz, tek nedenliliğe dayanan, dolayısıyla da toplumsal ve tarihsel bağlamların yeterli biçimde açıklanıp anlaşılmasını zorlaştıran bir kuram gibi gelmiştir.
Baskın Devlet Aygıtları
İdeolojik Devlet Aygıtları
Olgun kapitalist sistemlerde temel İDA eğitimdir.
Çocuğu en zayıf çağında yakalar ve çok yönlü etkiler.
Gelecekteki ekonomik rolüne uyan iyi davranış kurallarını (işçilere-boyun eğme, baskı rolünü üstleneceklere-hile gibi) aktarır.
Kapitalist toplumun egemen ideolojisi aşılanır.
Siyaset, hukuk, aile, din, eğitim
Üretimin gerçekleştirilebilmesi için üretim araçlarının ve üretim ilişkilerinin yeniden üretilmesi gereğinden yola çıkar.
Görevi, sınıf mücadelesinde zor kullanarak egemen sınıf adına müdahale etmektir.
Yargı, yürütme, yasama, polis, ordu
Randall Collins'in Çatışmacı Kuramı
Bir mesleğe girişte eğitimle sağlanan belge ve diplomalara dayanmak akıl dışıdır. Çünkü pek çok insan gerekli becerilere sahipken sırf eğitsel belgelere sahip olmadıkları için istedikleri mesleğe girememektedir.
Eğitimi statü kültürü olarak görmektedir.Okulun temel etkinliği, belirli statü kültürlerini öğretmektir.
Okullar, egemen sınıf kültürü için eğitim yapmakta ya da bu kültüre saygı duymayı öğretmektedir.
Teknokrasi Miti: Çağdaş toplumdaki işler öylesine karmaşık olmuştur ki ancak yüksek düzeyde bilişsel becerilere sahip olan kişiler tarafından görülebilir.
Diploma yarışları/savaşları
Yeni Marxçı Görüş
"Cultural capital"
a set of dispositions
HABITUS
sürekli, kalıcı ve her nesilde yeniden üretilen
aile, günlük ritüeller, söylemler
sosyal çevre
zamana ve bağlama özgü stratejiler üretme yolu
algılar, anlayışlar ve eylemler matrisidir ve çok çeşitli görevleri gerçekleştirmeyi olası kılar
Eğitimin temel rolü sosyal düzeni yeniden yaratmaktır.
Bu nedenle eğitim belirli bir sosyal sınıfın varlığını ve sürekliliğini yeniden yaratmaktadır.
Okullar bireylere kültürel sermaye sağlamakta, ekonomik ve sosyal sermayeden yoksun olan bireyleri daha az şanslı olarak yorumlamakta ve değerlendirmektedir.
"Örgütsel Habitus"
benzer sınıf üyeleri tarafından paylaşılır
bireysel hedefleri çerçeveleyen ortak algılardır
Örn; liselerde de öğrencilerin üniversiteye gitme hayaller/hedefleri şekillendirilmektedir.
Örgütsel kültürün daha geniş sosyoekonomik statü kültürleriyle nasıl ilişkili olduğunu, sosyal sınıfın okullarda öğrencilerin tercihlerini ve eğitse hedeflerini nasıl etkileyip şekillendirdiğini, bireylerin ve okulların karşılıklı olarak birbirlerini nasıl yeniden şekillendirdiğini gösterir.
Değerler, kurallar ve uygulamaların
anlamlar
ı üzerine odaklanır
Örgütsel Kültür
Örgütsel Habitus
Anlamla birlikte benzer sınıf temelli uygulamalar, değerler ve kuralların
sosyal etkileşimi nasıl yapılandırdı
ğına odaklanır
Kitaplardaki bilgileri açıklamaya çalışmak
Sorulara doğru yanıtları bulmak önemli
Hey, Those Shoes Are Out of Uniform (Horvat & Antonio, 1999)
Irk ve sınıf
Beyaz ve elit bir kız okulu
Afro-Amerikan öğrenciler
Örgütsel habitus
"Those white girls, they all go out to lunch."
"They're [the white and wealthy girls] always going out to lunch. They're always off campus. I mean, I go out maybe three times a month. I just don't have that kind of cash to go out to lunch every single day. Lunch is expensive."
"When I'm at home I talk with my accent and when I go to school It's just like I feel like if I went to a black school or a public school I could talk with my accent but [at Hadley] people feel like, 'What's wrong with her?' you know?"
"They're [the athlete/leader group] used to having people come up to them. Like Ms. Smith [the head of the school] walks in [and] goes to talk with one of them. The Spanish teacher, Senora Christobal, comes in and sits there [with the athlete/leader group] too, you know, and the only time she comes over by me and my friends it's like, "Hey, those shoes are out of uniform."
New Jersey'in farklı bölgelerinden 5 ilköğretim okulu
Sosyal sınıf
Programlar, sınıf içi uygulamalar
Gözlem, görüşme
“Akşamları kimi televizyon izler kimi başka bir şey yapar, sohbet olmaz.”
“Bizim evde hiç sohbet olmaz ki. Hep bağırış, kavga vardır.”
“Derslerimle kimse ilgilenmez ki.”
“Erkek adam küfürlü konuşur diyor babam hep.”
“Ben de bazen küfür ediyorum mesela oyun oynarken.”
“Babam ödevime bazen yardım ediyor sorunun cevabını söylüyor nasıl buldun diyorum ‘sen cevabı yaz soru sorma’
diyor.”
“Annem de babam da bana bir şey sormaz ki.”
“Ben bir şey söylesem de dinlemezler zaten.”
“Bir keresinde bir filmle ilgili bir şey söyledim babam bir tokat attı, canım çok yandı. Niye tokat attı bilmiyorum.”
“Öğretmenlerim annem babam gibi konuşmuyor, çok güzel konuşuyorlardı ama bazen dediklerini anlamıyordum.”
“Öğretmenlerim sanki başka dille konuşuyorlardı bazen anlamıyordum.”
“Bazı dersleri hiç anlamazdım. Başkaları anlayınca da onlara çok kızardım.”
“Ben niye anlamıyordum ki?”
“Kitaplarda yazılanlar bize göre değildi ki.”
“Yoksa anlardık yazılanları.”
Yoksulluğun Dili ya da Alt Sosyal Sınıf Çocuklarının Dil Kodlarının Eğitim Süreçlerine Etkisi (Avcı, 2013)
Basil Bernstein-farklı sosyal sınıftan bireyler farklı dil kodlarına sahiptir
2012-2013 Erzincan merkez ilçeye bağlı yoksul semtler
Okul başarısızlığı yaşayarak devamsızlık yapıp okuldan uzaklaşan 8 öğrencinin okul başarısızlıklarının arkasında yatan sosyolinguistik boyutu ortaya çıkarmak
Odak grup görüşmesi
Eğitim ve Dikey Sosyal Hareketlilik
Sosyal sınıf, bireylerin sosyal hareketlilik şanslarını etkilemektedir.
Bütünsel hareketlilik, iş-meslek yapısındaki değişmelerin ortaya çıkardığı toplam hareketliliği tanımlar.
Görece hareketlilik, farklı sosyal kökenlerden gelen insanların farklı sınıflara girme şanslarına işaret eder.
Sosyal akıcılık, farklı sosyal kökenlerden gelen bireylerin farklı sınıf durumlarına giriş şanslarının ne kadar eşit olduğu anlamında bir toplumun açıklığının düzeyini gösterir.
Sınıf farklılıklarını para ya da gelir farklılıkları olarak algılamak yüzeysel bir yaklaşım olm akla birlikte yeterli bir tanımlama değildir.
Popüler Kültürün Lise Öğrencileri Üzerindeki Etkisi (Polat M., Sölpük N. 2014)
Okul kültüründen bağımsız olarak lise düzeyinde hangi trendlerin nasıl ortaya çıktığı araştırılmış. Dört üst tema ile çözümlenmiş.

Popüler kültürün okul etkileşimlerinden ortaya çıkışı,
"Dedikodu ve güncel konulardan da bahsediyoruz hani haber şu var bu var. Kız erkek ilişki paylaşımı güzeldir ama kısıtlanıyor çoğu zaman. Ama arkadaş grubunda çok yakın bir erkek arkadaşım vardı." (Kız2_Lise2).

Popüler kültür hakkında öğrenci perspektifleri ve okulda popüler kültürün kurulumu ortaya çıkarmak,
"Basket oynayanlar okulda daha yüksek birşey hissediliyor. Bunun nedeni, en başta bu tür şeyler yoktu, daha yeni başladı. Kızlar da voleybol işte. Hem fizikleri hem de kendi aralarında bir şey oldukları için grup popüler oluyor." ( Erkek1_Lise1)
"Saç kabartma,paçalar dar üstü bol pantolon giyme. Apaçi erkek, sivri burun ayakkabı, kudura üstüne eşofman üstüne gömlek." (Ekek4_Lise3).
"Modayı başlatanlar daha çok popüler insanlar onlar ne yapıyorsa bazıları onları takip ediyor. Bunlar etkinlikte öne çıkanlar değil de, popüler olan bir kız grubu varsa saçlarını birşey yapıyorlar. Bir hafta içinde okulun tamamı ona benziyor." (Erkek1_Lise1).


Popüler kültür hakkında öğrenciler arasındaki dil yansımalarını ortaya çıkarmak,
"Mesela izlediğimiz dizilerden çok etkileniyoruz. Yalan dünya mesela eskiden Avrupa yakası vardı.Onlardan çok etkileniyordum benim hep dilimdedir yani öyle birkaç kelimesi vardı böyle karekterinki çekiyor yani. Etkiliyor insanları." (Kız4_Lise3).
"Sessiz harflerle kelimel kısaltıyoruz." (Kız2_Lise2).
"Yaa varda öyle önemli değil ki, işte kanka-panpa, hafız-hacı gibi değişiyor yani." (Erkek6_Lise2).

Popüler aktiviteler ve eylemler ile ilgili öğrenci görüşlerini ortaya çıkarmak.
Facebook twiter çok paylaştığımdan değil daha çok ünlülerin hesaplarını takip ediyorum. Facebook'tan çıkmıyorum hatta ödevlerimi bile oradan yaptığım doğrudur. Facebook benim için önemli iletişim yeri." (Kız1_Lise2).
Popüler Kültürün Lise Öğrencileri Üzerindeki Etkisi (Polat M., Sölpük N. 2014)
Kültür, etimolojik olarak doğadan türemiş bir kavramdır.Sözcüğün, anlam haritasına bakıldığında, insanlığın kır yaşamından kent yaşamına, domuz besiciliğinden Picasso'ya, toprağı işlemeden atomu parçalamaya uzanan tarihsel değişimini de gözler önüne serer. Marksist tabirle, altyapı ile üst yapıyı tek bir kavramın çatısı altında toplar.
Sınıfı "üretim ilişkileri" temelinde tanımlar.
Piyasada "değiş-tokuş ilişkileri"ne dayalı bir sınıf kavramını açıklamaktadır.
Sermayeyi çözümlemek, eğitilmemiş ya da farklı düzeylerde eğitilmiş emek gücü, yetenekler ve sermaye gibi temel öğeler yoluyla yapılmaktadır.
Sermayeyi çözümlemek, emek gücü gibi temel bir öğe ile yapılmaktadır.
Sermaye, eğitilmemiş ya da farklı düzeylerde eğitilmiş emek gücü ve yetenek sahibi bireyler piyasada buluşmakta ve sınıf durumlarını oluşturmaktadır.
Sermaye ve emek gücü arasındaki değiş-tokuş ilişkisi sınıf yapısını oluşturmaktadır
Jean Anyon
Görüşmelerden Örnekler ve Tartışma
FLE1
Anne öğrenim durumu: YL (Labarotuvarla ilgili bir bölüm)
Baba öğrenim durumu: YL (İşletme)
Anne meslek: Memur
Baba meslek: Memur
Yaşanılan yer: Mamak (Çiğiltepe Lojmanları)
Birlikte yapılan etkinlikler: TV izleme, haber izleme, AVM'ye gitme, akraba ziyaretleri.
Sosyal sınıfa ilişkin çıkarım ?
Görüşmelerden Örnekler ve Tartışma
FLE2
Anne öğrenim durumu: Lisans
Baba öğrenim durumu: Lisans
Anne meslek: Sınıf Öğretmeni
Baba meslek: Beden Eğitimi Öğretmeni
Yaşanılan yer: Ailesi Amasya'da, Keçiören'de babannesinin yanında kalıyor.
Birlikte yapılan etkinlikler: Sinema, piknik, şehirlerarası gezi, deniz tatili.
Sosyal sınıfa ilişkin çıkarım ?
Görüşmelerden Örnekler ve Tartışma
GSE1
Anne öğrenim durumu: Lisans (Amerikan Kültürü ve Edebiyatı)
Baba öğrenim durumu: Lisans (İç mimarlık)
Anne meslek: Mütercim-tercümanlık
Baba meslek: Mobilya ve iç mimarlık üzerine kendi işi
Yaşanılan yer: Yeni yeni yapılanan bir yer, bir sitede
Birlikte yapılan etkinlikler: Genellikle annesinin önerdiği makaleler üzerine tartışmalar.
Sosyal sınıfa ilişkin çıkarım ?
Full transcript