Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Feminizm ve Kadının Metalaştırılması

No description
by

Fatma Aksoy

on 24 July 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Feminizm ve Kadının Metalaştırılması

Tito 3,4-7
4. Mas um dia apareceu a bondade de Deus, nosso Salvador, e o seu amor para com os homens.
5. E, não por causa de obras de justiça que tivéssemos praticado, mas unicamente em virtude de
sua misericórdia, ele nos salvou mediante o batismo da regeneração e renovação, pelo Espírito Santo,
6. que nos foi concedido em profusão, por meio de Cristo, nosso Salvador,
7. para que a justificação obtida por sua graça nos torne, em esperança, herdeiros da vida eterna.
Feminizmin Sivil Haklar Üzerindeki Etkisi
FEMİNİZM
VE
KADININ
METALAŞTIRILMASI
Erkeklere tanınan toplumsal, ekonomik ve siyasal hakların tamamının kadınlara da verilmesini savunan ve kadının toplum içindeki rolünü genişletmek isteyen bir doktrindir .

Bilinen insanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren erkekler tarafından kadının bir birey olarak görülmemesi, yüzyıllar boyunca kadınların bazen bir mal gibi alınıp satılmasına bazen de yalnızca zevkleri tatmin etmek ve çocuk doğurmak için kullanılan bir araç olarak görülmesine sebep olmuştur.

FEMİNİZM TEORİSİ NEDİR ?
Feminizm, sosyoloji, politik akım ve etik alanlarından oluşur, temeli ya da temel endişesi daha çok kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. Bazı versiyonları geçmiş ve şimdiki toplumsal ilişkilere karşı eleştireldir. Çoğu toplumsal cinsiyet (gender) ve cinselliğe (sexuality) ilişkin toplumsal inşa olduğuna inandıkları unsurları analiz etmeye odaklanmıştır. Yine çoğu feminist cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları, ilgileri ve kadın sorunlarını araştırmaya odaklanmıştır.

Tarihin daha önceki dönemlerinde kimi zaman insan olarak bile kabul edilmeyen kadınlar ilk defa 17. yüzyıl İngiltere'sinde seslerini yükseltmeye başlamışlardır.

Feminizm üzerine yazılmış en önemli ilk eser, "
Mary Wollstonecraft"
ın 18.
yüzyılda yazdığı ve kadınların eğitim, hukuk ve siyaset alanlarında erkeklerle aynı haklara sahip olduğunu iddia ettiği "
Kadın Haklarının Savunusu"
adlı kitabıdır.

19. yüzyılda, Avrupa'da değişimin ideolojisi olan sosyalizm ve komünizm ile feminizm arasında kuramsal ittifaklar oluşturulmuştur. Bu dönemden itibaren sosyalist devrim hareketleri ile kadınların kurtuluşu arasında sıkı bir ilişki kurulmuştur.
Feminist teori toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğasını anlamayı amaçlar ve toplumsal cinsiyet politikaları, iktidar ilişkileri ve cinsellik üzerine odaklaşır. Feminist hareket içinde kadın ve erkeğin eşitliğini savunan gruplar olduğu gibi kadının biyolojik ve duygusal olarak erkeğe üstün ve erkeğin "tamamlanmamış kadın" olduğunu savunan daha radikal gruplar da yer almaktadır.
Feminizm, bir teori olduğu gibi aynı zamanda da “hak eşitliği, insanlık şerefi ve kadınlara karar verme özgürlüğü” amaçlarıyla, politik bir harekettir. Feminizm, kadınlara cinsiyet hiyerarşisi baskısının sona ermesi ve toplumsal cinsiyet tutumlarının aynı değerde olması için toplumun değişimini amaçlar.
Türkiye'de Feminizm
Feminist kadınlar 12 Eylül sonrasındaki sessizliği bozan ilk hareket oldu. 80 öncesinde İKD (İlerici Kadınlar Derneği) kadın hakları için çalışan bir organizasyondu ancak, temel aldıkları ideoloji sosyalizmdi. Yine de İKD sadece kadınların katıldığı bir dernekti ve kadın kadına mücadele açısından Türkiye’deki ilk deneyimdi. Zaten önceden İKD’li olan birçok kadın, 80 sonrasında feminist hareket içinde yer aldı.
17 Mayıs ta gerçekleşen ilk eylemden sonra yürütülen bir kampanyayla
“Mor Çatı”
kuruldu.
Hemen ardından gelen cinsel taciz ya da sarkıntılığa karşı kampanya ile "İffetli Kadın Olmak İstiyoruz!" kampanyası sayesinde rakidal eylemler başladı.
Cinsel tacize karşı yürütülen kampanyanın sembolü mor iğneydi.

Mor kurdeleler bağlanmış büyük iğneler, tacize karşı kadınların kendilerini taciz eden erkeklere batırması için vapurlarda ve kamuya açık mekânlarda feministler tarafından dağıtıldı.
Feminizmin Din Üzerindeki Etkisi
Feminizmin dinin çeşitli yönleri üzerinde büyük etkisi olmuştur. Protestanlığın liberal kollarında kadın din günümüzde din adamı olabilmektedir ve reform içindeki muhafazakar ve yeniden yapılanmacı Yahudilikte kadın, rabbi ve cantor olabilmektedir. Bu Hristiyan ve Yahudi gruplarında kadın gittikçe daha fazla iktidar sahibi olup erkekle eşit duruma gelmekte, bakış açıları inanca ait yeni ifadelerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. İslam ülkelerinde de çoğu kadın alim her iki cins tarafından kendilerine yöneltilen İslamiyetle ilişkili soruları Arap televizyonlarında yanıtlamaktadırlar. İçinde bulunduğumuz günlerde İslam ülkelerinde kadınların imamlık sorunu tartışılmakta, müftü yardımcısı (Türkiye) olabilmektedir.
Feminizmin batı toplumlarında kadınlara oy hakkı, daha eşit ücret, "hata aranmayan" boşanma hakkı, çocukları babalarından uzak tutma hakkı, güvenli kürtaj elde etme hakkı, kadınların kendilerini tecavüzle suçladıkları erkeklerden uzak tutma hakkı, Amerika'da herhangi bir üniversiteye kabul edilme hakkı gibi hakların yürürlüğü koyulmasında büyük etkisi olmuştur.
FARKLI FEMİNİST YAKLAŞIMLARIN ULUSLARARASI İLİŞKİLERE BAKIŞI
Feminizmin siyaset bilimine ve uluslararası ilişkilere tekdüze bir bakışı yoktur. Farklı yorumlarla farklı gelenekler oluşturan günümüzdeki feministler, kadının ezilmesine ve sömürülmesine karşı çıkmada hemfikirdirler; ancak bu baskının ne olduğu ve buna karşı nasıl mücadele edileceği konusunda birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Farklı akademik geleneklerden esinlenen feministler, vurguladıkları alanlar ve yoğunlaştıkları
konular itibariyle feminizm konusunda farklı sınıflandırmalar yapmaktadırlar. Kimileri piyasa taraftarları ile piyasa karşıtları şeklinde genel bir ayrımdan söz ederken, kimileri daha farklı
tasnifler yapmaktadırlar.

Örneğin, Almond temel feminist yaklaşımları şu şekilde sıralamaktadır:

“Evdeki „geleneksel rolünde kalan kadınların çıkarlarını korumakla ilgilenen muhafazakar
feministler; önlerindeki siyasi veya yasal engelleri kaldırmak suretiyle, kadınların ev dışı
dünyada erkeklerle eşit bir rol almaları için onlara fırsatlar sunmayı amaçlayan liberal
feministler; bunu, ev içi ve aile sorumluluklarını devlete devretmek suretiyle yapmak isteyen
sosyalist feministler; tümüyle bağımsız bir kadın hayat tarzı geliştirmekle meşgul olan bölücü
feministler, çoğunlukla da lezbiyen bölücüler”.




Netice itibariyle feminizm, uluslararası ilişkiler disiplininin merkezi olmasa da önemli bir parçası olmuştur.
Son zamanlarda uluslararası politikadaki her önemli gelişme üzerine feminist bakış açısını yansıtan çalışmaların yapılması, bunun göstergesidir.

KADININ METALAŞTIRILMASI
Kadınların cinsel obje olarak görülmesi sorununu içinde barındıran kavramdır.Başta cinsel obje olmak üzere, neredeyse her sektörde pazarlama adı altında kadının metalaştırılması söz konusudur.Kitle iletişim araçlarında bize gösterilen kadın, bakımlı, dekolteli, belirli vücut hatlarına sahip genç bir kadındır.Google’da kadın ya da kız kelimelerini arattığınızda görsellerde ilk sayfada seksüel öğelerin göze çarptığı kareler yer alır.Gelişen medya teknolojileri üzerinden müşteriye ulaşma çabasındaki kapitalistlerin kadın üzerinden erkeği tüketime yönlendirme çabasıdır.
Mutlak suretle her araba reklamında kadın figürü kesinlikle kullanılır.Araba satışı erkeğe hitap ettiği için arabanın bir kadın kadar narin ve zarif olduğu vurgusu yansıtılır.
İrlanda havayolu şirketi Ryanair'in reklam kampanyası "kadınları metalaştırdığı" gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu. Havayolu şirketinin, kadınları iç çamaşırlarıyla gösteren ve bir dizi şikayete neden olan kampanyası, İngiltere'deki Reklam Standartları Kurumu (ASA) tarafından yasaklandı.
ASA, yasaklamaya gerekçe olarak "reklamda kullanılan fotoğrafların, kadın kabin görevlilerini, cinsel imada bulunan bir tavır içerisinde sunmasını" gösterdi.
Penti çorap reklamında, kadın doğrudan seyirlik bir nesne olarak sunulur. Bir duvar önünde arkasını ‘seyirci’ye dönmüş olarak poz vermiş ve bu şekilde ‘seyircisi’ karşısında pasifleştirilmiştir.Bu şekilde nesne konumu güçlendirilmiş olan kadın
model, iç çamaşırları, ince çorap ve ince topuklu ayakkabı gibi kadınlık sembolleriyle seyirciye sunulmuştur.
Tam ‘nesneleştirilen’ kadının bu durumunu daha da belirginleştirmek için reklamda açık renk bir fon kullanılmıştır.Gönderge sistemi olarak erkek bakışına seyirlik daveti, cinsel retorik unsurunun en basit ve en dolaysız biçimidir. Seyredilmek için oradadır; hem erkek hem kadın bakışının nesnesidir.
Skyy Votka Reklamlarına bir örnek vericek olursak ;
Reklamında, üzerindeki tül gecelik ve iç çamaşırı ile elinde ürünü tutarken sadece belden aşağısı gösterilen model, birazdan ‘olacakları’ izleyicinin fantezilerine sunmaktadır. Bu anlam genel kompozisyondan anlaşılabilse bile anlamı güçlendirmek için modelin sol elinde iki bardak (ortamda iki kişi vardır) bulunmaktadır. Üstelik reklam retoriğini güçlendirmek için izleyicinin dokunma arzusunu körükleyecek bir unsur olarak modelin bacaklarına sürtünen bir kara kedi imajı kullanılmıştır. Bu fetişist bir biçimdir. Bunun yanında, modelin üzerinde yürüdüğü yünlü halı, giydiği puf terlik ve geceliğinin tüyleri, kadın bedeninin ‘bakanda dokunma arzusu yaratan’ yumuşaklığını sergilemektedir. İlandaki kara kedinin bir diğer anlamı ise izleyicinin birazdan olacağını bildiği cinsel hazzın başlamasında tanıtımı yapılan Skyy Votka’nın ‘katkısını’ vurgulamaktır.
Dior Addict reklamında modelin pozu, gerek yüz ifadesi gerekse vücut diliyle burada imgeye bakan üzerinde ‘eş zamanlı’ olarak soyunuyormuş izlenimi yaratmak amacıyla kurgulanmıştır. Modelin pozu, gündelik hayattaki sıradan bir ‘soyunma’ eyleminden çok farklı görülmektedir. Sanki ortamda yalnız değildir.
Kadının, erkeğin seyrine sunulduğu reklamlarda kadınlar hem seyirlik nesneye hem de ürün ile alınıp satılan imgeye dönüşmektedir. Kadınların sadece teni reklamlarda erkekleri etkilemek için kullanılmamaktadır. Örneğin saçları, dudakları, elbiseleri, beden duruşları bile karşı tarafa cinsel iletiler aktarmak amacıyla kullanılmaktadır.
Şampuan reklamında kadının güzel saçları, erkeği kendinden geçirmekte ve kadın erkek arkadaşına istediği her şeyi yaptırmaktadır.
Efe rakı reklamındaki kadın imgesi ultra-modern ve erkeklerle aynı alanda var olan bir kadındır: Ceket, pantalon, yelek, gömlek göstergeleri ile kendinden emindir. Bu kadın tehdit edici, seksi, erkeksi ve daha özgür bir imgeye sahiptir. Dolayısıyla Efe Rakı'daki kadın, daha önceden reklamlarda gördüğümüz yumuşak, boyun eğici kadın imgesine benzemez: gücü elinde tutan kadındır. Bu reklam iletisinde de “feminizm” vurgusu vardır.
Reklamda cinsellik fark edilmeyi arttırmak için kullanılır. Cinsellik, ürün ya da hizmet tarafından seksi görünümün artırılacağı dürüst bir biçimde garanti edildiği zaman daha etkili olur. Bu görünüme parfüm, giysi, son moda bir otomobil ya da mücevher dâhildir. Diş macunu gibi ürünler bile her tür nefes kokusuna son vereceğini ve bir gülümseyişinizle karsı cinste öpme isteği uyandıracağınızı vaat eder. Bu tür ürünlerle, artırılmış cinsellik, ikna edici bir ürün faydasına dönüşebilir ve böylece reklamın odak noktası oluşur.
KADINLAR PİYON OLARAK KULLANILIYOR !

Artık birçok marka reklamlarını fazlaşan dozda erotizmle satmaya başlamıştır. kadın modellerin kullanıldığI erotik olarak konumlandırıldığı reklamlar etkili olmaya başlamıştır. Bu tarz seksi reklamlar, markaların toplumun dikkatini daha çok çekmeyi de başarmışlardır. Birçok köklü markanın uyguladığı bu stratejiye, pazarda kendine pay arayan yeni markalarda promosyon taktiklerine cinselliği katarak fark edilme oranlarını artırmaya çalışmışlardır. Yeni blucin markalarının pazara girmesiyle reklamlardaki cinsellik artmaya devam etmiştir. Günümüzde markaların arasındaki rekabet cinsellik kulvarına kayarak markalar en erotik olarak algılanmak için çaba harcıyor.

Üreticiler reklamlarında markalarının cinsel açıdan etkileyici özelliklerini vurgulayarak reklam aracılığıyla markaya birtakım cinsel anlamlar yüklemişlerdir. Bunu yaparken de şehvet dolu pozlar, çekici kadınlar ve onların kışkırtıcı fotoğrafları sık sık kullanılan unsurlar haline gelmiştir.

HAZIRLAYANLAR


AYŞEGÜL AYAN
NİGAR ÖZTÜRK
FATMA AKSOY
SİBEL AYAN
NUR İMAY
Full transcript