Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

VEKTÖR VE RODENT MÜCADELESİ

No description
by

belfin arıcı

on 27 April 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of VEKTÖR VE RODENT MÜCADELESİ

VEKTÖR VE RODENT MÜCADELESİ
İNT. DR. BELFİN NUR ARICI
Vektör; hastalık etkenlerini ısırarak deri veya mukoza içine bırakan ya da vücutlarının
dış kısmında bulunan hastalık etkenlerini derinin veya besin maddelerinin üzerine bulaştıran omurgasız eklem bacaklı hayvanlara (artropodlara) ve kemiricilere denir.
VEKTÖR NEDİR??
İnsanlara hastalık taşıyan vektörlerle mücadele, dünyanın her yerinde ülkelerin ve yönetimlerin, ekonomilerinin elverdiği ölçülerde ve zaman zaman uluslararası kuruluşların desteği sağlanarak yürütülmektedir.
Günümüzde uygulanan vektörlerle mücadele yöntemleri, kültürel, mekanik (fiziksel)
biyolojik, kimyasal mücadele olarak dört başlık hâlinde incelenir.
Fakat bugün bütün dünyada farklı mücadele yöntemlerini kullanarak daha kısa sürede,
daha başarılı sonuca ulaşılmasını amaçlayan entegre mücadele temeline dayanan yaklaşımlar
daha çok kabul görmektedir.
VEKTÖRLERLE MÜCADELE
Kontrolde kısa zamanda etkin ve kesin sonuç sağladıklarından kullanımları kaçınılmazdır ve günümüzde en çok kullanılan zararlı mücadele yöntemi konumundadır. Bunun yanında bazı olumsuzluklar da mevcuttur. Kimyasal mücadelede kullanılan biosidaller, pestisitlerdir.
Pestisit terimi kısaca haşarat (pest) adı verilen zararlı canlıları öldürmek için kullanılan madde anlamına gelir. Genel tanımı ise insan ve hayvan vücudu ile bitki ve cansız cisimlerin üzerinde ya da çevresinde bulunan veya yaşayan; ayrıca besin maddelerinin üretimi, hazırlanması, depolanması ve tüketimi sırasında onların besin değerlerini azaltan
veya hasara uğratan zararlıları öldürmek için kullanılan kimyasal maddelerdir.

KİMYASAL MÜCADELE
Umumi Hıfzıssıhha Kanununa göre Sağlık Bakanlığı kontrolünde Belediyeler ve Valilikler tarafından yürütülüyor.

Belediyeler ve Valilikler ise kendi mücavir alanlarında vektör ve rodent mücadelesini sürdürüyor.
KİM TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR??
KÜLTÜREL MÜCADELE

Kültürel mücadele, zararlıların biyolojisinin, yaşam biçiminin
ve mücadele yollarının, özellikle temel eğitimde ve değişik
iletişim araçları ile halka tanıtımının sağlanmasıdır.
Kültürel mücadele içindeki hedef kitle erişkinler, okul çağındaki çocuklar, millî savunma mensupları (eğitim dönemindeki askerler), ilk ve orta öğretim öğretmenleri, sağlık çalışanları ve yerel yönetim yetkililerinden oluşur.
Kültürel mücadele çerçevesinde bu kitleyi
televizyon, radyo, yazılı basın, posterler, video bantları, film ve slayt gösterimleri, internet, basit el broşürleri, cep kitapçıkları ile ulaşılmakta ve onların üzerine düşen görevler anlatılmaktadır.
Bunun yanında vektör kontrol uygulamalarında çalışan personelin eğitilmesi gerekmektedir. Zaman zaman özel hizmet içi eğitim programları düzenlenerek yönetim ve uygulama düzeyinde çalışan personelin, uzmanlarca eğitimleri sağlanmalıdır.
BİYOLOJİK MÜCADELE
Biyolojik mücadele, pestisitlerin çevreye verdikleri zarar ve onlara karşı direnç oluşması nedeni ile gelişmeye başlamıştır. Bu mücadelenin mantığı, ekosistemde her canlının mutlaka bir ya da daha çok düşmanının mevcut olmasıdır. Ortamda bulunan doğal düşmanlar bunların çoğaltılmaları ve korunmaları biyolojik mücadelenin odak noktasını
oluşturmaktadır. Biyolojik kontrol ajanları, öncelikle belirli bir grup canlı üzerinde etkili olup canlılar ve memelilere karşı zararları olmaması (veya en az düzeyde olması) sebebiyle vektör mücadelesinde önemli bir yer tutar.

Vektörler, yüzyıllardan bu yana insan ve evcil hayvanları, gerek taşıdıkları
hastalıklarla gerekse doğrudan ısırmak, sokmak ve kan emmek suretiyle rahatsız etmektedir.

Örneğin Orta Çağ Avrupa‟sında veba salgınları, her iki dünya savaşının neden olduğu
insan ölümlerinden daha fazla kişinin ölümüne yol açmıştır. Sıtma, tifüs, sarı humma,
ensefalit gibi hastalıklar, gelişen teknolojiye rağmen birçok ülkede bile bugün tehlike
oluşturmaktadır.
Bu sebeple halk sağlığının korunması, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve
birçok bulaşıcı hastalığın etkin bir şekilde kontrol altına alınabilmesi için zararlılarla
mücadele edilmesi zorunludur.
Ayrıca vektörlerle taşınan hastalıkların birçoğuna karşı aşı ile korunmak mümkün
değildir. Bu yüzden tüm dünyada vektörel hastalıklar en önemli hastalık grubu içinde yer
almaktadır.
Gelişen teknoloji ile birlikte şehirleşmenin artması, konut yapımındaki
gelişmelerle ve çevre sağlığı tedbirlerinin sıkı bir şekilde alınması vektör kaynaklı
hastalıkların azalmasını sağlarken vektörel hastalılar gelişmekte olan ülkelerde sorun
olmaya devam etmektedir.
VEKTÖRLERİN YAPTIĞI HASTALIKLAR
Karasinekler
: İshal, dizanteri, konjuktivit, tifo, kolera

Sivrisinekler:
Sıtma, ensefalit, sarı ateş, dang, flaryazis

Bit:
Epidemik tifüs, dönen ateş
Pire:
Veba, endemik tifüs
Mite (akar)
: Uyuz, riketsiyal çiçek, çalılık tifüs

Kene:
Kene felci, lyme hastalığı, tularemi, kırım kongo kanamalı ateşi (KKKA)
Tahtakurusu:
Chagas hastalığı (Güney Amerika‟da bulunan bir parazit
hastalığı)

Tatarcık:
Şark çıbanı, tatarcık humması
Kemiriciler:
Fare ısırığı hastalığı, leptospirozis, salmonelozis.
MEKANİK VEKTÖRLÜK
BİYOLOJİK VEKTÖRLÜK
Hastalık etkeni vektör zararlının vücudundan herhangi bir çoğalma, gelişme ve değişme göstermez.
Hastalık etkeni vektörde
çoğalır ve gelişme evresi geçirir.
Vektörlerin hemen hepsi hijyen açısından zayıf, organik birikintilerin bulunduğu ortamda kolayca yaşayıp üreyebilmektedir. Bu sebeple yeterli fiziki alt yapı ve iyi çevre şartları vektörel hastalıkların oluşmasını büyük ölçüde azaltmaktadır.

Vektörlerle mücadelede çeşitli şekillerde biyolojik ve kimyasal müdahaleden önce çevre sağlığı tedbirlerinin alınması şarttır. Çünkü vektörlerin üreme ve beslenme ortamları ortadan kaldırılmadan ne kadar ilaç kullanılırsa kullanılsın tam bir başarı sağlanamaz. Bu
sebeple özellikle durgun suların ortadan kaldırılması, temiz suların ve kanalizasyonun kontrol altında tutulması, çöp ve atıkların kontrolü, konut ve yaşam şartlarının iyileştirilmesimutlaka sağlanmalıdır.

VEKTÖRLER VE ÇEVRE ŞARTLARI
1- Mekanik Mücadele
2- Kültürel mücadele
3- Biyolojik Mücadele
4- Kimyasal Mücadele
MEKANİK MÜCADELE
Mekanik mücadele fiziksel altyapının düzeltilmesi yoluyla vektör canlının üreme ve beslenme ortamlarını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan çalışmaların bütünüdür. Genel anlamda çevre yönetimi (environmental management) denilen bu mücadele şekli modern vektör mücadelesinin en önemli ayaklarından biridir.
Dünya Sağlık Örgütü, çevre yönetiminin vektör kontrolündeki tanımı şöyle yapmaktadır. “Planlama, organizasyon, çevresel faktörlerdeki değiştirme ve/veya düzenlemeler sonucunda, vektör üremesindeki azalma ve insan-vektör-patojen ilişkisinin
kırılmasını amaçlayan uygulamalardır.”
RODENT NEDİR?
Kemiriciler (Rodentler) Rodentia takımındandır. Yeryüzünde 35 aile altında 1700
kadar kemirici türü vardır. Başlıca türleri; fareler, sıçanlar, sincaplar, kunduzlar, oklukirpiler,
yaban sıçanları, çinçilalar’dır; fakat bunlardan halk sağlığı açısından üç tanesi önem taşır.

 Rattus Rattus (siyah sıçan, çatı sıçanı)
 Rattus norvegicus (Norveç sıçanı, gemi sıçanı)
 Mus musculus (Ev faresi, fındık faresi)
Dünya üzerinde fare ve sıçanlar, Antarktika kıtası dışındaki hemen her bölgede
bulunur. Genelde yaşam yerini seçmede, yiyeceklere ulaşabilme durumunu göz önünde
bulundurur. Çevre şartlarına üstün bir uyum yeteneği gösterir. Genelde küçük gruplar halinde yaşar ve grup içerisinde belli kurallar hâkimdir. Etrafta bir fare veya sıçan görülmesi, yakın çevrede aç kalmış beslenememiş bir fare topluluğunun olduğunu gösterir.
RODENTLERLE MÜCADELE
Kemiriciler, çok zeki hayvanlardır ve tuzakla yakalanmaları ve popülasyonlarının
ortadan kaldırılması çok zordur, bu yüzden kemiricilerle mücadele için iyi bir strateji
geliştirilmesi ve mücadele bilimsel yöntemlerle önceden planlı ve kontrollü bir şekilde
yürütülmelidir.
1- FİZİKSEL YÖNTEMLER
1- Kapanlar
2- Yapışkanlar
3- Ultrasonagrafik yöntemler

Son yıllarda gıda işletmelerinde rodent kontrolü için ultra dalga sistemine dayalı
akustik cihazlar giderek yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Bu cihazlar insanların
duyamayacağı ultrasonik ses dalgaları (yaklaşık 30.000 Hz) yayarak rodentlerin rahatsız
edilmesini ve uzaklaştırılmasını amaçlar.
2- KİMYASAL YÖNTEMLER
1- FUMİGASYON- GAZ YÖNTEMİ

Fumigasyon, diğer tüm yöntemlerin yerine kullanılabilecek bir yöntemdir ve sadece
binaların dışında kullanılmasına izin verilmiştir. Rodentlerin yaşadığı yuva deliklerine toz
veya tablet şeklinde uygulanır. Nemle birlikte oluşan toksik gaz, fare girişinin kapatılmasıyla
kemirgenin içerde ölmesine neden olur. Hidrojen siyanat, kalsiyum ve magnezyum siyanatın
bir karışımı olarak uygulanır.
 Kemiricilerin üreme ortamlarının yok edilmesi,
 Kemirici üremesine ve girmesine olanak vermeyecek bina yapımı,
 Fenni çöplüklerin oluşturulması ve ıslahı,
 Rodentisit, kapan ve gaz uygulamaları gelmektedir.
2-KEMOSTRELİZATÖR
Kemirgenlerin tümünde veya bir kısmında (dişi ve/veya erkek) kalıcı veya geçici
kısırlık oluşturan kimyasallardır. Etkin olarak kısırlaştırılan bir popülasyonun yok
edilebileceği teorisine dayanır
3-

RODENDİSİTLER
1- AKUT RODENDİSİTLER:
Akut rodentisitler, çok hızlı etki eden, uzun süreli besleme ihtiyacını ortadan kaldıran ancak acı veren kimyasal ajanlardır. Verdiği acı nedeniyle ölüm dozunun altında zehir alan rodentler kurtulmakta ve bu zehri içeren yiyeceklere tekrar yaklaşmamaktadır. Bu durum
yem utangaçlığı-zehir utangaçlığı olarak adlandırılır.

2- KRONİK RODENDİSİTLER:
1. nesil: Warfarin, Chlorophacinone, Diphacinone, Coumatetryl
2. nesil: Difenocoum, Bromadiolone, Flocoumafen, Brodifaceum
3- BİYOLOJİK YÖNTEMLER
Kediler, biyolojik teknikle farelerin kontrol edilmesinde etkin bir rol almaktadır; çünkü insanoğlunun ulaşamayacağı yerleri sürekli kontrol altında tutarak mücadele yapmaktadır fakat kediler aracılığı ile biyolojik kontrol yönteminde de bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bunlardan biri, yavru fareler yakalansa bile daha iri, yetişkin fareler kurtulmaktadır. Diğer bir sorun da kedi varlığının rodent istilasının gelişmesini önleyeceği iddia edilse bile başka yerde yakaladıkları fareleri de getirebilir. Ayrıca kedi gibi evcil hayvanların gıda işletmelerinde mevcudiyeti de ayrı bir hijyen problemidir ve
kontaminasyon kaynağı olması nedeniyle istenmemektedir.

Bir diğer biyolojik mücadele yöntemi de tarlalara bol miktarda yılan bırakarak tarla sıçanlarının kontrol edilmesini sağlamaktır fakat yılan teminindeki zorluklar ve yılanların
aynı yerde uzun süre kalmamaları da bu yöntemin geçerliliğini zayıflatmaktadır.

Biyolojik mücadelede en etkili ve sağlıklı yöntem, ekolojik dengenin korunmasından geçmektedir.


TEŞEKKÜRLER..
.
Full transcript