Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

İkinci Yeniciler

No description
by

Y Ecehan

on 2 January 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of İkinci Yeniciler

İkinci Yeniciler
Genel Özellikleri
Boşluk duygusu, sıkıntı, yalnızlık, yabancılık, yenilmişlik, içe kapanma, bunalım, bezginlik, şüphe, tiksinme İkinci Yeni şiirinde en çok öne çıkan temalardır. İkinci Yeni, kapalı, sezdirmeli üslubu ile halktan, folklordan, türkülerden, tabiat güzelliklerinden uzak bir şiirdir.
Bu edebî hareket, II. Dünya Savaşı’nın getirdiği toplumsal yoksulluk ve tek parti yönetiminin dayatmacı politikaları sonucunda bunalan aydının kendisini ifade ediş tarzına uygundur. II. Yeni şairleri kapalı ve kilitli bir dili tercih ederler. Kendi içlerine kapanarak bir dil dünyası kurarlar. Metinler arası ilişkilerle şiirin anlam ve anlatım olanakları çoğaltılır. Bu yoğun şiir dilini çözmek için kültürlü, donanımlı okur kitlesi gerekir.
Imgeci bir şiirdir.
Günlük konuşma dili dışlanarak kurulu dilin yapısı bilinçli olarak bozulmuştur.
Şiir, diğer sanatlarla yakın ilişki içerisindedir.
Bilinçaltına yönelim vardır.
Dadaizm ve Sürrealizm akımları Ikinci Yeni şiirine kaynaklık eder.
Bireyci bir şiir anlayışı hakimdir.
Daha çok betimleme yöntemi kullanılır.
Nükte, şaşırtmaca ve tekerlemelerden uzaklaşılmıştır.
Turgut Uyar(1927 – 1985)
Kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında Arz-ı Hal şiiri ikincilik kazanınca Nurullah Ataç’ın güvendiği şairler arasına girdi.
Ikinci Yeni Şiir akımının önde gelen şairlerindendir.
Turgut Uyar gerek öz gerekse biçim bakımından sürekli değişen, halk şiirinden, divan şiirine geniş bir kültür birikimini değerlendirdi.
Kendisi olabilen bir şiiri geliştirdi.
ESERLERİ / ŞIIRLER;
- Arz-ı Hal (1949)
- Türkiyem (1952-1963)
- Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959)
- Tütünler Islak (1962)
- Her Pazartesi (1968)
- Divan (1970)
- Toplandılar (1974)
- Toplu Şiirler (1981, ilk dört kitaptaki şiirleri)
- Kayayı Delen İncir (1982)
- Dün Yok mu (1984)
- Büyük Saat (bütün şiirleri 1984)
ÇEVIRILERİ
- Lukretius – Evrenin Yapısı (Tomris Uyar'la birlikte)
ÖDÜLLERİ
* 1963 Yeditepe Şiir Armağanı / Tütünler Islak ile
* 1975 Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü / Lucretius'tan Evrenin Yapısı çevirisi ile (Tomris Uyar'la birlikte)
* 1981 Behçet Necatigil Şiir Ödülü / Kayayı Delen İncir ile
* 1984 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü / Büyük Saat ile

Bir Kıyı Kahvesinde
Ilk şiirlerinde biçim kaygısı ağır basar.
Eski şiirle bağını sesten çok imge yoluyla kurar ve çağrışımlardan yararlanır.
Şiiri ince buluşların, duygulanımların, yaşanan gerçekliğin kendine özgü bir söyleyişin toplamıdır.

Şiir Kitapları
Üvercinka (1958; Yeditepe Şiir Armağanı)
Göçebe (1965; 1966TDK Şiir Ödülü)
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
Sevda Sözleri (Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri: 1984)
Sıcak Nal ve Güz Bitigi (1988; Behçet Necatigil Şiir Ödülü)
Sevda Sözleri (bütün şiirleri: 1990, ö.s; YKY 1995)

Aldığı Ödüller:
1958 Yeditepe Şiir Armağanı (Üvercinka ile -Arif Damar’la birlikte)
1966 TDK Edebiyat Ödülü (Göçebe ile)
1988 Behçet Necatigil Şiir Ödülü (Güz Bitiği ile)
İkinci Yeniciler
1960 öncesinde Ikinci Yeni şiir hareketi Garip’e tepki olarak doğmuştur. Ilhan Berk, Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan, Ülkü Tamer akımın belli başlı şairlerdir. Oktay Rifat da Perçemli Sokak’ı çıkararak yeni arayışa katılır.

Ikinci Yeni, garip’in tam tersi bir noktadan yola çıkar, söyleyişteki rahatlığın şiir dilini zorlamayı, anlaşılırlık yerine anlamca kapalılığı, somuta karşılık soyutlamayı getirip halk şiirine sırt çevirir. Ikinci Yeniciler için önce biçim gelir. Cemal Süreya “Biçimi önemsiyoruz, bunu da gerekli görüyoruz.” der.

Ikinci Yeni, Garipçilerin tersine birbirinden çok farklı olan şairlerin tek tek arayış ve sezgileriyle dağınık uçlar vermiş bir şiir akımıdır.
Asım Bezirci, Ikinci Yeni şiirini
“imgeye kapıları sonuna kadar açarak, edebî sanatlara özgürlük tanımak, sıradanlıktan ayrılmak, halk kültüründen uzaklaşmak, nükteden kaçmak, duyguya ve çağrışıma yaslanmak, olayı atmak, aydın azınlıga seslenmek” diye tanımlar
.
Cemal Süreya (1931 – 1990)
Ikı Kalp
Iki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
Iki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Sezai Karakoç (1933-...)
Sezai Karakoç, Ikinci Yeni’ye has dil ve söylem özelliklerini kullanarak Islam dinini esas alan konulara yöneldi.
Onun şiiri Islam’ın geleneksel metinlerinde görülen merkez çevre ilişkisinin üzerine kurulmuştur.
Islam mitolojisini kucaklayan Sezai Karakoç şiirinin sağlam bir metafizik zemini vardır.
O, şiir dilindeki semboller aracılığıyla geleneği güne ve geleceğe taşır.
Şiiri aşk, hürriyet ve yaşam olgularını anlatmaya çalışır.
ŞIIR:
Körfez (1959)
Şahdamar (1962)
Hızırla Kırk Saat (1967)
Sesler (1968)
Taha'nın Kitabı (1968)
Kıyamet Aşısı (1968)
Gül Muştusu (1969)
Zamana Adanmış Sözler (1970)
Şiirler (1975)
Ayinler (1977)
Leyla ile Mecnun (1981)
Ateş Dansı (1987)
Alınyazısı Saati (1989)
ÖDÜLLERİ
1968 Milli Türk Talebe Birliği Milli Hizmet Madalyası
1970 Sürgündeki Macar Yazarları Gümüş Madalya Ödülü
1982 Türkiye Yazarlar Birliği Hikâye Ödülü
1988 Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü
1991 Dünya Sanat ve Kültür Akademisi Ödülü
Karın yağdığını görünce
Kar tutan toprağı anlayacaksın
Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın

Allah kar gibi gökten yağınca
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
Başını önüne eğince
Benim bu şiirimi anlayacaksın

Bu adam o adam gelip gider
Senin ellerinde rüyam gelip gider
Her affın içinde bir intikam gelip gider
Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın

Ben bu şiiri yazdım aşık çeşidi
Öyle kar yağdı ki elim üşüdü
Ruhum seni düşününce ışıdı
Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın

Kar
Edip Cansever (1928 – 1986)
Ikinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi.
Şirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. “Dize işlevini yitirdi” gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi.
Ikinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini göz ardı etmedi.
Anlatılmayan, anlatılamadan kalan şeyleri bulup çıkarmaya çalıştı şiirinde. Soluklu, uzun şiirlere eğilim duydu. Çağdaş insanın yabancılaşmasını düşünce yanı ağır basan bir anlayışla işledi Divan şiirinden etkiler taşıyan şiirini resim sanatıyla özdeşleştirerek zenginleştirdi. Yaşama tedirginliğinin getirdiği bilinçaltı birikimlerini başarıyla ifade etti. Uzun soluklu şiir serüveninde insanın sıkıntılarını, bunalımlarını gelecekten duyduğu endişeleri büyük bir incelikle dile getirdiği şiirlerinde mitolojiye de yer verdi. En çok da insanın yalnızlığını anlattı şiirlerinde.
Bitti O Sevda
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.

Bir koru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiği gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı.
Ilhan Berk (1918 – 2008)
Doğu şiirinin klasik kalıplarını denedi, beyit ve türkü biçimlerinden yararlandı.
Araştırmacı kişiliği, özgün duyarlılıkları ve buluşlarıyla 20. Yüzyıl Türk şiirinin en önemli isimleri arasındadır.
Şiirimizin yenileşmeye her zaman açık şairi İlhan Berk 1940’ların başından günümüze her şiir akımının, her şiir hareketinin içinde yer almasına rağmen kendi çizgisini hep korudu: Kapalı, imgeci şiirden eski çağları, mitolojiye, tarihe bir dönüş, kent düşkünlüğü, anlamın yitişi, minyatürlerde eski kitaplarda, izlerini bırakarak dolaşan bu şair oldu.
İlhan Berk şairliğini şöyle anlatır:
“Şairlik bir çeşit dervişliktir. Yıllarca bir yer altı suyunu, yalnızlıgını, unutulmuşlugunu, ezikligini yaşayacaksın; bunu hiç yaşamamış gibi de alçakgönüllülüğünü elden bırakmayacaksın; yeryüzüne çıkma özlemini yitirmeden dayanacaksın; sonra bir gün, gün ışığını gördüğünde asıl da bu zaman bir kıyıya çekilip bakmasını bileceksin.”
Gün ağmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?
Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.
Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara
yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu
öyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.
Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu.
Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,

-Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutup
denizde gezdirdiği gözlerini. Büyük
bir boşluk bırakıp sonra da arkasında
Kalktı.

Biz işte o zaman gördük onu
ve çekilen denizi.

O zaman çıktık kendimizden.

Dışarda bir dilim ekmek gibiydi gök.
Ece Ayhan (1931 – 2002)
Kendine özgü çağrışımlar ve göndermelerle örülü şiirleriyle hem Türk şiirinde hem de Ikinci Yeni’nin içinde farklı bir kanal açtı. Şiirinin kilit noktası dildir.
Ikinci Yeni şiirinde dilin aşırı uçlarında dolaşan kendine özgü yeni bir dil kurmaya çalışan şair Ece Ayhan’ dır.
Şiiri okuyucuyu şaşırtma ve sarsma anlayışı üzerine kuruludur.
Sürrealist teknikleri şiire en ciddi biçimde uygulayan şairdir.
Fayton
O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey
incecik melankolisiymiş yalnızlığının
intihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam
caddelerinden ölümler aşkı pera'nın

Esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam
çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş
tüllere sarılmış mor bir karadağ tabancasıyla
zakkum fotoğrafları varmış cezayir menekşeleri camekânda

Ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç, bilemem
intihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte
cezayir menekşelerini seçip satın alışından olabilir mi ablamın.
ÜLKÜ TAMER (1937 – …)
Ilk şiir kitabı “Soğuk Otların Altında” ile başlayarak Ikinci Yeni duyarlılığını yansıtan soyutlamalara yönelik, yoğun ve özgün bir imge anlayışı geliştirdi.
Yalın bir dil kullandığı şiirlerinde giderek toplumsal kaygılar ve düşünce öğeleri ağırlık kazandı.
Eserleri:
Şiir: Gök Onları Yanıltmaz, Sıragöller, Seçme Şiirler
Agıt
Bu toprakta kalır adın
Tohumların arasında
Yeşilinde tarlaların
Başakların sarısında

Yıllar geçse de aradan
Kopar gelir ırmaklardan
Işır yine kurşunlanan
Dostlarının yarasında

Günü gelir dağa çıkar
Yıldızlardan şiir çeker
Kanımızı siler yıkar
Suların en durusunda

Bir annedir bir kardeştir
Ovalarda bir ateştir
Sırasında hayat verir
Ölüm saçar sırasında

Bayrak olur bize yarın
Rüzgarıyla ilkbaharın
Dalgalanır genç kızların
Gözlerinin karasında
Full transcript