Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Makromoleküller

No description
by

Ferhat Ozturk

on 1 November 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Makromoleküller

Selüloz
, bitkilerin hücrelerini çevreleyen sert duvarın temel bileşenidir.
Nişasta gibi selüloz da glukoz polimeridir, fakat glikosidik bağlar farklıdır.
Bu farklılığın temeli, glukozun iki farklı halkasal yapısı olmasıdır
Alpha glukoz
Beta glukoz
Polimer:
Yapısı aynı yada benzer olan birçok küçük bloklardan (yapıtaşı) oluşan uzun molekül.
Tren vagonları gibi
Bu küçük yapıtaşlarına ise
monomer
denir.
Makromolekül:
Kovalent bağlarla birbirine bağlanmış binlerce atomdan oluşan büyük moleküllerdir.

Yaşamın 4 organik molekülünden sadece 3’ü
polimer

yapıdadır
.
Karbonhidratlar
Proteinler
Nükleik Asitler
Yağlar, polimerik yapılı değildir.
Makromoleküller
Yapı ve İşlevleri
Yaşamın Molekülleri
Bütün canlılar dört sınıfta toplanan büyük biyolojik moleküllerden oluşmuştur
Karbonhidratlar
Yağlar
Proteinler
Nükleik Asitler

Hücreler içerisinde küçük organik moleküller biraraya gelerek daha büyük molekülleri oluştururlar.


Kavramlar:
Makromolekül - Polimer – Monomer
Polimerlerin Sentezi ve Yıkılışı
Polimer Sentezi dehidrasyon yoluyla olur
Dehidrasyon reaksiyonu
: İki monomerin bir su molekülü kaybederek bir araya gelip kovalent bağ oluşturmasına denir.

Polimerler
hidroliz
yoluyla parçalanarak monomerlere ayrılırlar.
Hidroliz reaksiyonu
, su molekülü kullanılarak kovalent bağın kırılmasına denir.
Dehidrasyon tepkimesinin tam tersidir.
Polimer Çeşitliliği
Her bir hücre binlerce farklı çeşit makromoleküle sahiptir.
Bir organizmanın hücreleri arasında çeşitlilik gösterir
Tür içinde ve türler arasında bu çeşitlilik daha da artar.
Çok az monomer yapıtaşları kullanılarak çok büyük sayıda polimerler oluşturulabilir.
Harf – Kelime – Cümle – Paragraf – Bölüm – Kitap
Proteinler sadece 20 çeşit aminoasitin (monomer) farklı kombinasyonlarda bir araya gelmesiyle oluşur.
Karbonhidratlar
Karbonhidratlar şekerleri ve şeker polimerlerini kapsar.
En basit karbonhidratlar
monosakkaritlerdir
Tekli (basit) şekerler
Monosakkaritler, özellikle de glukoz, hücreler için temel besindir.
Karbonhidrat makromoleküllerine
polisakkarit
denir.
Birçok şeker yapıtaşından oluşur
Monosakkaritler genel olarak CH2O’nun katları ile ifade edilebilecek molekül formüllerine sahiptir
Glukoz (C6H12O6) en bilinen monosakkarittir.

Monosakkaritler şu şekilde sınıflandırılırlar
Karbonil grubu
nun konumuna göre
Aldoz: Aldehit şeker --- Glukoz
Ketoz: Keton şeker --- Fruktoz
Karbon iskeletindeki
karbon sayısı
na göre
Trioz: üç-karbonlu -- gliseraldehit
Pentoz: beş-karbonlu – riboz (RNA), ribüloz
Heksoz : altı-karbonlu – glukoz, fruktoz, galaktoz
Disakkaritler
Disakkarit,
iki monosakkaritin dehidrasyon reaksiyonu sonucunda bir araya gelmesiyle oluşur
Bu tepkimedeki kovalent bağa, (monosakkaritler-arası bağa)
glikosidik bağ
denir.
Polisakkaritler
Polisakkaritler, şeker
polimer
leridir.
Depolama ve yapısal rolleri vardır
Polisakkaritlerin yapıları ve işlevleri şeker monomerlerinin ve glikosidik bağlarının konumuna göre tespit edilir.
Depo Polisakkaritleri
Nişasta
, bitkilerdeki depolama polisakkaritidir
Tamamen glukoz moleküllerinden oluşur.
Bitkiler fazla nişastayı kloroplastlar ve diğer plastidler içinde granüller halinde depolarlar

Glikojen
, hayvanlardaki depolama polisakkaritidir.
İnsanlar ve diğer omurgalılar glikojeni genellikle karaciğer ve kas hücrelerinde depolarlar.

Yapısal Polisakkaritler
Selüloz
Alpha glukozlu polimerler sarmal biçimdedir
Nişasta molekülleri
Beta glukozlu polimerler düz biçimdedir
Selüloz molekülleri

Bitki duvarlarındaki paralel selüloz molekülleri bir araya gelerek mikrofibrilleri oluştururlar
Kablo benzeri çok güçlü yapısal maddedir
Kağıdın temel bileşeni
Pamuğun tek bileşeni
Yapısal Polisakkaritler
Kitin
Kitin
, eklembacaklılar (böcekler, örümcekler, kabuklular vs.) tarafından dış iskeletin yapılmasında kullanılan karbonhidrattır
Kitin aynı zamanda birçok mantarın hücre duvarlarında yapısal destek sağlar.
Kitin, cerrahi alanında sağlam ve esnek ip olarak dikişlerde
kullanılır
.
by Ferhat Ozturk, Ph.D.
Yağlar
Lipidler büyük moleküllerdir, polimer oluşturmazlar.
Lipidlerin birleştirici özelliği suya nazaran çok azdır ya da hiç yoktur.
Lipidler hidrofobiktir, çünkü çoğunlukla hidrokarbonlardan oluşan apolar kovalent bağ kurar.
Biyolojik olarak en önemli lipitler:
Yağlar
Fosfolipitler
Steroidler

Yağlar iki tip küçük molekülden oluşur:
yağ asidi
ve
gliserol.
Gliserol
her bir karbona bir hidroksil grubu bağlı, 3 karbonlu bir alkoldür.
Yağ asidi
uzun bir karbon iskeletine bağlı bir karboksil grubundan oluşmaktadır.

Yağ ve suyun karışmamasının nedeni;
Su moleküllerinin yağlarla hidrojen bağı oluşturamamasıdır.
Üç yağ asidi, bir ester bağla gliserole bağlanarak trigliseritleri oluşturur.
Yağ asitlerinin uzunluğu (karbon sayısı), çift bağların sayısı ve yerleri değişebilir
Doymuş yağ asitleri
olabildiğince fazla sayıda hidrojen atomu içerir ve çift bağ yapmaz.
Oda sıcaklığında
katı
fazdadır.
Pek çok
hayvansal
yağ doymuştur
Doymamış yağ asitleri
bir veya daha fazla çift bağa sahiptir.
Oda sıcaklığında
sıvı
fazdadır.
Bitkisel
yağ veya
balık
yağı genellikle doymamış yağlardır.
Yağ Asitleri
Nişastadaki alpha bağlarını hidroliz ederek sindirebilen enzimler, selülozdaki beta bağlarını sindiremezler .
İnsanların gıdalarındaki selüloz,
çözünmeyen lifler
olarak sindirim sisteminden direk geçerek dışkı ile atılır.
Bazı mikroplar selülozu parçalayabilen enzimlere sahiptirler
Birçok ot-obur canlının bu mikroplarla
ortak yaşam ilişkileri
vardır.
Sığır, koyun, keçi, deve vs.
Termitler
Hidrojenasyon
Doymuş yağ açısından zengin bir diyet, kalp hastalıklarına neden olur.
Doymamış yağa hidrojen eklenerek doymuş yağa dönüştürme sürecine
hidrojenasyon
denir.
Hidrojene (hydrogenated) bitkisel yağlar da çift bağlı doymamış trans yağların hidrojenasyonuyla oluşturur.
Bu trans yağlar doymuş yağlara göre kalbe daha zararlıdır.
Yağların İşlevleri
Yağların en önemli işlevi enerji depolamalarıdır.
İnsanlarda ve diğer memelilerde yağ, hücrelerde depolanır.
Yağ dokusu hayati organlara yastık görevi yapar ve vücut yalıtımını sağlar.
Fosfolipidler
Bir fosfolipid, iki yağ asidi ve bir fosfat grubuna gliserol eklenerek elde edilir.
İki yağ asidinin kuyrukları hidrofobik,
Fosfat grubundan oluşan kafa hidrofiliktir.
Fosfolipitler ve Hücre Zarı
Fosfolipitler suya eklendiklerinde kendi kendilerine ikili bir katman (bilayer) oluştururlar. Bu durumda hidrofobik kuyruklar iç kısma doğrudur.
Bu şekilde ikili katman halindeki fosfolipitler hücre zarının yapısında bulunurlar.
Fosfolipitler tüm hücre zarlarının en önemli parçasıdır.
Steroidler
Steroidler
dörtlü halkalardan oluşan karbon iskeleti yapılarıyla tanınırlar.
Kolesterol,
hayvan hücrelerinin zarlarının yapısında bulunan önemli bir steroiddir.
Her ne kadar kolesterol hayvanlar için vazgeçilmez bir element olsa da, kanda yüksek miktarlarda bulunması kardiyovasküler (kalp-damar) hastalıklara sebebiyet verebilir.
Proteinler, yapılarına bağlı olarak birçok farklı işleve sahiptirler
Hücrelerin kuru kütlelerinin %50’den fazlası proteinlerdir.
Proteinlerin işlevleri arasında
Yapısal destek,
Depolama,
Taşıma,
Hücreler arası iletişim,
Hareket ve
Yabancı maddelere karşı savunma
Polipeptitler
Polipeptitler 20 amino asit çeşidinden üretilmiş
polimer
lerdir.
Bir protein bir veya daha fazla polipeptitten meydana gelir.
Amino asitler
peptit bağları
yla birbirlerine bağlanırlar
Her bir polipeptitin kendine özgü doğrusal amino asit dizilişi vardır.
Amino asitler karboksil ve amino gruplarından oluşan organik moleküllerdir.
Amino asitler farklı yan zincirlerine (R grup) göre değişik özellikler gösterirler.
Proteinlerin Yapıları ve İşlevleri
Fonksiyonel (işlevli) bir protein bir ya da daha fazla polipeptitin bükülmesi, katlanması ve sarmalanması ile özgün bir şekle sahip olur.
Aminoasitlerin dizilimi proteinlerin
üçboyutlu
yapılarını belirler.
Proteinin yapısı da onun işlevini (fonksiyonunu) belirler.
Protein Yapılarının Dört Seviyesi
Birincil (primer) yapı
sı amino asitlerinin özgün dizilmiş halidir (uzun kelimenin harfleri).
Kalıtsal genetik bilgi ile belirlenir.
İkincil (Sekonder) yapı
, Polipeptit zincirdeki sarımlardan ve katlanmalardan meydana gelir.
Üçüncül (Terşiyer) yapı
değişik yan zincirlerin (R grupların) etkileşimi ile belirlenir.
Dördüncül (Kuaternal) yapı
ise protein birçok Polipeptit zincirinden oluştuğunda ortaya çıkar.
Primer Yapı
Primer (Birincil) Yapı, uzun bir kelimedeki harflerin sıralanması gibi amino asitlerin protein içerisindeki dizilimidir.
Primer yapı kalıtsal genetik bilgi ile belirlenir.
Sekonder Yapı
Sekonder (İkincil) yapının sarımları ve katlanmaları, Polipeptit iskeletin tekrarlayan bileşenleri arasındaki hidrojen bağlarından dolayı olur.
Tipik bir sekonder yapıdaki proteindeki sarmallar alfa sarmalı (helix) ve katlanmış yapılar da beta katlanmış yaprağı (pleated sheet) olarak adlandırılır.
Tersiyer (Üçüncül) Yapı
Terşiyer (Üçüncül) yapı, iskelet içeriklerindeki ilişkiler yerine, R grupları (yan zincirler) arasındaki ilişkilerle belirlenir.
R grupları arasındaki bu ilişkiler hidrojen bağları, iyonik bağlar, hidrofobik ilişkiler ve van der Waals ilişkileri olabilir.
Disülfit köprüsü (disulfide bridges) denilen güçlü kovalent bağlar, proteinlerin yapılarını güçlendirir.
Kuaterner (Dördüncül) Yapı
Kuaterner yapı iki veya daha fazla polipeptit zinciri bir makromolekül oluşturduğunda ortaya çıkar.
Kolajen üç polipeptitin birbirine ip gibi dolanması neticesinde ortaya çıkan lifli bir proteindir.
Hemoglobin, iki alfa ve iki beta zincirinden oluşan dört polipeptitten meydana gelmiş globüler (küresel) bir proteindir.
Primer Yapıdaki Değişiklik...
Full transcript