Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Permakültür Nedir?

No description
by

Halil Azak

on 14 April 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Permakültür Nedir?

Permakültür Nedir ?
Permakültür evrenin yasalarını dikkate
alır, gözlem yapar ve bizim onu nasıl
gördüğümüz ile gerçekte nasıl olduğu
arasındaki farkı görmemizi sağlar.
Permakültür nedir sorusu için ayrıntılı bilgiyi burdan okuyabilirsiniz.

http://getir.net/fha4
Tabi şehirde yaşayanlar için ördek besleme
gibi bir durum söz konusu olmayabilir ama
bunun için de kafa yoran insanlar var ,
şehirde permakültür için
PERMABLITZ
, facebooktan iletişim kurabilirsiniz.
Permakültür yaşam alanlarını doğadan
ilham alarak tasarlar, orman oluşumunu
taklit ederek gıda ormanı denen , gıda
sağlayan bitkilerin tercih edildiği bir
tasarım öğesi oldukça önemlidir.
Fastaki 2000 yıllık doğal gıda ormanı
bitki bilimi , hayvan bilimi , jeoloji ,meteoroloji , mimari , mühendislikler , su bilimi , toprak bilimi ve çoğaltılabilir.

Bu nedenle permakültürün konvansiyonel, monokültür sistemlerden farkı tür çesitliliğine önem veriyor olması.
Permakültür birçok disiplini etkileşimli olarak kullanır.
Bu çeşitliliği kendi ufak bahçenizde de başarabilirsiniz aslında.
Doğayı gözlemleyerek taklit edişi, örüntü denilen desenleri ve boyut kavrayışını kullanmasıyla olur.
Doğadan örüntü örnekleri
Daha ayrıntılı bilgi için şu üç konuyu araştırabilirsiniz.
Altın Oran
Fractal Geometri
Patterns in nature
permakültür tasarımlarımızı yaparken bu örüntüler gözönünde bulundurulduğunda her konuda verimliliğin çok daha iyi olduğu gözlenmiş.Mesela daha az su tüketmeniz gerekiyor, daha az enerji harcamanız gerekiyor , daha az bakım yapmanız gerekiyor , ışıktan daha iyi yararlanıyorlar. Örnekler çoğaltılabilir.
Şifalı bitkiler ve baharatlık bitkiler için kullandığımız ot spirali buna çok güzel bir örnek.
ot spirali
ot spirali
ot spiralinde de olay şu ;
dikeceğiniz bitkilerin su
ihtiyaçları , bol ışık seven bir
bitki mi yoksa gölge mi
isteyen bir bitki bunlara göre
ekiyorsunuz ve çok küçük
bir alanda nerdeyse
permakültürün bir çok yöntemini kullanmış oluyorsunuz. Üst taraflar çok güneş alacağı için kuru olacaktır. Bol güneş seven ve çok su istemeyen bitkileri dikebilirsiniz. Alt taraflar kısmen gölge olur ve üstten sular aşağı süzüleceğinden daha nemli olacaktır. Buraya da haliyle daha çok su isteyen bitkiler dikilebilir.

Benim spiralimin nerde olduğuna da bakın evin hemen yanında :) tutup maydanoz, nane, dereotu, adaçayı, biberiye ektiğim spiralimi arazinin 2km uzağına yapmıyorum. Burdan hoop mıntıka kavramına geçiyoruz :D
tavuk kümesi
Bir örüntü örnegi daha :)
mıntıka 0: ev
mıntıka 1: kapı eşiği,
evin çevresindeki alan
bu mıntıkaya evinizin çevresinde
olmasını istediğiniz çiçekler, bodur
ağaçlar, depolar ,seramız..
kısaca evle ilişkide bulunan ve sıkça
ziyaret etmeniz gereken öğeleri
yerleştirebilirsiniz.Ben kesinlikle bu
mıntıkada bir nar ağacı ve tavşan kümesi istiyorum :)
mıntıka 2: bostan/gıda ormanı
bu mıntıkaya mevye sebze bahçenizi,
gıda ormanınızı yerleştirebilirsiniz,
tabi bunlar sadece birer tavsiye , güzel
tavsiyeler ama kesin kurallar değiller
ve burda benim şematikleştirdiğim gibi
keskin hatlarla birbirinden ayrılmıyorlar doğal olarak.
Ancak yine de tasarımda kolaylık getirmesi
açısından önemli bir kavram mıntıka kavramı.
mıntıka 2: bostan/gıda ormanı
mıntıka 2'ye her gün düzenli olarak ziyaret edip en azından kontrol etmeniz gereken öğeleri yerleştiririz.Bu nedenle evden yürüme mesafesiyle erişilebilir olmalı.
mıntıka 3: çiftlik
Gıda ormanı bizdeki ormancılık bakanlığının
yaklaşımın çok ötesinde , tek bir türün hakim olduğu kara çam ormanları örneğin , böyle bir orman değil gıda ormanı.
Gıda ormanı tür çeşitliliğinin çok olduğu ve
insan müdahalesinin çok az olduğu, türlerin uyum içinde hayatta kaldığı ve devamlılığının olduğu bir orman.Gıda ormanı dememizin sebebi de bu ormandaki birçok ağacın meyvesini yiyebiliyor ve aç kalmıyor oluşumuz. Bir ucundan giriyorsunuz , yiye yiye ve tok olarak diğer tarafından çıkıyorsunuz. :) Fastaki örnek doğal bir gıda ormanı, bizdeki mevcut yaklaşımlardan ötürü doğal bir gıda ormanımız yok maalesef ama bunu biliçli olarak tasarlayıp insanlar kendi arazilerinde yapmaya çalışıyorlar artık.Bence bu devlet destekli hale gelmeli hatta tüm ormanlar gıda ormanı gibi tür çeşitliliğinin muazzam olduğu yerler olmalı .
Mıntıka 3: Çiftlik
Budanmamış ve malçlanmamış haldeki
meyve bahçeleri (malç konusuna değinicem daha sonra )
otlaklar,fundalıklar ,koruluklar
ana ürün : buğday,mısır gibi gelir etmek için yetiştirdiğiniz ürünler
rüzgarkıranlar,göletler
hayvan yemi sağlayan ağaçlar:yemiş ağaçları , meşe gibi.
hayvanlar:inek,koyun ve yarı evcil kuşlar( deve kuşu mesela, sanırım :D )
mıntıka 4:yarı yabani ormanlık bölge
mıntıka 4:yarı yabani ormanlık alan
tam olarak yönetilmeyen yarı yabani , ürün toplamak için kullanılan , dayanıklı gıdaların ve budanmamış ağaçların olduğu bölgedir.Kereste bu anlamda yönetilen bir üründür.

Bitki ve hayvanlardan da aynı şekilde yararlanılır. Mantarlar , yabani bitkiler vs. ,tavşan keklik gibi yaban hayvanları.

mıntıka 3 ve 4 arası verimlilik ve tür çeşitliliği açısından çok zengindir. Tam bir geçiş bölgesidir ve avcılık ve toplayıcılık olayı da genellikle bu geçiş bölgesinde yapılır.
mıntıka 5 : yaban hayatı
koruma bölgesi

mıntıka 5 :yaban
Yönetilmeyen ya da çok çok az yönetilen , yabani sistemleri içerir.Tasarımımızı buraya kadar yaparız.Mıntıka 5'e dokunmayız ve gözlem yaparız.Burası bizim büyük hocamızdır, öğrenmek için ziyarette bulunduğumuz içe dönüş mekanızmasıdır.Çünkü bazen bu yönetme ve tasarlama olayı sarpa sarabilir. Bir ağacın illa belli bir noktada büyümesini istiyorsanız ve orda ısrarla büyümüyor ve kuruyorsa durup düşünmenizi sağlayacak ego öldüren alan burasıdır.Permakültür tasarlar evet ama doğanın işleyişine ters olarak birşey tasarlamaz, doğayla çatışmaz , doğayla birlikte çalışır.Tabi doğal olmayan yöntemler kullanılıyor permakültürde aşılama ve budama gibi ama şunu düşünmek lazım diyelim bazı ağaçlar doğal ortamında yabani keçiler tarafından budanıyor ama sizin keçiniz yok öyleyse budamalısınız ya da sizin yerinize çalışacak bir keçi edinebilirsiniz.
Bahçenizde salyangozlar çoğaldıysa ördekler de bu işin üstesinden gelecektir bunun gibi, doğada kendiliğinden oluşan hibritlenme olayı da var ama doğanın bu döngülerini sekteye uğrattığımız için tozlaşma bile olması gereken düzeyde olmadığından dolayı aşılamayı da reddetmiyoruz ancak bir aşılama yapıyorsak bir tane de tohumdan yetiştiriyoruz ki evrimleşip daha dayanıklı hale gelebilsin . :)
keyhole yani anahtar deliği modelinin tasarımlarda kullanılmasına bir örnek.
keyhole garden ,mandala garden
diye aratırsanız daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz ve bu tasarımlar hayalgücünüzle sınırlı ,mesela ben yukardaki tasarıma bir de ufak göletcik entegre etmek istiyorum.
Tabi bu mıntıkalar arası sınırlar sizin arazi koşullarınıza göre yaptığınız tasarıma göre şekillenecek , mıntıkalardan sadece 0 ve 1 ile yola çıkabilirsiniz, 4 ve 5 size çok uzak olabilir , tutup da yaban hayatını arazinize getiremezsiniz , haa ama arazi satın almadan önce dikkat edeceğiniz bir konu olabilir bu, 5. mıntıka olsun istiyorsanız yaban hayatına yakın bir yerden arazi alabilirsiniz.Ya da mesela araziyi satın aldınız ama yaban hayatı hemen evinizin arkasında ya da önünde olsun isteyebilirsiniz. Evinizin konumunu ona göre belirlersiniz. Bu tamamen sizin neyi istediğiniz ve neye ihtiyacınız olduğu, neye gücünüzün yetip neyle başedeceğiniz bilmenizle alakalı.
Tasarım tasarlayanın hayalgücüyle sınırlı olduğu gibi esnekliği de sağlayan bu özgür düşüncedir. Mıntıka kavramı akılda bulunulması gereken bir konu. Neden mi ?
Çünkü ,evinizi vahşi yaşamın dibine kurmadan önce buna hazır mısınız diye sormanız gerekebilir , tavuk kümesinizdeki tüm tavuklar 1 gecede telef olabilir , tüm bostanınız yabani domuzlar tarafından 1 gecede yerle bir olabilir.Ama olsun ben çaresine bakarım korunaklı çit çekerim vs. diyorsanız ,permakültür düşünüş tarzınızı değiştirir, düşünceyi değiştirmez , olaylara yaklaşım tarzımızı değiştirir. Bir böcek problemi karşısında dur bir önce bu durumu avantaja bile çevirebilirsin diye düşünmeni salar. Yani olmaz diye bir şey yok. :)
Şu tasarımlara bir gözatarsan
daha anlaşılır olacaktır.
permakültür sosyal ve kültürel çeşitliliğe de önem verir. Şimdi bir mola verelim , bilgisayarın sesini açalım , ihtiyaçlarımızı giderelim 6 dakika sonra görüşürüz , ama gitmeden önce slayta bir ileri tık yap. :)
Permakültür doğayla uyumlu yaşam tasarımıdır.

Bu tanım için yardımcı olan İlknur Urkun'a
teşekkürler. O da bir zumbaracı :)
yaban hayat
koridoru

istenmeyen manzara
kış güneşi
Dilim analizi (sektör analizi)
Dilim analizindeki unsurlar bize arazi ile gelen, insiyatifimiz dışındaki enerjilerdir. İstenmeyen ama yokedilemeyen bir çirkin görüntü (şehir çöplüğü ya da bir fabrika gibi ki bunlar görüntünün yanında arazinize kirlilik de taşıyabilir.) , yaban hayatı , hakim rüzgarlar , kış güneşi ve yaz güneşi etkileri örnek olarak verilebilir.Tasarımızı mıntıka kavramıyla birlikte dilim analizindeki unsurları da dikkate alarak tasarladığımızda bu etkileri asgariye indirmek hatta belki avantaja bile çevirmek mümkün hale gelebilir. Kış güneşi diliminin olduğu bölgeye yaz kış yapraklarını dökmeyen bir ağaç ile ağaçlandırma yaparsanız örneğin ne yapmış oluruz ?
fatal error :D
Biz buna permakültürde birincil hatalar diyoruz.
kış güneşinden faydalanmak için bu bölgeye kışın yaprak döken türler dikiyoruz.Rüzgarlardan korunmak için ne yapıyoruz ? Rüzgara dayanıksız türleri tutup o bölgeye , hakim rüzgarların olduğu ,soğuk kış rüzgarlarının olduğu dilime ekmiyoruz öyle değil mi ?
Rüzgar demişken klasik rüzgar kıran olarak düşünülen ağaçların dışında ben bu bölgeye söğüt dikmeyi düşünüyorum . Söğütler rüzgara set gibi göğüs geren bir tür değil, adeta rüzgarla dans eden bir tür , rüzgarın içinden geçip gitmesine izin veren bir tür. Rijit bir duvar gibi rüzgarı önleme fikri de doğru değil. Permakültür doğayla çatışmıyor onunla birlikte hareket ediyor. Mesela söğütlerle rüzgarın yıkıcı etkileri yumuşatılabilir hatta rüzgar tribünlerinize yönlendirilip bir rüzgar koridoru bile tasarlayabiliriz.
Bu konu çok ayrıntılı , evinizin kapı ve penceresini hangi yöne koyduğunuzu bile kapsar, dahası hayal gücünüze kalmış.

Daha ayrıntılı bilgi için : http://getir.net/fhvn
http://getir.net/fhgz
Örüntüler Hakkındaki bu yazıyı da vakit bulunca mutlaka okumalısınız.
Toprak konusu çok önemli bu konuyu es geçmemek lazım. Bu yılki ''Akdenizde Permakültür 2012'' etkinliklerinin ana konusu topraktı. Toprak kaybı konusunda halk ne yazık ki eksik bilgi sahibi. Toprak kaybı ve erozyon dediğimiz şey verimli üst toprak tabakasının kaybı ve bu da yakın bir gelecekte Türkiye'yi çöl olarak ifade edeceğimiz boyutlara ulaşacak. Tabi biz bu konuda hiçbir şey yapmazsak.Permakültürde bu mesele için kullandığımız bir şeyler var :D Malçlama ve Kompost.
Malçlamayı temel olarak; toprak yüzeyini kaplayarak toprağın su kaybetmesini önleyen, güneşten koruyan bir örtüdür diyerek tanımlayabiliriz.Bunun için değişik teknikler söz konusu. : Yer örtücü bitkiler sayesinde canlı malç olayı, örtü malçlama(sheet mulching) gibi.

Bu konuyla ilgili güncel bir türkçe habere şurdan ulaşabilirsin. http://getir.net/fh2o
kompost konusuna gelirsek , kompost yapma eylemi aslında bildiğimiz doğal çürüme eylemini hızlandırma sürecidir,bununla da ilgili farklı yöntemler söz konusu.Ayrıntılı bilgiye ulaşmak münkün. Ancak ben evde kompost yapımının daha önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü birçok insan şehirlerde yaşıyor ve en azından doğayla tekrar bağ kurmalarını bile sağlayabilir bu yöntem ve bu şekilde ürettikleri kompost ile terasında 20-30 çeşit bitki türü yetiştiren insanlar var dünyada.Permakültür bakış açınızı değiştirir.Misal ben artık meyve sebze yıkarken lavobonun içine bir kap ya da kova koyuyorum , atık su direk kanalizasyona gitmiyor böylece, bahçeye döküveriyorum suyu.
malçlama ve kompostla
ilgili dünya kadar yararlı
bilgiye buradan
http://getir.net/fhk0
Terasını koca bir bahçeye çeviren çılgın kadına burdan ulaşabilirsin.. http://getir.net/fhf9
Permakültür tasarımlarımızda bütüncül düşünürüz. Her tasarım öğesinin birbiri arasındaki ilişkiler asıl öncelikli ve önemli kısımdır.Nasıl ki atık su yönetimi, malçlama ve kompost ile oluşan humuslu toprağın su tutma kapasitesi artıyor ve daha az su kullanmamız gerekiyorsa bunun gibi sayısız birbirine yarar sağlayan ilişkiler ağı kurmamız mümkün. Kardeş bitkiler buna bir örnek. Köklerinde azot bağlayan yeşil gübre diye tabir ettiğimiz bitkiler ve baklagil ağaçları (akasya ,yalancı akasya ,erguvan gibi )yetiştirdiğimiz ürün ne olursa olsun birlikte dikildiklerinde ürünlerimiz daha sağlıklı ve verimli olur.Çünkü azot dediğimiz aslında yapay gübrelerin de kaynağı .İşte doğada bu işlevi zaten yapan bitkiler mevcut. Çeşitlilik çeşitlilik çeşitlilik. :)
Benden şimdilik bu kadar .
Benim permakültür maceralarım ve dahası için
web günlüğümü ziyaret edebilirsiniz.
Ve tabiki en önemli konulardan biri su konusu.
Tasarımlarda en büyük önceliklerden biri de yine sudur.Çünkü su hayattır ve hayat verir. Bunlar işin klişe kısmı. Gelelim aksiyona.
Permakültür yeraltı su kaynaklarımızı sadece gerekli olduğu durumlarda kullanılmak üzere rezerv olarak görür , kötü gün depomuzdur yani.Peki suyu nerden kullanır ? İlk aklımıza gelen su kaynağımız yağmurdur , yağmur suyu depolama yöntemleriyle ve suyun korunması ile bu mümkündür. Atık su arıtma yöntemleri de su ihtiyacımızı düşüreceği için bunun da konu içinde değerlendirilmesi gerekir.Bu konuyla ilgili çok şey yazılabilir ancak permakültür platformunda bu konuyla ilgili kapsamlı bir yazı mevcut, tavsiye ederim http://getir.net/j97u


Benim ilave edeceğim şu olabilir, yeraltı suları sınırsız değildir ancak genel algı maalesef bu yönde ve yeraltı sularının bu şekilde hesapsız bir şekilde gereğinden fazla israf ediliyor oluşu durumu daha da vahim hale getirmekte.Bir gün yeraltı sularımız tükenebilir.
Benden şimdilik bu kadar .
Benim permakültür maceralarım ve dahası için
web günlüğümü ziyaret edebilirsiniz.
http://ecobilinc.blogspot.com/
sunumda kullandığım ingilizce videoların çevirisi henüz tamamlanmadı ,bu konuda yardımcı olabilecek olanların yardımı memnuniyetle kabul edilir. :)
Permakültürün 3 etik ilkesi
1-Dünyayı Gözetme
2-İnsanları gözetme
3-Büyümenin Sınırlandırılması ve Artı değerin paylaşılması
1-Dünyayı Gözetme
Doğadaki tüm unsurların sistem içinde bir değeri vardır ve bütün için önem taşır.Eğer bunu gözetmezsek kendimizin de doğanın bir parçası olduğunu unutursak, bu kendi geleceğimizi de görmezden geldiğimiz anlamına gelir.
2-İnsanları Gözetme
İnsanların kaynaklara eşit ve adil bir şekilde
ulaşabilmeleri gerekir.Doğadaki çeşitlilik ilkesi aynı şekilde insanlar arasında çeşitlilik konusunda da esasdır.Ayrıcı değil bütüncül bir yaklaşım ve toplumsal yardımlaşma söz konusudur.
3-Büyümenin Sınırlandırılması ve
Artı Değerin Paylaşılması
18. yüzyıl sonuna dek insan nüfusu tutarlı bir artış sergilerken son asır içinde anormal bir yükseliş eğiliminde ve bu şekilde giderse 2100 yılında 12 milyar insan nüfusu öngörülüyor. Bunlar da sistemlerin işleyişi değişmediği müddetçe hastalık demek , savaş demek , doğal kaynakların yokolması demek.Çünkü bu artış inkar edemeyeceğimiz şekilde doğanın ve doğal kaynakların hızla tüketilmesini de beraberinde getiriyor. Eğer insan popülasyonunun bu şekilde artmasını durdurmaz ve tüketimi de frenlemezsek bu hiç iç açıcı olmayan şekillerde kendiliğinden ortaya çıkacak bir gerçek.Biz de doğanın bir parçasıyız ve doğada hiç bir türün popülasyonu diğerinin soyunu tehlike altına getirecek şekilde çoğalmaz.Oysa insanoğlu ve insankızı diğer bütün türleri yokedecek şekilde hızla ilerliyor.
Şu anda doğanın stoklarını tüketiyoruz ve aldığımız kadarını bile geri vermiyoruz. Permakültür tasarımlarında 5-10 yıl içerisinde aldığımızdan fazlasını sisteme,doğaya geri verebilecek duruma geliyoruz.Çünkü burdaki alt prensiplerimizden biri şu : ''Doğadan en az aldığın kadarını geri vermelisin''
.Atıkların değerlendirilmesi ve sistem içerisinde kendine yer bulmasını da aynı düzlem içinde inceleyebiliriz.
Daha ayrıntılı bilgi ve paylaşımlar için ilgili konunun görseline zoom yaparak sürpriz yumurtaları keşfedebilirsiniz.
Permakültür Etik Prensipleriyle ilgili
Permakültür platformundaki ayrıntılı yazı. http://getir.net/2j7d
Permakültür etik prensipleriyle ilgili ingilizce güzel bir kaynak.
http://getir.net/2jrw
Permakültürde meşhur bir deyişimiz var:
''Çözüm sorunda gizlidir.''

Mesela bahçenizde sümüklü böcek istilası
varsa sümüklü böcek sorununuz değil ördek
eksiğiniz vardır.
Diyelim tarlanız belli bir yabani ot tarafından kaplanmış durumda.Bu belirgin ot toprak yapısına uygun olarak çıkar diyelim toprağınızın ph'ı çok yüksek ,bunu dengeleyecek bir tür bitki çıkar. Eğer bunu görmezden gelir ve yabani ot diye yoketmeye kalkarsak asıl sorunu görmezden gelmiş oluruz.
Full transcript