Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Anadolu Uygarlıkları

No description
by

Fatih Çavuş

on 25 February 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Anadolu Uygarlıkları

Hitit Krallıgı

İiç Anadolu'nun İlk Çagğ tarihi ile ilgili yapılan arastirmalar, On dokuzuncu yüzyılda buraları gezen Charles Texier , William Hamilton gibi gezginlerin izlenimlerinden öteye gitmemisştir.

Daha sonra "Yozgat Tabletleri" adı verilen , Boğazköy arsşivine ait eserler bulunmuşs ve ünlü Çek bilgini Hronzy tarafından 1917 yılında çözülmüştür.

Bu tabletlerde Anadolu'nun bu bölgesinden Hatti Ülkesi diye sözedildiği görüldüğünden bu uygarlığı yaratanlara , Tevrat'taki isimle de uyusşturarak Hititler denmiştir. Hititler ile ilgili bilgilerimiz daha bu yüzyılın basşlarına dayanır. Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına kadar, Hititlerin tarih içindeki konumu bilinmiyordu. Gerçi Mısır metinleri ve Tevrat bir kavimden söz ediyordu ama bu kavmin Anadolu kökenli olabilecegği kimsenin aklına gelmemisşti. Hititler ANADOLU
UYGARLIKLARI Yazı ve Dil Hititçe, bugüne kadar bilinen en eski Hint-Avrupa dilidir.
Hitit İmparatorluğu'nda bunun dışında Luvian ve Pala dillerinde olduğu gibi Hititçe’yle az veyâ çok akrabâ olan başka diller de kullanılmaktaydı.. Luvca'nın dinsel konularda önemi vardı. Bu dillerle berâber Hititçe, diger Hint-Avrupa dillerinden kelime hazînesi açısından kısmen farklı olan Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kolunu olusturmaktaydı.
Bunun yanında farklı yazılar da kullanımdaydı. Resmî diplomatik yazısmaları ve saray arivleri Âsur (Akad) çivi yazısıyla yazılırken kayalardaki kabartmalar ve yazıtlar için Hiyeroglif denilen yazı kullanılırdı. Bugün, bu harflerle yazılan dilin bir Luvca lehçesi oldugu bilinmektedir. Hurrice de önemli bir diplomatik yazısma diliydi ve bilhassa Mittani mparatorlugu'yla yapılan yazımalarda kullanılırdı. Hitit çivi yazısının dili Friedrich Hrozny tarafından 1915’te çözülmüs, Hitit hiyeroglif yazısının 1940’lı yıllarda baslayan çözülmesinde ise Helmuth Theodor Bossert’in büyük katkısı olmustur. Hitit dilinin merkez bölgesi
Luvi dilinin Anadolu Kolu
Palaiko yada kısaca Pala dil . . . Hitit Devleti, Kral ve üyeleri kraliyet ailesinden gelen kisilerden olusan politik bir kurumdu. Yönetimin politik organı Pankus'tur (imparatorluk Meclisi). Herhangi bir politik sorun oldugunda Pankus Kral tarafından çagırılmaktaydı. Fakat Pankus kralı bile denetleme yetkisine sahipti; yani Pankus, kralın kararları hakkında söz sahibi bir kurul ve böylelikle de onun mutlak hakimiyetinin tek denetleyicisiydi. Pankuslarda yönetim hakkında kararlar alınıp oy birligine sunulurdu. Pankuslar ilk olarak hititlerde yapılan bir imparatorluk meclisidir. Pankuslarda gerekli agır gereksiz hafif ceza verilmez. Pankus yönetiminde (imparatorluk meclisinde) herkes esit haklara sahip olmaksızın her insan özgürce fikirlerini dile getirebilirdi. Hitit imparatorlugu’nun Yapısı . iç Anadolu Bölgesi’nde Kızılırmak çevresinde kurulmustur.

Baskentleri bugun Corum ilimizde bulunan Hattusha dir. Ülke krallıkla yönetilirdi.
Kraldan sonra en yetkili kisi kraliçeydi.
Kraliçelere Tavananna denirdi.
Soylulardan oluan meclise Pankus denirdi. Mısırlılarla yaptıkları savas sonucunda imzaladıkları Kades Antlaması tarihin ilk barıs Antlamasıdır. Çok Tanrılı inanca sahiptiler. Anallar tarihin ilk tarafsız metinleridir. Anal adı verilen yıllıklar yazmıslardır (M.Ö. 2000-1200) Frigler (M.Ö. 1200-VII.Yüzyıl) Frig Krallıgı Batı Anadolu ile Kızılırmak arasındaki bölgedir.
Baskent Gordion(Polatlı).
Krallarına Midas adı verilir.
Hitit uygarlıı etkisinde kalmıslar.
Tarım ve Hayvancılıkla ugrasmıslar. NOT: Tarımı korumak için sert kanunları vardır. TÜMÜLÜS (Yıgma Tepe) Kral Midas'ın Mezarı Kerestecilik, kuyumculuk, kaya mimarisi, maden islemeciligi, seramik sanatı ve tapates adı verilen kilimleri vardır

Su kanalları yapmıslardır.

Doga tanrılarına inanmıslardır. Bereket tanrıçası Kibele dir. Fibula adı verilen çengelli igneyi icat ettiler.
Maden isciliginde çok ilerlediler.
Tapates adı verilen halı ve kilim dokurlardı.
"Dokunduu hereyi altına çeviren Midas" [deitir]

arap tanrısı Dionisos'un (Bacchus) yoldaı Satiros, Frigya'yı gezerken Midas'ın gül bahçesinde uyuyakalmı. Satiros'u bulup, on gün on gece sarayında aırlayan Midas'ın konukseverliinden etkilenen Dionisos, kralın bir dileini gerçekletireceini söylemi. Kral Midas da her dokunduunun altına dönümesini ve böylece daha zengin olmayı istemi. Ancak yemek için dokunduu yiyecekler, içecekler ve ünlü gül bahçesi bile altına dönüünce, kral Dionisos'dan bu uursuz gücü geri almasını istemi. Midas'ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmaı'nda yıkanmasını söylemi. Bu ırmakta yıkanan Midas, her tuttuunun altına dönümesinden kurtulmu. Ve o günden bugüne bu ırmakta bulunan altın parçacıkları bu efsaneye balanmıtır.
"Eek kulaklı kral Midas"
Müziin, sanatların, günein, atein ve iirin tanrısı Apollon ve Kır Tanrısı Pan arasında yapılacak bir çalgı çalma yarımasında Midas yargıçlardan biri olarak seçilmiti. Kır tanrısı, kavalıyla ho sesler çıkarıyordu; ama Apollon'un gümüten lir'i her çalgıdan üstünmü. Apollon; çalmaya baladıında Musalar bile durup onu dinlermi. Yargıçlardan ikincisi da tanrısı Tmolos, yengi çelengini Apollon'a vermi. Ama Midas oyunu yarıma sonunda Pan'a yönelik kullanınca Tanrı Apollon çok kızmı ve "güzel müzii ayırt edemeyen kulak insan kulaı olamaz , sana eek kulaı yakıır" diyerek Midas'ın kulaklarını eek kulaına dönütürmü. Midas bir süre, tanrının armaanlarını koca bir külah içinde saklamı. Saklamı ama onun saçlarını kesen berber sonunda kulaklarını görerek kralın sırrını örenmi. Ancak sır bu insan azına sıar mı? Berber sancılar geçirip, dayanılmaz ıstıraplar yaadıktan sonra sırrını bir kuyuya söylemeye karar vermi. Kuyuya eilmi ve Midas'ın kulakları eek kulakları diye baırmı. Sırrı kuyudaki su sazlara, sazlarsa rüzgarda salına salına bütün etrafa yayılmı. Böylece bütün ülke Midas'ın sırrını kısa zamanda örenmi. Daha sonra halk Midas hakkında gölge oyunları oynamaya balamı. Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermi ve kulaklarını kestirmi. Kulakları kesilen Midas'ın sonradan kulakları sarmaık kadar tekrar uzamı. Herkes onunla "eek kulaklı Midas" diye dalga geçmeye balamı. Kral Midas Tanrıya yalvarmaya balamı, "Tanrım benim bu kulaklarımı düzelt ama bütün servetimi elimden al" demi. Tanrı onu baılamı ve Midas kulaklarını geri almı. Ama kimse görmeden canını da alıp, mezara gömmü. Frig Sanat Ve Kültürü



Eskiehir'deki bir Frig kaya mezarı, Midas Anıtı (Yazılıkaya).
Eskiça yerlemeleri Midas, Ayazini, Aslanta, Yazılıkaya, Gordion, Pazarlı, Aliar Höyüü, Alacahöyük ve Boazköy'de Friglerle ilgili kalıntılar bulunmutur. Bu eski Hitit yerlekelerinde yaayan Frigler, Hitit uygarlıından etkilendiler ve kendileri de güçlü bir uygarlık yarattılar. Frig sanatı, Hititlerin yanı sıra Urartu, Asur ve Eski Ege uygarlıkları sanatının da izlerini taır. Frigler, kaya anıtları çeitli insan ve hayvan motifleriyle bezediler. Tanrıça Kibele için yaptıkları tapınakların duvarlarını, pimi topraktan levhalarla süslediler.
Frig mimarisinin ve mühendisliinin en önemli ürünü M.Ö. 8.yüzyılda ina edilmi olan bakent Gordion’daki kaledir. Kale, M.Ö. 4.yüzyıla kadar ayakta kalmıtır. Kalenin anıtsal bir kale kapısı vardı. Kalenin içinde ise megaron denilen dikdörtgen yapılar ve krallık sarayı bulunuyordu. Yapıların içinde çakıl taı mozaik döemeleri vardı. Frigler bu bezemeci döeme yönteminin mucididirler. Maden ve aaç ilemeciliinde de gelimilerdi. Kazılarda makara kulplu bronz tabaklar, kazanlar, altın, gümü ve bronz yaylı çengelli ineler, deerli madenlerden giysi kemerleri, tokalar ve zengin bezemeli dokuma ürünleri, ahaptan ve seramikten hayvan heykelcikleri ve geometrik desenlerle süslü ev eyaları bulunmutur. Özellikle çengelli ine (fibula) yapımında kullandıkları teknolojinin o döneme göre çok ileri olduu görülür. Frigler dokumacılıkta çok ustaydılar. Günümüzde Anadolu kilimlerindeki ve dier Türk devletlerindeki binlerce yıllık motiflerin, Frig Motifleri'nde de var olmasının nedeni,halen çözülememitir. Friglerin müzik alanında da ileri oldukları ve birçok müzik aleti gelitirdikleri bilinmektedir.
Frig kültürünün en önemli özellii ise tümülüslerdir. Bunlar, M.Ö. 8.yüzyıl ile M.Ö. 6.yüzyılın ilk yarısı arasında yapılmı yapay mezarlardır. Sayıları yüz civarındadır. Friglerden önce bu yapılar Anadolu’da görülmemitir. Büyük olasılıkla Frigler Avrupa’daki ölü gömme geleneklerini Frigya'ya yerleince de devam ettirdiler. Tümülüslerin içindeki oda mezar, ana zemin üzerine ina edilmitir. Friglere ait yazılı belgeler, M.Ö. 8.yüzyıl ile M.Ö. 4.yüzyıl arasındaki dönemden kalmadır. Bugüne kadar ele geçen yazılı metinler sayısı az ve içerii de kısa olduu için tam olarak çözülememitir. Ancak Frigler Hint-Avrupa kökenli bir dil konumulardır. URARTULAR (M.Ö. 600 - VI. Yüzyıl) Dogu Anadolu'da Van gölü ve çevresinde yaayan Urartuların baskentleri Tuspa (Van) dır. Anadolu'da ilk defa federal bir devlet kurmuslardır. Savas tanrısı Haldi'ye inanılması askerligin önemli oldugunu gösterir. Tarım ve hayvancılık yanında maden islemeciligi. kaya oymacılıgı ile de uratılar. Özellikle maden içiligi ve mimari de ilerlemilerdir. Kayalara oyulmu muhtesem kaleler, saraylar, tapınaklar, karayolları ve su tesisleri bu uygarlıktan günümüze kalmıs kalıntılardır. (Van kalesi, çavus tepe, Altın tepe Urartulardan kalma eserlerdir.)
Urartular Van / Mehr Kapısı (Maara Tapınaı) anıtındaki yazıta göre, Urartuların inandıgı, kutsadıgı ve adlarına belirli dönemlerde kurban kestii 79 tanrı, tanrıça ve tanrısal özellik bulunmaktadır. Bunlardan ilk üç sırayı Haldi, Teieba ve ivini paylaır. Haldi - (Ei Bagbartu / Bagmatu / Arubani) Urartuların batanrısı idi. sim olarak kökeni 13. yüzyıl Asur yazıtlarına kadar inmektedir. En büyük tapınaı Musairin'de idi. Teieba (Fırtına tanrısı) Hurri kökenlidir ve Hititlerde Teup ile aynı tanrı olmalıdır. ivini de (Güne tanrısı) olup Hurri kökenlidir. Hititler'deki imegi'nin karılııdır. Urartular büyük merkezlerde tanrıları için kule tipi tapınaklar ve açık alanlardaki kayalara kapı görünümlü kutsal niler yapmılardı.
Urartu tanrıları için ritüeller eliinde kurbanlar kesilmesi esasına dayanmaktadır. Kurbanlar koyun, inek, ve sıır olarak çeitlilik arzeder ve Urartuların 79 tane tanrılarından her bir tanesi için kaç tane koyun / sıır kesilecei belirlenmitir. Ayrıca devletin bakenti olan Tupa için de kurban kesilmekteydi. Kesilen hayvanların kanlarının Van Kalesi'nde ki bir meydanda toplanması için drenaj kanalları inasa edilmisti. Arastırmacı bilimadamları benzer kanallardan diger yerlesim site ve sehirlerinde de kesf etmilerdir. Kesilen hayvanların yaslarının ortalama iki günlük olacak kadar çok genç oldukları anlasılmıtır. Blur-Karmir (Kızıl-Tepe) mevkîinde yapılan arastırmalar sırasında dört binin üzerinde kurban edilmi hayvan külleri bulundu. Alman arkeologların Rusahinili (Toprak-Kale) mevkîinde yürüttükleri aratırmalar neticesinde hayvan kemiklerinin arasında bazı çocuk kemiklerininde bulunmasıyle insan kurban etme adetinin de Urartuların gelenekleri arasında olduu sonucuna vardı. aldi'nin onuruna çocukların nasıl kurban edileceini ve hangi ritüellerin uygulanacaını açıklayan bir kil tablet ele geçirilmitir. DiN

Tevrat'ta Ararat olarak bahsedilmektedir. Daha sonraları Asur yazıtlarında Uruatri biçiminde rastlanır. Bu belgelerden anlaıldıına göre MÖ 13. yüzyıl ile 9. yüzyıl arasında Uruatri ve Nairi gibi toplumlar Dou Anadolu'da beylik ve airetler halinde yaamaktaydılar. MÖ on üçüncü yüzyılda Urartu'ların tek bir devletten olusmadıgı ve daha ziyade deiik kabilelerden oluan bir konfederasyon eklinde yönetildikleri varsayımı kralların sözlerinden anlaılmaktadır. Demir Çagına girilmesiyle birlikte demir silahların askerî alanda kullanılmaya balanılmasıyle birlikte askerî baarılar hızlandı. Böylece yüzyıllardır süregelen birleme süreci neticesinde MÖ 858-856 yıllarında Asurluların Kral III. almaneser komutasında Urartu içlerine yaptıı akınlar neticesinde Urartu Airetleri arasındaki birleme süreci hızlandı ve yaklaık MÖ 844 yılında Van Gölü kıyısında Tupe'de I. Sarduri'in idaresi altında birleme gerçekletirilerek Urartu Krallıı ortaya çıkmı oldu. lk Urartu yazıtı ve Van Kalesi'ndeki ilk anıtsal mimari bu krala aittir. MÖ 7. yüzyıldaki en güçlü krallardan biri olan II. Rusa'dan sonra ise gittikçe zayıflamıtır. MÖ 7. yüzyıldaki skit ve Med akınları Urartu'ya büyük zarar verdi. Ayrıca Babiller Tarih kaynaklarında da skit akınlarının Urartuları zayıflattıı desteklenir. M.Ö. 612'den itibaren herhangi bir etki gösteremeyen Urarular, M.Ö. 590 yılında ran'dan gelen Medler tarafından yıkıldı. Bölgenin adı, 6. yüzyılın sonlarıyla birlikte Ahameni kaynaklarında Urartu yerine Armina olarak geçer. Urartu krallarının sıradüzeni ve tarihlendirilmesi, daha iyi belgelendirilmi Asur kralları listesi ile kurulabilen paralellikler yardımıyla salıklı hale getirilebilmektedir. Tarih
Full transcript