Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Fotosentez

Fotosentez konu tekrari
by

emre cem eleviş

on 20 January 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Fotosentez

Fotosentez
Fotosentez nedir?
Yeşil bitkilerin güneş enerjisini kullanarak inorganik maddelerden organik besin maddesi sentezlemesi olayına fotosentez denir.Bitkiler sayesinde kullanılabilir biçime dönüşen ışık enerjisi, kimyasal bağ enerjisi şeklinde besin zinciri yoluyla heterotroflara aktarılır. Fotosentez hem bir enerji dönüşümü, hem de madde dönüşümüdür. Fotosentezi gerçekleştiren canlılar; yeşil bitkiler, mavi-yeşil algler, fotosentetik bakteriler (mor bakteriler), öglena ve diğer alglerdir. Atmosferdeki oksijenin temel kaynağı alglerdir. Yaz-kış sürekli fotosentez yaparlar. Bitkilerin çoğu kışın yapraklarını döker.Mantarlar ile bitkilerin klorofil taşımayan kök ve odunsu gövde kısımları fotosentez yapamazlar.Bitkilerin yaprak ve otsu gövdelerinde fotosentez olayı en iyi şekilde gerçekleşir.
Klorofil
İki çeşit klorofil vardır
Klorofil-a → C55H72O5N4Mg (Yüksek spektrumlu ışıkta faaliyet gösterir.)
Klorofil-b → C55H70O6N4Mg (Düşük spektrumlu ışıkta faaliyet gösterir.)
Yapı olarak klorofil-a’da, klorofil-b’ye göre 1 oksijen eksik, 2 hidrojen fazladır. Bitkilerde klorofil-a bol bulunur. Çeşitli dalga boylarındaki ışıkları emerek bitkide fotosentez (özümleme) olayının meydana gelmesine sebep olan, yeşil renkli bir pigment (renk verici madde)klorofil
Bulunuşu: Bitkilerde bulunan klorofil, beş çeşit olup, bunlar a,b,c,d ve e şeklinde adlandırılır. Bunların molekülleri birbirine çok benzer. Damarlı yeşil bitkilerde klorofil a ve b 3/1 oranında bulunur. Diğer klorofiller bu bitkilerde bulunsa bile çok az veya eser miktardadır. Klorofil bitkide kloroplast adı verilen organellerin içinde bulunur.
Kloroplastın Yapısı
Kloroplastın elektron mikroskobunda incelenen kesitinde iki önemli yapı görünür. Bunlar, disk şeklinde üst üste dizilmiş granumlarla; granumların arasını dolduran stroma denilen sıvıdır.İç yapısında ince plak şeklinde çok katlı lipoprotein zardan oluşan lamelli yapı mevcuttur. Bu yapı granada belirgindir. Klorofiller granaların lipit tabakası üzerinde bulunur. Lamelli yapı ışığın ekonomik kullanımını sağlar.Kloroplastlarda lamellerin arasını stroma adı verilen ara maddeler doldurur. Stromada enzimler, proteinler, katalizör maddeler vardır.Fotosentetik bakteriler ve mavi-yeşil alglerde kloroplast yoktur. Pigmentler aynı lamelli yapıyı gösteren Kromotofor adı verilen yapılarda yer alır.Fotosentezde ışığın kimyasal enerjiye dönüşümü granum lamellerinde, glikozun sentezi stromalarda olur.Fotosentetik ökaryot hücrelerde (örnek: bitki), fotosentez reaksiyonları kloroplastlarda;Prokaryot hücrelerde (örnek: bazı bakteriler) ise sitoplazmada gerçekleşir.
Klorofilin Işık Tarafından Etkinleştirilmesi
Işığı emen pigmentler, proteinler ve diğer moleküller tilakoit zarda bulunur. Bunlara fotosistem denir.Fotosistemler ışığın emildiği ve kimyasal enerjiye dönüştürüldüğü birimlerdir. Her fotosistemde anten kompleksi ve tepkime merkezi bulunur.
Anten kompleksi çok sayıda klorofil ve karotenoit içerir. Bu kompleksteki pigmentler ışığı toplayıp tepkime merkezine iletir. Tepkime merkezinde ise klorofil a ve ilk elektron alıcı molekül vardır.
Tilakoit zarda fotosentezin ışığa bağımlı tepkimelerinde iş gören iki tip fotosistem bulunur. Bunlar fotosistem I (FS I) ve fotosistem II (FS II) olarak isimlendirilir.
Bu fotosistemlerin tepkime merkezlerinde birbirinin aynı olan klorofil a molekülleri bulunur. FS I ve FS II’deki klorofil a molekülleri farklı proteinlerle birleştiğinden ışık emme özelliklerinde farklılık vardır.
FS I’in tepkime merkezindeki klorofil, P700 olarak isimlendirilir. Çünkü bu pigment 700 nm dalga boyundaki ışığı en iyi soğurur. FS II’nin tepkime merkezindeki klorofil ise 680 nm dalga boyundaki ışığı en iyi soğurduğu için P680 olarak isimlendirilir.
Bir foton, bir pigment molekülüne çarptığında enerji tepkime merkezine ulaşıncaya kadar bir molekülden diğerine geçer. Tepkime merkezindeki klorofilden ayrılan uyarılmış bir elektron, özelleşmiş bir molekül tarafından yakalanır. Bu molekül ilk elektron alıcısı olarak isimlendirilir. Elektron aktarımı enerji dönüşümlerinin başlangıcıdır.
FOTOSENTEZ REAKSİYONLARI
Fotosentez reaksiyonları; ışığın gerekli olduğu ışıklı evre reaksiyonları ve enzimlerin daha yoğun olarak kullanıldığı sentez reaksiyonları karanlık evre reaksiyonları (karbon tutma reaksiyonları) şeklinde iki evreden oluşur.

İlk evrede mutlaka ışık gereklidir.
Klorofil hem elektron alıcı hem de elektron verici görev yapar.
Karanlık devre reaksiyonları ışık olsa da olmasa da yürütülür.
Karanlık devre reaksiyonlarının gerçekleşebilmesi için, mutlaka ışık reaksiyonlarının gerçekleşmesi gerekir.
DEVİRLİ FOTOFOSFORİLASYON
FS I’in tepkime merkezinde bulunan klorofilin elektronu ışık tarafından uyarılmasıyla ilk alıcıya aktarılır.
Elektron taşıma sistemine aktarılan elektronlar önce ferrodoksin sonra sitokrom, oradan da plastosiyanin üzerinden tekrar klorofile döner. Böylece klorofil kaybettiği elektronu tekrar aldığı için bu olaya devirli fotofosforilasyon denir.
Bu geri dönüş sırasında elektronların serbest kalan enerjisinden yararlanılarak ADP moleküllerine fosfat grubu eklenir ve ATP üretilir.
DEVİRSİZ FOTOFOSFORİLASYON
FS II’nin tepkime merkezinde bulunan klorofilin elektronu ışık tarafından uyarılmasıyla ilk alıcıya aktarılır. Daha sonra elektronlar plastokinon, sitokromlar ve plastosiyonin aracılığıyla FS I’e aktarılır. Bu arada açığa çıkan enerji ATP’nin sentezlenmesinde kullanılır. FS I’in ışığı soğurmasıyla tepkime merkezinde yer alan klorofil elektronları ilk alıcıya aktarılır. İlk alıcı elektronu ferrodoksine aktarır. Ferrodoksin elektronu stromada bulunan bir enzim yardımıyla NADP’ye vererek yükseltgenir. Elektronların tilakoit zarda bulunan ETS’den geçişi stromadaki protonların (H+) tilakoit boşluğa pompalanmasını sağlar. Aynı zamanda tilakoit boşlukta suyun ayrışmasıyla da protonlar oluşur.
DEVIRLI FOTOFOSFORILASYON ile DEVIRSIZ FOTOFOSFORILASYON
ikisi de ışığı kullanarak fotofosforilasyon yapar.
ikisinin de gerçekleşmesi için ets elamanları gereklidir.
ikisinde de fotosistem I görev yapar
ikisinde de adp atp ye çevrilir.
DEVİRLİ FOTOFOSFORİLASYON
DEVİRSİZ FOTOFOSFORİLASYON
Sadece NADP+ bulunmadığında yapılır.
Aktif tepki merkezi p700 dür.
Elektronlar döngü içinde ilerler
FSI den çıkan elektron ona geri döner.
Sadece ADP+P ==> ATP tepkimesi gerçekleşir.
Suyun fotolizi gerçekleşmez.
oksijen tepkimede yer almaz.
Aktif tepki merkezi p680 dir.
Elektronlar döngü içinde ilerlemez
Fotorsistem NADP tarafından yükseltgenir.
ATP nin yanı sıra NADPH da üretilir. suyun fotolizi tepkimenin esaslarındandır.
Oksijen ürünlerde bulunur.
Ürünleri CALVİN döngüsünde kullanılır.
CALVIN DÖNGÜSÜ
5 C’lu şeker olan Ribulazdifosfata CO2 bağlanması ile 6 C’lu kararsız ara bileşik oluşur.
Kararsız ara bileşik su alarak hemen 2 molekül 3 C'lu fosfogliserik aside (PGA) ayrışır.
Fosfogliserik asit (PGA); ATP tarafından fosforize edilerek difosfogliserikaside (DPGA) dönüşür.
Difosfogliserikasit (DPGA) molekülleri NADPH2 ‘lerle reaksiyona girerek, redüklenir. Aynı zamanda bir fosfat grubunu kaybederek fosfogliseraldehiti (triozfosfat = PGAL) oluşturur.
Fosfogliseraldehitler birleşerek Fruktoz difosfatı oluşturur. Daha sonra enzimler etkisiyle 2 molekül H3PO4 ayrılarak Fruktoz ve glikozu oluşturur.
Glikozdan dehidrasyon sentezi ile disakkaritler, nişasta, selüloz gibi kompleks moleküller oluşabilir.
Aminoasitler, yağ asitleri, gliserin, organik bazlar, vitaminler, glikozun yıkımı ve onu takip eden diğer reaksiyonlar ile meydana getirilir.
Fosfogliseraldehitlerin (PGAL) bir kısmından 6 C’lu Fruktoz oluşurken, bir kısmından da 5 C’lu ribulozmonofosfat meydana gelir. Ribulozmonofosfata fosfat eklenerek ribulozdifosfat oluşur ve yeniden reaksiyona katılır.
Kloroplastların stromalarında gerçekleşir.
♠Işık reaksiyonlarının devamı niteliğindedir, ışık reaksiyonları durunca karanlık devre reaksiyonları otomatik olarak durur.
♠Enzim denetiminde gerçekleştiğinden sıcaklık değişimlerine karşı oldukça hassastır.
♠Işık gerekli değildir.
Full transcript