Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Okulöncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri

No description
by

nuray eran

on 16 June 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Okulöncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri

Bu çalışmada okul öncesi çocukların akranları ile yaşadıkları zorbalıklar ve hangi düzeyde oldukları çeşitli değişkenlere göre ölçmek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2013-2014 egitim ögretim yılında Düzce ili Çilimli ilçesinde okul öncesi egitim kurumlarında ögrenim gören 36-60 ay çocuklar oluşturmaktadır. Veriler, mülakat formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri

















Çocuklardan elde edilen ifadeler dogrultusunda oluşturulan tabloya göre, ilk çocuk olanlar, parçalanmış (Boşanmış) ailede yaşayan çocuklar ile aile içi şiddete maruz kalmış çocukların zorbalık davranışları sergileme düzeylerinin genel diger çocuk ortalamalarına göre daha yüksek düzeyde oldugu görülmektedir (ilk çocuk olanlar: %39, parçalanmış (Boşanmış) ailede yaşayan çocuklar: % 9, aile içi şiddete maruz kalmış çocuklar: % 12.

3. Çocukların sergiledikleri zorbalık davranışlarının yaş değişkenine göre dağılımları



















Çocuklardan elde edilen ifadeler dogrultusunda oluşturulan tabloya göre, 36-48 aylık çocukların diger çocuklara oranla daha yüksek düzeyde zorbalık davranışları sergiledikleri görülmektedir. Bu durumun küçük yaş çocuklarının büyük yaş gruplarına göre daha ‘Ben Merkezci’’ bir yapıda olmasının yanı sıra 36-48 yaş grubu çocuklarda ‘Mülkiyet Kavramı’ olgusunun diğer büyük yaş çocuklara oranla gelişmemiş ilkel düzeyde olmasından kaynaklandıgı düşünülmektedir. Bunların yanı sıra 36-48 yaş çocukların henüz ‘Paralel Oyun’ evresinden bulunmalarından kaynaklanan bir arkadaş grubuna baglı olarak oynanan kurallı oyun kavramlarına uzak olmalarının da zorbalık düzeylerini artıran etmenler arasında oldugu düşünülmektedir.

Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
4. Çocukların Sergiledikleri Zorbalık Davranışlarının Cinsiyet Değişkenine Göre Dağılımları





















Çocuklardan elde edilen ifadeler doğrultusunda oluşturulan tabloya göre, çocuklara uygulanan zorbalık tanımlayıcı mülakat sonucunda alınan ifadelerde, erkek çocukların tüm zorbalık düzeyleri faaliyet sonuçlarında kız çocuklara oranla daha yüksek düzeyde zorbalık davranışı gösterdiği görülmektedir. Elde edilen bulguların yüzdelerine bakıldığında mülakat da yer alan faaliyetlere göre değişkenlik göstermesine karşın genel anlamda tüm faaliyetlerde erkeklerde yüksek oranda zorbalık sergileme şeklinde ortaya çıkmıştır.

Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Olweus (1999), bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için davranışın; sadece, kasıtlı olarak zarar verme amacı taşıyan saldırgan davranışlar olmasının yeterli olmadıgını bunun yanında davranışın, süreklilik özelligi taşıması, zorba ve kurban arasında güç dengesinin eşit olmaması gerektigini vurgulamaktadır.
Kochenfender ve Ladd (1977), zorba ve magdur arasındaki etkileşimin anaokulu yıllarında başladıgını, ilkögretim ve lise yıllarında iyice pekiştigini belirtmektedir. Okul ortamında yaşanan olumsuz yaşantılar, ögrencilerin okuldan sogumalarına hatta okuldan uzaklaşmalarına neden olmaktadır. Ögrencilerin okuldan sogumalarına ve uzaklaşmalarına neden olabilen olayların en önemlilerinden biri de zorbalıktır (Pişkin ve Ayas, 2011).

Zorbalık Nedir ?
Yöntem
Veri toplama araçlarından tarama modelleri içinden olan mülakat teknigi seçilmiştir. Gerekli literatür çalışması sonucu belirlenen çocuklarda zorbalık düzeyleri mülakat formu alan uzmanlarının görüşüne sunulmuştur.

Çocuklara yönelik kişisel bilgi formunda yaş, cinsiyet, anne-babanın egitim durumu, anne-babanın medeni durumu, ailede yer alan çocuk sayısı gibi sorulara yer verilmiştir. Bu kişisel bilgi formu sadece çocuklara uygulanmıştır.
Tablo 2. Anne Babası Boşanmış ya da Ayrı Yaşayan Çocukların Zorbalık Düzeylerine Göre Dagılımları
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri

Zorbalıga Maruz Kalma Hakkındaki Görüşler
Çocukların yarısından fazlası, fiziksel zorbalıga maruz kaldıgını ifade etmiştir:“Bizim sınıfta biri var ‘A’ ben ona hiçbir şey yapmadıgım halde durmadan izin almadan eşyalarımı alıyor. Ödevlerimi yırtıyor. Oyunlarına almıyor, vuruyor, itiyor.” [Y,4,E]. “O erkekler yüzüme tükürüyor, vuruyor. Eşyalarımızı çöpe atıyorlar. Uyarınca bizi dövüyorlar. Ögretmenimize şikayet ediyoruz.” [S,3,K]


Zorbalıgın Nedenlerine Ilişkin Görüşler
Araştırmadan elde edilen bulgulara göre çocuklar okullardaki zorbalık olaylarının nedeni olarak; sevgisizlik, kıskançlık, güçlü olma istegi faktörleri olarak görmektedir. “Annemin yeni aldıgı elbiseyi giymiştim A’ da onu boyadı.” [C,5,K]. “Ögretmen bana aferin dediginde o geliyor bana vuruyor.” [F,5,E]. “Babam bana araba aldı, bende onu okula getirdim arkadaşlarımla oynamak için. R geldi, elimden aldı.” [A,5,E].

Zorba Davranışlarda Cinsiyet
Çalışma grubunda bulunan çocukların çogu (yirmi çocuk) erkek ögrencilerin kız ögrencilere oranla daha çok zorba davranışlarda bulunduklarını ifade etmişlerdir. Çalışma grubundaki sadece bir ögretmen, cinsiyet degişkeninin zorbalık üzerinde etken olmadıgını belirtmektedir. Ayrıca diger üç ögretmen de kızların zorba davranış gösterdiklerini söylemektedirler. “Oyun hamurumu izinsiz alıyor, vuruyor hep.” [A,3,E]. “Serviste benim yerime oturdu. Ben onu kaldırdım.” [H,5,E]. “Onla ben oynayacagım dedim, o beni dinlemedi oyunumu bozdu bende onu ittim.” [T,5,E].




Yaş gruplarına göre yapılan incelemede; her iki yaş grubunda da en fazla fiziksel saldırganlık görüldügü, bununla birlikte 5-6 yaş grubunda, 3-4 yaş grubuna göre fiziksel saldırganlık oranı düşerken, sözel ve ilişkisel saldırganlık oranının arttıgı dikkati çekmektedir. Yaşamın ilk yıllarında çocuklar akranları ile nesneleri sahiplenme konusunda anlaşmazlıklar yaşarken, dil gelişimi ileri düzeyde olmadıgı için fiziksel saldırganlıga başvurabilmektedirler (Ladd ve diğ., 1996: 1103; Hay, 2006: 39).
Bu çalışmada çocukların sergiledikleri zorbalık davranışlarının nedenleri olarak, sosyo-ekonomik düzey, anne-baba egitim düzeyi, çevre, kardeş sayısı, şiddete maruz kalma durumu gibi faktörler görülmektedir.
Aile özelliklerinden; ailenin çocuk yetiştirme tutumları (Baldry ve Farrington, 2000; Turgut, 2005; Akgün, 2005), aile içi şiddet (Baldry, 2003), aileye baglanma davranışları (Finnegan, Hodges ve Perry, 1996; Myron-Wilson ve Smith, 1998; Eliot ve Cornell, 2006) zorbalık davranışlarını açıklayıcı etkenler olarak sıralanmaktadır. Yine ailenin çocugu üzerindeki kontrolü, denetleyici tutumları, ilgisi ve çocugu ile iletişimi zorba ya da kurban statüleri ile ilişkili bulunmaktadır (Bernstein ve Watson , 1997; Stevens, De Bourdeaudhuij ve Oost, 2002; Holmes ve Holmes-Lonergan, 2004; Olweus, 2005; Smokowski ve Kopasz, 2005).




Bu çalışmada, parçalanmış aile içerisinde yetişmiş, aile içi şiddete maruz kalmış ya da anne-baba egitim düzeyi düşük seviyede olan çocukların zorbalık düzeylerinin diger çocuklara oranla daha yüksek oldugu görülmektedir. Ayrıca aile içinde ilk çocuk olma durumunun, çocukların sergiledikleri zorbalık düzeylerinin yüksek olmasında önemli bir degişken oldugu gözlemlenmiş ve bu durumun sebebinin ise ebeveynler tarafından her istedikleri yapılarak yetiştirilen ilk çocukların, kardeşlerinin dünyaya gelmesiyle birlikte ebeveynlerin kendilerine gösterdikleri eski ilginin azalması olarak düşünülmektedir.
Ailelerin bu konuda seminerler aracılıgıyla bilgilendirilmesi ve çocuklarına, onların sorunlarla kendi başlarına mücadele etme gücünü kazanmalarını saglayacak bir şekilde yaklaşmaları gerekmektedir. (Yaman, Eroglu ve Peker, 2011)
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri


Aile içi çatışmalar, boşanma, aile içi iletişim bozuklukları, anne ve babanın olumlu ya da olumsuz kişilik özellikleri, kaygı, depresyon, uyum bozuklukları, olumsuz anne baba tutumları (cinsiyete ve dogum sırasına yönelik ayrımcılık, baskıcı tutum, tutarsızlık), yoksulluk, olumsuz çevre koşulları gibi çocukların sosyal duygusal gelişimleri üzerinde risk oluşturabilecek durumları iyileştirici planlamaların yapılması gerekmektedir.
Ailelerin bu konudaki sorumluluklarını arttırmak için okul öncesi egitimi kurumlarındaki rehberlik çalışmalarında ebeveynlerin katılımına önem verilmelidir.
Aileler için, çocuklarının akademik başarısına önem vermenin yanı sıra sosyal ve duygusal gelişimlerini de desteklemenin önemini kavrayabilecekleri egitim programları hazırlanabilir. Okulda verilecek söz konusu egitim programları ailelerin ögretmenlerden beklentilerini de şekillendirebilmek açısından önem taşıyacaktır.
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Doç. Dr. Erkan YAMAN
Sakarya Üniversitesi
Egitim Bilimleri Bölümü

Md. Nuray ERAN

Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Okul öncesi dönem, temel bilgi, beceri ve alışkanlıkların kazandırıldığı, çocukların yaşama uyum sağlamalarına esas oluşturacak temellerin atıldığı bir dönemdir. Bu nedenlerle okul öncesi dönem, tesadüflere bırakılamayacak kadar ciddi, bilimsel ve sistematik bir düzenleme yapılması gereken özel bir dönemdir (Akgün, Yarar ve Dinçer, 2011).
Okulöncesi dönemde yaş ilerledikçe, akranlarla geçirilen sürelerde artış görülmektedir (Eckerman, & Peterman, 2004; Erwin, 1993; Santrock, 2004).
Çocuklar bu dönem akran ilişkilerinde, problem ve başarısızlık yaşadıklarında sonraki yıllardaki davranış ve sosyal uyumsuzluk açısından risk altında olabilmektedir.
Bu dönemde olumlu akran ilişkileri, çocuğun gelişimini desteklerken, akran ilişkilerindeki problemler ileriki dönemlerde sosyal yeterlik problemlerinin belirleyicisi olabilmektedir (Brown, Odom, & Conray, 2001).
Okul Öncesi Dönem
Araştırmalar zorbalıga karışan bireylerin kişilerarası ilişkilerde problemler yaşadıkları, sosyal becerilerinin yetersiz oldugunu (Champion, Vernberg ve Shipman, 2003; Fox ve Boulton, 2005; Kaukianien, Salmivalli, Lagerspetz, Tamminen, Vaures, Mäki ve Poskıparta, 2002) ve yaşam doyumlarının düşük oldugunu (Flashpohler ve Ark., 2009; Flouri ve Buchanan, 2002; Rigby, 2002; You, Furlong, Felix, Sharkey, Tanigawa ve Gren, 2008) göstermektedir.
Ayrıca Williams ve ark. (1996), zorbalıga ugrama ile uyku problemleri, alt ıslatma, üzgün hissetme, karın agrısı ve baş agrısı gibi belirtiler arasında ilişki bularak zorbalık olayına maruz kalan çocukların bazı saglık problemleri riski taşıyabilecegini belirttiler.
Bu araştırmanın amacı okul öncesi çocukların zorbalık düzeylerinin tespit edilmesi ve bu zorbalık düzeylerinin çeşitleri, zorbalığın uygulandıgı zaman, zorbalık uygulayan çocugun özellikleri, zorbalıgı tetikleyen etmenler ve demografik özellikler açısından incelenmesidir.
Okul Öncesi Çocuklarda Zorbalık Düzeyleri
Doç. Dr. Erkan YAMAN
Sakarya Üniversitesi
Egitim Bilimleri Bölümü

Md. Nuray ERAN
Full transcript