Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMADA ETİK KURALLAR

No description
by

Hakan ÇAKMAK

on 23 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMADA ETİK KURALLAR

Ancak ceza yasası kapsamına giren suçlar yargı organlarına bildirilir. Yasal yaptırımı olsun ya da olmasın, bir meslekte etik kurallar koymanın amacı, öncelikle hizmet götürülen insanları korumaktır. Meslek çalışanları bu kurallara uymakla mesleklerinin toplumdaki itibarını korumuş olurlar. Bu bölümde rehberlik ve psikolojik danışma alanında çalışan kimselerin öncelikle danışanları ile ve ikinci derecede olmak üzere diğer meslektaşları ile ilişkilerinde uymaları gereken kurallar ve bunlara ilişkin görüşler kısaca aktarılmaya çalışılmıştır.
DANIŞMANLARIN DANIŞANLARLA İLİŞKİLERİNDE UYMALARI GEREKEN KURALLAR
Danışmanın psikolojik danışma hizmeti verirken Amerikan Kişilik Hizmetleri ve Rehberlik Derneği tarafından belirlenen ve Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından da benimsenen temel ilkeleri göz önünde bulundurması, hem kişinin onurlu ve başarılı bir meslek üyesi olarak çalışması, hem de mesleğin toplumda saygınlık kazanması bakımından çok önemlidir. Aşağıda bu temel ilkeler açıklanmıştır
GİZLİLİK
Psikolojik danışma hizmetlerinin yürütülmesinde gözetilecek en önemli husus görüşmenin gizliliğini korumaktır. Danışanlarına bu güvenceyi veremeyen bir danışmanın meslek ömrünün kısa olacağı açıktır. Kendine ilişkin bilgilerin ulu orta etrafa yayıldığını duyan bir danışanın danışmanına bir daha başvurması söz konusu olmayacağı gibi bu tür olaylar başkalarının da bu hizmetlere güveninin sarsılmasına yol açar. Böyle bir danışman sadece kendisine değil, mesleğine de zarar vermiş olur.Gizliliğin korunması ilke olarak kabul edilmekle birlikte bunun sınırlarının çizilmesinde zorluklar bulunmaktadır.
Bir danışman danışanına olduğu kadar çalıştığı kuruma ve daha geniş çapta topluma karşı da sorumludur. Danışanın sır olarak verdiği bilgilerde kendisine veya içinde bulunduğu topluma zararlı olabilecek bazı unsurlar bulunduğu taktirde danışman ne yapacaktır? Örneğin, ailesi ile ilişkilerinin çok bozuk olduğunu, bu yüzden evden kaçmayı ya da intiharı düşündüğünü söyleyen bir danışanın durumu ilgililere haber vermeli midir? Vermezse ve danışan gerçekten dediğini yaparsa danışman sorumlu sayılmaz mı?
Bir danışan kendisinin ya da bir başkasının işlediği veya işleyeceği bir suçtan söz ederse danışman ne yapmalıdır?
APGA tarafından belirlenen etik standartlardan psikolojik danışma ile ilgili olanların yukarıdaki sorulara yanıt oluşturacağı düşünülebilir:
Madde 2:
Danışman danışma ilişkisini ve bu ilişki yoluyla danışan hakkında edindiği bilgileri gizli tutmalıdır.
Madde 3:
Danışman, görüşme notları, test sonuçları vb. dokümanları sadece psikolojik danışma, araştırma ve danışman yetiştirmek amacıyla kullanılabilecek mesleki veriler olarak görmeli, bunların kullanılmasında danışan ya da danışanların kimliklerinin gizli tutulmasına titizlikle uymalıdır.
Madde 7:
Danışman, danışma ilişkisi sırasında görevli bulunduğu kurumun sorumluluk taşıdığı diğer kişiler için zararlı olabilecek bir durumdan haberli olacak olursa danışanın kimliğini açıklamaksızın durumu sorumlu kişilere bildirmelidir.
Madde 8:
Ya danışanın kendisi ya da başkaları için açık ve yakın bir tehlikenin söz konusu olduğu hallerde danışman durumu sorumlu kişilere bildirmeli ve durumun gerektirdiği acil önlemleri almalıdır.

Görüldüğü gibi, danışmanın danışana karşı sorumluluğu danışanın ve toplumun iyiliği için taşıdığı sorumlulukla sınırlı bulunmaktadır. Danışman bu durumu psikolojik danışma ilişkisi başlamadan önce ya da danışman ilişkisi sürerken, uygun bir zamanda danışana anlatması gerekmektedir. Danışmanın, kendisine anlatılanları hangi koşullarda ne derece saklayabileceğini baştan açıklaması dürüstlüğünün, samimiyetinin işaretidir. Böyle bir tutum danışanın güvenini sarsmayacak, aksine artıracaktır.
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMADA ETİK KURALLAR
Meslek çalışanları insanların yararlanacakları mal ve hizmetleri üretirler. Ancak her meslekte, insanlara zarar verebilecek girişimleri önlemek amacı ile konmuş, üyelerin faaliyetlerini sınırlayan bazı kurallar vardır. Bunların bir kısmı resmi kurumlar tarafından saptanmış yazılı kurallardır. Bazı kuralların ise kaynağı gelenekler olup bunların yasal yaptırımı olmayabilir. Mesleklerin ahlak kuralları genellikle meslek örgütleri tarafından konur ve çalışanların denetimi bu kuruluşlar tarafından yapılır.
DEĞER AKTARIMI
Psikolojik danışma ilişkilerinde ortaya çıkan bir ahlak sorunu da danışmanın yaşam felsefesini, dinsel ya da toplumsal değerlerini danışana aktarmasında sakınca olup olmadığıdır. Psikolojik danışma iki insanın değer, inanç, tutum gibi duygusal tonu ağır konular üzerinde etkileşimde bulundukları bir ilişkidir. Bu ilişkide danışmanın kendi görüşlerini, inanç ve değerlerini ortaya koymasını gerektirebilecek durumlar olabilmekte ve danışman danışan karşısında nötr bir tavır takılmaktadır. Böyle bir davranışın kaçınılmaz olduğu yanında sakıncalı olduğu da ileri sürülmektedir.
Murphy (1951) danışanın yeterli bir yaşam felsefesi geliştirebilmesi için yeterli bilgiye sahip olmadığını, danışman gibi bilgili bir kişinin dünya görüşünden yararlanmasının değer açıklama olarak anlaşılmaması gerektiğini ileri sürmekte, yardım ve tavsiye isteyen deneyimsiz bir gence uygun davranışı ve bunun gerisinde yatan yaşam felsefesini önermenin sakıncalı olmaması gerektiğini ileri sürmektedir. Taylor'da (1956) evrensel olarak doğru ve etik bakımdan iyi olanın danışma ilkesine getirmenin yararını savunmaktadır.
Barrow (1971) ise bir danışmanın danışanı ile değerleri tartışmaktan kaçınmasının, belki bilgili ve kendine hakim danışanlar için doğru bir davranış olabileceği, ancak henüz kimliği bulma çabasında olan ve özellikle yanlış kimlik geliştirilmiş olan gençlerle çalışırken onlara toplumda geçerli değerleri tanıtmasının gerekli olduğunu ifade etmektedir. Güdümlü psikolojik danışma yaklaşımı benimseyen danışanlar, danışanın davranışlarını denetim altına almaları ve onu yönlendirmeye çalışmaları nedeniyle güdümsüz danışma yaklaşımı benimseyen danışmanlar tarafından eleştirilmektedirler.
Bu eleştirilere yanıt olarak Krasner "danışmanlar kontrol ve yönlendirici rolden rahatsız olmaktadırlar ama bunlar aslında danışmanın yaptıklarını betimleyen terimlerdir. Psikolojik danışman başkalarını etkileme ve davranışı kontrol etme gücüne sahiptir. Asıl bir danışmanın bu durumu kabul etmemesi etik kurallara uymayan bir davranıştır" demektedir.
Güdümsüz danışma yaklaşımı benimseyen yazarlar psikolojik danışmanın değer aktarma, yaşam felsefesi kazandırma süreci olmadığını, psikolojik danışma ortamının zaten danışana değerlerini irdeleme olanağı sağladığını ileri sürmektedirler.
Patterson (1958) bir danışmanın, kendi dünya görüşünü ve değerlerini danışma ilişkisine getirip tartışmasının sakıncalı olduğu görüşündedir. Patterson'a göre etik ilke ve kurallar üzerinde tam bir anlaşma olmadığı gibi, her danışman uygun bir yaşam felsefesi geliştirecek kadar bilge kişi olamaz. Zaten bir psikolojik danışma ilişkisi yaşam felsefesi geliştirmek için uygun bir ortam değildir. Bu, çeşitli kaynaklardan gelen etkilerle uzun sürede oluşur. Genç danışman kendi dünya görüşünü kendisi geliştirmeli ve bunun mutluluğunu yaşamalıdır.
Psikolojik danışmada değerlerin tartışılmasına karşı çıkan yazarlar, danışanını etik değer ya da yaşam felsefesine ilişkin konuları hemen kapatması ve bunların konuşulmasını reddetmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Burada kaçınılması gereken davranış değerleri tartışırken belli bir değerin ya da yaşam görüşünün ısrarla övmek ve savunmak, belli bir görüşü kabul ettirmeye çalışmak, ikna, telkin ve koşullama yöntemlerini kullanmaya kalkışmak, belli bir siyasal ya da dinsel görüşü aşılamaya çalışmaktır. Bir danışmanın görevi danışanın kendi istekleri ile toplum beklentilerini yakından tanımasına ve toplumla çatışmaya düşmeden kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır
Toplumda kurallar zamanla değişmektedir ama belli bir zamanda geçerli olan ve bireylerin davranışlarını belirleyen kuralların varlığı da bir gerçektir. Danışan önce mevcut kurallara uymalı öğrenmeli, bu kuralların değişmesini istiyorsa izlemesi gereken demokratik yolları denemelidir. Psikolojik danışma bunun için uygun bir ortamdır. Danışanın moral gelişimi sorunların düşünmeden, içtepilerle çözdüğü aşamasının üzerine çıkmamışsa ve karar verirken moral ilkelerine aldırmadan davranıyorsa, bu konudaki yetersizliğinin farkında ise ve bu eksikliğini gidermek istiyorsa danışana Değer Eğitimi vermek gerekli ve yararlı olabilir.
Ancak danışan bunu çok dikkatle yapmalı, danışanın yanlış da olsa değerleri üzerine gidip direnç yaratmamalıdır. En iyisi danışmanın olgun, bilge bir kişi olarak kendi değerlerini örnek davranışları ile danışana yansıtmalıdır. Örneğin başkalarına saygılı olmak gibi bir değeri danışanına benimsetmek isteyen bir danışman, önce kendisi danışanına ve başkalarına karşı saygılı davranışlar gösterecek davranışa model olmalıdır.
MESLEĞİ KÖTÜYE KULLANMA
Bir danışman edindiği bilgiyi, beceriyi ve kendisine tanınan yetkileri danışanın iyiliği için kullanmak zorundadır. Yetki sınırlarını aşan durumlara el atmak, etkisi henüz kanıtlanmamış yeni teknikleri denerken danışanı denek olarak kullanması ona zarar verecek sonuçlar doğurabilir. Danışman edindiği bilgi ve becerilerle yeterli hizmet veremeyeceği bir danışanı hemen ilgili bir kurum ya da uzmana havale etmeli ve böyle bir davranışın mesleki yeterliliği hakkında yanlış anlamalara yol açabileceği kaygısına kapılmamalıdır. Ayrıca bir danışman danışanı ile profesyonel sınırları aşan bir ilişkiye girmemelidir
DANIŞMANLARIN MESLEKTAŞLARI İLE İLİŞKİLERİNDE UYACAKLARI KURALLAR
Danışman mesleğinin korunmasından ve geliştirilmesinden de sorumludur. Bir bakımdan, kendini yüceltmek için meslektaşlarını küçümsemesi ya da karalaması meslek etiğine aykırı davranışlardır. Danışman mesleğinde gelişmek için yaptığı çalışmaları öğrendiği yeni teknikleri diğer meslektaşları ile paylaşmalı, onların da gelişmesine yardımcı olmalıdır. Danışman meslek ahlakına aykırı davranan meslektaşlarını da uyarmalıdır.
Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamaları sırasında uyulması gereken kuralları içeren ve yazar tarafından hazırlanmış olan aşağıdaki Meslek Andı'nın danışmanlara, karşılaşacakları problematik durumlarda doğru yolu bulmalarına yardımcı olacağı düşünülmüştür.

Psikolojik danışman olarak, kazandığım bilgi ve becerileri benden yardım isteyen danışmanlarımın iyiliği için kullanacağım. Danışana daima saygılı davranacağım; kararlaştırılan saatte onu görüşmeye alıp içten bir ilgi ve dikkatle dinleyeceğim.
Danışanı hiçbir biçimde kendi maddi ya da ruhsal gereksinimlerimin doyum aracı olarak görmeyeceği, ondan yasal haklarımın dışında çıkar sağlamaya kalkışmayacağım, onunla mesleki ilişki sınırlarını aşan türde ilişki kurmayacağım. Bilgimin yetersiz olduğunu kabul ederek, daima kendimi geliştirme çabası göstereceğim.
Yeterlik sınırlarımı aşan vakaları ilgili kurumlara gönderecek, danışanı asla deneme aracı olarak kullanmayacağım. Bildiklerimi meslektaşlarımla paylaşacağım, tartışacağım. Meslektaşlarımı küçük düşürecek söz ve davranışlardan kaçınacağım.
Meslek yaşamım boyunca bir psikolojik danışman olmanın gururunu duyacak, mesleki bilgimi geliştirmek ve mesleğimin düzeyini yükseltmek için çaba göstereceğim.

Ayşe DURMAZ 13130036
Hakan ÇAKMAK
13130025
Full transcript