Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Cumhuriyet Dönemi Devlet Teşkilatı Ve Yapısı

No description
by

Arzu Gülşen

on 2 December 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Cumhuriyet Dönemi Devlet Teşkilatı Ve Yapısı

HAZIRLAYAN
NURCAN TERCANLI
11-G 621

Cumhuriyet Dönemi Devlet Teskilatı Ve ToplumYapısı
Amasya Genelgesinin aldığı kararlara göre ;

Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz .

Her türlü yabancı isgal ve müdahalelere karsı millet top yekün kendini savunacak ve direnecektir.



SIVAS KONGRESIDE ALINAN KARALARA GÖRE ;


Ve Cumhuriyetin İilanı

Cumhuriyet Resimi 29 ekim 1923 de Ankara'da ilan edildi.
Devlet teşkilatında sonuç olarak ;
I. Dünya savaşı sonrası Osmanlı Devleti 1918 de İmzalanan Mondros Ateşkes anlaşması ile fiilen tarihi karışmıştır. Ancak Osmanlı devletinin resmen yıkıldığı tarih 1 kasım 1922 de saltanatın Kaldırılması iledir.19 Mayıs 1919 da Atatürk ün Samsun a çıkmasıyla Türkiye Devletinin temelleri atıldı. Amasya genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleri ile bu gidişat hızlandı. Cumhuriyet döneminde başlıca gelişmeler şunlardır.
1- 23 Nisan 1920 de TBMM açılarak Milli Egemenliğe ilk adım atıldı.

2- 1921 de Teşkilatı Esasiye (1921 anayasası ) kabul edildi. (Türkiye devletinin ilk anayasası olup, sırasıyla 1921–1924–1961 ve 1982 anayasalarını kullandık). 1921 Anayasasının genel özellikleri şunlardır.
A- savaş dönemi anayasasıdır.
B- 24 maddelik kısa bir anayasadır. C-Meclis hükümeti sistemi vardır. Yani hükümet üyelerini meclis seçer herhangi bir parti yoktur. (Ancak Mustafa Kemal in önderliğindeki Müdafaa-i Hukuk grubu vardır.) D- Güçler Birliği esası vardır. Yani devletin temelini oluşturan Yasama(Kanunları yapma)-Yürütme(Yapılan Kanunları uygulama) ve yargı(Yasalara uymayanların cezalandırılması) gücünün tek elde toplanması TBMM de toplanması demektir. Güçler Ayrılığı ise Yasama-Yürütme ve Yargının ayrı kurumlarda toplanmasıdır. Güçler birliği sadece 1921 Anayasasında vardı. 1924–1961–1982 anayasalarında ise Güçler ayrılığı esası vardır. Günümüzde Yasama-Yürütme ve yargı birbirinden ayrıdır. Yasamayı TBMM, Yürütmeyi Cumhurbaşkanı-Başbakan-Bakanlar Kurulu ver tüm bürokrasi, Yargıyı ise bağımsız mahkemeler yerine getirir. 

3- 1924 Anayasası kabul edildi.(Bu anayasada Güçler ayrılığı esası var , İlke ve İnkılap anayasasıdır.)

4- 1928 de Anayasamızda bulunan ‘‘Türkiye nin dini İslam’dır.’’ Maddesi anayasadan çıkarıldı.

5–1937 de Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, İnkılapçılık ve Laiklik temel Atatürk ilkeleri anayasamıza girmiştir.

6- Cumhuriyet döneminde ilk siyasi partilerde kuruldu. TBMM de Atatürk başkanlığındaki Müdafaa-i Hukuk grubu Cumhuriyet Halk Fırkası adını alarak Türkiye ‘nin ilk siyasi partisi oldu. Daha sonra 1924 te Kazım Karabekir ve arkadaşları Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurdular ancak bu parti Şeyh Sait İsyanı ile kapatıldı. 1930 da Ali Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası da Menemen Olayı Dolayısıyla kapatıldı. Bundan sonra 1945 ya kadar Türkiye de tek parti CHP iktidarı yaşandı. 1945 den sonra tekrar çok partili rejime geçildi. 
7- 1934 te kadınlara da Seçme ve seçilme hakkı verilerek kadınlarında siyasal hayata katılmaları sağlandı.

TOPLUM YAPISI 


Devrimlerin yoğun olarak yapıldığı, rejimin ilkelerinin şekillendiği, bambaşka bir dönüm noktası olan Cumhuriyet Dönemi’nde toplumun sosyal, kültürel, ekonomik yapısını inceleyeceğiz.
 
A-MANEVİ DEĞERLER

Milletin manevi değerleri, tarih, ahlak, töre, anane ve sanat anlayışı bu doğrultuda cumhuriyetle de çelişmemektedir. Yapılan devrim ve inkılâplarla bir takım tabular bu dönemde yıkılmaya çalışılmış veya yıkılmışsa da Türk kültüründe büyük değişimler meydana getirmemiştir. Fakat, zamanla oluşan özellikle yazar ve sanatçı kesimini ısrarla üzerinde durduğu evveli Osmanlı Devletine dayanan batılılaşma çabaları, toplumun manevi değerlerindeki açmış olduğu küçük boşluklar zaman la genişleyerek derin hasarlara da sebebiyet verdiği görülmektedir. Bir takım romanlar, sinemalar toplumun yapısında bir Fransız ekolünü benimsetmeye çalışmıştır. Bunu kısmen de başardıklarını söyleyebiliriz bilhassa bu dönem için.


B-Sosyal hayattaki gelişmeler
 Köylü kadınlar peçeli ve çarşaflı iken şehirli kadınlar modern bayanlar ve bayan öğretmenler başı açık, şapkalı ve fularlı olup etek-ceket giymekteydiler.Erkeklerin kıyafetlerine bakıldığında; modern erkekler takım elbise giyiyorlar ve papyon takıyorlardı. Resmi görevdeki öğretmen ve memurlar ile işadamları ve öğrenciler papyon yerine kravat takıyorlardı.Giresun İlinde 1927 yılından itibaren balolar tertip edilmeye başlanılmıştır. İlk defa şehir bürokrasisinin katılımıyla gerçekleşen yılbaşı kutlamaları düzenlenmiştir.Görüldüğü gibi sosyal hayatta da batılılaşmanın etkileri yoğun olarak hissedilmekte giyim-kuşam, yaşayış biçimi olarak doğrudan bir yönelme, bir meyil söz konusu olmuştur.

C-Toplumda kadının yeri

Çağdaş toplumlardaki aile yapısı model alınarak ailedeki geleneksel öğelerden uzaklaşılıp, yeni, çağdaş bir aile yaşantısı hedeflenmiştir. Ayrıca bu dönemde çıkarılan Türk Medeni Yasası ile aile yaşamı demokratikleştirilip, kadın, erkekle eşit hak düzeyine yükseltildi. Giresun’da ilk defa Mayıs 1926’da bir kadın tarafından konferans verilmiştir. Diğer taraftan da 1928 yılı içerisinde Milli Eğitim Müdürlüğü makamına Neyyire Hanım getirilmiştir.

Ç- Ekonomik gelişmeler

1950’lerde tarıma yeni teknolojinin girmesi ve artan nüfus dolayısıyla, fazla gelen işgücü hızla kentlere yerleşmeye başlamıştır. İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentler metropol haline gelmiştir.
1960’da Türkiye dış göç olayına ilk kez bankacılık yapmıştır. Bu göçler, her yıl yüz binlerin üstünde işçiye olanak sağlayan, memlekete bol döviz getiren ve giden göçmen ailelerin geçimini güvence altına alan, ülke ekonomisine olumlu katkı yapan bir olay olarak önem kazanır.
Özellikle Almanya’ya gönderdiğimiz işçilerimiz orada da büyük bir yerleşke oluşturmuş, Türkiye’deki toplumsal yapıya farklı ekoller kazandırmışlardır. Genel düşünce ve davranışlarda zaten zamanla değişen toplum yapısına renkli bir kapı açarak bu durumu popülerleştirmiştir. Yerli halk gözünden duruma bakacak olursak da ‘alamancı’ diye tabir edilen göçmenlerimize bakış çok da hoş olmamasına rağmen nispeten bir imrenme de açık bir şekilde görülebiliyordu.


D-Sınıfsal yapı ve siyasal gelişmeler

İstanbul üzerinden yaptığı bir analize göre, birbirine uygun düşen subjektif ve objektif nitelikleriyle bir sınıfsal yapı oluşmuş olmakla birlikte, siyasal ideoloji tam anlamıyla sınıfsal yapıya göre biçimlenmemiş, başka bir deyişle siyasal parti tercihleri sınıfsal yapıyı düşeyliğine kesmiştir. Kısacası her iki ölçütle elde edilen sınıfsal yapıda da, her sınıf içinde, siyasal tercihlerin genellikle farklılaşmadığı, aşağı yukarı benzer dağılımlar gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, yeni oluşmakta bulunan ve dinamik bir hareketlilik süreci içinde olan sınıfsal yapısının, eğilim halinde belirmekle birlikte henüz ideolojik veya sınıfsal bir bilinçliliğe tam karşılık olmadığını göstermektedir .


Sonuç olarak;
  Osmanlı Devleti’nden nu yana süregel batılılaşma hareketiyle zaten değişen toplum yapısında ciddi bir yönelme görülmekte. Harf inkılâbı, şapka kanunu gibi inkılâp ve kanunlarla, devlet gücüyle, sağlanmaya çalışılmış, büyük ölçüde de başarılı olunmuştur.

    Yaptığım bu incelemelerde Türk toplumundaki değişim Osmanlı Devleti’nden, günümüze tam manasında Cumhuriyet Dönemiyle(Geçiş Dönemiyle) deri değiştirmiş. Kendi kültürümüzle, batı kültürünü harmanlayıp modern çağ toplumlarına ayak uydurulmuştur.

http://www.ataturk.net/mmuc/amasya.html
http://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Kongresi


http://zihinanalizi.blogspot.com/2013/08/cumhuriyet-donemi-toplumsal-yapi.html

KAYNAKÇA
Vatan bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.
İstanbul hükümeti üzerine aldığı sorurmluluğu yerine getirmemektedir.
Milletin bağımsızlığını yine millein azmi ve kararlılığı kurtaracaktır.
Milletin içince bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve halkın haklarını gür sesle cihaya duyurmak için her türlü bakı ve kontrollerden uzak milli bir heyetin varlığı zoraridir.
Anadolunun her bakımdan en güvenilir yeri olan sivasta hemen bir milli kongre toplanması kararlaştırılmıştır.
Neden sivas ;
Çünkü daha önceden işgale uğramamıştır.


Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir.
Vatan koruyamı ve isiklali elde etmeyi İIstanbul hükümeti sağlayamadığı taktirde bu gayeyi gerçeklesirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır.

Kuvayi milliye 'yi ek kuvvet altında ve milli iradeye hakim kılmak temel esastır.

Hristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez .

Manda ve himaye kabul edilemez.
ERZURUM KONGRESINDE ALINAN KARARLARA GÖRE ;
Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür , ayrılmaz.

Her türlü isgal ve müdahaleye karsı millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir.

İIstanbul hükümeti , dısarıdan gelecek bir baskı karsısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmısır.

Milletimizin çağdas gayelerin büyüklüğüne inanır ve teknik sanar ve iktisadi durumumuzu ve ihtiyaçlarımızı aktir eder.

ALINAN BU KARARLARLA ÜLKEDEKİ TÜM YEREL DİRENİŞ ÖRGÜTLERİ
"ANADOLU VE RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ "
ADI ALTINDA BİRRLEŞTİRİLDİ.
NOT :
Amasya genelgesi , Erzurum ve Sivas kongresi halkı ortak bir mücadele etrafında birleştirmeyi amaçlamışlardır.
Cumhuriyetin Ilanı İile ;

DEvlet rejiminin gerçek adı konulmuş bu konudaki kargasa ortadan kalkmıstır.
Cumhur baskanının seçilmesiyle "devlet bakanlığı " sorunu çözülmüstür.
Full transcript