Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI

No description
by

Hatice Uslucan

on 18 May 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI
Mezopotamya Bölgesinin Özellikleri
Kültür ve Uygarlık
HAZIRLAYAN
ANAL:

Hititlerde yıllık olayların kayıtlarının tutulduğu belgelere denir.
HELENİZM:

Yunan kültürünün doğu kültürleriyle teması sonucu ortaya çıkan fikir, sanat ve felsefe akımıdır.
POLİS:

Yunanlılarda şehir devletlerine verilen ad.
FİRAVUN:

Antik Mısır'da hükümdarlara verilen isim.
SATRAPLIK:
İran medeniyetinde ülke praklarının ayrıldığı idtoari birimlere (eyaletlere) verilen ad veya Persler'in valilik atamaları olarak da adlandırabileceğimiz sistemdir.
ZİGGURAT:

eski Mezopotamya vadisinde ve İran'da terası bulunan piramitlere benzeyen tapınak kulesidir.
KOLONİ:

Bir ülkenin sınırları dışında işgal ettiği ve yönettiği yer. Daha çok ticari amaçlıdır. Ticaret yapmak amacıyla oluşturulan merkezler.
PANKUŞ:

Hitit devletinde bir meclis ya da kurul şeklinde çalışmış organizasyonun ismidir.

TEMEL KAVRAMLAR
Kültür, bir millete ait maddi ve manevi değerler bütünüdür. Bu değerler göç, savaş, ticaret gibi yollarla dünyanın farklı bölgelerine taşınmış ve kültürler arası etkileşim meydana gelmiştir. Bunun sonucunda zaman içerisinde uygarlık adı verilen milletlerarası ortak değerler oluşmuştur.
İnsanlığın ortaya çıktığı andan itibaren dünyanın farklı yerlerinde birçok uygarlık meydana gelmiştir. İnsanlar, ilk çağlardan itibaren verimli tarım alanlarını, su kenarlarını yerleşim yeri olarak seçmişler ve buralarda ilk uygarlıkların temellerini atmışlardır.
Anadolu, Mezopotamya, Mısır, İran, Çin ve Hindistan önemli uygarlıkların kurulmuş olduğu bölgelerdir. Sümer, Akad, Elam, Babil, Asur kültürleri Mezopotamya’yı; Hitit, Frigya, İyon,Lidya ve Urartu kültürleri ise Anadolu’yu önemli bir uygarlık merkezi hâline getirmiştir. Anadolu ve Mezopotamya’da olduğu gibi Orta Asya bozkırları ve Çin’in Sarı Irmak bölgesi de birer uygarlık merkezidir.
MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI
Anadolu, Akdeniz, Arabistan, İran, Hindistan ve Türkistan’da kurulan uygarlıkların kesişme noktası Mezopotamya, Yunanca “iki nehir arasındaki ülke” olarak tanımlanmıştır. Fırat ve Dicle Irmakları arasında yer alan, oldukça verimli bir tarım havzası olan Mezopotamya’da Sümer, Elam, Akad, Babil ve Asur gibi devletler kurulmuştur.

Not:
Mezopotamya nehirlerin akış yönüne uygun olarak, Güneydoğu Toroslardan Bağdat şehrine kadar olan bölgeye,''yukarı Mezopotamya'', Bağdat'tan Basra Körfezi'ne kadar olan bölgeye ''Aşağı Mezopotamya'' denir.

Asya,Afrika ve Avrupa arasındaki büyük ulaşım yollarının kavşağında olduğundan dünyada uygarlığı gelişmesine katkı sağlamıştır.
Verimli bir arazisi olduğundan sürekli istilaya uğramış ve buradaki halk mücadele içinde yaşamıştır.
Ticaret yolları üzerinde olduğundan Akdeniz halklarıyla Mezopotamya arasında kültürel ilişkiler kurulmuştur.
Taşın az olması nedeniyle yapı malzemeleri olarak kerpiç ve tuğla kullanılmış ve Sümerlerden günümüze anıt eserlerin ulaşmasını büyük ölçüde engellemiştir.
Kanallar, barajlar ve bentlerden oluşan geniş bir sulama sistemi kurulmuştur.

a. Sümerler (MÖ 4000 - MÖ 2350)
Mezopotamya’da ilk şehir devletlerini Sümerler kurmuşlardır. En önemlileri Ur, Uruk, Kiş, Lagaş olan bu şehir devletlerine “site” adı verilmiştir. Bu devletler arasında siyasi ve ekonomik nedenlerle sık sık savaşlar yapılmıştır. Siteler, etrafı surlarla çevrili, “ziggurat” adı verilen tapınak ve onun etrafındaki evlerden meydana gelmiştir. Sitelerin başlarında patesi veya ensi adı verilen krallar bulunur ve Tanrı adına ülkeyi yönettiklerini iddia ederlerdi. Patesi çevresindeki sitelere hakim olursa “lugal” Sümer ülkesine hâkim olursa “lugal kalma” unvanını alırdı. Devlet yönetiminde krala yardımcı olan danışma meclisleri de bulunurdu. Aynı zamanda Sümer kralları, dinî törenleri idare eder, savaş sırasında ordunun başında bulunur ve hukuki yetkileri elinde toplardı. Kraliçe devlet işlerinde oldukça etkiliydi.
Sümerler, ev ve tapınaklarını ateşte pişirilmiş kerpiç ve tuğlalardan yapmışlardır. Mimaride sütun, kubbe, kemer tarzını kullanmışlardır. Oymacılık, kuyumculuk, heykel vb. sanat dallarıyla ilgilenmişlerdir. Sümerler kara sabanı kullanarak ve sulama amaçlı kanallar inşa ederek tarımın gelişmesini sağlamışlardır.Sümer ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Sümerler, astronomi alanında gelişmiştir. Ayrıca matematik ve geometride gelişme göstererek dört işlemi kullanmışlar, bölme ve çarpma cetvelleri hazırlamışlar, yüzey ve hacim ölçmeyi gerçekleştirmişler, daireyi 360 dereceye bölmüşlerdir.Ay Takvimi' nin temellerini atmışlardır.Ayları dört haftaya ayırmışlardır. Ay ve Güneş tutulmalarını hesaplamışlardır.Akad ve Elamların saldırıları sonucunda yıkılmıştır.
ZiGGURATTAN YAZIYA
Ziggurat, Mezopotamya ve çevresinde piramitlere benzeyen bir çeşit tapınaktır. Bu özelliğinin yanında çok fonksiyonlu olması kültürel gelişmelere de öncülük etmesini sağlamıştır Bu kültürel gelişmelerden biri de yazının icadıdır. Sümerlerde tapınaklara teslim edilen tarım ürünleri, satılan ve satın alınan her türlü ticari mal, rahipler tarafından kil tabletler üzerine resimler ve işaretlerle kaydedilmiştir. Zamanla bu resim ve işaretlerin heceye dönüşmesiyle yazı ortaya çıkmıştır.
Zigguratlar tahıl ambarı, gözlemevi gibi işlevleri yanında ilk dönemlerde Sümerlerde okul olarak kullanılmıştır. Okullarda eğitim ilk olarak tapınak ve sarayın yazmanlarını yetiştirmek için yapılmıştır. Bu okullarda, matematik, botanik, zooloji ve coğrafya gibi konularda dersler verilmiştir. Eğitimin yaygınlaşması ve gelişmesiyle okullar bilim ve kültür merkezi hâline gelmiştir. Okullar zamanla dinden bağımsız bir kurum olmuştur.
Okullarda varlıklı ailelerin erkek çocukları eğitim almıştır. Fakir aileler eğitim masraflarını karşılayamadığından çocuklarını okullara gönderememiştir. Sıkı bir disiplin anlayışının olduğu okullarda tam gün eğitim yapılmıştır.
b. Akadlar (MÖ 2350 - MÖ 2100)
Sami kökenli Akadlar, MÖ 4000’de Arap Yarımadası’ndan gelerek Orta Mezopotamya’ya yerleşmişlerdir. Kral Sargon döneminde devlet hâline gelmişler; kısa sürede Mezopotamya’ya hâkim olmuşlardır. Başkentleri Agade şehridir. İlk düzenli ordu sistemini meydana getiren Akadlar, tarihte bilinen ilk imparatorluğu kurmuşlardır. Akadlar, MÖ 2100 yıllarında Sümerler tarafından ortadan kaldırılmıştır.
Sümer kültüründen etkilenen Akadlar, onlar gibi çok tanrılı bir inanca sahiptiler; kurdukları imparatorluk sayesinde Sümer kültürünü Ön Asya’ya yaymışlardır.
c. Elamlar (MÖ 3000 - MÖ 640)
Mezopotamya uygarlığı içerisinde incelenen Elamlar, Mezopotamya bölgesinin dışında; Sümer ülkesinin doğusunda yaşamışlardır. Sümer egemenliğine son veren Elamlar, ilk dönemlerinde şehir devletleri şeklinde örgütlenmişlerdir. MÖ 3000 yıllarında Sus sitesi prensi, diğer siteleri de egemenliği altına alarak krallığını merkez Sus olmak üzere Elam Krallığı’nı kurmuştur.
Elamlar madencilik, çömlek yapımı ve seramik sanatında ilerlemişlerdir. Elamlar çivi yazısını kullanmışlardır. Elamlara Asurlular son vermiştir.
d. Babiller (Amurrular) (MÖ 2100 - MÖ 539)
Samilerin bir kolu olan Amurrular tarafından kurulmuştur. Başkenti Babil’ dir. I.Babil Devleti’nin Hititler tarafından yıkılmasından sonra MÖ 612’de II. Babil Devleti kurulmuş ve bu devlet MÖ 539 yılında Persler tarafından ortadan kaldırılmıştır.
I. Babil Devleti’nin en güçlü Kralı Hammurabi dine dayalı devlet anlayışı yerine, gücünü ordudan alan mutlak krallık anlayışını getirmiştir. Aynı zamanda Hammurabi, ceza, mülkiyet, ticaret alanlarında döneminin en gelişmiş kanunlarını yapmıştır.
Babiller, Sümerlerin etkisi altında kalmışlar, tapınaklarına ziggurat adını vermişlerdir. Babiller, tıp ve astronomi alanında ilerlemişlerdir. Başlıca geçim kaynakları tarım ve ticarettir. Mimari açıdan Mezopotamya’nın en gelişmiş uygarlığı Babillerdir. Babil’in Asma Bahçeleri bu alandaki en güzel örnektir.
BABİL’İN ASMA BAHÇELERİ
Bir efsaneye göre, Babil’in Asma Bahçeleri, II. Babil Devleti’nin kurucusu Kral Nabukadnezar tarafından yaptırılmıştır. Nabukadnezar Amyitis isimli bir prensesle evlenir. Dağlık ve yeşil bir ülkeden gelen Amyitis Mezopotamya’nın farklı coğrafi yapısına ve iklimine alışamaz. Sıla hasreti çeken eşini memnun etmek isteyen Nabukadnezar, onun memleketinin bir benzerini yapmaya karar vererek yapay dağlar, içinde sular akan yemyeşil bahçeler yaptırır.
Bir piramit oluşturacak biçimde taraçalar hâlinde yükselen bu bahçeler, 80 km uzunlukta, 100 m yükseklikte ve 30 m genişliktedir. Fırat’tan getirilen sularla yeşillendirilen taraçalara dünyanın dört bir yanından getirilmiş ağaç ve çiçekler dikilir. Güzellik ve ihtişamlarıyla görenleri hayrete düşüren bu bitkiler asıl yapıyı saklayarak uzaktan bakıldığında sadece havada asılı gibi duran bahçeler görüntüsü verir.
e. Asurlular (MÖ 2000 - MÖ 609)
Asya kökenli kavimlerle Arabistan kökenli Samilerin karışımından oluşan Asurlular, Yukarı Mezopotamya’da yaşamışlardır. Yaşadıkları topraklar tarıma elverişli olmadığı için hayvancılık ve ticaret ile uğraşmışlardır. Askerî güce dayalı bir imparatorluk kurmuşlardır.
Başkentleri Ninova olan Asurlular, Anadolu da Kültepe, Alişar ve Boğazköy’de ticaret kolonileri kurmuşlardır. Bu koloniler aracılığıyla yazıyı Anadolu’ya taşımışlardır. Ticareti canlandırmak amacıyla Sard’dan başlayıp Ninova’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu kullanmışlardır.
Asurlular, Mezopotamya’da kurulan diğer devletlerde olduğu gibi çivi yazısı kullanmışlardır. Anadolu’daki ilk yazılı kaynaklar Asur tüccarlarının bıraktıkları Kültepe’deki tabletleridir. Asurlular, tarihte bilinen ilk kütüphaneyi Ninova’da kurmuşlardır. Heykeltıraşlıkta önemli gelişmeler gösteren Asurlular kabartmaları ünlüdür.
Hatice USLUCAN
Sümer Devleti’nde krallar ve rahipler en üst sınıfı oluştururken halk, hürler ve köleler olmak üzere sosyal sınıflara ayrılmıştı. Sümerlerde köleler haricinde her erkek asker sayılmış, ordu yaya ve savaş arabalarını kullanan süvarilerden oluşmuştur.
Çok tanrılı bir inanca sahip Sümerler ölümden sonraki yaşama inanmamışlardır. Gılgamış, Tufan ve Yaratılış destanları Sümerler tarafından meydana getirilmiştir. Bugün uygarlığın temeli olan tekerlek, 5 bin yıl önce Ur kral mezarlarında gömülü arabalarda ve kabartmalarda görülmüştür. Sümerler yazıyı ilk kullanan toplum oldukları için tarih çağlarını başlatmışlardır. Tarihte ilk yazılı kanun Lagaş sitesi kralı Urugakina tarafından düzenlenmiştir.Tarihin ilk hukuk devleti sümerlerdir.
Full transcript