Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

TÜRKİYE'DE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ

Kaynakça: http://www.ataturkinkilaplari.com/ik/52 - http://www.tarihbilinci.com/forum/cagdas-turk-ve-dunya-tarihi-ders-notlari-293/turkiyede-cok-partili-hayata-gecis-27783/
by

Thordum Bir Zamanlar

on 14 November 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of TÜRKİYE'DE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ

TÜRKİYE'DE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ
Cumhuriyet Halk Fırkası
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
Detail 2
Detail 3
Detail 4
Atatürk döneminde iki kez çok partili hayata geçiş denemesi olmuştur. Halk Fırkası'na karşı 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve 1930 yılında da Atatürk'ün isteği ile Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuştu.
Şeyh Sait İsyanı ve Menemen Olayı çok partili hayata geçişi engellemiştir. Ortam böyle bir yapıya geçiş için henüz hazır olmadığından Atatürk'ün sağlığında bir daha böyle bir girişimde bulunulmamıştır.
II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'nin içinde ve dışında oluşan gelişmeler çok partili hayata geçişi adeta zorunlu kılmıştır. Aslında Türkiye bu sisteme geçmeyi çoktan istiyordu.
Hatta İsmet İnönü 6 Mart 1939'da demokratik rejime geçişin müjdesini vermişti. Fakat II. Dünya Savaşı bu sürece geçişi engellemiştir.
Çok Partili Hayata Geçişin Nedenleri:
II. Dünya Savaşı'nın verdiği sıkıntıların tek parti yönetimini sarsması ve fikirlerin değişimine uğraması. Yani insanlar eskisi gibi tek partili yönetimleri savunmuyorlardı.
Sıkıntıların tek sebebi olarak tek parti yönetiminin görülmesi ve şiddetle muhalefete ihtiyaç duyulması.
II. Dünya Savaşı, demokrasinin diktatörlüğe karşı zaferiydi. Türkiye, demokrasi tarafında yer aldığından bir an evvel çok partili hayata geçmeliydi. Ayrıca Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olarak katılan Türkiye demokrasiyi benimsemişti. Bunu çok partili hayata geçerek de göstermeliydi.
II. Dünya Savaşı'nın sahiplerinden olan Sovyet Rusya, Türkiye'den toprak talep etmişti. Türkiye, Sovyet tehdidine karşı demokratik cepheye yakın olmak durumundaydı.
CHP, Türkiye'de 1923 - 1950 arası iktidardaydı. II. Dünya Savaşı'nın getirdiği ekonomik ve siyasi sıkıntılar, bu partiye karşı bir muhalefetin doğmasına neden olmuştu.
Bu dönemde ABD dostluğuna önem veriliyordu. Yaygın olan kanaat ise şuydu: "Amerika, demokratik bir rejimle idare edilmeyen bir devlete sempati duymaz ve ittifak kurmazdı." Yani demokrasiye bir an evvel geçilmeliydi.
1945'te Türkiye nüfusunun % 83'ü köylerde yaşıyordu. Köylülerde ekonomik sıkıntılardan dolayı (yol vergisi, varlık vergisi gibi) hükümete ve doğal olarak tek parti yönetimine karşı memnuniyetsizlik artmıştı.
CHP, içinde gruplaşmalar başlamıştı. 1939 yılındaki 5. Kurultay'da "Müstakil Grup" adını alan ve bağımsız hareket eden bir grup oluşmuştu. Hatta bu grup aynı yıl 20 milletvekiline ulaşmıştı. Muhalefete duyulan ihtiyaç giderek artıyordu ve çok partili hayata geçiş adım adım başlamıştı.
Cumhuriyet Halk Fırkası yeni Türkiye Devleti’nin ilk siyasal partisidir. TBMM’de II.Grubun giderek güçlenmeye başlaması ve Müdafaa-ı Hukuk grubu liderlerini ( başta M.Kemal) yönetimden uzaklaştırmak istenmesi üzerine, M.Kemal Müdafaa-i Hukuk grubunun siyasal partiye dönüştürülmesini istedi.Anadolu ve Müdafaa-ı Hukuk Grubunun Halk Partisine dönüştürülmesindeki ana amaç meclis çoğunluğunu grubun yayınladığı “ 9 Umde-ilke” etrafında toplamak ve ülkeyi “ulusal egemenlik” doğrultusunda bir siyasal kuruluşa kavuşturmaktır. Partinin kuruluş çalışmaları sırasında (Ağustos 1923) hazırlanan “Parti Tüzüğü” Cumhuriyet Halk Fırkası’nın ihtilalci- devrimci bir yapıya sahip olduğunu ve yeni Türkiye Devleti’nin çağdaş ve modern bir devlet yapısına kavuşturulmasını esas aldığını belirlemektedir. Parti, 1931 yılına kadar ekonomide liberalizmi benimsemiştir. 1931’den sonra devletçilik ilkesini benimsedi.

1927’deki II. Büyük kongresi ile birlikte, daha sonra Atatürk İlkeleri olacak olan, altı temel ilke önce Cumhuriyet Halk Fırkası tüzüğüne, daha sonra da Anayasa’ya (1937) girerek yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dayanaklarından biri olacaktır.
9 Eylül 1923
17 Kasım 1924- 5 Haziran 1925
TBMM’de Müdafaa-i Hukuk grubunun karşısında yer alan II.Grup önde gelenleri tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası’nın uygulamalarına ve yapılan devrimlere karşı oluşturuldu. Kurucuları arasında Kurtuluş Savaşı komutanlarından Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Adnan Adıvar gibi önemli isimler yer almaktadır.Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Fırkası gibi devrimci bir yapıya sahip değildir. Parti, devrimlerin evrimci bir çizgide ve kendiliğinden gelişmesi gerektiğini savunmuş, Cumhuriyet’e karşı tavır almıştır.Parti programında yer alan “Partimiz dini inançlara saygılıdır” ilkesi, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın dini inançlara saygılı olmadığı gibi bir anlayışın ortaya çıkmasına yol açmış ve devrimlerden zarar görenlerin ve eski teokratik yapının devam etmesini isteyenlerin bir araya gelerek örgütlendikleri bir partiye dönüşmüştür.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ekonomide liberal sistemi benimsemiştir.Parti, Şeyh Sait İsyanının çıkmasına neden olduğu gerekçesiyle 5 Haziran 1925’te Takrir-i Sükun Kanunu gereğince kapatıldı. Parti ileri gelenleri İstiklal Mahkemelerince yargılandılar. Suçlu görülenler cezalandırıldı.
Full transcript