Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN ŞİİRLER

No description
by

Şeyda Ongur

on 2 September 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN ŞİİRLER

CUMHURİYET DÖNEMİNDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİRLER)
Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şairler ve Edebi Topluluklar
NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905 – 1983)
AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 – 1962)
AHMET MUHİP DIRANAS (1908 – 1980)
CAHİT SITKI TARANCI (1910 – 1956)
ASAF HALET ÇELEBİ (1907 – 1958)
YEDİ MEŞALECİLER

YEDİ MEŞALECİLER
Necip Fazıl KISAKÜREK
Cahit Sıtkı TARANCI
Ahmet Muhip DIRANAS
1.Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir
Türk edebiyatında “Saf Şiir” (Öz Şiir) eğilimi Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” adlı makalesiyle (Türk edebiyatında ilk poetika örneği kabul edilir.) başlar.
Ahmet Haşim
Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin Özellikleri:
Pragmatik, yani çıkarcı şiirdir.
Şiir tezlidir, savunulan bir görüş vardır ve bu görüş kendini şiirde belli eder.
Şair, toplumun bir parçası olduğu için şiirlerini toplumsal bir kaygı ile yazmalıdır.
Şair ancak toplum şiirleri yazarak kendini geliştirebilir. Bireysellikten önce kolektiflik vardır.
Dilin harekete geçiren gücünden, etkisinden yararlanılmıştır.
Söylev üslubundan yararlanılmıştır.
Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek için yazılmıştır.
Şiirde biçimden çok içeriğe önem vermişler bu sebeple de ölçüsüz, kafiyesiz şiirler yazmışlardır.
Gelecekçilik (Fütürizm) akımından etkilenmişlerdir.

Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin Önemli Temsilcileri
NAZIM HİKMET (1902 – 1963)
RIFAT ILGAZ (1911 – 1993)
CEYHUN ATUF KANSU (1919 – 1978)
Necip Fazıl Kısürek-Zindandan Mehmed'e Mektup(Kendi Sesinden)
Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiirin Özellikleri:
Milli Edebiyat Döneminin şiir hareketleri bu dönemin oluşmasında etkili olmuştur.
Şiir dili her şeyin üzerindedir.
Şiir bir biçim (form) sorunudur. Ahenk söyleyiş tarzı, ritim, kafiye ile sağlanır.
Amaç iyi ve güzel şiir yazabilmektir.
Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.
Şiir, soylu bir sanat olarak kabul edilir.
En değerli şey dizedir.
Şairlerin kendilerine özgü bir imge düzenleri vardır.
İçsel bir yaklaşımla insan anlatılır.
Şiirin toplum için değil sanat için olduğunu iddia ederler ve şiirlerini sanat için yazarlar.
Şiirler ideolojinin esiri olmamalıdır.
Güzel şiir ancak çalışarak elde edilir.
Şiir emek işidir.

2.Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920 – 1960)
1928 yılında ortaya çıkan bu topluluk, şiir ve yazılarını “Yedi Meşale” adlı kitapta toplamışlardır.Türkiye’de Cumhuriyet döneminde “sanat sanat içindir” deyip öz şiir anlayışını benimseyen ilk grup Yedi Meşaleciler’dir.Bu sanatçılara göre şiir hiçbir fikir ve ideolojinin hizmetinde kullanılamazdı. Gerçek şiir, sanat için yazılan, samimi ve yenilik dolu olan şiirdir.


Topluluğun Sanatçıları

Sabri Esad Siyavuşgil (1907 – 1968)
Yaşar Nabi Nayır (1908 – 1981)
Muammer Lütfi Bahşi (1903 – 1947)
Vasfi Mahir Kocatürk (1907 – 1961)
Cevdet Kudret Solok (1907 – 1992)
Ziya Osman Saba (1910 – 1957)
Kenan Hulusi Koray (1906 – 1944)

Serbest Nazım:

Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.
Toplumcu Şiir:
Halkı ve halkın sorunlarını anlatan şiir türüdür. Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz’ın şiirleri buna örnektir.
3.Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir
Kurtuluş Savaşı’nın etkilerinin sürdüğü dönemde ortaya çıkmış, dünyadaki milliyetçilik akımından etkilenmiştir.
Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.
Yabancı dillerin dil kuralları terk edilmiştir.
Yabancı sözcükler yerine mümkün olduğunda Türkçe karşılıkları kullanılmıştır.
Hece vezni kullanılmıştır.
Millî konulara yer verilmiştir, millî hisler ön plândadır.
Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılır.
Şiirlerde halk arasından seçilmiş sıradan insanlar vardır.
Şairler şiirlerini, Kültür Haftası, Hisar, Çınaraltı gibi dergilerde yayımlamışlardı

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler
AHMET KUTSİ TECER (1901-1967)
ARİF NİHAT ASYA (1904-1975)
KEMALETTİN KAMU (1901-1948)
ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (1904-1946)
ORHAN ŞAİK GÖKYAY (1902-1994)
ZEKİ ÖMER DEFNE (1903-1992)
BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR (1908-1969)
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ (1905-1975)
NECMETTİN HALİL ONAN (1902-1968)
ŞÜKUFE NİHAL BAŞAR (1896-1973)

Edebi Gruplar
Beş Hececiler:Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. Özellikle Ziya Gökalp’ ten etkilenerek Milli edebiyat akımına yönelmişlerdir.
Hisarcılar:Gelenekçidir, geleneğe bağlıdır. Yeniliğe, Batıya karşı değillerdir ama Türk şiir geleneğinin yıkılmasına karşıdırlar. Ölçü, uyak ve gelenekten gelen nazım biçimlerini kullanırlar.
4.Garipçiler (Birinci Yeniciler)
1941 yılında Orhan Veli, Oktay Rıfat, Melih Cevdet“Garip” adlı ortak bir kitap yayımladılar.
Garip akımının özellikleri:
Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
Bütün güzelliği öne çıkarılmıştır.
“Yaşama sevinci”ni dile getirmişlerdir.
Şiirde toplumsal aksaklıkları eleştirmişlerdir
5.Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir
Garip Hareketi’nin etkisinin sürdüğü yıllarda şiiri onlar kadar bayağılaştırmak istemeyen, her biri kendine özgü şiir tarzını oluşturmuş aşağıdaki şairler şiirdeki lirizmi kaybetmeden yeniliği sürdürmüşlerdir.Şiirlerinde yeni bir dil, üslup ve bakış açısı aramışlar ve kendi tarzlarını yenileme ve değiştirme ihtiyacı hissetmişlerdir.
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 – 2008)
BEHÇET NECATİGİL (1916 – 1979)
CAHİT KÜLEBİ (1917 – 1997)
CAHİT ZARİFOĞLU (1940 – 1987)
HİLMİ YAVUZ (1936 – …)
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1923 – 1975)
ÖZDEMİR ASAF (1923 – 1981)
Maviciler (Mavi Akımı)
Atilla İlhan’ın 1952-1956 yıllarında çıkardığı derginin adı olan “Mavi”nin etrafında toplanan Orhan Duru, Ferit Edgü gibi sanatçıların oluşturduğu bir edebi topluluktur.


Maviciler’in Özellikleri:

Garip akımına tepki olarak çıkmıştır.
Bu topluluğun hedefinde Garip Akımı ve Orhan Veli vardır.
Garipçilerin savunduğu birçok görüşe karşı çıkmışlardır.
Özellikle şiirin açık olması gerektiği anlayışı Maviciler tarafından tamamen reddedilmişti.
Maviciler şiirin bütünüyle açık olamayacağını, anlam kapalılığının şiiri düzyazıdan ayıran önemli bir faktör olduğu görüşündedirler.
Şiirin basit olamayacağını zengin benzetmeli, içli, derin olması gerektiğini savunmuşlardır.
Temsilcileri;

Ferit Edgü
Orhan Duru
Özdemir Nutku
Yılmaz Gruda
Demir Özlü
Ahmet Oktay
Tahsin Yücel
Attila İlhan
Garipçiler’e ve 1940 Toplumcu Gerçekçi Kuşağı’na tepki olarak doğmuştur. Türk şiirinde değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akımdır.

İkinci Yenicilerin Özellikleri:

“Şiir için şiir” anlayışıyla hareket etmişlerdir.
Onlara göre anlamlı olmak şiir için önemli değildir.
II. Yeni’ye göre şiir bir öykü anlatma aracı değildir.Bu yüzden konuyu ve olayı şiirden atmışlardır.
Şiirde ahenk, ölçü ve uyakla değil; musiki ve anlatım zenginliği ile sağlanmalıdır.
Ortak bir hareket olmayıp bağımsız şairlerin benzer bir çizgide şiir yazmasıyla oluşmuştur.
Topluluğun Sanatçıları:

CEMAL SÜREYA (1931 – 1990)
TURGUT UYAR (1927 – 1985)
SEZAİ KARAKOÇ (1933 – …)
EDİP CANSEVER (1928 – 1986)
ECE AYHAN (1931 – 2002)
İLHAN BERK (1918 – 2008)
ÜLKÜ TAMER (1937 – …)
6.İkinci Yeni (1954-1960)
7.İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (1960 – 1980)
Marksist felsefeyi benimseyen toplumcu gerçekçi şairler, daha çok sosyal ve güncel politikayı konu edinmişler, halkın ve işçi sınıfının sorunlarını politik bir bakışla ortaya koymaya çalışan şiirler yazmışlardır.
İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiirin Özellikleri:
Umut ve yarına inanç, direnme ve isyan konuları şiire hâkimdir.
Şairler, toplumun sözcüleri gibi şiirler yazmışlardır.
Biçimden çok içeriğe önem vermişler, toplumsal mesajları etkili kılmak için slogan üslubundan yararlanmışlardır.
Temsilcileri:
ATAOL BEHRAMOĞLU (1942 – …)
İSMET ÖZEL (1944 – …)
SÜREYYA BERFE (1943 – …)
8.1980 Sonrası Şiir
İkinci Yeni sonrasında 1980’e kadar şiiri toplumcu bir bakışla kavrayan şairlerin anlayışı, 1980 darbesiyle yerini özellikle 1970’lerin toplumculuğunu ön plana alan şiire karşı duran 1980 kuşağı şairlerine bırakmıştır.
1980 Sonrası Şiirin Önemli Temsilcileri :
HAYDAR ERGÜLEN (1956 – …)
HÜSEYİN ATLANSOY (1962 – …)
9.Cumhuriyet Döneminde Halk Şiiri
Cumhuriyet’le birlikte halk kültürüne büyük önem verilmiş, halk müziği ve dili araştırmaları bilimsel bir kimlik kazanmıştır. Cumhuriyet döneminde de halkın duygu ve düşüncelerinin her zaman tercümanı olan halk şiiri örnekleri verilmiştir.
Cumhuriyet Dönemi Halk Şiirinin Önemli Temsilcileri:
ÂŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU (1894 – 1973)
ABDURRAHİM KARAKOÇ (1932 – 2012)
ÂŞIK MAHSUNİ ŞERİF (1940 – 2002)
ÂŞIK MURAT ÇOBANOĞLU (1940 – 2005)
ÂŞIK ŞEREF TAŞLIOVA (1938 – …)
ÂŞIK FEYMANİ (1942 – …)
TEŞEKKÜRLER
Full transcript