Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Yönetim Teorileri ve süreçleri

No description
by

Yağmur Alper

on 7 May 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Yönetim Teorileri ve süreçleri

Yönetim Teorileri ve Süreçleri
YÖNETİM SÜREÇLERİ
Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz...
Hülya MAĞDEN 100212854
Cansu DOĞRU 100212857
Betül BİNGÖL 100212855
Yağmur ALPER 100212853
Örgüt ve Yönetim Kavramları
ÖRGÜT VE YÖNETİM KAVRAMLARI
FARKLI AÇILARDAN ÖRGÜT VE YÖNETİM KAVRAMLARI
ÖRGÜTLER AÇISINDAN YÖNETİM

Farklı Açılardan Örgüt ve Yönetim Kavramları
Örgütler Açısından Yönetim
Farklı Açılardan Örgüt ve Yönetim Kavramları
YÖNETİCİLERİN YETERLİLİKLERİ
YÖNETİM BİLİMİ
ÖRGÜT VE YÖNETİMLE İLGİLİ TEORİLER
KLASİK ÖRGÜT VE YÖNETİM TEORİSİ

Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
NEOKLASİK ÖRGÜT VE YÖNETİM TEORİSİ
ÇAĞCIL ÖRGÜT VE YÖNETİM TEORİSİ
ÖRGÜT VE YÖNETİMLE İLGİLİ TEORİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
Örgüt ve Yönetimle İlgili Teorilerin Değerlendirilmesi
Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
Bu başlık altında;
yöneticilerin bir örgütte uygulamada yararlandıkları süreçlerden söz edilir.
Henry Fayol; Planlama, örgütleme, emir verme, koordinasyon, kontrol olarak ayırmıştır.
Luther Gulick ve Lyndall Urwick; planlama, kadrolama, yöneltme, koordinasyon, raporlama, bütçeleme olarak ayırmışlardır.
Russel T. Gregg; karar verme, panlama, örgütleme, iletişim, etkileme, koordinasyon ve değerlendirme olarak ayırmıştır.
Ele alacağımız süreçler;
Karar Verme, Planlama, İletişim, Koordinasyon ve Değerlendirme.
KARAR VERME
Karar verme;
bir problem durumuyla ilgili gerçekleştirilecek eylemlerin belirlenmesine yönelik zihinsel bir faaliyettir.
Yönetici;
karar veren ve sorun çözen bir insandır.
Karar verme, yönetim sürecinin merkezinde yer alır.
Bir örgütün yapısı, bir bakıma karar ve yetkilerin dağılımına göre biçimlenir. Bir örgütte kimin kimleri kontrol edeceğinden çok hangi kararları kimlerin vereceği daha önemli görülür.
Sorun çözme sürecinde izlenen aşamaların izlenmesi gerekli görülür.
Bu aşamalar şöyledir:
Amaçları tanımlama,
Problemleri tanımlama,
Öncelikleri belirleme,
Olası nedenleri belirleme,
Alternatifleri belirleme,
Alternatifleri değerlendirme,
Çözüm biçimini oluşturma ve karar verme,
Seçilen çözüm biçimini uygulama,
Uygulamayı izleme ve sonuçları değerlendirme,
Yeni problemleri tanımlama.
Rasyonel Karar Verme Süreci
Karar süreci; biyolojik, psikolojik, sosyolojik, çevresel, örgütsel vb. çeşitli etmenlerden etkilenir.
Karar vericinin;
Algılama biçimi ve duyguları,
Değer yargıları,
Kişiliği,
Amaç ve beklentileri,
Geçmiş yaşantıları.
Örgütün;
Yapısı,
Kültürel, siyasal, sosyal, ekonomik özellikleri,
Karar konusuna ilişkin;
Bilgi eksikliği,
Yetki karmaşası,
Amaçların iyi anlaşılmaması,
Zaman darlığı,
Gizlilik kaygısı vb.
etmenler etkili olanlar arasında yeralır.
Karar Vermede Bazı Etkiler
Bir örgütle ilgili kararlar bireyler ya da gruplar tarafından verilebilir.
Karar verme sürecinde; geçmişteki uygulamalardan, benzer örgütlerin uygulamalarından, uzman kişilerden, kıdemli personelden, üst yöneticilerden yararlanma yoluna gidilebilir.
Verilecek kararların, nesnel ve adil olması, örgüt amaçlarının gerçekleşmesine hizmet etmesi beklenir.
Karar;
Kesin olmalı,
Farklı yorumlara meydan vermemeli,
Herkesin kolayca anlayabileceği şekilde açık olmalı
İnsanları motive edici, uzlaştırıcı ve koordine edici olmalıdır.
Bireysel ya da Grupla Karar Verme
PLANLAMA
Planlama
; önceden belirlenmiş kurumsal amaçları gerçekleştirmek için yapılması gereken işlerin belirlenmesi ve izlenecek yolların seçilmesi sürecidir.
Eyleme geçmeden önce yapılacakları düşünmeyi gerektiren zihinsel bir süreçtir.
Amaçların belirlenmesi planlama için ilk aşamayı oluşturur.
Amaç;
bir örgüt açısından ulaşılmak ve başarılmak istenen sonuçtur.
Genel amaçlar, bölümsel amaçlar, performansa ilişkin amaçlar ve öğretimssel amaçlar gibi sınıflandırılabilirler.
Örgütler açısından planlama; amaçları gerçekleştirmek için örgütün kaynaklarının nasıl sağlanacağı ve kullanılacağının kararlaştırılmasıdır.
Planlama süreci;
Eldeki bilgilerin ve mevcut durumun değerlendirilmesi,
Geleceğe ilişkin hedeflerin belirlenmesi,
Tahminlerin yapılması,
Gerekli kaynakların ve verilerin belirlenmesi,
Alternatiflerin değerlendirilerek bir tercih yapılması,
Eylemin kararlaştırılması,
Planın uygulanması,
Sonuçların değerlendirilmesi ve gözden geçirilerek güncellenmesi
aşamalarını içerir.
Planlamanın Aşamaları
Ne/neler yapılacak?
Kim/kimler tarafından yapılacak?
Ne zaman yapılacak?
Nasıl yapılacak?
Neden/niçin yapılacak?
Hangi kaynaklarla yapılacak?
Planlamada Cevaplanacak Sorular
Planın yararları;
Yapılacak eylemlerin amaca dönük olması,
Geleceği düşünme,
Kaynaklar ve emekten tasarruf sağlama,
Kestirme gücünü geliştirme,
Belirsizliği azaltma vb.
Planın Sakıncaları;
Bağlayıcı olma,
Girişim ve yaratıcılığı köreltme,
Gevşeklik ve rahatlığa neden olma,
Esnekliği ortadan kaldırma,
Değişime engel oluşturma vb.
Planın Yarar ve Sakıncaları
Planlama konusunda geçmişten bugüne çeşitli yaklaşım ve modeller geliştirilmiştir.
Stratejik, taktik, operasyonel, uzun vadeli, bir kerelik planlar olarak sınıflanmaktadır.
Son yıllarda stratejik planlama ve yönetim kapsamında çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.
Plan Türleri
Planlar, sağlıklı verilere dayanmadığında ve sadece temennileri yansıttığında gereksiz bir çabadan öteye geçmez.
İLETİŞİM
İletişim;
birey, grup ve örgütler arasında mesaj alışverişi sürecidir.
İletişim, karşılıklı olarak çift yönlü işleyen, anlam üzerine kurulu bir süreçtir.
Karşılıklı olarak etkileme ve etkilenme söz konusudur.
İletişim bir örgütte temel koordinasyon sağlama aracıdır.
İletişim sürecinde yer alan öğeler:
Kaynak:
İletişim sürecinin başlatıcısı, anlam ileticisi.
Mesaj:
Göndericinin paylaşmak istediği görüş veya deneyim.
Kodlama:
Mesajı belirli semboller içine yerleştirme.
Ortam:
Mesajı taşıyıcılar.
Alıcı:
Anlamın iletildiği muhatap.
Kod Açma:
Mesajın alıcıya ulaşması ve alıcı tarafından sembollerin yorumlanması, dönüştürülmesi.
Engeller:
Mesajın ulaşmasına etki eden faktörler.
Geribildirim:
Alıcının mesajı gönderene tepkisi.
Üstten Aşağıya Doğru İletişim
Emirlere ve talimatlara dayanır.
Üst yönetimin politikaları, talimatları, resmi bilgiler astlara aktarılır.
Aşağıdan Yukarıya Doğru İletişim
Alt kademedekiler üst kademelere öneri ve şikayetlerini iletirler.
İletişimden çok bilgilendirme olarak tanımlanır.
Çapraz İletişim
Örgütte farklı düzeylerde yer alan birimler arasında gerçekleşen bir iletişimdir.
Yatay İletişim
Aynı düzeydeki birey ve birimler arasında gerçekleşen iletişimdir.
İletişimin Amacı ve İşlevi
İletişimin başlıca amaçları;
Davranışa yön verme,
Koordine edilmiş amaçları gerçekleştirme,
Bilgiyi paylaşma,
Arkadaşlık ilişkilerini geliştirme,
Güven ve kabul edilmeyi sağmalıdır.
İletişimin başlıca işlevleri;
İnsan davranışını etkilemek ve değiştirmek,
Örgütte haber ve bilgi akışı ağı kurmak,
Birey ve gruplar arasındaki ilişkileri geliştirmek,
Koordinasyonu sağlamak,
Örgütsel görevleri gerçekleştirmek,
Örgüt üyelerini bilgilendirmek,
İnsanlara emir vermek ve onları yönlendirmek.
İletişim Yolları ve Biçimleri
İletişim; sözlü iletişim, yazılı iletişim, sözsüz iletişim olarak sınıflandırılır.
En etkili iletişim yüz yüze iletişimdir.
İletişimde kullanılan kanallar arttıkça iletişimin gücü ve etkisi artar.
Başlıca iletişim kanalları;
Yüz yüze konuşmalar,
Telefon,
Fax,
Mektup ve yazı,
El kitapları,
Bültenler,
Raporlar,
E-mail,
Video konferans,
Sesli mail vb. olarak sıralanabilir.
İletişim Engelleri
İletişim engellerinden önemli olanları şöyledir:
Bireysel faktörler
Algıda seçicilik
Seçici dinleme
Kaynağın güvenirliği
Fiziksel faer
Dil ve anlamla ilgili faktörler
Hiyerarşiye bağlı faktörler
Kültürel faktörler
İletişimde Yöneticinin Rolü
Yöneticilerden beklenenler:
Hem yatay hemde dikey iletişimi birlikte kullanmaları
Üyeler arası ilişkilerin ve üyelerin iletişim becerilerinin geliştirilmesini sağlamaları,
Örgütte bilgi akışının düzenli olabilmesi için enformasyon birimleri kurmaları,
İletişim engellerini ortadan kaldırarak iletişim kanallarını açık tutmaları,
Katılımı sağlamak,
Katılanalrı motive etmek,
Söylentilere engel olmak,
Farklı görüşlere saygılı olmak,
Farklı iletişim araçlarından yararlanmak.
KOORDİNASYON
Koordinasyon;
önceden belirlenmiş örgüt amaçlarını
gerçekleştirmek için eldeki insan ve madde kaynaklarının, amaçları gerçekleştirme yönünde birleştirilmesi sürecidir.

İşbirliği;
bir örgüt açısından üyelerin aynı amaçları paylaşmasını
ifade eder.

Eşgüdüm;
üyelerin birbirlerinin yaptığı eylemlerden haberdar
olmasını ifade eder.

Örgütlerde koordinasyonun sonuçları şöyle sıralanabilir:
Örgütün ve örgütsel işlevlerin sürekliliğini sağlama,
Üyeler arasında yardımlaşma ve işbirliğini sağlama,
Kaynakların etkili ve verimli kullanılmasını sağlama,
Kararların uygulamaya yansıtılmasını sağlama,
Üyelerin birbirinden ve yaptıklarından haberdar olmalarını sağlama.
DEĞERLENDİRME
Değerlendirme;
örgütsel açıdan verilen kararlar, yapılan
planlamalar, sağlanan koordinasyon ve iletişim sonunda ulaşılan sonuçların gözden geçirilmesi, örgütsel amaçların gerçekleşme düzeyinin belirlenmesi sürecidir.

Değerlendirme;
Bireysel ya da kurulsal/yönetimsel açıdan,
İçeriden ya da dışardan,
Genel ya da sınırlı,
Sürekli ya da aralıklı olarak yapılabilir.

Değerlendirme, sadece üretim sürecinin sonunda yapılan bir teknik olmayıp, üretimin her aşamasında yapılması gereken bir etkinliktir.
Yöneticilerin Yeterlilikleri
Yöneticilerin kendilerine yüklenen bazı rolleri oynayabilmeleri için bazı yeterliliklere sahip olmaları gerekmektedir.
Bu yeterlilik ya da standartlar,alan yazında farklı ve ayrıntılı başlıklar altında toplanmasına karşılık kısaca;
Teknik,
Kavramsal
İnsani yeterlilikler
olarak gruplanır.

Teknik Yeterlilikler
Yöneticinin , örgütte yapılacak işlerle ilgili
kaynakları sağlama, yöntem, ve süreçleri belirleme, teknolojiden yararlanma gibi konularda sahip olması öngörülen yeterlilikleri kapsar.

Kavramsal Yeterlilikler
Örgüt ve yönetimle ilgili konular olarak yöneticinin
örgütü çözümleme, örgütsel ve yönetsel sorunları belirleme, bunlara ilişkin veri toplama ve analiz etme , örgütsel sistemler arasındaki ilişkileri görebilme, sorunları çözmeye dönük kararlar verme gibi konularda sahip olması öngörülen yeterliliklerdir.


İnsani Yeterlilikler
İnsanları motive etme , çalışanların moralini
yükseltme ,çatışmaları yönetme, eşgüdüm sağlama gibi ,insanlar arası ilişkiler kapsamında yöneticilerin sahip olmaları beklenen yeterliliklerdir.


Yönetim Bilimi
İşletmeler ve örgütler açısından yönetim, üretim
faktörlerinden biri olarak görülür. Yönetim kavramı, ekonomi biliminin öncüleriyle birlikte ve sanayileşme sürecinde popüler olmuş, giderek işletmelerle profesyonel yöneticilik önem kazanmıştır. Yöneticiler, doğrudan üretim sürecine katılmayan, ancak diğerlerinin üretmesi için gerekli kişiler olarak görülmeye başlanmıştır.
Yönetim söz konusu olunca öncelikle insanın
yönetimi(personel yönetimi, insan kaynakları yönetimi) akla gelir. Ancak insanın yönetimi dışında yönetimle ilgili üretim yönetimi, teknoloji yönetimi, eğitim yönetimi, finans yönetimi gibi farklı kavramlaştırmalar ve alt alanlar da vardır.
Örgüt ve yönetimle ilgili çağcıl tartışmalarında birbirinden
oldukça farklı bakış açıları ve paradigmalar gündeme gelmekte ve bunları genel bir başlık altında toplamak da mümkün görünmemektedir. Aşağıda geleneksel sınıflama biçimlerinden biri olarak örgüt ve yönetimle ilgili teoriler, üç başlıkta ele alınarak açıklanmıştır. Bunlar;
Klasik,
Neo-klasik(insan ilişkileri ve davranışlar)
Çağcıl yaklaşımlardır.

Örgüt ve Yönetimle İlgili Teoriler
Klasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Teori ya da kuram,
belirli bir alanda , belirli bir durum ya da
olgu açıklamak amacıyla onu sistemli bir şekilde ele alan, birbiriyle ilişkili kavramlar ,tanımlar, varsayımlar, ilkeler ve genellemeler bütünüdür.


Örgüt ve Yönetimle İlgili Teoriler
Bilimsel Yönetim:

Klasik yönetim teorisinin
gelişmesinde başlangıç noktası, bir mühendis olan Frederick W. Taylor’un çalışması alınmıştır.
Taylor’un yaklaşımı,
"bilimsel yönetim” olarak nitelendirilir.
Taylor, fabrikalarda bazı
üretim sorunlarını gözleyerek işlerin daha verimli ve etkili bir biçimde nasıl yapılması konusunda düşünmüş, birtakım olumsuzluklara dikkati çekmiştir.
Gözlemlerine dayalı olarak
bilimsel yönetimin ilkelerini belirlemeye çalışmıştır. Temel amaç, çalışanların verimliliğini arttırmaktır.

Yönetim süreçleri akımı:

Klasik örgüt teorisi içinde yer
alan kitaplardan biri, endüstri mühendisi olan Henri Fayol tarafından 1916 tarihinde yazılan Genel ve Endüstriyel Yönetim adlı kitaptır.
Onun geliştirdiği yaklaşım,
Yönetim Süreçleri olarak bilinir.O, örgütler ve yönetimle ilgili 14 temel ilke gelişmiştir.
Bu ilkeler şunlardır:
iş bölümü, otorite ve sorumluluk, disiplin, emir-komuta birliği, yön birliği, örgütsel çıkarların bireysel çıkarların önünde tutulması, adil bir ücret ve ödül sistemi, merkeziyetçilik, hiyerarşi,düzen, eşitlik, örgüte bağlılık, insiyatif, birlik ruhu.

Yönetim Teorisi:

Klasik yaklaşımlar içinde
yer alan çalışmalardan biri de Luther Gulick ve Lyndall Urwick’in 1937’ de yayımlanan Bilimsel Yönetim Üzerine Makaleler adlı çalışmadır.
Adı geçen yazarlar, etkili
bir organizasyonun temelini örgütte işlerin bölümlendirilmesi, eşgüdüm ve işlerin yapılış biçiminin oluşturduğunu ileri sürmüşlerdir.

İdeal Bürokrasi:

Klasik örgüt teorileri içinde yer alan
yaklaşımlardan biri de Max Weber’in İdeal Bürokrasi yaklaşımıdır.
Weber’ e göre bürokrasinin temel ilkeleri
şunlardı:
İşlerin bölünmesi ve uzmanlaşma,
Kişisel tercihlerden uzak durulması,
Otoriteye dayalı hiyerarşi,
Kurallar ve düzenlemeler,
Belgecilik.

Bir örgütle ilgili olarak yapılacak değerlendirme sürecinde, şu
hususlar üzerinde durulabilir;

Çalışanların örgütün amaçlarını anlama ve yorumlama durumunu belirleme,
Çalışanların başarı ve performansını belirleme,
Kullanılan araç-gereç ve yöntemlerin amaca uygunluğunu belirleme,
Üretilen ürünün/hizmetin amaca/standartlara uygunluğunu belirleme,
Üretilen ürünün/hizmetin beklentileri karşılama düzeyini belirleme,
Çalışanların örgütten ve işten doyum düzeyini, moral ve beklentilerini belirleme,
Örgütün fiziki alt yapısının yeterlilik düzeyini belirleme,
Yönetim süreçlerinin yeterlilik ve etkililik düzeyini belirleme.
Değerlendirmede Aşamalar
Değerlendirmede Cevaplanacak Sorular
Ne/neler değerlendirilecek?
Kim/kimler tarafından değerlendirilecek?
Nasıl değerlendirilecek?
Nelere göre değerlendirilecek?
Hangi verilere göre değerlendirilecek?
gibi sorulardır.
Değerlendirme için standartların belirlenmesi
Gerçekleşen durumun ölçülmesi
Standartların ve gerçekleşen durumun karşılaştırılması
Düzeltici bildirim ve önlemlerin alınması
Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Bu teoride , klasik teorilerde göz
ardı edilen
insan unsuruna
, örgütün iç ve dış çevresiyle ilişkilerine dikkat çekilmiştir.
Neoklasik yaklaşımlarda
insan
öncelikle sosyal bir varlık olarak ele alınmıştır.
Neoklasikler genelde
Psikoloji
Sosyoloji
Sosyal psikoloji
Antropoloji
gibi bilim alanlarından kimselerdir.
Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Bu teoriyi savunanların üzerinde durdukları konu ve
kavramlar şunlardır :
Kişiler arası ilişkiler
Sosyal ve teknik sistemler arası etkileşim ve uyum
Grup ve grup davranışı
İnformel örgüt
Liderlik
Motivasyon
Karara katılma
Moral
İş doyumu ve çatışma
gibi konulardır.


Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Hawthorne
araştırmalarıyla
bilinen
Elton Mayo
İnsan İlişkileri Akımının

öncüsü olarak kabul edilir.

Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Bu araştırmaların temel bulgusu işyerinde fiziki koşullardan öte,
insanlar arası ilişkilerin ve bu ilişkinin niteliğinin , onların verimliliğinde daha etkili olduğudur.

Hawthorne araştırmaları sonucunda çalışan insanlarla ilgili aşağıdaki
sonuçlara ulaşmıştır :
İnsanların karşılanması gereken birtakım sosyal ve psikolojik ihtiyaçları vardır.
İnsan , sadece ekonomik , rasyonel bir varlık değil , aynı zamanda sosyal bir varlıktır.
İşyerinde arkadaşlık ilişkileri , insanların grupla uyumlarını güçlendirir.
Çalışan insanlar , birlikte oldukları çalışma gruplarından etkilenirler.

Neoklasik yaklaşımlar içinde yer alan yaklaşımlardan biri
“sosyal sistem”
yaklaşımıdır.
Bu konuda ilk modellerden biri
Jakob Getzels
ve
Egon
Guba
tarafından geliştirilmiş olup Getzels-Guba Modeli (1957) olarak bilinir.
Bu modelin iki temel öğesi vardır. Bunlar kurum boyutu ve
birey boyutudur.
Modele göre kurum boyutu rol ve beklentilerden
oluşurken , birey boyutu da kişilik ve ihtiyaçlardan meydana gelir.
Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Sosyal Sistemde Yapısal Boyut :
Bu boyutu oluşturan temel kavramlar
kurum
kurumsal roller ve beklentilerdir.

Roller beklentilere göre tanımlanır.
Bu roller birbirleriyle ilişkili , birbirine bağımlıdır.
Bu rollerin her biri belli davranışlar olarak ortaya çıkar.


Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Sosyal Sistemde Birey Boyutu :
Bu boyutta temel kavramlar
birey
kişilik ve ihtiyaçlardır.

Bir örgütün üyesi olan bireyler benzersiz bir kişiliğe sahip olup
değişikihtiyaçları olan insanlardır.
Bireylerin farklı kişilik ve ihtiyaçlarının davranışına da yansıması
beklendiğinden aynı rolde olan iki farklı bireyin her durumda benzer davranışlar göstermeyeceği kabul edilir.


Neoklasik Örgüt ve Yönetim Teorisi
Bir rolün etkili bir biçimde oynayabilmesi , rolün tanımıyla onu oynayacak olan insanın kişiliğine ve ihtiyaçlarının örtüşmesine bağlı görülür.

Bu gerçekleşmediğinde ise çatışmanın olması beklenir. Bu çatışmalar rol-kişilik çatışması ve kişilik çatışması biçimlerinde ortaya çıkabilir. (Getzels ve Guba , 1957)


Çağcıl yönetim düşüncesinde birbirinden farklı görüşler
ve yaklaşımlar gözlenmektedir. Bunlar;
Amaçlara göre yönetim
Yeni kurumsalcılık
Olumsallık teorisi
Yöneylem araştırması
gibi farklı başlıklar altında toplanmaktadır.

Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
Yeni Kurumsalcılık Teorisi :
‘kurumsalcılık’ akımına dayanır
Bir kurum , bireylerin kendilerini bazı çıkar ve değerlere adadıkları bir yapı olarak tanımlanmıştır.
Vurgu yapılan temel kavram ‘değerler’ olup bir örgütte tarihsel süreç içinde gelişen değerlerin korunup güçlendirilmesi kurumsalcılığın da özünü oluşturur.
Örgütler ve yönetimle ilgili geleneksel ve klasik yaklaşımlar esas itibariyle örgütle ilgili ‘istikrar ve durağanlık’ üzerinde yoğunlaşırken , yeni kurumsalcılar ‘değişim ve direnme’ kavramlarına vurgu yapmaktadır.

Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
Değerlere Dayalı Yönetim :
Örgüt kültürü ile yakından ilgilidir.
Yönetimle ilgili teoriler , ‘öğretmeye dayalı yönetim’ anlayışına dayanmakta olup , örgütlerin yönetiminde insanların üstten kontrolüne ve denetimine önem verilmiştir.
Çalışanların düşünmesi ve hissetmesi beklenmiyordu. Onlara düşen , sadece söyleneni yapmaktan ibaretti.
1960‘lı yıllarda ise ‘sonuçlara göre yönetim’ ve ‘amaçlara göre yönetim’ yaklaşımları gelişti.
Ayrıca bu süreçte ‘insan kaynağı’ kavramı gündeme geldi.


Çağcıl örgüt ve yönetim yaklaşımlarında , örgütün insani boyutu ile kurumsal boyutu arasında bir denge sağlanmaya çalışılmakta ;

İnsan unsuruna
önem verilerek öğrenen örgüt veya örgütsel öğrenme , entellektüel sermaye , çalışanların geliştirilmesi , güçlendirilmesi , yetkilendirilmesi , katılım , bütünleşme vb. konular önem kazanmaktadır.

Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
William Ouchi Z Kuramı adlı kitapta
Japon yönetim uygulamalarını
inceledikten sonra bunun ABD
kültürüne nasıl uyarlanabileceğini
tartışmıştır.
Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
Japon örgütlerinde örgütsel uyum , arkadaşlık , sosyalleşme , kaynaşma , bütünleşme , kıdem , iş birliği gibi kavramlara önem verilirken
ABD’de otorite , para , denetim , özerklik , başarı , performans , unvan , statü , iş bölümü , bireysel sorumluluk gibi kavramlar önemli görülmektedir.
Japonlarda örgüte genelde soyut/öznel yönden , ABD’de somut/nesnel yönden yaklaşılmaktadır.

Çağcıl Örgüt ve Yönetim Teorileri
Bütün bu tartışmalardan çıkarılabilecek sonuç…
Taylor
endüstri içindeki insanı makinenin bir parçası olarak görerek , “rasyonel ekonomik insan”  görüşünü savunmuş

Weber
temel amaç örgütsel amaçları gerçekleştirmek, örgütsel etkililiği sağlamaktır.
Klasikler
örgütte daha çok yönetim ve yöneticiler üzerinde yoğunlaşmış yönetimle ilgili genel ilkeler  belirlenmeye çalışmışlardır.
Klasik örgüt ve yönetim teorisi
örgüte teknik açıdan yaklaşarak örgütsel yapıyı inceleyip rasyonel bir sistem kurmaya çalışırken neoklasik teori de bu sistemin ihmal ettiği insan öğesini öne çıkarmaya çalışmıştır


Örgüt ve Yönetim Kavramları
Modern toplumlarda insanların hayatının önemli bir kısmı, çeşitli örgütlerin bir üyesi olarak yada bu örgütlerle ilişki içinde geçer.
Örgüt, klasik bakış açısından yaklaşıldığında mal yada hizmet üretmek amacıyla oluşturulmuş yapı olarak tanımlanır.


Yönetim bilimciler, yöneticilerin görev ve rollerini bazı kategorilere ayırmakta iseler de yöneticilerin gündelik yaptıkları işler gözlendiğinde onların pek çok görevi yerine getirmektedir.
Bir sınıflandırmaya göre okul yöneticilerin davranışlar, insanlar arası ilişkiler, bilgi ve kararla ilgili olmak üzere üç grupta toplamıştır.
Bolman ve Deal ‘ ın sınıflamarına göre özetlenmiştir.
Rasyonel Açıdan Örgüt ve Yönetim:
Belirlenmiş amaçları gerçekleştirmek için oluşturulmuş bir yapıdır. Rasyonellik, örgütler açısından amaçların en üst düzeyde etkili bir biçimde gerçekleştirilmesini ifade eder.
Yönetici kavram ve konular üzerinde yoğunlaşarak örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesine çalışan kişidir.
İnsani Açıdan Örgüt ve Yönetim :
Bu açıdan örgütler ihtiyaçlarını karşılamak içindir. Örgüt içindeki insanlarla örgüt arasındaki karşılıklı bağımlılık ve uyum önemlidir.
İnsanı açıdan yaklaşıldığında yönetici, öncelikli insanı konularda bazı yeterliliklere sahip olmalı, insan ihtiyaçlarının farkında olmalı, örgüt içinde yer alan insanların ihtiyaçlarının karşılanması üzerinde durmalıdır.

Politik Açıdan Örgüt ve Yönetim :
Bu açıdan örgüt, farklı amaç ve çıkarlara sahip insanlardan oluşan gevşek yapılı ve karmaşık bir sistemdir. Üzerinde duran temel kavramlar, iktidar, çatışma, çıkar vb. kavramlardır.
Yönetici, amaçları, ilgileri, çıkarları farklı olan bu insanlar arasında koalisyonu sağlayan biridir.
Sembolik-Kültürel Açıdan Örgüt ve Yönetim:
Bu akış açısı, örgüte bilişsel ve sembolik açıdan yaklaşır. Bu açıdan insan, anlam ve sembol üreten bir varlık olarak görülür. Temel kavramlar, sembol, kültür, anlam, inanç, değer gibi kavramlardır.
Bu açıdan örgütteki yöneticinin temel görevi, anlamların yönetimidir. Ve kültürün oluşmasında önemli bir role sahiptir.


Nerede bir örgüt ve örgütlenme söz konusu ise orada aynı zamanda bir yönetim süreci de söz konusudur.
Yönetici konumunda olan insanların yönetim işlevlerini yerine getirmesi gerekir.
Geleneksel ve klasik açıdan yönetim, kaynakların planlanması, örgütlenmesi gibi yollarla örgüt amaçlarını gerçekleştirme süreci olarak görülür.
FORMEL İLETİŞİM SÜRECİ UYGULAMALARI
Full transcript