Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Davranışsal Niyet Teorileri

28 janvier 2014
by

ERCAN ERSOZ

on 3 April 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Davranışsal Niyet Teorileri

LEVEL COMPLETE
TEŞEKKÜRLER
Davranışsal Niyet Teorileri
25 Mart 2014
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

PAZARLAMA İLETİŞİMİ VE HALKLA İLİŞKİLER
YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

İKNA VE İLETİŞİM PSİKOLOJİSİ (Sec 2)

ÖNDER YÖNET
HAZIRLAYANLAR:

ERCAN ERSÖZ - İPEK GÜNEŞ - ZEYNEP AKGÜN

25.03.2014
AKLA DAYALI EYLEM TEORİSİ (TRA)
Niyetin Belirleyici Faktörleri
Her Bileşenin Belirleyici Faktörleri
Tutumsal Bileşenin Belirleyici Faktörleri
Normatif Bileşenlerin Belirleyici Faktörleri
TRA Modeliyle İlgili Araştırmalar
Niyetin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar
Her Bileşenin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar
Tutumsal Bileşenin Belirleyici Faktörleri
Normatif Bileşenin Belirleyici Faktörleri
İkna Üzerine Çıkarımlar
Tutumsal Bileşeni Değiştirmek
Normatif Bileşeni Değiştirmek
Bileşenlerin Göreceli Ağırlıklarını Değiştirmek
İkna Edici Gayretler için Odaklar Belirlemek
TRA Özeti
PLANLANMIŞ DAVRANIŞ TEORİSİ (TBP)
Niyetin Belirleyici Faktörleri
PBC’nin Belirleyici Faktörleri
TPB Modeliyle İlgili Araştırmalar
Niyetin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar
PBC’nin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar
Bir İkna Hedefi Olarak PBC
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
İkna edici insanlar için önem taşıyan davranışlar istekli, kişinin iradesel kontrolü altında gelişen eylemlerdir. Bu tip bir eylemin en anlık belirleyicisi büyük olasılıkla kişinin davranışsal niyeti, yani kişinin ne yapmak için niyetlendiğidir. Öyleyse etki eden davranış, kişilerin niyetlerine etki etmesiyle gerçekleşir.

Örneğin; seçmenlerin belirli bir adaya oy vermelerini sağlamak (minimum düzeyde) seçmenlerin o adaya oy vermeye niyet etmelerini sağlamayı içerir.
Doğal bir şekilde bir soru ortaya çıkıyor:

‘’Niyetleri ne belirliyor ?’’
Niyeti Belirleyen Faktörler:

Akla Dayalı Eylem Teorisi
(the Theory of Reasoned Action - TRA)

Planlı Davranış Teorisi
(the Theory of Planned Behavior - TPB)
Her Bileşenin Belirleyici Faktörleri
Modelin tutumsal (Ab) ve normatif (SN) bileşenleri de kendi içlerinde ayrıcalıklı belirleyici faktörler barındırırlar.
Tutumsal bileşenin belirleyici faktörleri; bir bireyin davranışa sonuçlarına yönelik tutumu, o kişinin eylem konusundaki belirgin göze carpan inançlarının bir işlevi olarak kabul edilir. Daha belirgin bir biçimde, her inancın değerlendirmesi olan öneri (ei) ve her inanca olan bağlılığın gücü (bi) bir araya gelerek kişinin davranışa yönelik tutumunu etkiler. Denklem de şudur:
Bu, inanca dayalı tutum modelleri üzerine ele alınan aynı özetsel tutum kavramıdır. Değerlendirme süreçleri aynıdır; aynı tipte inanç gücü ölçekleri ve inanç değerlendirme ölçekleri kullanılır. Örneğin, aşağıdaki maddeler bir kişinin sigara içmenin belirli bir neticesiyle ilgili olarak inanç gücünü (bi) değerlendirmektedir.

Sigara içmek kansere yakalnma riskimi artıracaktır.
Olası_ _ _ _ _ _ _ _ Olası değil
Doğru _ _ _ _ _ _ _ _ Yanlış
Normatif bileşenlerin belirleyici faktörleri; bir bireyin öznel normu, belirli önemli bireyelerin normatif beklentilerine dair düşüncelerine dayanır. Öznel norm aynı zamanda bu kişilerin her birinin beklentilerine razı olma motivasyonuna dayanır. O zaman bir kişinin öznel normu, kişinin belirli diğer kişilere atfettiği normatif inançlar (Nbi) ile kişilerin isteklerine razı olma motivasyonunun (MCi) ortak bir işlevidir. İfadesi şöyledir;


Bir bireyin normatif inançları (Nbi) her bir diğer kişinin bilinen normatif beklentisi dahilindeki bir dizi önerme ile sağlanır.Örneğin:
Ailem sigara içmem gerektiğini _ _ _ _ _ _ _ _ içmemem gerektiğini düşünüyor.

Her bireye razı olma motivasyon (MCi) genelde şu gibi bir soruyla değerlendirilir.
Genel anlamda, ailenin yapman gerektiğini düşündükleri şeyi yapmayı ne kadar istiyorsunuz?
Hiç istemiyorum _ _ _ _ _ _ _ _ Çok istiyorum
TRA Modeliyle İlgili Araştırmalar

Akla dayalı eylem teorisi önemli ölçüde ampirik araştırmalara konu oldu. Bu bölümde niyetin belirleyici faktörlerine ve her modelin bileşenlerinin belirleyici faktörlerine dair araştırma sonuçlarını ele alacağız.
Genel İspat:
Davranışsal niyetler çeşitli davranışlar üzerinde Ab ve SN’ye bağlı olarak tahmin edilebilir olduklarını ortaya koydular.

İki Bileşenin Göreceli Etkisi:
Normatif bileşene kıyasla tutumsal bileşenin niyetle daha güçlü korelasyon sağlaması önemlidir. Her iki bileşen de önemli derecede tartıldığında (yani SN niyetin öngörülebilirliği konusunda istatiksel açıdan önemli bir katkı sağladığında dahi) Ab hala en iyi öngörücüdür.
İki Bileşen Arasındaki İlişki:
TRA’nın tutumsal ve normatif bileşenleri arasındaki korelasyon hakkında açıklama yaptıklarında, bu korelasyon ağırlıklı olarak pozitiftir. Negatif öznel normları olan kişilerin aynı zamanda davranışa yönelik olumsuz tutumları olması muhtemeldir (veya tam tersi); davranışa yönelik tutum daha pozitif bir hal aldıkça, öznel norm da pozitifleşmeye başlar. İç-korelasyon bildirilmediğinde dahi, bu bilgi varolan diğer bilgilerden çıkarılabilir; genelde bileşenler arasındaki korelasyon pozitiftir.
Her Bileşenin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar

Tutumsal Bileşenin Belirleyici Faktörleri:
Kişinin eyleme yönelik tutumunun belirleyici faktörleriyle ilgili TRA iddialaro, Biei ve Ab’nin en fazla .50 olan ortalamasıyla genel anlamda iyi ampirik destek olarak görülmektedir. Bir dizi araştırmada .60’dan yüksek korelasyonlara rastlanmıştır.

Normatif Bileşenin Belirleyici Faktörleri:
SN’nin belirleyici faktörleriyle ilgili TRA iddiaları da NBiMCi ve SN’nin ,50 ve .70 aralığında olmasıyla genel anlamda iyi ampirik destek olarak görülmektedir. Bu bulgulara rağmen, TRA’nın SN ve onun belirleyici faktörleri üzerindeki etkisine dair ciddi endişeler doğmuştur. Bu endişelerden biri TRA’nın SN’nin belirleyici faktörlerine dair analizi, diğeri ise TRA’nın normatif etkiler konusundaki genel temsilinin yeterliliğidir.
TRA’nin özel normunun inşası farklı formların ele geçirimesine yeterli değildir.

Bu farklı normlar niyet ve davranışın üzerindeki normatif etkinin doğabilecek olmasıdır.

TRA’nin öznel normu ki bu bireyin önen verdiği insanları (normatif inancları)ve onlara uyum sağlamadaki motivasyonudur.Fakat,tartısmalı bir şekilde,diğer normatif elementler iyi bir şekilde ele geçirilmemiştir
Tutumsal Bileşeni Değiştirmek

İkna eden kişi için hedef, tutumsal bileşende değişim sağlamak; kişinin davranışa yönelik tutumunu etkilemek olabilir. TRA’ya göre, Ab eylem konusundaki inanç gücünün (Bi) ve belirgin inanç değerlendirmesinin (ei) bir işlevidir.

Örneğin, belirli bir davranışa yönelik olumsuz bir tutum oluşturma girişiminde, ikna eden taraf diğer kişiye eylem konusunda yeni bir belirgin olumsuz inanç geliştirmeye yönlendirebilir.

İkinci bir olasılık mevcut olumsuz inancın negatifliğini güçlendirme girişimidir.
Üçüncüsü, ikna eden kişi mevcut negatif inancın inanç gücünü artırmayı hedefleyebilir.

Dördüncüsü, kişi mevcut pozitif inancın olumlu yönlerini azaltmayı hedefleyebilir.

Beşincisi, kişi mevcut pozitif inançla özdeşleştirilmiş inanç gücünü azaltmak isteyebilir.

Son olarak, eyleme yönelik tutumu değiştirmek herhangi bir yeni inanç eklemeden ikna gücünü ya da mevcut inançlara dair algıyı değiştirmeden mümkündür; o da mevcut inançları, farklı inanç gruplarını ortaya çıkararak karıştırmaktır.
Normatif Bileşeni Değiştirmek

Normatif bileşen, etki teşebbüsleri için ikinci olası odak noktasıdır. TRA’ya göre kişi SN’yi, Nbi ve Mci’yi, Ab’nin Bi ve ei yoluyla etkilediği yollara paralel şekillerde etkileyerek değiştirebilir.

Örneğin, kişi belirgin diğer kişiler grubunu, yeni bir belirgin kişi ekleyerek ya da mevcut potansiyel bir etken kişinin belirginliğini artırarak şekillendirmeye
tesebbüs edebilir.

İkinci bir yöntem olarak, kişi mevcut bir etkin kişiye atfedilmiş normatif inancı değiştirmek isteyebilir.

Son olarak da kişi mevcut bir etkin kişinin razı olma motivasyonunu değiştirmeyi deneyebilir.
Ancak öznel normun belirleyici faktörleri ve doğasıyla ilgili sözünü ettiğimiz belirsizlikler, burada bazı zorluklar doğurur. Örneğin, kişi hedef aldığı insanı belirli bir etkin kişinin razı olma motivasyonunu etkilemeye çalıştığı takdirde, hedef aldığı o insanın razı olma motivasyonunu genel anlamda mı, belirli bir davranış alanında mı, yoksa söz konusu belirli bir davranışla ilgili olarak mı değiştirmeye teşebbüs etmesi belirsizdir. Dahası belirli bir etkin kişinin razı olma motivasyonunu değiştirmek, hedefteki kişinin SN’sini etkilemeyebilir; SN’nin NBiMCi’den ziyade NBi ile daha iyi öngörülebildiğini gösteren araştırma bulgularını hatırlayalım. Bu bulgular razı olma motivasyonu bileşenini değiştirmenin SN’yi TRA’nın öngördüğü şekillerde etkilemeyebileceğini gösterir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda, belki de bazı sorgu görevlilerinin normatif bileşeni ikna edici mesajlarla manipüle etmekte zorlanması şaşırtıcı değildir.
Ancak öznel normun değişiklikleri gibi bir şeye dayanan başarılı müdahaleler tasarlamak mümkündür.

Nasıl TRA’nın öznel norm yapısı, normatif faktörlerin niyet ve eylem üzerindeki potansiyel rollerinin çeşitliliğine yeterli ölçüde temsil etmiyorsa, aynı şekilde ikna eden kişiler görüş alanlarını normatif etkiler dahilinde genişletmek isteyeceklerdir. Örneğin, bazı koşullarda kişinin tanımlayıcı normunu değiştirmeye çalışmak sonuç verebilir.
Bileşenlerin Göreceli Ağırlıklarını Değiştirmek

TRA tarafından öne sürülen son olası etki yolu, tutumsal ve normatif bileşenlerin göreceli ağırlıklarını değiştirmektir. Burada ikna eden taraf alıcı tarafın söz konusu niyeti geliştirirken normatif bileşenlerden ziyade tutumsal bileşenlere odaklanmasını ister...

Örneğin,bir kişi hukuk okuluna katılma konusunda pozitif tutuma sahip fakat

Öznel normlara sahip.Su anda kişi davranışsal kararın gercekleşmesinde tutumsal düşünceden daha çok normatif’in üzerinde durmaktadır.

İkna eden kişi,bireyin hukuk okulununa gitmesini cesarelendirmek için diğer kişilerden daha cok kendi hissettiklerinin önemli olduğunu vurgulamaktır
Ancak bu strateji yalnızca tutumsal ve normatif bileşenler alıcıyı karşıt yönlere ittiğinde niyeti değiştirmeyi başarabilir. Bu bağlantıda, iki bileşen arasında gözlemlenen pozitif korelasyonları hatırlamak önemlidir. Tutumsal ve normatif bileşenlerin bir kişiye zıt yönlere çekmesi pek mümkün değilfir. Sonuç olarak, göreceli ağırlıkları etkileyerek niyeti etkileme stratejisi geniş bir uygulama alanına sahip olmayacaktır.
TRA ikna edici gayretler için makul hedefler belirlemek adına iki yoldan genel bir strateji sağlar.

Birincisi, ikna eden kişinin tutumsal bileşeni mi, normatif bileşeni mi, yoksa iki bileşenin göreceli ağırlıklarını mı değiştirmeye odaklanması gerektiğini gösterebilir.

İkincisi, odak noktası tutumsal ya da normatif bileşeni değiştirmekse, TRA ikna edici mesajlar için daha çok belirli odak noktaları belirlemede yardımcı olabilir.

Özetle; niyetlerin öngörülebilirliğinin ilave öngörücülerin eklenmesiyle (TRA’nın tutumsal ve normatif bileşenlerinin ötesinde) pekiştirilip pekiştirilemeyeceğidir.
Planlanmış Davranış Teorisi

Niyetin Belirleyici Faktörleri

TPB, TRA’yı kolaylıkla gerçekleşen gönüllü davranışların ötesine çekme girişimiyle geliştirildi. TPB’ye göre; TRA ile belirlenen tutumsal ve normatif etkilere ek olarak üçüncü bir unsur –algılanan davranış kontrolü (PBC)- de davranışsal niyeti etkiler ve dolayısıyla TPB, niyetin üçüncü öngörücü etkeni olarak PBC’yi ekler. PBC kişinin bir davranışı gerçekleştirme kolaylığına ya da zorluluğuna dair algısıdır.
PBC, bir kişinin bir davranışı gerçekleştirme ya da kontrol etme becerisini tanımlayan kendi kendine yeterlilik kavramına benzer. TPB modeli matematiksel anlamda şu şekilde ifade edilir:



Dolayısıyla buna göre, PBC kişinin niyetlerini, SN VE Ab’nin her türlü etkisinin ötesinde etkiler.
TPB’nin genel akla yatkınlığını anlamak için belki de bazen davranışsal performans önündeki engelin negatif tutumlarda ya da öznel normlarda değil, eylemi gerçekleştirme becerisine dair algılanan eksiklikte saklı olduğunu düşünmek faydalı olacaktır.

Algılanan davranış kontrolü çeşitli şekillerde ele alınabilir, ancak anket maddeleri çoğu zaman aşağıdaki gibi ifade edilirler:
Benim için düzenli olarak egzersiz yapmak
Çok kolay _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Çok zor

İsteseydim rahatlıkla düzenli olarak egzersiz yapardım
Kesinlikle katılıyorum _ _ _ _ _ _ _ _ _ Kesinlikle katılmıyorum

Düzenli olarak egzersiz yapıp yapmama konusunda ne kadar kontrol sahibisiniz?
Mutlak kontrol _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Sıfır kontrol
PBC’nin Belirleyici Faktörleri

PBC davranışın performansına ilişkin kaynaklar ve engeller konusunda kişinin inançlarının bir işlevidir. Daha belirleyici olmak gerekirse, PBC’nin belirleyici faktörleri kişinin, (a) belirli bir kontrol faktörünün meydana gelme olasılığı ya da sıklığı ve (b) kontrol faktörünün davranışı teşvik etme ya da engelleme gücüne dair algısı olarak kabul edilir. PBC matematiksel anlamda şu şekilde ifade edilir:
 
Bu denklemde ci bireysel kontrol inancını (kontrol faktörünün algılanan meydana gelme olasılığı ya da sıklığını) ve pi bireysel kontrol faktörünün algılanan teşvik edici ya da engelleyici gücünü simgeler. Bu değişkenleri değerlendirme süreçleri net bir şekilde belirlenmemiştir, ancak bir bireyin kontrol inançları (ci) şu gibi maddelerle değerlendirilebilir:
 
Yaşadığım yerde hava koşulları sıklıkla _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ nadiren kötüdür.
 
Her kontrol faktörünün algılanan gücü (pi) şu gibi bir soruyla değelendirilebilr:
 
Kötü hava koşulları düzenli olarak egzersiz yapmayı
kolaylaştırır _ _ _ _ _ _ _ _ zorlaştırır
TPB Modeli Üzerine Araştırmalar

Niyetin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar
Ampirik kanıtlar TPB’nin de söylediği gibi, PBC’yi orijinal TRA’ya eklemenin niyetin öngörülebilirliğini geliştirdiğini gösteriyor. Bu etkiler sayısız davranış türü üzerinde gözlemlenmiştir.

Her ne kadar TPB her zaman TRA’dan daha üstün performans vermese de, destekleyici bulguların miktarı ve çeşitliliği TPB’nin çoğu zaman üstün bir model sağlayacağını göstermektedir.
Dolayısıyla bu noktada sorulması gereken soru, PBC’nin niyetin öngörülebilirliğine katkı sağlayacağı (TRA bileşenleri AB ve SN’den çok daha iyi öngörü sunabileceği) koşulların neler olduğudur. Şu anda oldukça az ampirik bulgu vardır. Örneğin, bir davranışın genel anlamda kontrol edilebilir olaral algılandığı zamanlarda, PBC’nin niyetin öngörülebilirliğine katkı sağlayamayacağı söylenmektedir, ancak bu tip bir etki yalnızca PBC’deki çeşitlilik eksikliğini işaret eder.
PBC’nin Belirleyici Faktörleri Üzerine Araştırmalar

TPB’nin PBC’nin belirleyici faktörleri hakkında iddiaları üzerine çok fazla araştırma yoktur. Çoğu TPB çalışması ci, pi ve PBC hakkında veri toplamamamıştır (ve toplayanlardan da bazıları ve PBC’nin direkt ölçütleri arasında ilgili korelasyon bildirmemiştir. ). Var olan birkaç sonuç, korelasyonlar genelde .10 ila .35 arasında olduğundan teşvik edici değildir.
Ancak PBC’nin direkt değerlendirmeleri ve diğer inanç-odaklı ölçütler arasında daha güçlü ilişkiler saptanmıştır. Örneğin meydana gelme olasılığı hakkında sorulara (örn., ci), yalnızca güçlülük hakkındaki sorulara ( pi), bir tür meydana gelme olasılığı ve güçlülüğü değerlendirmeleri içerdiği görünen sorulara (“Aşağıdaki sebeplerden hangileri sizin düzenli olarak egzersiz yapmaya son vermenizi sağlardı?”) ve çeşitli engellerin algılanan önemine dair sorulara dayanan ölçütler arasında ilişkiler saptanmıştır; bu gibi ölçütlerin kullanılmasıyla PBC ile aşağı yukarı .25 ve .60 arasında korelasyonlar görülmüştür
Bu bulguların açıklaması PBC’nin direkt değerlendirmelerinde, kontrol inançları grupları oluşturma yollarında ve olasılık (ci) ile güçlülük (pi) değerlendirmelerindeki çeşitlilik ile karmaşık bir hale geldi. Ancak bu bulgular bir arada değerlendirildiklerinde, davranışsal kontrol algılarının bir anlamda inanç esaslı olduğunu, kişinin davranışsal performansla ilişkili kaynak ve engellere dair inançlarıyla ilişkili olduğunu gösterdi. TPB henüz inançların nasıl olup da davranışsal kontrol algılarına yol açtığına dair yeterli açıklamaya sahip olmayabilir, ancak görünüşe bakılırsa davranış lehindeki kaynaklar ve aleyhindeki engellerin değerlendirmeleri kişinin kontrol algılarını şekillendirmede belirli bir rol oynamaktadır.
Bir İkna Hedefi Olarak PBC

TPB (TRA’nın tutumsal ve normatif bileşenlerinin ötesinde) bir başka genel ikna hedefi belirler ve bu algılanan davranış kontrolüdür (kişisel yeterlilik).

Genel anlamda bakıldığında, PBC bir insanın belirli bir davranışa yönelik engel ve kaynaklara dair muhakemesini yansıtır, dolayısıyla PBC’yi değiştirmek bir şekilde bu algıları değiştirmek anlamına gelir.
Ancak PBC’yi belirlemede doğru bir şekilde bir araya getirilmiş ve ortaya konmuş veri ve bilgi eksikliği, PBC’yi etkileyen belirli araçlar konusunda yeterli yönlendirme olmadığı anlamına gelir.

PBC’yi etkilemek için kullanabileceği dört alternatif yol göstermek mümkündür. Her mekanizmanın uygunluğu, belirli hedef davranışa bağlı olarak değişecektir ve bu yaklaşımların kombinasyonları tek bir yaklaşımdan çok daha etkili olabilir, ama her biri davranış kontrolü algılarını etkileme konusunda bir yol sunmaktadır.
PBC’yi etkilemenin bir aracı, ikna eden kişinin direkt olarak davranış performansı önündeki engeli kaldırmasıdır. Bu tip bazı engeller, yeterince bilgi olmamasından kaynaklanır ve bu gibi durumlarda ikna eden taraf yalnızca bu bilgiyi sağlayarak başarıya ulaşabilir.

Birincisi; engel bilgilendirici değil de, maddesel olduğu zamanlarda bile, ikna eden taraf bu engeli kaldırabilir. Örneğin, ilk tıbbi testleri ikinci bir hastane ziyaretini işaret eden düşük gelirli hastalar arasında, ulaşım sorunları hastaneye tekrar gelmek için önemli bir engel olabilir.

İkinci olarak, ikna eden taraf söz konusu davranışın başarılı performansı için fırsat yaratabilir. Temel fikir, bir davranışın provasının -davranışı başarılı bir şekilde gerçekleştirme uygulamasının- eylem üzerindeki kontrol algısını güçlendireceği yönündedir (bunun altında yatan mantık şudur: “Bir kez yaptım, bir daha yapabilirim”).
PBC ‘NİN DURUMU

PBC’nin niyet olan etkisi Ab ve SN ‘nin etkisinin aynısı değildir.Bu şekilde düşünmenin de bir nedeni vardır.

Herseyin eşit olması,mantıklı bir seydir,daha fazla pozitif Ab daha fazla pozitif niyet ile ilişkilendirilmesi gerekir;benzer bir şekilde daha fazla pozitif SN daha çok pozitif niyet ile ilişkilendirilmelidir.

Fakat,şu mantıksız dır ki ,hersey eşit,cok fazla kontrolün algılanması daha fazla pozitif niyet ile ilişkili olsun.
Bir çok hareket vardır ki bu hareketler benim kontrolüm altındadır..

Örneğin,ofisimi ateşe vermek ki, bunu gercekleştirmek için bir niyetim yok. Çünkü düşünüyorum ki, bu hareketi yapacacak yeterliliğe sahip olmak kesinlikle bunu yapmağa niyetli olduğum anlamına gelmemektedir.

PBC niyetin olusumunda gerekli ama yeterli bir sart değildir.Eğer,ben davranışı gerçekleştirmek için bir yeteneğe sahip olmadığımı düşünüyorsam,kesinlikle bu davranışı yapmaya niyetlenmeyeceğim fakat bu davranışı gerceklestirmeye kabiliyetim olduğumu düşündüğüm zaman,sonra belki de bu davranışı gerceklestirmeye niyet edicem ya da etmicem.(bu benim tutum ve öznel normuma bağlıdır
AHLAKİ NORMLAR

Ahlaki normlar bazen kişisel normlar ve ahlaki mecbuiyet olarak adlandırılır.
Bircok calışma ahlaki normların niyetin tahmin edilmesini artırdıklarını bulmuştur.Örneğin,Çevresel koruma gibi benzeri örnekler verilebilinir.
PBC negatif bir şekilde niyet ile ilişkilendirebilinir.
Wall,Hinson ve McKee aşırı içme çalışmasında böyle bir ilişki gözlemledi. İnsanlar düşünüyorlar ki az bir kontrolle asırı içtikleri ve asırı içmeye niyetlenmektedirler.
Özetle,PBC rasyonalizasyon için bir depo olabilir.
Örneğin, birey,davranışını negatif bir sekilde değerlendirdiği,
halde bunu yapmaya niyetlenebilir ya da davranışı pozitif bir
sekilde değerlendirir ve bu niyeti gerceklestirmeyebilir.
ikna edenler farkına varmak istiyorlar kirasyonalizasyonu kaldırmak davranıs değişikliği için esas
olanı önüne koymaktadır.
TPB’E İLAVE EDİLENLER

Beklenen etki:

Davranışların bazen hissi sonucları vardır.Davranışlar, pişmanlık,mutluluk,sucluluk ve benzeri şeyleri harekete geçirirler.

İyi bir araştırma işaret eder ki,farklı beklenen duygular, niyetler ve davranışlarla ilintilidir. Örneğin Lenchner, De, Vries, kadınlar arasında hiç önceden mamography gecirmeyelerin beklen duygusunun pişmanlık olduğunu ve bu sonuncunda bu davranısı gerceklestirmeye niyetli olduklarını ortaya koymuştur.
Öz Kimlik

Öz kimlik kişinin algısına,ve göreceli olarak kendi benliğini sağlamlaştırmasına gönderme yapar.
Araştırmacılar,öz kimlikleri farklı çeşitli anket soru maddeleri ile değerlendirirler.
Bir çok çalışma öz kimliğin niyete olan etkisinin Ab,SN ve
PBC den bağımsız olduğunu işaret etmişlerdir.
Beklenen etki, Özkimlik ve Ahlaki normlar arasındaki İlişki

En azından bazı sartlarda,beklenen etki ,öz kimlik ve ahlaki normlar iç içe gecmiştir.
Örneğin,Ben yardım kuruluşuna bağış yapan biriyim.,(öz kimlik).,Benim ahlaki yükümlüklerim var(ahlaki norm),
Kendi mi suclu hissederim eğer yardım kurulusuna bağış yapmassam(beklenen etki)
EKLENENLERİN DEĞERLENDİRMESİ

TPB PBC’yi TRA’A etkilemiştir.
İlave edilen yeni öngörücüleri değerlendirdiğimizde ,iki
kriter aklımızda kalmalıdır.
1-Öngörülebirliğin gelişiminin ölçüsü niyetin öngörülmesi için ilaveten verilen değişken yeterli değildir.
2-önerilen ilavelerin yararlılığıdır.
NİYET VE DAVRANIŞ ARASINDAKİ İLİŞKİ

TRA ve TPB davranıssal niyetin oluşumuna etki eden faktörler üzerinde durmuslardır.
Bu faktörler sunlardır.
1 -Niyet ve davranış ölçümünün uygunluğu niyet ve davranış ilişkisinin gücünü etkiler
2 - Niyet ve davranış ilişkisini etkileyen etki niyetin geçici durağanlığıdır.
3-Davranışın gerceklestirmesi hakkında kesin planlama niyet ve davranış arasındaki ilişkiyi güçlendirir.
Burada önemli olan kişinin söz konusu davranışa yönelik tutumu ve kişinin öznel normudur.
TRA bu etkeni matematiksel anlamda şu şekilde açıklar



Burada BI kişinin davranışsal niyetini; Ab kişinin davranışa yönelik tutumunu; SN kişinin öznel normunu; w1 ve w2 her faktörün ağırlığını temsil eder.
Tutumsal ve normatif bileşenlerin göreceli ağırlıkları ampirik (gözleme dayalı) olarak belirlenir. Bir bireyin, bir grup karşısında (belirli bir davranış için) bileşenlerin göreceli ağırlıklarını değerlendirebilir. Örneğin; bir grup sigara kullanmayan yetişkin erkek için, kişi sigara içme niyeti üzerindeki tutumsal ve normatif değerlendirmelerin göreceli etkisini tahmin edebilir
Davranışsal niyet değerlendirmesinde, aşağıdaki gibi bir anket sıkça kullanılır:

Sigara içmeye niyetliyim
Olası_ _ _ _ _ _ _ _ Olası değil
Davranışa yönelik tutumu ölçmek için (Ab), çeşitli değerlendirme amaçlı sematik ölçekler kullanılabilir.

Sigara içmem
İyidir_ _ _ _ _ _ _ _ kötüdür
Zararlıdır _ _ _ _ _ _ _ _ yararlıdır
SN’ ye dair bir, içeriğe ulaşmak için, aşağıdaki gibi bir madde sıkça kullanılır.
Benim için önemli olan insanların çoğu sigara içmem gerektiğini _ _ _ _ _ _ _ içmemem gerektiğini düşünüyorlar.
Tutumsal ve normatif faktörler, niyeti olusturmada eşit bir şekilde katkı sağlamazlar.. Tutumsal ve normatif faktörler niyeti etkilemede farklı ağırlıklar taşırlar. Bazı şartlarda,kişinin niyeti davranışa yönelik tutumlarla belirlenir. Normatif Düşünce az bir rol oynar.

Diğer durumlarda ise kişisel tutumlar bir yana bırakılırken normatif faktörler çok ağırlık taşır.
TRA modeline göre, kişinin belirli bir davranışı yerine getirme ya da getirmemesinin niyeti iki faktöre dayalıdır. Niyetler, hem kişisel tutumsal yargılardan hem de sosyal normatif düşüncelerden etkilenir. Kişisel tutumsal yargılar (benim davranış hakkındaki kişisel değerlendirmem). Sosyal normatif düşünce ise diğer insanların benim ne yapmam gerektiği konusunda düşünmelerini benim düşünmemdir.
Akla Dayalı Eylem Teorisi (TRA):

TRA, Martin Fishbein ve Icek Ajzen tarafından geliştirilen iradeye bağlı belirleyici davranış faktörlerinin tarifidir..
SUNUM İÇERİĞİ
İkna Üzerine Çıkarımlar

TRA, bir insanın belirli bir davranış sergileme niyetinin değişmesine yol açabilecek üç koşulu tanımlar.
Tutumsal bileşeni değiştirmek
Normatif bileşeni değiştirmek
Bileşenlerin Göreceli Ağırlıklarını değiştirmek
Full transcript