Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

FOREX TEKNİK ANALİZ GİRİŞ

FOREX TEKNİK ANALİZ GİRİŞ
by

guray uzun

on 17 April 2010

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of FOREX TEKNİK ANALİZ GİRİŞ


Teknik analiz, fiyat, hacim ve indikatör gibi göstergelerden yararlanılarak, geçmiș dönemde gerçekleșen piyasa hareketleri incelenerek geleceğe yönelik olarak fiyat öngörülerinin yapıldığı analiz yöntemidir. Teknik analiz, ekonomi biliminden bağımsızdır ve daha çok psikoloji, matematik, istatistik ve fizik gibi bilim dalları ile ilișki içerisindedir.

Teknik analizin temel mantığına göre, paritenin fiyat hareketlerine etki edebilecek her faktör fiyatlara yansımıștır. Yani fiyatlar bir nevi barometre özelliği tașımaktadır. Teknik analizde, geçmiște yașanan piyasa hareketleri referans niteliği tașımaktadır. Teknik analizin mantığına göre geçmiște meydana gelen bir fiyat hareketi, gelecekte tekrar meydana gelecektir.Bu nedenle teknik analiz, paritelerin dinamiğini anlayabilmek açısından yararlı olmaktadır.

Derinliğin oldukça düșük olduğu ve bu nedenle yapay hareketlerin sıkça meydana geldiği İMKB’de teknik analiz yöntemleri özellikle küçük șirket hisselerinde çoğu zaman bașarısız olmaktadır. Bu nedenle İMKB ve benzeri derin olmayan piyasalarda, küçük yatırımcı için büyük ancak piyasa mekanizması için oldukça küçük bir fonla, özellikle küçük șirket hisselerinde yapay hareketler yaratmak mümkündür. Borsa jargonunda grafik çizmek ya da tahta yapmak olarak nitelendirilen bu hareketlerin, günlük ortalama ișlem hacmi 2 trilyon doları bulan forex piyasalarında olușturulmasının neredeyse imkansız olması, bu piyasada teknik analizin bașarı oranını önemli ölçüde artırmaktadır.

Çoğunlukla makroekonomik verilerin gündemde olduğu forex piyasalarında diğer
piyasalarda olduğu gibi bireysel ve kitlesel olarak, psikoloji faktörü büyük rol
oynamaktadır. Forex piyasalarına ilk bakıldığında verilerin arz ve talebi olușturarak fiyatları yönlendirdiği söylenebilir. Ancak fiyatları olușturan temel dayanak, veriden ziyade, piyasaların veriye ilișkin beklenti ve algılamalarıdır. Örneğin düșüș trendinde olan bir paritede olumlu bir verinin açıklanması, kalıcı yükselișten
ziyade genellikle tepki yükselișine neden olmaktadır. Yükselen trend içerisindeki paritelerde ise olumsuz veriler, genellikle sınırlı düșüșlere neden olabilmektedir. Verilerin beklentilerden așırı derecede olumlu gerçekleșmesi de sert yükseliș hareketlerine neden olabilmektedir. Beklentilerin ötesindeki gerçekleșmeler, kitle psikolojisi üzerinde așırı iyimserlik veya panik etkisi yaratabilmektedir.


KİTLE PSİKOLOJİSİNİN FİYATLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE TARİHTEN BİR ÖRNEK: LALE ÇILGINLIĞI
XVI.yüzyılın sonunda, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Hollanda’ya götürülen lale, coğrafi
keșiflerin etkisiyle zenginleșen Hollandalıların lüks evlerinin bahçelerini süslemeye
bașlamıștı. Yeni bir çiçek olan laleye olan bu merak çok geçmeden ciddi bir talebi de
olușturmuștu. Yetiștirilen lalelerin satılması, daha pahalı lale soğanlarının alınmasına neden oluyordu. Lalenin, reel olarak sadece bir bitki olmasına karșın, bir statü sembolü olarak algılanması sonucu, fakir Hollandalıların da ilgisi yeni talep ve dolayısıyla yeni yükselișlere neden olmaktaydı. Bu gelișme üzerine fiyatlar o kadar tırmanmıștı ki ticari anlașmalar lale üzerinden yapılmaya ve insanlar evlerini lale karșılığı ipotek etmeye bașlamıșlardı. Bu çılgın süreç devam ederken, bir virüsün mutasyona uğraması sonucu eșsiz șekil ve renkte lalelerin ortaya çıkması fiyatları daha da yükseltmekteydi. Çılgınlığın zirve noktasına çıktığı 1636
yılında bir lale soğanı ile on iki dönümlük bir arazi ya da Amsterdam’da lüks bir malikane almak mümkündü. Hatta bazı kaynaklarda varlıklı bir Fransa vatandașının, ülkesindeki bira fabrikasını bir Hollanda vatandașına, bir lale soğanı karșılığı sattığı da anlatılmaktadır. Ancak 1637 yılında beklenen mutasyonların meydana gelmemesi, lalelerin satılmak istenmesine neden oldu ve hemen hemen bütün yatırımcıların tüm malvarlığını lale soğanına yatırmıș olmasından dolayı, piyasada olușan likidite sıkıntısı fiyatların oldukça hızlı bir șekilde düșmesine neden oldu. Öyle ki fiyatlar sadece bir haftada yüzde 95 oranında düșmüștü. Her gün onlarca yatırımcı, bu çılgınlık sonucu tüm varlığını kaybettiğinden Amsterdam kanallarına atlayarak intihar etmeye bașlamıștı.Hollanda krallığı, bu noktada bu trajediye müdahale ederek lale ticaretini daha küçük ölçekli ve stabil hale getirdi.

Ünlü Fransız yazar, Alexandre Dumas’nın Siyah Lale isimli eserine de konu olan bu finansal balon, üzerinden yaklașık dört yüz yıl geçmiș olmasına karșın hala çok tartıșılan bir konudur. Lale çılgınlığı örneğinde olduğu gibi. Toplumsal histerinin etkisiyle olușan așırı talep sonucu, fiyatların mantık sınırlarını zorlayan noktalara gelmiș olması, psikolojinin finans piyasalarındaki önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Günümüzde ise teknolojinin ilerlemesi ve bilgi birikiminin artması nedeniyle finansal
balonların çapı çok daha küçük olmaktadır. Ancak 2007 yılında meydana gelen ve etkileri hala devam eden subprime krizinin de emlak sektöründeki balondan kaynaklandığı unutulmamalıdır.


TEKNİK ANALİZİN ELEȘTİRİLDİĞİ NOKTALAR
Teknik analiz, birçok profesyonel yatırımcı tarafından bașarıyla uygulanırken, bazı yatırımcı ve analistler, bilimselliği tartıșılan bu analiz yöntemi yerine, ekonomi ve finans bilimine dayanan temel analizi tercih etmektedirler. Hatta, yatırımcı ve analistler arasında teknik analizin falcılık ya da modern simyacılık olduğuna yönelik oldukça yaygın önyargılar da söz konusudur. Teknik analizin, temel analize göre oldukça yeni bir analiz yöntemi olması nedeniyle akademik çevrelerde bilimselliği hala tartıșma konusudur. Ancak teknik analiz, psikoloji, istatistik ve matematik gibi bilimleri referans almaktadır. Örneğin Turkceforex.com'un ilerleyen sayfalarında okuyacağınız Fibonacci analizleri, geçerliliği bilimsel olarak kanıtlanmıș bir yöntemdir ve temeli matematik bilimine dayanmaktadır.Ayrıca bilișim teknolojisinde son yıllarda meydan gelen hızlı gelișmeler nedeniyle, teknik analizin uygulanmasındaki kolaylığın
artması, teknik analizin bazı akademik çevrelerde kabul edilmesine ve medyada daha fazla yer bulmasına neden olmaktadır.

Birçok yatırımcı ve analist, sadece teknik analiz veya sadece temel analizden
yararlanmaktadır. Temel analiz, ekonomi, politika ve finans konularında bilgi ve tecrübe birikimi isteyen bir yöntemdir. Bu yöntemden yararlanılarak, herhangi bir paritenin gelecekte yapabileceği hareketleri öngörmek mümkündür. Ancak piyasa hareketleri çoğu zaman öngörünen zaman ve koșullarda gerçekleșmez. Bu nedenle sadece temel analize bakarak yatırım yapmak zaman zaman yanıltıcı olmaktadır. Teknik analiz ise ekonomi, politika ve finans konularının uzağındadır ve referans noktası fiyat hareketleridir. Bu nedenle oldukça güçlü gözüken trend ve formasyonlar, sadece teknik analizi düșünen yatırımcılar için cazip olabilir. Ancak verilerde meydana gelen, beklentilerden farklı gerçekleșmelerin ve 11 Eylül vb. olağanüstü gelișmelerin olduğu dönemlerde teknik analizin yanılma payı temel analize göre çok daha yüksektir.

Her iki analiz yönteminde varolan bu ve buna benzer risk faktörlerinden dolayı her iki analiz yöntemini sentezleyerek yatırım yapmak, forex gibi kısa vadeli yatırımların ön planda olduğu piyasalarda daha isabetli sonuçlar verebilmektedir. Örneğin, temel analiz ile yönü tahmin edilebilen bir paritenin teknik analizi yapılarak çok daha isabetli sonuçlar doğuran ișlemler yapılabilir. Bu ve bunun gibi örneklerden anlașılabileceği gibi temel analizle alınan bir yatırım kararının zamanlamasının teknik analize bırakılması, genellikle isabetli sonuçlar vermektedir. Sadece temel analize dayanarak yatırım yapan bir yatırımcıyı, EKG grafiklerine bakmadan by pass ameliyatı kararı alan bir kardiyologa benzetebiliriz. Kardiyologun, uzun yıllar boyunca
aldığı akademik eğitim süreci sonucunda elde ettiği bilgi ve tecrübe, hastanın kalbinin ritimlerinin incelenmemesi halinde hiçbir ișe yaramayabilir. Benzer bir șekilde sadece temel analize dayanarak alınan yatırım kararı, piyasa hareketleri incelenmeden alındığında, beklentilerden oldukça olumsuz sonuçlar doğurabilir. Sonuç olarak, hastanın kalbinin ritimlerini incelemeden ameliyat kararı almak ne kadar büyük bir risk ise piyasa hareketlerini incelemeden yatırım kararı almak da o kadar büyük bir risktir. TEKNİK ANALİZ Giriş DESTEK VE DİRENÇ
Destek ve dirençler, fiyat hareketlerinin yön değișimlerinin tespiti ve zamanlamada
yararlanılan, teknik analizin en önemli temel kavramlarındandır. Hatta çoğu teknik analiz çalıșması, destek ve direnç seviyelerinin tespiti ve buna bağlı olarak ișlem yapılması amacıyla hazırlanmaktadır. Destek seviyesi, düșüște olan fiyatların belli bir seviyede dengelenerek daha fazla düșmemesi ve o seviyede taleple karșılașmasıdır. Direnç seviyesi ise yükselen fiyatların belli bir seviyede dengelenerek daha fazla yükselmemesi ve o seviyede arz ile karșılașmasıdır.



EUR / USD paritesinde, 2002 yılında meydana gelen orta vadeli yatay harekette, fiyatların 1,0160 seviyesinin üzerine çıkmakta zorlandığı görülmekteydi. Bu seviyede meydana gelen arz artıșı sonucu fiyatlar hızla gerilemekteydi. Düșüș hareketlerinde ise fiyatlar zaman zaman altına sarksa da 0,9675 seviyesinde dengelenmekteydi. Ancak fiyatların 2002 aralık ayında 1,0160 seviyesinin üzerine kararlı bir șekilde çıkması, yeni bir yükseliș eğiliminin(trend) bașlamasına neden olmuștu.

Destek ve direnç seviyelerinin belirlenmesinde trend, hareketli ortalama, formasyonlar, Bollinger Bandı vb. teknik analiz kavramlarından yararlanılabilir. Bu
konular, kitabın ilerleyen sayfalarında irdeleneceğinden bu bölümde daha çok psikolojik destek ve direnç seviyeleri kavramlarının üzerinde duracağız.

Destek ve dirençler incelendiğinde, fiyatların genellikle yuvarlak rakamlarda dengelendiği görülebilir. Bunun temel nedeni, teorik olarak insan beyninin yuvarlak rakamları daha fazla algılama eğiliminde olmasıdır. Fiyatların, yuvarlak rakamlara gelmesi genellikle daha fazla yatırımcının yükseliș veya düșüș hareketini algılamasına ve dolayısıyla daha sert hareketlerin meydana gelmesine neden olmaktadır. Hatta EUR/USD paritesi, petrol, altın ve borsa endeksleri gibi makro ekonomiyi etkileyebilecek finansal verilerde yuvarlak rakamların görülmesi, medyanın ve finans piyasaları ile ilgisi olmayan bireylerin de ilgisini çekmektedir. İnsan beyninin, teorik olarak yuvarlak rakamları daha fazla algılama eğiliminde olmasına gündelik hayattan da örnekler vermek mümkün. Örneğin, marketlerde herhangi bir ürünün fiyatına bakıldığında, ürün etiketinde yuvarlak rakam olmadığı göze çarpar.( 10 TL’lik ürünün
9,99 TL’ye satılması gibi) Bu pazarlama stratejisindeki amaç, ürünü var olduğundan çok daha düșük olarak algılanabilecek bir fiyattan satmaktır.



EUR/USD paritesinde 1999 yılının son aylarında meydana gelen düșüș trendinde 1,0000 seviyesindeki psikolojik destek sürekli çalıșmıștı. Fakat 2000 yılının ilk aylarında bu desteğin kırılması sert satıșlara neden oldu. Bu hareketin așırı olduğuna yönelik olușan piyasa algılaması ise talep yaratarak, yükselișe neden olmuștu. Fakat
psikolojik dirence dönüșen 1,0000 seviyesinden gelen sert satıșlar ise orta vadeli düșüș trendinin uzun vadeli düșüș trendine dönüșmesine neden olmuștu.

Destek ve dirençlerin,bașarıyla tespit edilmesi durumunda, deneyimli yatırımcılar için
güvenilir bir rehber olduğu söylenebilir. Ancak özellikle deneyimsiz yatırımcıların, destek ve dirençler konusunda çok sık rastlanılan yanılgıları olabilmektedir. Bu yanılgıların bașında en dipten alıp en tepeden satmak saplantısı gelmektedir. Bu sebeple özellikle deneyimsiz yatırımcılar, güçlü görülen desteklerden alım yapmaktadır. İlk bakıșta mantıklı olarak değerlendirilebilecek bu yaklașım, fiyatların daha fazla düșme riskini görmezden gelmektedir. Bir paritede en tepede açığa satıș yapmak ise bir bașka büyük yanılgıdır. Fiyatların daha fazla yükselme ihtimali her zaman vardır. Ünlü İngiliz ekonomist ve borsa yatırımcısı John Maynard Keynes’in de belirttiği gibi "Kırılamayacak destek ve direnç yoktur." Bașarı oranı daha yüksek olan yaklașım ise fiyatların genel yönü yani trend belli olduktan sonra ișlem yapmaktır.
Destek ve dirençlerin üçüncü denemede kırılması sık rastlanılan bir durumdur. Bu nedenle iki kez test edilmiș destek ve dirençler için daha dikkatli olmak gerekir. Bu noktada teknik göstergelerden ve olușabilecek tepe ve dip formasyonlarından yararlanılabilir. Destek ve dirençlerde, bir diğer önemli konu ise vadedir. Uzun vadeli destek ve dirençler, çoğu zaman kısa ve orta vadeli destek ve dirençlere oranla daha güçlü olmaktadır. Aynı zamanda uzun vadeli destek ve dirençlerde meydana gelen tepki hareketleri de daha sert olmaktadır.

GRAFİKLER
Teknik analizin temel amacı, geçmiște meydana gelen fiyat hareketleri incelenerek,
gelecekte meydana gelebilecek fiyat hareketlerini öngörebilmektir. Bu nedenle verilerin daha net görülebilmesi ve istatistiki çalıșmaların daha kolay yapılabilmesi amacıyla grafiklerden yararlanılır.
GRAFİK ÇEȘİTLERİ
Grafik çizimi için piyasada olușan belirli fiyatlardan faydalanılır.Bu fiyatlar, açılıș fiyatı , belirli bir zaman diliminde olușan en yüksek fiyat, belirli bir zaman diliminde olușan en düșük fiyat ve de kapanıș fiyatıdır. Forex piyasasının yirmi dört saat açık olmasından dolayı günlük grafiklerde genellikle C (Close) harfi ile ifade edilen kapanıș fiyatı saat 23:00’da görülen fiyat seviyesidir. Yine forex piyasasının yirmi dört saat açık olması nedeniyle günlük grafiklerde görülen açılıș fiyatı ise gece 00:00 da görülen piyasa fiyatı olarak kabul edilmektedir.
GRAFİK TÜRLERİ

Çizgisel Grafik: Paritelerin sadece kapanıș fiyatları baz alınarak çizilen grafiklerdir. Teknik analizde en çok itibar gören fiyat türü kapanıș fiyatlarıdır. Bu nedenle yalınlığı nedeniyle birçok analist tarafından tercih edilir. Ancak çizgisel grafikler, gün içerisinde piyasada olușan hareketleri tam anlamıyla yansıtmadığından, kısa vadeli teknik analizin ön planda olduğu forex piyasası için yetersiz kalabilir. Bu grafik türünün bir diğer eksik noktası ise kaotik piyasa mekanizmasına lineer(doğrusal) mantıkla yaklașmasıdır.



Çizgisel GBP / USD grafiği. Yalınlığı nedeniyle özellikle uzun vadeli hareketleri açık bir șekilde görmek mümkün. Ancak gün içerisinde yașanan dalgalanmaları tespit edebilmek oldukça zor.
Çubuk Grafik: Teknik analizde en çok kullanılan ve bilinen grafik türüdür. Belirli zaman dilimi içerisindeki açılıș, en düșük, en yüksek ve kapanıș fiyatlarını, net bir șekilde göstermesi bu popülerliğinin en önemli nedenidir. Dikey çubuğun en üst noktası, fiyatın belirli bir zaman dilimi içerisinde ulaștığı en yüksek seviyedir. Çubuğun en alt noktası ise fiyatın belirli bir zaman dilimi içerisinde ulaștığı en düșük seviyedir. Kapanıș fiyatı, çubuk üzerinde sağa doğru kısa yatay çizgi(sağ çentik) ile ifade edilir. Ancak hisse senedi piyasalarından farklı olarak forex piyasalarının yirmi dört saat açık olması nedeniyle grafiklerde genellikle C (Close) harfi ile ifade edilen kapanıș fiyatı saat 23:59’da görülen fiyat seviyesidir. Grafiğin üzerinde sola doğru
kısa yatay çizgi(sol çentik) ile de açılıș fiyatı ifade edilir. Açılıș fiyatı ise saat 00:00’da görülen fiyat seviyesidir. Çubuğun boyunun uzaması dalgalanmanın (volatilite) yüksek olduğunu gösterir. Çubuğun boyunun kısa olması ise,seçilen periyot içerisinde dalgalanmanın düșük olduğunu yani sıkıșık bir seyrin izlendiğini gösterir. Piyasa hareketlerini, net olarak göstermesi nedeniyle çubuk grafiklerin, bu kitabın ilerleyen bölümlerinde anlatılan formasyonlar konusunda, diğer grafik türlerine göre daha kullanıșlı olduğu söylenebilir.



Çubuk grafiğin önemi, GBP/JPY gibi volatilite(dalgalanma)nin ve dolayısıyla riskin yüksek olduğu paritelerde daha iyi anlașılmaktadır.Forex piyasalarının en volatil paritesi olan GBP/JPY’nin çubuklarının uzunluğu,karakteristik özelliklerini açık bir șekilde ortaya koymaktadır.
Mum Grafik: Modern teknik analizin ilk örneğinin Dow Teorisi olduğu kabul
edilmektedir. Ancak Dow teorisinin ortaya atılmasından yaklașık üçyüz yıl önce, 17. yüzyılda Japonya’da yașayan tüccarlar, pirinç kontratlarındaki fiyatlar için kendine özgü bir teknik analiz yöntemleri geliștirmișlerdi. Bu analiz yöntemlerinde ise, tüm dünyadan farklı olarak, çok fazla parametreden yararlanılan, kendi geliștirdikleri mum grafiklerden yararlanmaktaydılar. Mum grafikler, çubuk grafikler gibi açılıș, en yüksek, en düșük ve kapanıș değerlerini gösterirler. Ancak çubuk grafikler bu verileri sadece gösterirken, mum grafikler bu veriler arasında mantıklı bir bağ kurmaya çalıșır. Bu analiz yöntemi daha çok kısa vade için kullanılmaktadır. Bu nedenle forex piyasalarında popülaritesi yüksektir.

YUKARI KUYRUK: En yüksek fiyatı temsil eder.
AÇILIȘ VEYA KAPANIȘ(Hangisi yüksek değerdeyse)
AȘAĞI KUYRUK: En düșük fiyatı temsil eder.
AÇILIȘ VEYA KAPANIȘ(Hangisi düșük değerdeyse)
GÖVDE: Eğer kapanıș fiyatı,açılıș fiyatından yukarıdaysa boș, așağıdaysa doludur.(Bazı teknik analiz programlarında yeșil ya da beyaz renkli mumlar yükseliși, siyah ya da kırmızı mumlar düșüșü temsil etmektedir. Metatrader ve birçok programda ise mumun içinin boș olması yükseliș, dolu olması düșüș anlamına gelmektedir.)

Mum grafiklerde, açılıș ve kapanıș fiyatı arasında olușan fark, mumun boyunun uzunluğunu belirler. İçi boș veya dolu, kısa veya uzun gövdeli mumların, bir araya gelmesi sonucu, belli formasyonlar olușur. Güvenilirliği yüksek olan belli bașlı mum grafik formasyonlarını, Forexturkce.com'un formasyonlar bölümünde ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.
Teknik analiz, fiyat, hacim ve indikatör gibi göstergelerden yararlanılarak, geçmiș dönemde gerçekleșen piyasa hareketleri incelenerek geleceğe yönelik olarak fiyat öngörülerinin yapıldığı analiz yöntemidir. Teknik analiz, ekonomi biliminden bağımsızdır ve daha çok psikoloji, matematik, istatistik ve fizik gibi bilim dalları ile ilișki içerisindedir.

Teknik analizin temel mantığına göre, paritenin fiyat hareketlerine etki edebilecek her faktör fiyatlara yansımıștır. Yani fiyatlar bir nevi barometre özelliği tașımaktadır. Teknik analizde, geçmiște yașanan piyasa hareketleri referans niteliği tașımaktadır. Teknik analizin mantığına göre geçmiște meydana gelen bir fiyat hareketi, gelecekte tekrar meydana gelecektir.Bu nedenle teknik analiz, paritelerin dinamiğini anlayabilmek açısından yararlı olmaktadır.

Derinliğin oldukça düșük olduğu ve bu nedenle yapay hareketlerin sıkça meydana geldiği İMKB’de teknik analiz yöntemleri özellikle küçük șirket hisselerinde çoğu zaman bașarısız olmaktadır. Bu nedenle İMKB ve benzeri derin olmayan piyasalarda, küçük yatırımcı için büyük ancak piyasa mekanizması için oldukça küçük bir fonla, özellikle küçük șirket hisselerinde yapay hareketler yaratmak mümkündür. Borsa jargonunda grafik çizmek ya da tahta yapmak olarak nitelendirilen bu hareketlerin, günlük ortalama ișlem hacmi 2 trilyon doları bulan forex piyasalarında olușturulmasının neredeyse imkansız olması, bu piyasada teknik analizin bașarı oranını önemli ölçüde artırmaktadır.

Çoğunlukla makroekonomik verilerin gündemde olduğu forex piyasalarında diğer
piyasalarda olduğu gibi bireysel ve kitlesel olarak, psikoloji faktörü büyük rol
oynamaktadır. Forex piyasalarına ilk bakıldığında verilerin arz ve talebi olușturarak fiyatları yönlendirdiği söylenebilir. Ancak fiyatları olușturan temel dayanak, veriden ziyade, piyasaların veriye ilișkin beklenti ve algılamalarıdır. Örneğin düșüș trendinde olan bir paritede olumlu bir verinin açıklanması, kalıcı yükselișten
ziyade genellikle tepki yükselișine neden olmaktadır. Yükselen trend içerisindeki paritelerde ise olumsuz veriler, genellikle sınırlı düșüșlere neden olabilmektedir. Verilerin beklentilerden așırı derecede olumlu gerçekleșmesi de sert yükseliș hareketlerine neden olabilmektedir. Beklentilerin ötesindeki gerçekleșmeler, kitle psikolojisi üzerinde așırı iyimserlik veya panik etkisi yaratabilmektedir.


KİTLE PSİKOLOJİSİNİN FİYATLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE TARİHTEN BİR ÖRNEK: LALE ÇILGINLIĞI
XVI.yüzyılın sonunda, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Hollanda’ya götürülen lale, coğrafi
keșiflerin etkisiyle zenginleșen Hollandalıların lüks evlerinin bahçelerini süslemeye
bașlamıștı. Yeni bir çiçek olan laleye olan bu merak çok geçmeden ciddi bir talebi de
olușturmuștu. Yetiștirilen lalelerin satılması, daha pahalı lale soğanlarının alınmasına neden oluyordu. Lalenin, reel olarak sadece bir bitki olmasına karșın, bir statü sembolü olarak algılanması sonucu, fakir Hollandalıların da ilgisi yeni talep ve dolayısıyla yeni yükselișlere neden olmaktaydı. Bu gelișme üzerine fiyatlar o kadar tırmanmıștı ki ticari anlașmalar lale üzerinden yapılmaya ve insanlar evlerini lale karșılığı ipotek etmeye bașlamıșlardı. Bu çılgın süreç devam ederken, bir virüsün mutasyona uğraması sonucu eșsiz șekil ve renkte lalelerin ortaya çıkması fiyatları daha da yükseltmekteydi. Çılgınlığın zirve noktasına çıktığı 1636
yılında bir lale soğanı ile on iki dönümlük bir arazi ya da Amsterdam’da lüks bir malikane almak mümkündü. Hatta bazı kaynaklarda varlıklı bir Fransa vatandașının, ülkesindeki bira fabrikasını bir Hollanda vatandașına, bir lale soğanı karșılığı sattığı da anlatılmaktadır. Ancak 1637 yılında beklenen mutasyonların meydana gelmemesi, lalelerin satılmak istenmesine neden oldu ve hemen hemen bütün yatırımcıların tüm malvarlığını lale soğanına yatırmıș olmasından dolayı, piyasada olușan likidite sıkıntısı fiyatların oldukça hızlı bir șekilde düșmesine neden oldu. Öyle ki fiyatlar sadece bir haftada yüzde 95 oranında düșmüștü. Her gün onlarca yatırımcı, bu çılgınlık sonucu tüm varlığını kaybettiğinden Amsterdam kanallarına atlayarak intihar etmeye bașlamıștı.Hollanda krallığı, bu noktada bu trajediye müdahale ederek lale ticaretini daha küçük ölçekli ve stabil hale getirdi.

Ünlü Fransız yazar, Alexandre Dumas’nın Siyah Lale isimli eserine de konu olan bu finansal balon, üzerinden yaklașık dört yüz yıl geçmiș olmasına karșın hala çok tartıșılan bir konudur. Lale çılgınlığı örneğinde olduğu gibi. Toplumsal histerinin etkisiyle olușan așırı talep sonucu, fiyatların mantık sınırlarını zorlayan noktalara gelmiș olması, psikolojinin finans piyasalarındaki önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Günümüzde ise teknolojinin ilerlemesi ve bilgi birikiminin artması nedeniyle finansal
balonların çapı çok daha küçük olmaktadır. Ancak 2007 yılında meydana gelen ve etkileri hala devam eden subprime krizinin de emlak sektöründeki balondan kaynaklandığı unutulmamalıdır.


TEKNİK ANALİZİN ELEȘTİRİLDİĞİ NOKTALAR
Teknik analiz, birçok profesyonel yatırımcı tarafından bașarıyla uygulanırken, bazı yatırımcı ve analistler, bilimselliği tartıșılan bu analiz yöntemi yerine, ekonomi ve finans bilimine dayanan temel analizi tercih etmektedirler. Hatta, yatırımcı ve analistler arasında teknik analizin falcılık ya da modern simyacılık olduğuna yönelik oldukça yaygın önyargılar da söz konusudur. Teknik analizin, temel analize göre oldukça yeni bir analiz yöntemi olması nedeniyle akademik çevrelerde bilimselliği hala tartıșma konusudur. Ancak teknik analiz, psikoloji, istatistik ve matematik gibi bilimleri referans almaktadır. Örneğin Turkceforex.com'un ilerleyen sayfalarında okuyacağınız Fibonacci analizleri, geçerliliği bilimsel olarak kanıtlanmıș bir yöntemdir ve temeli matematik bilimine dayanmaktadır.Ayrıca bilișim teknolojisinde son yıllarda meydan gelen hızlı gelișmeler nedeniyle, teknik analizin uygulanmasındaki kolaylığın
artması, teknik analizin bazı akademik çevrelerde kabul edilmesine ve medyada daha fazla yer bulmasına neden olmaktadır.

Birçok yatırımcı ve analist, sadece teknik analiz veya sadece temel analizden
yararlanmaktadır. Temel analiz, ekonomi, politika ve finans konularında bilgi ve tecrübe birikimi isteyen bir yöntemdir. Bu yöntemden yararlanılarak, herhangi bir paritenin gelecekte yapabileceği hareketleri öngörmek mümkündür. Ancak piyasa hareketleri çoğu zaman öngörünen zaman ve koșullarda gerçekleșmez. Bu nedenle sadece temel analize bakarak yatırım yapmak zaman zaman yanıltıcı olmaktadır. Teknik analiz ise ekonomi, politika ve finans konularının uzağındadır ve referans noktası fiyat hareketleridir. Bu nedenle oldukça güçlü gözüken trend ve formasyonlar, sadece teknik analizi düșünen yatırımcılar için cazip olabilir. Ancak verilerde meydana gelen, beklentilerden farklı gerçekleșmelerin ve 11 Eylül vb. olağanüstü gelișmelerin olduğu dönemlerde teknik analizin yanılma payı temel analize göre çok daha yüksektir.

Her iki analiz yönteminde varolan bu ve buna benzer risk faktörlerinden dolayı her iki analiz yöntemini sentezleyerek yatırım yapmak, forex gibi kısa vadeli yatırımların ön planda olduğu piyasalarda daha isabetli sonuçlar verebilmektedir. Örneğin, temel analiz ile yönü tahmin edilebilen bir paritenin teknik analizi yapılarak çok daha isabetli sonuçlar doğuran ișlemler yapılabilir. Bu ve bunun gibi örneklerden anlașılabileceği gibi temel analizle alınan bir yatırım kararının zamanlamasının teknik analize bırakılması, genellikle isabetli sonuçlar vermektedir. Sadece temel analize dayanarak yatırım yapan bir yatırımcıyı, EKG grafiklerine bakmadan by pass ameliyatı kararı alan bir kardiyologa benzetebiliriz. Kardiyologun, uzun yıllar boyunca
aldığı akademik eğitim süreci sonucunda elde ettiği bilgi ve tecrübe, hastanın kalbinin ritimlerinin incelenmemesi halinde hiçbir ișe yaramayabilir. Benzer bir șekilde sadece temel analize dayanarak alınan yatırım kararı, piyasa hareketleri incelenmeden alındığında, beklentilerden oldukça olumsuz sonuçlar doğurabilir. Sonuç olarak, hastanın kalbinin ritimlerini incelemeden ameliyat kararı almak ne kadar büyük bir risk ise piyasa hareketlerini incelemeden yatırım kararı almak da o kadar büyük bir risktir Giriş: FOREX TEMEL KAVRAMLAR Destek ve dirençler, fiyat hareketlerinin yön değișimlerinin tespiti ve zamanlamada
yararlanılan, teknik analizin en önemli temel kavramlarındandır. Hatta çoğu teknik analiz çalıșması, destek ve direnç seviyelerinin tespiti ve buna bağlı olarak ișlem yapılması amacıyla hazırlanmaktadır. Destek seviyesi, düșüște olan fiyatların belli bir seviyede dengelenerek daha fazla düșmemesi ve o seviyede taleple karșılașmasıdır. Direnç seviyesi ise yükselen fiyatların belli bir seviyede dengelenerek daha fazla yükselmemesi ve o seviyede arz ile karșılașmasıdır. EUR / USD paritesinde, 2002 yılında meydana gelen orta vadeli yatay harekette, fiyatların 1,0160 seviyesinin üzerine çıkmakta zorlandığı görülmekteydi. Bu seviyede meydana gelen arz artıșı sonucu fiyatlar hızla gerilemekteydi. Düșüș hareketlerinde ise fiyatlar zaman zaman altına sarksa da 0,9675 seviyesinde dengelenmekteydi. Ancak fiyatların 2002 aralık ayında 1,0160 seviyesinin üzerine kararlı bir șekilde çıkması, yeni bir yükseliș eğiliminin(trend) bașlamasına neden olmuștu.

Destek ve direnç seviyelerinin belirlenmesinde trend, hareketli ortalama, formasyonlar, Bollinger Bandı vb. teknik analiz kavramlarından yararlanılabilir. Bu
konular, kitabın ilerleyen sayfalarında irdeleneceğinden bu bölümde daha çok psikolojik destek ve direnç seviyeleri kavramlarının üzerinde duracağız.

Destek ve dirençler incelendiğinde, fiyatların genellikle yuvarlak rakamlarda dengelendiği görülebilir. Bunun temel nedeni, teorik olarak insan beyninin yuvarlak rakamları daha fazla algılama eğiliminde olmasıdır. Fiyatların, yuvarlak rakamlara gelmesi genellikle daha fazla yatırımcının yükseliș veya düșüș hareketini algılamasına ve dolayısıyla daha sert hareketlerin meydana gelmesine neden olmaktadır. Hatta EUR/USD paritesi, petrol, altın ve borsa endeksleri gibi makro ekonomiyi etkileyebilecek finansal verilerde yuvarlak rakamların görülmesi, medyanın ve finans piyasaları ile ilgisi olmayan bireylerin de ilgisini çekmektedir. İnsan beyninin, teorik olarak yuvarlak rakamları daha fazla algılama eğiliminde olmasına gündelik hayattan da örnekler vermek mümkün. Örneğin, marketlerde herhangi bir ürünün fiyatına bakıldığında, ürün etiketinde yuvarlak rakam olmadığı göze çarpar.( 10 TL’lik ürünün
9,99 TL’ye satılması gibi) Bu pazarlama stratejisindeki amaç, ürünü var olduğundan çok daha düșük olarak algılanabilecek bir fiyattan satmaktır. EUR/USD paritesinde 1999 yılının son aylarında meydana gelen düșüș trendinde 1,0000 seviyesindeki psikolojik destek sürekli çalıșmıștı. Fakat 2000 yılının ilk aylarında bu desteğin kırılması sert satıșlara neden oldu. Bu hareketin așırı olduğuna yönelik olușan piyasa algılaması ise talep yaratarak, yükselișe neden olmuștu. Fakat
psikolojik dirence dönüșen 1,0000 seviyesinden gelen sert satıșlar ise orta vadeli düșüș trendinin uzun vadeli düșüș trendine dönüșmesine neden olmuștu.

Destek ve dirençlerin,bașarıyla tespit edilmesi durumunda, deneyimli yatırımcılar için
güvenilir bir rehber olduğu söylenebilir. Ancak özellikle deneyimsiz yatırımcıların, destek ve dirençler konusunda çok sık rastlanılan yanılgıları olabilmektedir. Bu yanılgıların bașında en dipten alıp en tepeden satmak saplantısı gelmektedir. Bu sebeple özellikle deneyimsiz yatırımcılar, güçlü görülen desteklerden alım yapmaktadır. İlk bakıșta mantıklı olarak değerlendirilebilecek bu yaklașım, fiyatların daha fazla düșme riskini görmezden gelmektedir. Bir paritede en tepede açığa satıș yapmak ise bir bașka büyük yanılgıdır. Fiyatların daha fazla yükselme ihtimali her zaman vardır. Ünlü İngiliz ekonomist ve borsa yatırımcısı John Maynard Keynes’in de belirttiği gibi "Kırılamayacak destek ve direnç yoktur." Bașarı oranı daha yüksek olan yaklașım ise fiyatların genel yönü yani trend belli olduktan sonra ișlem yapmaktır.
Destek ve dirençlerin üçüncü denemede kırılması sık rastlanılan bir durumdur. Bu nedenle iki kez test edilmiș destek ve dirençler için daha dikkatli olmak gerekir. Bu noktada teknik göstergelerden ve olușabilecek tepe ve dip formasyonlarından yararlanılabilir. Destek ve dirençlerde, bir diğer önemli konu ise vadedir. Uzun vadeli destek ve dirençler, çoğu zaman kısa ve orta vadeli destek ve dirençlere oranla daha güçlü olmaktadır. Aynı zamanda uzun vadeli destek ve dirençlerde meydana gelen tepki hareketleri de daha sert olmaktadır.

GRAFİKLER
Teknik analizin temel amacı, geçmiște meydana gelen fiyat hareketleri incelenerek,
gelecekte meydana gelebilecek fiyat hareketlerini öngörebilmektir. Bu nedenle verilerin daha net görülebilmesi ve istatistiki çalıșmaların daha kolay yapılabilmesi amacıyla grafiklerden yararlanılır.
GRAFİK ÇEȘİTLERİ
Grafik çizimi için piyasada olușan belirli fiyatlardan faydalanılır.Bu fiyatlar, açılıș fiyatı , belirli bir zaman diliminde olușan en yüksek fiyat, belirli bir zaman diliminde olușan en düșük fiyat ve de kapanıș fiyatıdır. Forex piyasasının yirmi dört saat açık olmasından dolayı günlük grafiklerde genellikle C (Close) harfi ile ifade edilen kapanıș fiyatı saat 23:00’da görülen fiyat seviyesidir. Yine forex piyasasının yirmi dört saat açık olması nedeniyle günlük grafiklerde görülen açılıș fiyatı ise gece 00:00 da görülen piyasa fiyatı olarak kabul edilmektedir.
GRAFİK TÜRLERİ

Çizgisel Grafik: Paritelerin sadece kapanıș fiyatları baz alınarak çizilen grafiklerdir. Teknik analizde en çok itibar gören fiyat türü kapanıș fiyatlarıdır. Bu nedenle yalınlığı nedeniyle birçok analist tarafından tercih edilir. Ancak çizgisel grafikler, gün içerisinde piyasada olușan hareketleri tam anlamıyla yansıtmadığından, kısa vadeli teknik analizin ön planda olduğu forex piyasası için yetersiz kalabilir. Bu grafik türünün bir diğer eksik noktası ise kaotik piyasa mekanizmasına lineer(doğrusal) mantıkla yaklașmasıdır. Çizgisel GBP / USD grafiği. Yalınlığı nedeniyle özellikle uzun vadeli hareketleri açık bir șekilde görmek mümkün. Ancak gün içerisinde yașanan dalgalanmaları tespit edebilmek oldukça zor.
Çubuk Grafik: Teknik analizde en çok kullanılan ve bilinen grafik türüdür. Belirli zaman dilimi içerisindeki açılıș, en düșük, en yüksek ve kapanıș fiyatlarını, net bir șekilde göstermesi bu popülerliğinin en önemli nedenidir. Dikey çubuğun en üst noktası, fiyatın belirli bir zaman dilimi içerisinde ulaștığı en yüksek seviyedir. Çubuğun en alt noktası ise fiyatın belirli bir zaman dilimi içerisinde ulaștığı en düșük seviyedir. Kapanıș fiyatı, çubuk üzerinde sağa doğru kısa yatay çizgi(sağ çentik) ile ifade edilir. Ancak hisse senedi piyasalarından farklı olarak forex piyasalarının yirmi dört saat açık olması nedeniyle grafiklerde genellikle C (Close) harfi ile ifade edilen kapanıș fiyatı saat 23:59’da görülen fiyat seviyesidir. Grafiğin üzerinde sola doğru
kısa yatay çizgi(sol çentik) ile de açılıș fiyatı ifade edilir. Açılıș fiyatı ise saat 00:00’da görülen fiyat seviyesidir. Çubuğun boyunun uzaması dalgalanmanın (volatilite) yüksek olduğunu gösterir. Çubuğun boyunun kısa olması ise,seçilen periyot içerisinde dalgalanmanın düșük olduğunu yani sıkıșık bir seyrin izlendiğini gösterir. Piyasa hareketlerini, net olarak göstermesi nedeniyle çubuk grafiklerin, bu kitabın ilerleyen bölümlerinde anlatılan formasyonlar konusunda, diğer grafik türlerine göre daha kullanıșlı olduğu söylenebilir. Çubuk grafiğin önemi, GBP/JPY gibi volatilite(dalgalanma)nin ve dolayısıyla riskin yüksek olduğu paritelerde daha iyi anlașılmaktadır.Forex piyasalarının en volatil paritesi olan GBP/JPY’nin çubuklarının uzunluğu,karakteristik özelliklerini açık bir șekilde ortaya koymaktadır.
Mum Grafik: Modern teknik analizin ilk örneğinin Dow Teorisi olduğu kabul
edilmektedir. Ancak Dow teorisinin ortaya atılmasından yaklașık üçyüz yıl önce, 17. yüzyılda Japonya’da yașayan tüccarlar, pirinç kontratlarındaki fiyatlar için kendine özgü bir teknik analiz yöntemleri geliștirmișlerdi. Bu analiz yöntemlerinde ise, tüm dünyadan farklı olarak, çok fazla parametreden yararlanılan, kendi geliștirdikleri mum grafiklerden yararlanmaktaydılar. Mum grafikler, çubuk grafikler gibi açılıș, en yüksek, en düșük ve kapanıș değerlerini gösterirler. Ancak çubuk grafikler bu verileri sadece gösterirken, mum grafikler bu veriler arasında mantıklı bir bağ kurmaya çalıșır. Bu analiz yöntemi daha çok kısa vade için kullanılmaktadır. Bu nedenle forex piyasalarında popülaritesi yüksektir.

YUKARI KUYRUK: En yüksek fiyatı temsil eder.
AÇILIȘ VEYA KAPANIȘ(Hangisi yüksek değerdeyse)
AȘAĞI KUYRUK: En düșük fiyatı temsil eder.
AÇILIȘ VEYA KAPANIȘ(Hangisi düșük değerdeyse)
GÖVDE: Eğer kapanıș fiyatı,açılıș fiyatından yukarıdaysa boș, așağıdaysa doludur.(Bazı teknik analiz programlarında yeșil ya da beyaz renkli mumlar yükseliși, siyah ya da kırmızı mumlar düșüșü temsil etmektedir. Metatrader ve birçok programda ise mumun içinin boș olması yükseliș, dolu olması düșüș anlamına gelmektedir.)

Mum grafiklerde, açılıș ve kapanıș fiyatı arasında olușan fark, mumun boyunun uzunluğunu belirler. İçi boș veya dolu, kısa veya uzun gövdeli mumların, bir araya gelmesi sonucu, belli formasyonlar olușur. Güvenilirliği yüksek olan belli bașlı mum grafik formasyonlarını, Forexturkce.com'un formasyonlar bölümünde ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz. FOREX TRENDLER TRENDLER
Piyasalarda olușan fiyat hareketleri arz ve talep kaynaklıdır. Ancak bu fiyat hareketlerinin olușumu rastlantısal değildir. Tüm bu fiyat hareketlerinde belirgin bir yön vardır. Modern teknik analizin kurucusu ve Dow Jones endeksinin isim babalarından olan Charles Dow, piyasa hareketlerinin belirgin bir yönü olduğunu saptayarak trend kavramını ortaya atmıștır. Modern teknik analizin kurucusu Charles Dow’un, The Wall Street Journal gazetesinde 1900-1902 yılları arasında yayınlanan makalelerinden derlenerek ortaya çıkarılan Dow Teorisi, günümüzde kullanılan teknik analiz yöntemlerinin temelini olușturmaktadır. Teorinin amacı, hisse senedi piyasasının trendini tahmin etmek ve söz konusu olan trende sadık kalarak yatırım yapabilmek yani bașka bir deyimle akıntıya karșı kürek çekmemektir.
Dow teorisine göre trend türleri üçe ayrılmaktadır:
1-) Ana (Primary) Trend (Uzun vadeli trend): Bir yıl ile birkaç yıl arası süreyi kapsayan trendlerdir. İlk bakıșta bu trendlerin, kısa vadeli ișlemlerin ön planda olduğu forex piyasası için cazip olmadığı düșünülebilir. Ancak parite piyasalarında olușan ana trendler, ekonominin barometresi olarak değerlendirilebilir. Parite grafiklerinde, ülkelerin uzun süren refah ve buhran dönemleri, uzun vadeli trendlere direkt yansımaktadır. Grafikte altında halen devam etmekte olan uzun vadeli yükselen trend açıkça görülmektedir. Grafiğin son aylarda artan momentum trendin önümüzdeki yıllarda da devam edebileceği șeklinde yorumlanabilir. Ana trend destekleri aynı zamanda çok önemli psikolojik desteklerdir. 2007 yılının yaz aylarında ana trend desteği birçok kez test edilmesine hatta desteğin altına sarkılmıș olmasına karșın kitle psikolojisinin talep yaratması sonucu trend devam etmiștir. Uzun vadeli düșüș trendlerinin teknik analizinde uzun vadeli destekten ziyade uzun vadeli direnç daha büyük önem tașır. Çünkü direncin kırılması ve üzerinde güçlenilmesi trendin sonu anlamına gelir. 2001 ilkbaharından 2005 ilkbaharına kadar düșüș trendi içerisinde hareket eden USD/CHF paritesi bu tarihte uzun vadeli düșüș trendi direncini kırarak, kısa vadeli yükselen trende girmiști. Uzun vadeli düșüș trendleri genellikle yükselen trendlere göre daha kısa sürmektedir. Bunun nedeni kitle psikolojisinin yükselișlerde daha histerik davranıșlara neden olmasıdır. Bireyler
daha fazla kazanmak konusunda daha istekli hatta aç gözlülerdir ancak kaybetmek
konusunda istekten ziyade korkularının olması nedeniyle düșüș trendleri daha kısa
sürmektedir. Arz ve talebin sıkıșması yön arayıșına ve dolayısıyla yatay trend hareketlerine neden olabilmektedir. EUR /CHF 2001- 2003 yılları arasında uzun vadeli yatay trend içerisinde hareketini sürdürdü. Yatay trendleri fay hattına benzetebiliriz. Sıkıșmıș enerjinin patlaması sonucu kırılan fay hatları gibi sıkıșmıș arz ve talebin bir noktadan sonra yönünü bulması sert hareketlere neden olmaktadır. Bu nedenle yatay trendin destek ve dirençlerinin kırılması halinde olușan hareketler oldukça serttir ve çoğu zaman yeni bir trendin habercisidir.
2-) İkincil (Secondary) Trend (Orta Vadeli Trend): Fiyatlar uzun vadeli trend içerisinde
hareketini sürdürürken zaman zaman trendin aksi yönünde hareket edebilirler. Bu hareketler çoğu zaman kısa vadeli dalgalanmalar olarak değerlendirilebilir.Ancak bu hareketlerin belirgin bir yönü olması ve bir aydan birkaç aya kadar sürmesi ikincil trend ve daha çok bilinen adıyla orta vadeli trend olarak nitelendirilir. EUR USD paritesindeki uzun vadeli yükselen trend içerisinde zaman zaman orta vadeli düșüș trendleri meydana gelmiști. 2005 yılı içerisindeki orta vadeli düșüș trendi sonrasında ana trend desteğine gerileyen parite,bu destekten tekrar yükselișine
Devam etmiști. Orta vadeli düșüș trendleri genellikle uzun vadeli trendin momentumu așırı yükseldiğinde gündeme gelir. Fiyatlardaki așırı șișme birçok büyük oyuncu için kar realizasyonu olarak değerlendirebilir. Ancak düzeltme sonucu düșen fiyatlar talebin ve dolayısıyla fiyatların tekrar yükselmesine neden olmaktadır.
3-) Kısa Vadeli (Minor) Trend: Bir gün ile üç haftalık süre içerisinde meydana gelen trendlerdir.Kısa vadeli yatırımın ön planda olduğu forex piyasalarındaki ağırlığı diğer piyasalara oranla daha fazladır. Ancak kısa vadeli trendler, anlık gelișmelerden çok fazla etkilenmesi nedeniyle yanıltıcı olabilmektedir. Bu nedenle yatırımcıların uzun ve orta vadeli grafikleri inceleyerek genel yönü tespit etmeleri daha yararlı olacaktır. EUR / USD paritesinde 2001 yılında gerçekleșen kısa vadeli yükselen trend hareketi 0,9390 direncinin așılamaması sonucu zayıflamıștı. Zayıflama sonucu iki kez test edilen kısa vadeli trend çizgisi, üçüncü deneme de kırılarak kısa vadeli yükselen trend hareketi son bulmuștu. TEKNİK ANALİZ FORMASYONLAR
Finans piyasalarında fiyat hareketleri trendler halinde meydana gelmektedir. Ancak, finans piyasalarının kaotik yapısı nedeniyle bu trend hareketleri doğrusal değildir. Bu nedenle grafiklerde karakteristik șekiller meydana gelmektedir. Formasyon adı verilen bu șekiller kimi zaman trend dönüșleri, kimi zamansa trendin devamlılığını göstermektedir. Formasyonlar bașlıca iki guruba ayrılırlar.
1.Trend dönüș formasyonları
2.Sıkıșma formasyonları

TREND DÖNÜȘ FORMASYONLARI
Trend sonlarında görülen bu formasyonlar, olușum sürecindeyken trend dönüș sinyali
verirler. Trendin dönmesi ile birlikte ise formasyon tamamlanmıș olur. Bu formasyonların gerçekleșme süresi, trendin süresine göre değișmektedir. Örneğin uzun vadeli trendlerin dönüș formasyonları, bir aydan daha uzun süreli olabilmektedir.
Trend dönüș formasyonları, yatırımcılar için isabetli sinyaller üretmekle beraber ayı ve boğa tuzakları olarak adlandırılan dönüș görünümleri yatırımcıları yanıltabilir. Bu nedenle grafiklere bakıldığında bu formasyonları zamanında algılayabilmek için bilgi ve tecrübeye gereksinim duyulmaktadır.

OMUȘ-BAȘ-OMUZ FORMASYONU
Teknik analizde en çok bilinen formasyonlardandır. Bu formasyon sık rastlanılan ve güvenilirlik oranı yüksek olan bir formasyondur. Bu formasyon orta vadeli yükselen trendlerin zirve noktalarında olușurlar. Formasyonun olușum süresi ortalama olarak bir ay ile üç ay arasında değișmektedir. Çok ciddi bir düșüș sinyalidir. Bu formasyonu grafikte algılayabilmenin kolay olması, popüler olmasının nedenlerindendir. Hızlı
yükseliș sonrası gelen sert satıșlar, yatırımcıların paniğe kapılmasına ve düșüș trendinin bașladığı algılamasına yol açar. Bu noktada yeni bir talebin gelmesi sonucunda fiyatların yükselmeye bașlaması yükseliș trendinin hala devam ettiği șeklinde algılanabilir. Yeni yükselișin, daha önce çalıșarak sert düșüșe neden olan direnci de kırması halinde, yükseliș daha da hızlanır. Bu durumda yatırımcı kitlesi, yükselișin devamına inanmaya bașlar. Ancak bu noktada çalıșan yeni direncin kırılamaması ise sert düșüșe neden olur. Kar satıșları sonucu yașanan gerilemenin daha önce tepki alımlarının meydana geldiği seviyeye gelmesi ve bu desteğin çalıșması halinde, yatırımcılarda omuz ve bașın oluștuğu algılaması olușmaya bașlar. Destekten tepki alımları gelmesi halinde, ikinci bir omuzun olușup olușmayacağına bakılması gerekir. Sert satıșların geldiği ilk direnç bu noktada önem kazanır. Bu seviyeden gelen satıșlar ikinci omuzun olușmaya bașladığı anlamına gelebilir. Bu noktada birinci omuz desteğinin çalıșmaması halinde formasyon teyit edilir. Bu formasyonun sonunda genellikle kısa vadeli düșüș trendi olușmaktadır. Formasyon sonrası olușabilecek yatay trendlerde dahi satıș baskısı yüksektir. Bu nedenle, bu formasyonun görüldüğü grafiklerde yükseliș beklentisi ile ișlem yapmak, çoğu zaman riskli olmaktadır.

Altında, 2008 yazında görülen omuz baș omuz formasyonu. İkinci omuzun tamamlanmasından sonra yașanan düșüș dikkat çekici. Forex piyasalarında olușan omuz baș omuz formasyonları sonrası yașanan düșüș trendleri, hisse
senedi piyasalarına oranla daha kısa sürmektedir. Bunun en önemli nedeni forex piyasalarının daha derin bir piyasa olmasıdır. Diğer bir nedeni ise para piyasalarının hisse senedi piyasalarına oranla daha sık müdahale edilen bir piyasa olmasıdır.

TERS OMUZ BAȘ OMUZ FORMASYONLARI
Tıpkı yükselen trendin sonunda olușan omuz baș omuz formasyonları gibi, düșüș trendinin sonunda da ters omuz baș omuz formasyonları görülebilir. Adından da anlașılabileceği gibi, bu formasyon omuz baș omuz formasyonunun ters dönmüș șeklidir. Yani omuz baș omuz formasyonunda olușan üç tepenin aksine üç dip söz konusudur. Bu formasyonun șekli gibi ișleyiș mantığı ve sonuçları da omuz baș omuz formasyonunun tersi konumundadır. Ancak bu formasyon, çoğunlukla omuz baș omuz formasyonuna göre daha uzun süreye yayılmaktadır. EUR/GBP paritesinde görülen ters omuz baș omuz formasyonu. Baș bölgesinin oldukça uzun olması, geri dönüșünde sert olmasına neden olmuștu. Omuz baș omuz ve ters omuz baș omuz formasyonları, güvenilirliği yüksek trend dönüș sinyali
vermektedir. Ancak uygulamada deneyim gerekmektedir. Örneğin,birinci omuzun ve bașın tamamlandığı algılamasına yol açabilecek grafik șekilleri, birçok deneyimsiz yatırımcıda, ikinci omuzun olușumu sürdüğü halde formasyonun tamamlandığı biçiminde bir yanılmaya neden olabilmektedir. Bu formasyon ıșığında ișlem yapılırken mutlaka ikinci omuzun ve dolayısıyla formasyon sürecinin tamamlanması beklenmelidir.

İKİLİ TEPE FORMASYONU
Fiyatların hızlı yükselișlerden sonra ulaștığı zirve seviyesinde olușan düzeltme hareketinden sonra tekrar zirveye doğru yükseliș hareketinin gerçekleșmesi ile olușan formasyondur. İkili tepe formasyonunda,sol taraftaki yükseliște ișlem miktarı yüksektir. Ancak düzeltme ile birilikte ișlem miktarı azalır. İkinci yükseliște, ilk yükselișe oranla daha düșük miktarda ișlem yapıldığı görülür. İki tepe așağı yukarı aynı yükseklikte olușur. İkinci tepeden gelen yeni düzeltme hareketinin
ardından ilk düzeltme hareketindeki desteğin kırılması ile formasyon tamamlanmıș olur. Formasyonun șekline ilk bakıldığında zirvede olușmuș bir ‘’M’’ harfine benzetilebilir. Ancak, çoğu zaman iki tepe arasında seviye farkı olușabilir. Bu durumda, iki tepe arasındaki farkın yüzde 3’ten fazla olmamasına dikkat edilmelidir Farkın yüzde 3 ten yüksek olması durumunda farklı bir formasyonun olușma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. İkili tepe formasyonunun güvenilirliği yüksektir. Genellikle boğa piyasalarının sonunda görülen bu formasyon, çok ciddi bir düzeltmeyi beraberinde getirir. Bu nedenle zirve direncinden düșmeye bașlayan ve ardından tekrar yükselișe geçen paritelerde bu formasyonun olușup olușmayacağına dikkat etmekte yarar var USD/CHF paritesinde peși sıra görülen ikili tepe formasyonları. Genellikle formasyon tamamlandıktan sonra gerçekleșen düșüș trendinin gücü, formasyon öncesindeki yükselen trendin gücüne yakın olmaktadır. İkili tepe formasyonları genellikle bir aydan daha uzun sürmektedir. Bu nedenle yükselen trendlerin zirvesinde olușan her kararsız hareketi ikili tepe olarak değerlendirmek hatalı yorumlara neden
olabilmektedir.

İKİLİ DİP FORMASYONU
Bu formasyon ikili tepe formasyonunun tersi niteliğindedir. Düșüș trendinin sonunda görülen bu formasyonda ișlem miktarı, birinci dip olușurken yüksektir. Birinci dipten gelen tepki alımlarında ise ișlem miktarı düșüktür. İkinci dipten dönüșten itibaren ișlem miktarı da fiyatla birlikte artar. Bu formasyon grafiklerde,ikili tepe formasyonu șekline benzetilen M harfinin tersi olan W harfine benzemektedir. Tıpkı ikili tepe formasyonu gibi bu formasyonda genellikle bir aydan daha uzun sürmektedir. USD/CAD paritesinde görülen ikili dip formasyonu.Gerek ikili dip formasyonunda gerekse ikili tepe formasyonunda, genellikle formasyonun sol tarafı ile sağ tarafı arasında bir simetri söz konusudur. Grafikte de görüldüğü paritenin ikili dip formasyonunun sol tarafındaki düșüș trendinin momentumuyla, sağ tarafındaki
yükseliș trendinin momentumu oldukça yakındır.

ÜÇLÜ TEPE VE DİP FORMASYONLARI
Sık olmamakla birlikte ikili tepe ve dip formasyonlarında dönüș hareketi bașlamadan önce trend yönünde hareketler meydana gelebilir. Örneğin, ikili tepe formasyonunun görüldüğü paritelerde formasyon için çizilen dönüș çizgisinden tepki alımları gerçekleșerek üçüncü bir tepe olușabilir. Benzer bir șekilde ikili dip formasyonunun dönüș çizgisinden gelen satıș dalgası üçüncü bir dibin olușumuna neden olabilir. USD / CAD paritesinde görülen üçlü tepe formasyonu. Üçlü tepe formasyonu sonrası hızla düșen fiyatın toparlanması yaklașık beș ay sürmüștü. Bu formasyon, zaman zaman omuz baș omuz formasyonu ile karıștırılabilir. Ancak zirvelerin hemen hemen aynı seviyede olması ile omuz baș omuz formasyonundan ayırt edilir. USD / JPY formasyonunda görülen üçlü dip formasyonu. Üçlü tepe ve dip formasyonlarında genellikle trend dönüșleri sert olmaktadır. Ancak zaman zaman grafikte görüldüğü gibi dönüș hareketi öncesi yatay bir seyir gözlenebilir.

V FORMASYONLARI
Dalgalanmanın yüksek olduğu trendlerde, kimi zaman dönüș hareketleri sinyal üretmeksizin gerçekleșebilir. Bu formasyonda fiyat hızla așağıya düșerken aniden sert bir biçimde yükselișe geçer. Ters V formasyonunda ise yükseliș trendinde olan bir paritenin aniden düșüșe geçmesi gerekir. Bu formasyonda hareketlerin ani olușu ve genellikle volatilitenin yükseldiği piyasa koșullarında meydana gelmesi nedeniyle, yatırımcıların bu formasyonu dikkate alarak ișlem yapmaları oldukça zordur. Bu formasyonu izlerken ana trendi takip etmek, daha isabetli öngörülerde bulunabilmeyi
sağlar. V formasyonları genellikle sert trendlerin sonunda görülür. Trendin sertliği, dönüș hareketlerinin de ani ve sert olmasına neden olabilmektedir. V formasyonu EUR/JPY gibi volatilitenin yüksek olduğu paritelerde sıkça görülürler. Yatırımcıya nokta atıș yapma șansı tanımayan bir formasyon olması nedeniyle, yatırımcıların genel trendi izleyerek karar vermeleri daha isabetli olur.

BOȘLUKLAR
Alım veya satım ișleminin gerçekleșmediği fiyat seviyelerinin grafik üzerinde gösterildiği bölgelerdir. Forex piyasalarının, yirmi dört saat açık ve likiditesinin yüksek olması nedeniyle boșluklara hisse senedi piyasasına göre çok daha az rastlanır. Ancak, Pazartesi açılıș ve Cuma kapanıș değerleri bazen boșluk olușturabilmektedir. Ayrıca, birçok platformda yirmidört saat açık olmayan YTL paritelerinde, diğer paritelere oranla daha sık rastlanılır. Boșluklar kaçıș, kopma ve bitkinlik olmak üzere üçe ayrılır.

KOPMA BOȘLUKLARI
Sıkıșma formasyonları sonrasında olușan boșluk türüdür. Genellikle dip arayıșında olan paritelerde görülür. Kopma boșlukları trendin yön değiștirebileceğine yönelik önemli bir sinyaldir.

KAÇIȘ(ÖLÇME) BOȘLUKLARI
Genellikle trend sürecinin ortasında meydana gelmesi nedeniyle trendin zaman bakımından uzunluğunun ölçülmesi amacıyla kullanılırlar. Bu nedenle bu boșluk türüne ölçme boșlukları da denilir.

BİTKİNLİK BOȘLUKLARI
Trend zirvelerinde olușan ve trendin zayıfladığı ve dönüșün yaklaștığı sinyalini veren boșluklardır.

ADA DÖNÜȘ FORMASYONU
Hem yükseliș trendinde hem de düșüș trendinde olușan boșluklar arasında kalan dönüș formasyonlarıdır. Bu formasyon oldukça nadir görülür ancak isabet oranı yüksek bir formasyondur. Bu nedenle hızlı yükseliș trendlerinde zirve yakınında boșluk olușması ciddi bir dönüș uyarısıdır. Aynı mantıkla düșüș trendlerinde taban olușumu sırasında olușan boșluklar, trend dönüș sinyali olarak değerlendirilebilir. F EUR / YTL paritesinde zirvede görülen ada dönüș formasyonu. Yükseliș trendinde olușan boșluklar önce trendin zayıflamasına sonra da trend dönüșünün gerçekleșmesine neden oldu. Boșlukların uzunluğunun artmıș olması dönüș olasılığını daha da artırmaktadır EUR YTL paritesinde tabanda olușan ada dönüș formasyonu. Grafikte görülen ada dönüș formasyonunun aynı zamanda ikili dip formasyonu olması, trend dönüșünün daha sert olmasına neden oldu. Ada dönüș formasyonları, bu grafikte olduğu gibi, güvenilirlik oranı yüksek olan ikili dip ve tepe formasyonları gibi
formasyonlarla desteklendiklerinde, daha isabetli sonuçlar vermektedir.

SIKIȘMA(KONSOLİDASYON) FORMASYONLARI
Trendler daha önce de belirttiğimiz gibi doğrusal(lineer) değil kaotiktir. Bu nedenle trendler içerisinde zaman zaman yön arayıșları ve kararsız hareketler meydana gelebilir. Güçlenen destek ve dirençlerin istikrarlı bir biçimde çalıșması, sıkıșma formasyonlarının olușumuna neden olmaktadır. Bu formasyonların tamamlanması sert yükseliș veya sert düșüșleri beraberinde getirir. Sıkıșma formasyonlarının mantığını anlayabilmek için doğa bilimlerinden yararlanılabilir. Fizikte enerjinin sıkıșmıș olması sert reaksiyonlara neden olabilmektedir. Örneğin fay hatlarında enerjinin uzun yıllar boyunca birikmesi, șiddetli depremlere neden olabilmektedir. Sıkıșma formasyonlarında ise arzın ve talebin dengelenmesi,fiyatı sıkıștırmaktadır. Arz ve talebin dengesinin bozulması durumunda alım ve satım konusunda temkinli davranan yatırımcıların sürü psikolojisi halinde ișlem yapmaları sert hareketlere neden olmaktadır.
Belli bașlı sıkıșma formasyonları türleri șunlardır:
1-)Üçgen formasyonları
2-)Takoz ve kama formasyonları
3-)Bayrak ve flama formasyonları

ÜÇGEN FORMASYONLARI
Trendler, zaman zaman üçgene benzer șekiller üretirler. Üçgen formasyonlar, trend için yavașlama olarak nitelendirilebilmekle birlikte, zaman zaman trend dönüșlerine neden olması nedeniyle dönüș formasyonu olarak da nitelendirilebilir. Her ne kadar bu formasyon türündeki șekiller, çoğunlukla birebir üçgen olmasa da, doğadaki üçgen șekilli cisimlerin yuvarlak hatlı ve dört kenarlı cisimlere göre daha kırılgan olduğu göz önünde bulundurulursa, üçgen formasyonların sert hareketler öncesinde ürettiği sinyalin güvenilirliği daha iyi anlașılabilir.
Üçgen formasyonlar üç gurupta kategorize edilir:
a-)Simetrik üçgen formasyonu
b-)Alçalan üçgen formasyonu
c-)Yükselen üçgen formasyonu

a-) Simetrik üçgen formasyonu:
Her yükseliș zirvesinin, bir önceki zirvenin altında olması ve her düșüș hareketinin dip noktasının bir önceki dip noktasının üzerinde olması sonucu olușan formasyondur.
Formasyonun ortasından çekilen çizginin üst kısmı ile alt çizgisi arasında olușan simetri șekli, formasyonun bu ismi almasının nedenidir. Simetrik üçgen formasyonları güvenilir olmasına karșın formasyon süresince fiyatın gideceği yönü belli etmemek gibi bir dezavantaj tașırlar. Trendin yönünü bulabilmek için formasyonun sona ermesi beklenmelidir. Genellikle, çizgilerden birinin yüksek hacimle kırılması durumunda formasyonun sona erdiği ve kırılıșın yönünde bir trendin olușması beklenir. Ancak, çizginin düșük hacimle kırılması durumunda, trendin yönünü bulabilmek için üç günlük teyit süresi beklenmelidir. Üç gün boyunca, çizginin kırıldığı yönde bir fiyat hareketi
olması durumunda trendin yönü belli olmuș olur. AUD USD paritesinde 2000 yılında görülen simetrik üçgen formasyonu. Fiyat yaklașık üç ay simetrik üçgen formasyonu içerisinde sıkıșmıștı. Alt çizginin kırılması sonucu artan satıș baskısı düșüș trendinin devamlılığını sağladı.
b-)Alçalan üçgen formasyonu:
Düșüș hareketlerinin dip noktalarının düz bir çizgi olușturduğu, buna karșın her yükselișin zirve noktasının bir önceki yükselișten daha așağıda bir seviyede olduğu üçgen formasyonlarıdır. Bir paritede alçalan üçgen formasyonunun görülmesi, talebin ve dolayısıyla fiyatın düșme eğiliminde olduğunu gösterir. Bu nedenle genellikle formasyon sonunda düșüș gözlenir. Alçalan üçgen formasyonunun bitiminden sonra gerçekleșen düșüș trendinde, üçgenin yüksekliği kadar mesafe așağıda çoğu zaman güçlü destekler olușur. Genellikle momentumun așırı düșük olmadığı düșüșlerde bu desteğin çalıșması ve tepki alımlarının gelmesi beklenebilir. USD/JPY paritesinde Ocak 1995 tarihinde görülen alçalan üçgen formasyonu sonrası oldukça sert bir düșüș trendi meydana gelmiști. Yatay çizginin kırılması, formasyonun sona erdiği ve düșüșün bașlamak üzere olduğu anlamına gelmektedir. Alçalan üçgen formasyonuna giren paritelerde, alım yönünde ișlem yapmanın riskini bu grafik açık bir șekilde ortaya koymaktadır.
c-)Yükselen üçgen formasyonu:
Yükseliș zirvelerinin, hemen hemen aynı seviyede kaldığı, buna karșın düșüș diplerinin sürekli yükseldiği üçgen formasyonudur. Bu formasyonda, zirvelerdeki dirençlerin kırılamamıș olmasına karșın, düșüș hareketlerinin her geçen gün zayıflıyor olması alıcıların çoğaldığı, satıcıların azaldığı anlamına gelmektedir. Bu formasyonda, diğer üçgen formasyonlarının aksine üçgenin tabanı, grafiğin sol tarafına bakmaktadır ve yine diğer üçgen formasyonlarında olduğu gibi çizgilerden birinin kırılması, formasyonun sona erdiği anlamına gelir. Yükselen üçgen formasyonları, talebin arttığı sinyalini verdiğinden dolayı, formasyon sonrası genellikle yükselen trend meydana gelir. Üçgenin yüksekliği kadar mesafe asgari hedeftir ve tam bu seviyelerde ciddi dirençler olușabilir. Petrolde üst üste görülen yükselen üçgen formasyonları. Grafikte, üçgenlerin yükseklikleri kadar yukarı mesafede ciddi direnç olușumları görülebilir. Zaten güvenilir bir yükseliș sinyali olan bu formasyonun üst üste görülmesi talepte meydana gelen ciddi artıșı ortaya koymaktaydı.

TAKOZ FORMASYONLARI
Sıkıșma formasyonunda, yükseliș zirveleri için çizilen çizgi ile düșüș dipleri için çizilen çizgilerin aynı yönde olması ve daralması sonucu olușan ve simetrik üçgen formasyonunu andıran formasyonlardır. Bu formasyonun simetrik üçgen formasyondan en büyük farkı ise yatay bir seyirden ziyade belirgin bir yönün olduğu koșullarda olușmasıdır. Takoz formasyonları genellikle üç aylık sürede olușurlar.
Takoz formasyonları alçalan takoz ve yükselen takoz olarak sınıflandırılırlar.
1-)Yükselen takoz formasyonu:
Yükselen takoz formasyonları,yükselen trendlerde görülürler. Görünümü nedeniyle yükseliș sinyali olarak yorumlanabilirler. Ancak bu formasyon çok ciddi bir düșüș sinyalidir. Çünkü alıcıların sürekli daha yüksek fiyattan alım yapmaları sonucu fiyatın așırı yükselmesi, bir noktadan sonra alıcıların cesaretini kırarak talebin düșmesine ve dolayısıyla fiyatın düșmesine neden olmaktadır. Formasyonun tamamlanması ve düșüș trendinin bașlayabilmesi için alt çizgi mutlaka kırılmalıdır. EUR /USD paritesinde görülen yükselen takoz formasyonu sonrası olușan uzun vadeli düșüș trendi. Takoz formasyonları, sıkıșma formasyonu olarak nitelendirilmelerine karșın zirveye yakın yerlerde görüldüklerinde trend dönüșüne neden olabilmektedir.
2-)Alçalan takoz formasyonu:
Yükselen takoz formasyonlarının tam tersidir. Satıcıların sürekli daha düșük fiyattan satıș yapmaları sonucu fiyatın așırı düșmesi, satıcıların cesaretini kırarak arzın düșmesine ve dolayısıyla fiyatın yükselmesine neden olmaktadır. Formasyonun tamamlanması ve yükseliș trendinin bașlayabilmesi için üst çizgi mutlaka kırılmalıdır Altında görülen alçalan takoz formasyonu. Satıcıların giderek zayıflaması sonucu düșüș trendinin gücünü kaybetmesi, yeni bir alım dalgası olușturmuștu.

BAYRAK VE FLAMA FORMASYONLARI
Bayrak formasyonları:
Genellikle bir ile üç hafta arasında bir sürede meydana gelen, isminden de anlașılacağı üzere șekil bakımından bayrağı andıran formasyonlardır. Bu formasyon türü genellikle trendlerin ortalarında görülür. Bu formasyon türü trendin yavașladığı ancak tekrar aynı hız da devam edeceği șeklinde yorumlanır. Bayrak formasyonları genellikle devam formasyonu olarak görülür ancak çok nadir de olsa trend dönüșlerinde de meydana gelmektedir. Diğer dönüș formasyonları gibi bayrak formasyonlarında da ișlem hacmi izlenmelidir. Formasyon bașlamadan önce ișlem hacmi oldukça yüksektir. Ancak formasyonun bașlamasıyla ișlem hacmi belirgin șekilde düșer. Yükselen trendlerde görülen bayrak formasyonlarında, üst çizginin yüksek ișlem hacmiyle birlikte kırılması durumunda yükselen trendin devam etmesi beklenir. Düșüș trendlerinde görülen bayrak formasyonları ise genellikle daha kısa süre içerisinde olușmaktadır. Düșüș trendlerinde olușan bayrak formasyonlarında da alt çizgi kırılırken ișlem hacmi yükselir. Ancak düșüș trendlerinin yapısı gereği formasyon sonrasında genellikle hacim düșüktür.

FORTEX FORMASYONLAR EUR/USD paritesinde düșüș trendi içerisinde görülen bayrak formasyonu. Hızlı düșüș sonrası meydana gelen tepki alımlarında ișlem hacminin yeterince yükselememesi, düșüș trendinin devam etmesine neden olmuștu. Forex piyasalarında bayrak formasyonu öncesi ve sonrasında piyasada meydana gelen hareketler, hisse senedi piyasalarındaki kadar sert olmamaktadır. Bu nedenle gönder olarak adlandırılan formasyon öncesi trend ile formasyon sonrası meydana gelen trend kısa olmaktadır.
Flama formasyonları:
Olușum, gelișim ve sonuç bakımından bayrak formasyonlarına çok benzeyen bir formasyon türüdür. İki formasyon arasındaki en önemli farklılık,isimlerinden de anlașıldığı gibi șekilleridir. Bayrak formasyonu bayrağı andıran bir paralelkenar șeklindeyken flama formasyonu, flamayı andıran bir üçgen șeklindedir. Flama formasyonları șekil bakımından simetrik üçgen formasyonlarına benzemektedir. Bu
nedenle de sıkça karıștırılmaktadır. İki formasyon orasındaki temel fark flama formasyonu öncesinde sert bir hareketin meydana gelmesidir. Zaten bu sert hareketin olușturduğu göndere benzeyen șekil kolaylıkla fark edilebilir. 2002 İlkbaharında hızlı bir yükselișin meydana geldiği paritede 1,000 seviyesindeki psikolojik direnç çalıșmıștı. Ancak artan satıș baskısına rağmen fiyatların yeterince düșmemesi sonucu olușan flama formasyonu yükselișin devam edeceğine yönelik ciddi bir ișaretti. Nitekim formasyonun sona ermesiyle birlikte yükseliș tüm hızıyla devam etmiști.

MUM GRAFİK FORMASYONLARI
Turkceforex.com'da yer alan ve tüm grafik türlerinde uygulanan formasyon türlerine ek olarak mum grafiklere özgü formasyonlarda teknik analiz literatüründe yer almaktadır. Bu formasyonlar egzotik Japon kültürünü yansıtan ilginç isimlerle sınıflandırılırlar. Doji, harami, göktașı, delen mumlar, üç beyaz asker, karabulut, üç siyah karga vs. gibi isimler tașıyan bu formasyonlarla, piyasanın yönü tahmin edilmeye çalıșılmaktadır. Yüzlerce mum grafik formasyonu kullanılmaktadır. Ancak Forexturkce.com'da, teknik analizin diğer konu bașlıklarına deyinebilmek adına, sadece güvenilirliği yüksek ve popüler formasyonlara yer vereceğiz.

YUKARI DÖNÜȘ SİNYALİ VEREN FORMASYONLAR
DOJİ SABAH YILDIZI: Mum grafiklerin en çok bilinen formasyonlarından biridir. Doji, açılıș ve kapanıș fiyatlarının aynı olduğunu sembolize eden mum grafik figürüdür. Diğer
mumlardan farklı olarak, haça benzeyen ince bir șekli vardır. Doji, piyasada arz ve talebin birbirine yakın olduğu yani kararsız piyasa seyrinin olduğu günlerde görülür. Yatay trendler haricinde, dojinin görülmesi trend dönüș sinyali olarak yorumlanmaktadır. Doji sabah yıldızı formasyonu, așağı yönde trendlerde meydana gelmekte ve tepki alımlarını yakalamakta kullanılmaktadır. Bu formasyonda ilk gün oldukça sert bir düșüșü sembolize eden uzun ve içi dolu bir mum görülür. İkinci gün ise doji görülür. Bu noktada arz ve talep dengededir. Üçüncü gün ise içi boș bir mum,yani yükseliș görülür. Bu formasyonun adının sabah yıldızı olmasının nedeni, sabah yıldızının güneș doğmadan önce ortaya çıkarak yeni bir günü müjdelemesi gibi bu formasyonunda yükseliș trendi bașlamadan trend sinyali üretmesidir. Bu formasyonun güvenilirliği yüksektir, ancak trend dönüșünün gerçekleșmemesi halinde düșüș trendinde hareket eden paritenin satın alınmasına neden olarak ciddi kayıplara da neden olabilir. Bu nedenle bu formasyona uyarak yatırım yapılırken disiplinli bir șekilde stop loss uygulamak gerekmektedir.

SABAH YILDIZI: Bu formasyonun doji sabah yıldızı formasyonundan tek farkı ortadaki mumun dojiden ziyade kısa ve içi boș bir mum olması yani ikinci gün yatay bir piyasa seyrinden ziyade ufak çaplı bir yükselișin meydana gelmesidir. Bu formasyon doji sabah yıldızı formasyonundan daha fazla görülmektedir. Ancak güvenilirlik oranı doji sabah yıldızına göre daha düșüktür.

ÜÇ BEYAZ ASKER: Düșüș trendi sırasında üst üste üç gün yașanan sert yükselișler önemli bir trend dönüș sinyalidir. Momentumun daha yüksek olması nedeniyle sabah yıldızı ve doji sabah yıldızı formasyonlarına oranla güvenilirlik oranı daha yüksektir. Bu formasyon daha çok düșüș trendlerinin sonlarında yani dip arayıșları sırasında görülmektedir. Bu nedenle bir çok analist tarafından, dip olușumunun teyit edilmesi amacıyla da kullanılmaktadır.

BEBEK YUTTUĞUNU GİZLEYEN BOĞA FORMASYONU: Bu formasyonun en önemli özelliklerinden biri, tıpkı doji gibi önemli sinyal üreten marubozu adı verilen popüler bir mum grafik figürü içermesidir. Marubozu, kuyruksuz mumdur. Düșüșü sembolize eden dolu(siyah) marubozularda açılıș fiyatı en yüksek seviyedir. Bu nedenle üst kuyruk içermez. Kapanıș fiyatı ise gün içi en düșük seviyedir ki bu nedenle alt kuyruk da içermez. Bebek yuttuğunu gizleyen boğa formasyonunda üst üste iki gün siyah (dolu) marubozu görülür. Üçüncü gün uzun bir üst kuyruğu olan ancak alt kuyruğu olmayan bir mum görülürken, son gün siyah (dolu) marubozu görülmektedir. Bu formasyonun da güvenilirliğinin yüksek olmasına karșın,formasyon sırasında düșüș trendinin devam ediyor olması ve herhangi bir tepki yükselișinin gerçekleșmemiș olması ciddi bir risk faktörüdür.

AȘAĞI DÖNÜȘ SİNYALİ VEREN FORMASYONLAR
AKȘAM YILDIZI AYI FORMASYONU: Bu formasyon, önemli bir trend dönüș formasyonudur. Ancak yatay piyasa koșullarından ziyade yükselen trendlerin tepelerinde oluștuğunda, güvenilirliği daha da artmaktadır. Büyük yükselișler sonrası, yatırımcı kitlesi çoğu zaman yükselișin daha da hızlanmasını bekler. Ancak, kimi zaman ikinci gün yükselișin sınırlı olması, yükselișin devam etmeyeceğine yönelik beklentilere neden olabilir. Bu durumda üçüncü gün sert bir düzeltme meydana gelebilir. Bu formasyonu, tepe formasyonları ile birlikte değerlendirmek daha isabetli sonuçlar verebilmektedir.

DOJİ AKȘAM YILDIZI AYI FORMASYONU: Akșam yıldızı formasyonunda, ikinci günde yükselișin zayıflaması nedeniyle üçüncü günde sert satıșlar meydana gelmekteydi. Bu formasyonda ise ikinci günde yükselișten ziyade yatay bir seyrin olușması sonucu, yükselișin devam etmeyeceğine yönelik daha da kuvvetli bir beklentiye neden olabilir. Bu durumda, üçüncü gün ciddi bir düșüș meydana gelebilmektedir.

YUKARI KOPAN İKİ KARGA AYI FORMASYONU: Akșam yıldızı formasyonunda, ikinci günde yükselișin zayıflaması nedeniyle üçüncü günde sert satıșlar meydana gelmekteydi. Bu formasyonda ise ikinci günde yükselișten ziyade yatay bir seyrin olușması sonucu, yükselișin devam etmeyeceğine yönelik daha da kuvvetli bir beklentiye neden olabilir. Bu durumda, üçüncü gün ciddi bir düșüș meydana gelebilmektedir.

YUKARI KOPAN İKİ KARGA AYI FORMASYONU:
Full transcript