Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ULUSLARARASI TURİZM STRATEJİLERİNDE YÖNETİM MODELLERİ VE ÖRN

No description
by

hıdır harbali

on 30 April 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ULUSLARARASI TURİZM STRATEJİLERİNDE YÖNETİM MODELLERİ VE ÖRN

ULUSLARARASI TURİZM STRATEJİLERİNDE YÖNETİM MODELLERİ VE ÖRNEK UYGULAMALAR
HAZIRLAYAN

HIDIR HARBALIOĞLU
TURİZM VE YÖNETİM
Yönetimin temel konusu insandır. Turizm sektörü emek-yoğun bir sektör aynı zamanda çok dinamik yapıda olması, insan gücüne dayanması ciddi bir yönetsel faaliyete ihtiyaç duyulmasına neden olmaktadır.
KONYA
2014
YÖNETİM TEORİLERİ
SF: 3-15
1. KLASİK YÖNETİM TEORİSİ
Klasik dönem kuramları mal ve hizmetlerin nasıl pazarlanacağının değil üretilmesinin problem olduğu bir dönemde gelişmiş olmasından dolayı kapalı bir sistem mantığına sahiptir. Klasik dönem bilimsel yönetim, yönetim süreci ve bürokrasi teorilerini kapsayan dönemdir.
Bilimsel Yönetim Teorisi
Kurucusu Frederick W. Taylor kabul edilmektedir. Bilimsel yönetim ilkeleri, Taylor'un çağdaş yönetime olan iki ana katkısının kesin olarak belirlenmesini sağlamıştır. Bunlardan birincisi, planlama fonksiyonunun uygulama fonksiyonundan ayrılmasıdır. İkincisi ise, çalışanların ve yöneticilerin kendi işine yönelerek birbirleriyle uyum içinde çalışmalarının zorunluluğudur.
Yönetim Süreci Teorisi
Klasik yönetim teorisinin ikinci yaklaşımı öncülüğünü Henri Fayol'un yaptığı Yönetim Süreci Teorisidir. Fayol, yönetime Taylor'un bakış açısı ile bakmamış, üst yönetim bilimini geliştirmeye çalışmıştır. Geliştirdiği ilkeler günümüzde de planlama ve örgüt yapıları içinde geniş ölçüde kullanılmaktadır.
Bürokrasi Teorisi
Klasik teorinin üçüncü yaklaşımı Max Weber tarafından geliştirilmiştir. Bürokrasi yaklaşımı, Weber'den sonra Robert Metron, Philip Selznick, Peter Blau, Alvin Gouldner gibi yazarlar tarafından ayrıntılı olarak incelenmiş ve daha da geliştirilmiştir. Bu araştırmacıların da katkılarıyla, örgütlerin bürokratik olma veya olmama şeklinde iki gruba ayrılabileceği ve bürokratik yapının derecelerine göre farklı örgüt yapılarının oluşabileceği daha iyi anlaşılmaya başlamıştır.
1. KLASİK YÖNETİM TEORİSİ
En iyi örgüt yapısı ve yönetim tarzı için uyulması gereken ilkeler belirlenmeye çalışılmış, bu ilkelere uyulduğu takdirde etkinlik ve verimliliğin artacağı ileri sürülmüş ve bu ilkelerin her örgütte ve her yerde geçerli olduğu savunulmuştur.
2. Neo Klasik Teorisi
Neo-klasik yönetim anlayışı tek başına bir yönetim anlayışını belirtmemekle insan ilişkileri ve davranışsal yaklaşımların klasik örgüt kuramları ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu bağlantıyı biçimsel olarak ilk H. Musterberg sağlamıştır.
Neoklasik anlayıştaki araştırmacıların çoğu psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi bilim dallarından gelmişler ve insanın nasıl davrandığı neden o şekilde davrandığı ve örgüt insan ilişkilerini açıklamaya çalışmışlardır. Neoklasik yönetim anlayışı insanı üretim araçları içinde sadece bir makine parçası gibi değerlendirmemiştir.
2. Neo Klasik Teorisi
3.Modern Yönetim Teorisi
Sistem Yaklaşımı
Durumsallık Yaklaşımı
Durumsallık yaklaşımı, belirgin bir koşulda, o koşulun gerektirdiği biçimde davranmak, belirgin bir uygulamada bulunabilmek, olabileceklerin hepsini tarayıp, göz önünde bulundurup, tasarlanan sonuca götürecek olanı seçip uygulamak demektir.
Klasik ve Neoklasik yönetim teorilerinde, örgütü kapalı bir sistem olarak ele almış biri sade iş değeri ise sadece insan faktörü üzerine yoğunlaşmıştır. Modern teoride ise örgüt tüm unsurları ile açık bir sistem olarak ele alınır. '' Modern teoriye göre örgüt uyum gösterebilen, yani yaşamını sürdürebilmek için çevresindeki değişikliklere uymak zorunda olan bir sistem olarak ele alınmalıdır.''
Turizm İşletmelerinde Çağdaş Yönetim Yaklaşımları
1. Toplam Kalite Yönetimi
Müşteri gereksinim, istek ve beklentilerinin karşılanması ve iş sonuçlarında mükemmelliğe ulaşılabilmesi için, tüm süreçlerde kusursuzluğun, sıfır hata prensibine dayalı olarak sürekli kılınmasını ve bu sürekliliğin, işletmenin tüm iç ve dış çevresinin katılımıyla gerçekleşmesini hedefleyen; yönetsel ve örgütsel yapıda insan unsurunu sürekli eğitim ve grup çalışması yoluyla ön plana çıkartan; sürekli gelişme ilkesi ile işletmenin rekabet gücünü arttırmayı amaçlayan; bütün bunların da ancak, en üst düzey de sorumluluk bilincine sahip bir liderlik anlayışı ile gerçekleştirilebileceğini savunan çağdaş bir yönetim anlayışıdır.
2. Turizm İşletmelerinde Benchmarking
Benchmarking, işletmelerin, stratejilerini ve performansını, gerek işletme içinde gerekse işletme dışında kendi sınıfının en iyileriyle karşılaştırarak ölçmeye yarayan bir yönetim tekniğidir.
3. Turizm İşletmelerinde Müşteri İlişkileri Yönetimi
Müşteri ilişkileri, işletme ile müşteri arasında kurulan, satış öncesi ve satış sonrası eylemleri kapsayan, karşılıklı yararı ve ihtiyaç tatminini içeren bir süreç olarak tanımlanabilir.
4. Turizm İşletmelerinde Dış Kaynak Kullanımı
Dış kaynaklardan yararlanma, işletmelerin esas itibariyle planlama, koordinasyon ve kontrol fonksiyonlarının kendilerinin yerine getirmesi, diğer işletmecilik faaliyetlerinde ise başka işletmelere başvurmuştur. Başka bir ifadeyle işletmenin çeşitli konularda dışarıya iş vermesidir.
5. Turizm İşletmelerinde Personel Güçlendirme
Personel güçlendirme, örgütsel hedef ve değerlere ulaşabilmek amacıyla, müşteri isteklerinin tatmini sağlamak ve süreci geliştirmek için örgütsel bağlılığı, güveni ve yeteneği olan personelin iyi tanımlanmış sınırlar içerisinde sahiplik ve sorumluluğu üstlenmesine esasına dayanır.
6. Turizm İşletmelerinde Performans Ölçümü
Performans, işletme amaçlarının geliştirilmesi için gösterilen çabaların değerlendirilmesidir. Performans ölçümünün temel amacı, işletmenin gelen olarak başarısının belirlenmesi, geliştirilecek alanların ortaya çıkarılması, var olan verimsizliklerin belirlenmesidir.
7. Turizm İşletmelerinde Liderlik
Müşteri ve çalışanların isteklerinin önemli olduğu günümüz otel işletmelerinde artık insan odaklı yönetim yaklaşımları kabul görmektedir. Bu yönetim yaklaşımlarının başarı ile uygulanmasında daha esnek yöneticilik davranışlarının yanısıra, yöneticilerin birer lider olması beklenir. Günümüz yöneticilerinin liderlik özelliklerini taşımaları, gerek çalışanların performansı, gerekse işletme amaçlarının başarılmasında önemli kriterlerinden biridir.
8. Turizm İşletmelerinde Öğrenen Örgütler
Turizm işletmelerinde öğrenen örgütlerden başarı ile yararlanabilmek için hizmet için hizmet içi eğitime gereken önemin verilmesi önemli bir rol oynayacaktır. Hizmet içi eğitim, yeni durum ve şartlara iş görenlerin uyumunu sağlayan, meslek ile ilgili yeni bilgilerin edinilmesini veya mevcut bilgilerin tazelenmesini kurs, seminer, sempozyum, panel, forum, gibi değişik tekniklerin kullanılması ile çoğunlukla işbaşında sağlayan eğitsel çalışmalardır. Turizm işletmelerinde uygulanacak olan hizmet içi eğitimlerle iş görenlerin öğrenen örgütler haline gelmeleri sağlanabilir.
ÖRNEK UYGULAMA 1
Kaose (2005) yaptığı bir araştırmada Tayland'da en çok bilinen Bangkok, Phuket, Chiang Mai ve Pattaya destinasyonlarındaki otellerin performanslarını karşılaştırmıştır. Araştırmacı çalışmasında 127 işletme ve denek ile bireysel görüşme yapmıştır. Araştırmada bu dört destinasyondaki otellerin oda sayısı, çalışan sayısı, oda satışı gelirleri, doluluk oranları, günlük ortalama oda göstergeleri, katma değer göstergeleri karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda bu dört destinasyondaki işletmelerde performans eksikliği olduğu ve bununda bu işletmelerdeki verimlilik eksiğinden ziyade fiyat stratejilerinden kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. İşgücü verimliliğinin iyileştirilmesinin ve ürün farklılaştırılmasının bir çetin rekabet olarak göz önüne alınması gerektiği vurgulanmıştır.
ÖRNEK UYGULAMA 2
Nike bir üretici firma değil, araştırma, dizayn ve pazarlama firmasıdır. Nike bilinenin aksine herhangi bir üretim tesisine sahip değildir. Spor malzemeleri üretiminin %100'ünü dış kaynaklardan yararlanma yoluyla karşılamaktadır. 1970'li yıllarda spor malzemelerinin popülerlik kazanması sonucu; sektör yoğun teknoloji gerektiren fakat modaya endeksli bir yapıya bürünmüştür. Nike burada üretim öncesi ve üretim sonrası süreçlerde yüksek katma değer sağlayabileceğini değerlendirerek üretimi dış tedarikçiler aracılığı ile sağlamaya karar vermiştir.
ÖRNEK UYGULAMA 3
Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Boing uzmanlık gerektiren bir kısım sistemler hariç olmak üzere üretim yapmamaktadır. Uçak dizaynı, havayolu müşteri ilişkileri yönetim, uçak montajı ve dünya çapındaki dev lojistik sisteminin yönetimini temel yetenekleri olarak belirlemiştir. Boing'in en büyük üçüncü uçağı Boing 767’nin üretiminin büyük bir bölümü içinde Fuji, Kawasaki ve Mitsubishi'nin de bulunduğu japon üreticilerden oluşan konsorsiyuma bırakılmıştır. Bu uçağın parçalarının ancak %10'u Boing tesislerinde üretilmektedir.
ÖRNEK UYGULAMA 4
Klidas vd.'nin (2007) otel işletmelerinde yaptığı araştırmaya göre, yönetici davranışlarının örgütsel güçlendirme programı ile bütünleştirilmesindeki başarısızlık, güçlendirme konusunda personelin aklında karışıklık yaratılmasına ve güçlendirme sürecinin hafife alınmasına neden olmaktadır. Araştırmaya katılan otellerin çoğunda güçlendirilmiş davranışı ödüllendiren sistematik bir prosedür yoktur. Sadece sembolik bir değeri olan ''ayın elemanı'' ödül sistemi gibi istisna uygulamalar vardır.
ÖRNEK UYGULAMALAR 5
Arkas Holding'e yapılan araştırma ile amaçlanan “örgütsel öğrenme ve öğrenen örgüt” olgularının somut bir örneğini ortaya koymak ve bu oluşum sürecinde liderin rolü ve önemini değerlendirmektir. Araştırma 2004 yılında gerçekleştirilmiştir ve anket uygulamak üzere işletmede çalışan “beyaz yakalı personel” hedef kitle olarak belirlenmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği tarihte Arkas bünyesinde yer alan 30 şirket ve 3000 civarında çalışan kapsamında beyaz yakalı çalışan sayısı 1510 kişi olarak saptanmıştır.
ÖRNEK UYGULAMALAR
SONUÇ
Turizm işletmelerinin temel fonksiyonu hizmet üretmektir. Bu süreçteki üretim faktörlerinden en önemlisi insan kaynağıdır. Turizm işletmelerini verimli kılan temel unsur yatırımlara değer katan insan gücüdür. İnsan kaynağına dayalı olarak gelişen turizm sektöründe, iş görenlerin fikir ve önerileri, performansları işletmelerin verimliliğini, rekabet gücünü artıran ve sürekliliğini sağlayan en önemli faktörlerdir. Bu nedenle, örgütler iş görenlerinden en üst düzeyde verim alabilecek yönetim anlayışını benimseyerek etkin bir şekilde uygulamalıdır.
DİNLEDİĞİNİZ
İÇİN
TEŞEKKÜRLER....

SF. 17-25
SF:25-31
Birçok düşünüre göre sistem, birbirine bağımlı olan iki veya daha fazla parça veya alt sistemlerden oluşan; çalışma ve özellikleri itibarıyla belirli bir sınırı olan ve diğer sistemlerden ayırt edilen örgütlenmiş ve bölünmez bir bütün olarak tanımlanmaktadır.
Full transcript