Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Özel Durumu Olan Bebekler ve Hemşirelik Bakımı

No description
by

Neslihan Tınaztepe

on 28 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Özel Durumu Olan Bebekler ve Hemşirelik Bakımı

Prematürelerde Görülebilecek Sorunlar
Apne
Anemi
Hipoglisemi
Hipotermi
Hiperbilirubinemi
Paten Duktus Arteriosusun Kapanmaması
Periventriküler Hemoraji
Respiratuvar Distres Sendromu (RDS)
Enfeksiyon
DiĞer Potansiyel Komplikasyonlar

Postmatüre (Postterm/Sürmatüre) Bebek
Prematüre Bebek
/Preterm Bebek

Vücut ağırlığına bakılmaksızın 37. gestasyon haftasından önce doğan bebek prematüre veya preterm yenidoğan olarak adlandırılır.

Prematürler gestasyon haftasına göre üç gruba ayrılır. Bunlar:

-İleri derecede prematüre (24-31 hafta)
-Orta derecede prematüre (32-36 hafta)
-Sınırda prematüre (37 haftalık)

Gestasyonel yaşı veya doğum ağırlığına bakılmaksızın mortalite (ölüm) ve morbidite (hastalık) riski daha fazla olan yenidoğana
yüksek riskli yenidoğan
denir.

ÖZEL DURUMU OLAN BEBEKLER VE HEMŞİRELİK BAKIMI
Derisi ince, nazik ve parlak pembe-kırmızı renklidir ve cildinde damarlar belirgindir (jelatinöz görünümünde).
Lanugosu fazladır.
Deri altı yağ dokusu yeterince gelişmediğinden derisi buruşuktur.

-Ayak tabanında enine çizgiler ve bunlar arasındaki çukurluklar gelişmemiştir.
-Tırnaklar yumuşaktır ve parmak uçlarını geçmez.
-Meme başı pigmentasyonu yoktur veya çok azdır.

Kulakları küçük, kıvrımları az ve yumuşaktır. Bu nedenle kulaklarının üzerine uzun süre yatırılmamalıdır.
Solunumu düzensiz, zayıf ve diyafragmatiktir.
Ağlaması zayıf ve tiz seslidir.
Normal refleksler olmayabilir, hipotoniktir, emme gücü ve öksürük refleksi çok zayıftır.


Genital organlar az gelişmiştir. Erkek bebekte testisler skrotuma inmemiş, kızlarda labia majorler minörleri örtmemiştir.
Baş bedene göre çok büyüktür. Fontaneller büyük ve suturlar çok aralıklıdır.
Genellikle vücut ağırlığı 2500 gramın altındadır.
Göğüs duvarı yumuşak ve karın gergindir.

Apne:
Genelikle bradikardi ve siyanozun eşlik ettiği, solunumun 20 saniyeden uzun süreli durmasıdır.

Anemi:
Prematüre anemisi eritrosit yaşam suresinin term bebeklere göre daha kısa olması,
demir depolarının yetersizliği,
hızlı büyüme,
eritropoietin eksikliği
laboratuvar testleri için sık kan alınması nedeniyle gelişmektedir.

Hipoglisemi:
Glikoz düzeyi < 40 mg/dl’nin altında olması hipoglisemi olarak tanımlanır ve tedavi gerektirir.
Depolarında yeterli glikojen ve yağ bulunmayan prematürelerde hayatın ilk 2 haftası içinde özelikle hasta prematürelerde hipoglisemi görülmektedir.
Nedenleri:
glikojen depolarının yetersizliği,
beslenme sorunları,
hastalıkları ve glikoliz metabolizmasındaki yetersizlikler

Hipotermi
Prematürelerin vücut ağırlıklarına oranla vücut yüzeyinin geniş olması,
daha az yağ dokusu içermeleri ,
glikojen depolarının yetersiz olması

Hiperbilirubinemi:
Preterm (prematür) bebeklerde sarılık daha sık görülür ve daha düşük bilirubin seviyelerinde bile kernikterus riski fazladır.
Kernikterus, indirek bilirubin miktarının artması ile beyinde bilirubin birikmesi ve beyin hücrelerine zarar vermesidir.
Prematüre bebeklerde bilirubin düzeyinin izlenmesi bu nedenle önemlidir.
Patent duktus arteriosusun kapanmaması:
Prematüre bebeklerde surfaktan olmaması nedeni ile akciğerleri tam genişleyemez. Pulmoner arterde akciğerlere kanın gidişi zordur. Bu durum pulmoner arter hipertansiyonuna neden olur. Bunun sonucu olarak da duktus arteriosus kapanmaz.

Periventriküler/intraventriküler hemoraji:
Prematüre bebeklerin serobrovasküler gelişimleri tamamlanmamıştır.
Bu nedenle hızlı bir serabral kan basıncı değişimi zayıf kapillerin rüptürüne yol açabilir.

Prematüre Bebeğin Özellikleri
Respiratuar distres sendromu (RDS):
Hyalin Membran Hastalığı olarak da bilinen RDS, genellikle 34 haftanın altındaki prematüre bebeklerde doğumdan sonraki 4-6 saat içerisinde görülen, solunum yetmezliğine neden olan bir tablodur.

RDS’nin esas nedeni,
erken doğum nedeniyle akciğerlerin gelişimsel aşamalarını tamamlayamamasıdır.

Enfeksiyonlar:
Prematürler anneden transplasental IgG geçişinin olmayışı veya yetersiz geçici,
hücresel immün yanıt azlığı,
uzun süre hastanede kalma,
beslenme bozukluğu,
invaziv işlemlere maruz kalma

Diğer potansiyel komplikasyonlar:
Apne,
prematüre retinopatisi ,
nekrotizan enterokolit gibi sorunlar sayılabilir.


Prematüre Bebeğin Bakımı
Prematüre bebeklerde bakımın amacı;
ortaya çıkabilecek komplikasyonları önleme,
uygun beslenme,
uygun çevre ortamını sağlama ve sürdürmedir
Prematüre bebeklerin bakımında yapılacaklar şunlardır:
Solunumu sürekli gözlenmeli ve respiratuar distress belirtileri izlenmelidir (burun kanatlarının solunuma katılması, takipne, apne, siyanoz, düşük oksijen satürasyonu yönünden).
Gerektiği sıklıkta, puvarla aspire edilmelidir (Sık aspirasyon vagal sinir stimülasyonuna bağlı bradikardi ve bronkospazma neden olabilir.).



Kuvöz
Aşırı duyarlı olmaları nedeniyle steril çalışmaya özen gösterilmelidir. Enfeksiyona karşı korunmalıdır.
Özellikle;
Her dokunmadan önce ve sonra ellerin yıkanması,
Bütün aletlerin temizliğinin sağlanması,
Enfeksiyonu olan personelin bebekle temasının önlenmesi,
Enfeksiyonu olan diğer bebeklerin izolasyonunun yapılması,
İnvaziv girişimlerde aseptik tekniklere uyulması önemlidir.

Prematüre bebeğin cildinin özelliklerinden dolayı deri bütünlüğünün korunmasına dikkat edilmeli, cildi ılık su ile temizlenmeli, gerekirse cilt yağlanmalı ve kuru tutulmalıdır.
Bebeğin pozisyonu 2-3 saatte bir değiştirilmelidir.
Doğum odasının sıcaklığı 30 haftadan küçük prematürelerde 26 °C’den az olmamalı, doğar doğmaz kurulanmalı, önceden ısıtılmış bir örtüye sarılmalıdır.

Transport sırasında önceden ısıtılmış transport kuvözleri kullanılmalı ve cilt ısısı ayarlı kuvözlerde takip edilmelidir (Kuvözler, belli nem ve ısı sağlar, bebeği dış ortamdaki mikroorganizmalardan korur.).

Uygun beslenme sağlanmalıdır. Burada en önemli konu aspirasyonu önlemektir. Hastada RDS, hipoksi, dolaşım bozukluğu, aşırı sekresyon, sepsis veya merkezi sinir sistemi depresyonu varsa enteral beslenmez. Bu bebeklere parenteral beslenme uygulanır.





Oral beslenmenin yapılabilmesi için emmenin ve yutmanın koordine olması ve normal özofagus hareketinin olması gereklidir. Bu nedenle besleme önce gavajla yapılır; orogastrik sonda ile anne sütü veya mama yer çekimi etkisiyle mideye boşaltılır.

Beslenmeye 2 cc ile başlanmalı, tolere ederse giderek arttırılmalıdır. Prematüre bebek beslenmesinde D, E, K vitaminleri ve folik asit ilave olarak verilmelidir. Uzun süre oral beslenme yapılamayacaksa amino asit, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral içeren Total Parenteral Nutrisyon (TPN) başlanır.
Bebeğin emme gücü varsa anne sütü alması sağlanmalıdır. Bebek, sık aralıklarla azar azar beslenmelidir.
34. gebelik haftasından küçük olan, emme ve yutma refleksleri yeterli olmayan ya da beslenme sırasında çok fazla yorulan bebekler gavajla beslenmelidir.
Sıcak ve nemlendirilmiş oksijen tedavisi uygulanmalıdır (2-3 litre/dakika gidecek şekilde).Oksijen bebeğin yüzüne değil ortama verilmelidir.
Temas ile ilgili vücut sıcaklığı kayıpları azaltılmalı, bebek kotta (bebek yatağında) izleniyorsa çevre ısısına uygun giydirilmeli ve başlık takılmalıdır.

Anne ile tensel temas sağlanmalıdır (Kanguru bakımı; yenidoğanı özellikle prematüre bebekleri anne veya babası ile doğrudan tensel temas ettirmeye dayanan bir tekniktir. Günde birkaç saat ile sınırlanır. Bebeğin tıbbi durumu iyileşip stabilleştikçe süre uzatılabilir. Fizyolojik ve psikolojik bir sıcaklık ve bağlanma sağlar. Anne babanın sabit cilt sıcaklığı bebeğin kuvözden daha iyi bir şekilde bebeğin ısı kontrolüne yardımcı olur. Bebeğin kuvözde kalış süresini kısaltır.).

Prematüre bebeği olan anne ile bebek arasında olumlu anne-bebek ilişkisi başlatılmalıdır.
Aksiler vücut sıcaklığı 36,5- 37,5 °C olacak şekilde bebeğin vücut ısısı korunmalıdır. Prematüre bebeklerde rektal yolla ölçüm yapılmamalıdır.
Kuvözde izlenirken belli ağırlığa ulaşan, annesini emen veya biberonla beslenen bebekler bir süre kuvöz dışında izlenmeye başlanır. Vücut ısısını dış ortamda koruyabilen, solunumları düzenli olan, oksijen tedavisine ihtiyaç göstermeyen bu bebeklerin artık eve gitme zamanı gelmiştir ve bakımları evde devam eder.

Doğum ağırlığına bakılmaksızın 42. gebelik haftasından sonra (294 günden büyük) doğan bebeklere, postmatüre (sürmatüre) bebek denir. Postmatürelikte plasenta yetmezliği söz konusu olmaktadır. Buna bağlı olarak ölü doğum ya da doğumdan sonraki 1 hafta içinde ölüm görülebilmektedir. Mortalite (ölüm) oranı % 15’tir.

Posmatüre bebeğin Özellikleri:
Lanugo yoktur, verniks kazeoza ve deri altı yağ dokusu azdır.
Ciltleri buruşuk ve yumuşaktır. Daha sonra kurur, çatlar ve soyulur (beyaz parşömen gibi).
Boy ve kilosu miadında doğanlara göre daha fazladır.
Cilt rengi soluk, sarı-yeşilimtıraktır.
Saçları uzundur.
Tırnakları uzun ve sarımsı bir renktedir.
Göbek kordonu yeşil sarı renktedir.

Bu bebeklerin fetal yaşamında plasental yetersizlikler olursa amniotik sıvı ve fetüs mekonyumla boyanır ve tırnaklarında mekonyum bulunur.
Genelde artmış bir uyanıklık hâli vardır.

Postmatürlerde Görülebilecek Sorunlar :

Mekonyum aspirasyonu riski:

Amnion sıvısına karışan mekonyum aspire edilir.


Neonatal asfiksi:
Mekonyum aspirasyonuna bağlı solunum sıkıntısı olabilir.

Hipoglisemi:
İntrauterin yaşamın son haftalarında beslenme için glikojen depolarını kullandığı için hipoglisemi gelişme riski vardır.

Polisitemi:
Plasental dolaşımda yetersizlikten dolayı oksijenlenmenin azalmasına olarak bağlı gelişebilir.

Doğum yaralanması:
Postmatüre bebeklerde sezaryen doğum ve doğum travmaları sık görülür.

Postmatüre Bebeğin Bakımı
Yenidoğanın ağzı ve burnu hemen aspire edilmelidir.

Bebek doğar doğmaz apgar skoru tanımlanıp kaydedilmelidir.

Bebek solunum sıkıntısı belirtileri yönünden gözlenmelidir.

Vücut ısısı korunmalıdır.

Enfeksiyonlardan korunmalıdır.

Uygun şekilde beslenmesi sağlanmalıdır.

Sarılığı gözlenmeli ve bilirubin takibi yapılmalıdır.

Hipokalsemi belirtiler yönünden gözlenmelidir.
Hipoglisemi belirtiler yönünden gözlenmeli ve kan şekeri takibi yapılmalıdır.
Full transcript