Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK DIŞİŞLERİ GÜVENLİK ve SAVUNMA POLİTİKA

No description
by

betül karapınar

on 14 April 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK DIŞİŞLERİ GÜVENLİK ve SAVUNMA POLİTİKA

AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK DIŞİŞLERİ GÜVENLİK ve SAVUNMA POLİTİKASI
AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK DIŞİŞLERİ VE GÜVENLİK POLİTİKASI
ODGP (Common Foreign and Security Policy)
 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan Maastricht Antlaşması'yla Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olarak kabul edilmiştir. 1 Mayıs 1999 tarihinde yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması bu politika üzerinde daha büyük yenilikler yapmış ve politikayı genişletmiştir. Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası, 1986 yılında Avrupa Tek Senedi'nin oluşturduğu Avrupa İş Birliği Kurumu'nun yerini almıştır.
Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası, Avrupa Birliği'nin topraklarının korunmasından NATO'yu sorumlu görür. Ancak 1999 yılından bu yana barış gücü askerliği ve yapılan antlaşmaların korunması gibi hususlar Avrupa Birliği tarafından yapılmaktadır.

İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği ağır yıkım karşısında Avrupa devletleri alt-politika olarak kabul edilen ekonomi alanında yakınlaşma yoluna giderek Avrupa Birliği’nin temellerini atmışlardır. Güvenlik ve dış politika gibi üst-politika alanları ise ilk aşamada Topluluk çerçevesi dışında bırakılarak uluslararası antlaşmalarla düzenlenmeye çalışılmıştır.

Öte yandan NATO şemsiyesi altında yer alan Batı Avrupa ülkeleri güvenlik alanında giderek daha az yatırım yapma ihtiyacı duymuşlardır. Berlin duvarının yıkılması ve çift kutuplu dünya düzeninin bozulması ile birlikte değişen güvenlik paradigmaları ortak bir güvenlik politikası oluşturulmasını zorunlu kılmıştır. Aynı şekilde, zaman içinde AT üyeleri ekonomik olarak bütünleştikçe İç Pazar’ın sağlıklı bir şekilde işleyişini sağlamak için içişleri ve dışişleri alanlarında da düzenli ve kurumsal karar verme mekanizmaları oluşturma zorunlulukları doğmuştur. Ancak, Avrupa devletleri Topluluk içerisinde kullanılan uluslarüstü kurumsal yapıyı dışişleri ve güvenlik politikası alanlarına uygulamak istememişlerdir.

Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası'nın kökleri 1970 yılında başlatılan Avrupa Politik İş Birliği kurumuna dayanmaktadır. Avrupa Politik İş Birliği, üye ülkeler arasında dış politika konularında ortak bir çizgi yaratarak, hem üye ülkelerin kendi çıkarlarını hem de Avrupa Birliği'nin çıkarlarını gözetmesini amaçlayan bir gayriresmî danışma birimi gibi işlev görmüştür. Bu iş birliği uyarınca insan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne saygı da öngörülmüştür. Amsterdam Antlaşması'nda Avrupa Birliği'nin dış politikalarını yönetmesi amacıyla günümüzde Javier Solana tarafından yürütülen bir de Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi görevi oluşturulmuştur.
İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan Soğuk Savaş tüm dünyada olduğu gibi Avrupa kıtasında da ideolojik bloklaşmalara yol açmıştır. Avrupa kıtası Soğuk Savaş bitene kadar bir “demir perde” ile ikiye bölünmüştür. 1948 yılında Brüksel Antlaşması ile Batı Avrupa ülkeleri bir savunma misyonu oluşturmak istemiştir ancak NATO’nun kurulması ile bu yapı etkisizleşmiştir. 1952 yılında Fransız Savunma Bakanı Rene Pleven‘in planı doğrultusunda Fransa, Almanya ve Benelüx ülkelerinin imzaladığı bir antlaşmayla Avrupa Savunma Topluluğu kurulmuştur.[6] İngiltere anlaşmanın koşullarını onaylamış ancak oluşuma katılmamıştır. Hollanda ise Avrupa Savunma Topluluğu antlaşmaları müzakerelerine katılmamıştır. Avrupa Savunma Topluluğu projesi Fransız parlamentosunda kabul edilmemiştir ve başarısızlığa uğramıştır.[7] İngiltere ve Fransa’nın Avrupa güvenliğinde öncü devlet olma rekabeti sonucu, Avrupa’da ortak savunma değerlerinin oluşturulması fikri bir süre askıya alınmıştır. Avrupa Savunma Topluluğu’nun başarısızlığa uğramasının ardından Brüksel Antlaşması 1954 yılında Paris’te imzalanan protokole dönüştürülerek “Batı Avrupa Birliği” adını almıştır ve ayrıca 1957 yılında Roma Antlaşması imzalanmıştır. Başlangıçta AET adıyla bir ekonomik birlik olarak kurulan ve zamanla gelişen, genişleyen ve derinleşen birlik 1992 yılında yapılan Maastricht Antlaşması ile siyasi olmaya başlamıştır. Siyasal birliği sağlamlaştırmak için politikalar üretmeye çalışan AB, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’nı oluşturmuştur. Ancak üye devletlerin ulusal çıkarlarına sınırlama geleceği endişesiyle tam olarak gerçekleşemeyen bu politika, birliğin sağlamlaşması ve uluslararası sistemde daha aktif olması için gerekli bir politikadır.
Bu nedenle, Avrupa Birliği’nin Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası (ODGP) diğer politikaların bir çoğuna kıyasla farklılıklar arz etmektedir. Bilindiği üzere Avrupa Birliği üç sütunlu bir yapıdır. Bu yapı içerisinde birinci sütunu teşkil eden, Avrupa Topluluğu karar verme mekanizması uluslarüstü bir yapıya sahiptir. 1992 yılında Hollanda’nın Maastricht kentinde imzalanan Avrupa Birliği’ni Kuran Antlaşma ile Topluluk sütununun yanına hükümetlerarası karar verme mekanizmaları ile işleyen iki sütun daha eklenmiştir. ODGP bu üç sütunlu yapının ikinci ayağını oluşturmaktadır. 1999 yılında yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması ile ODGP’ye sınırlı da olsa askeri kapasite kazandırılmasını amaçlayan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’nda (AGSP) ciddi atılımlar başlamıştır. Aralık 2001 Laeken Zirvesi’nde Birliğin bazı kriz yönetimi görevleri resmi olarak tanınmıştır. Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası ile ilgili olarak karar alınması esnasında Konsey oybirliği ile karar vermek durumundadır. Bu durum her ülkenin veto hakkına sahip olması demektir.
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN
3 SÜTUNU
Avrupa Birliği Antlaşması olarak da bilinen Maastricht Antlaşması'nın hükümleri gereğince Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası adında geçen alanlara ilişkin izlenecek tüm yollar belirlenir. Bu politikanın hükümleri şunlardır:
Birleşmiş Milletler Yasası ile birlikte ortak değerleri, temel çıkarları, bağımsızlığı ve Avrupa Birliği'nin bütünlüğünü korumak
Her koşulda Avrupa Birliği'nin güvenliğini geliştirmek
Birleşmiş Milletler Yasası ile birlikte barışı korumak, uluslararası güvenliği arttırmak ve sınırları tutmak
Uluslararası alanda iş birliğini geliştirmek
İnsan haklarına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve özgürlüklere saygı geliştirilmesi ve pekiştirilmesi

Avrupa Birliği‟nde Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, Avrupa entegrasyon sürecinde önemli bir yer teşkil etmiştir. AB’nin siyasal olarak da varlığını sürdürmesi için gerekli olan Ortak Dış ve Güvenlik Politikası birliğin kuruluşundan bugüne kadar gerçekleştirilmeye çalışılsa da, tam anlamıyla henüz başarılamamıştır. Bunun pek çok nedeni vardır:
Üye ülkelerin ulusal çıkarlarına bağlılıkları
Christopher Patten’in birçok sıfat ama çok az fiille gösterilen bir politika şeklinde ifade ettiği AB Dış Politikası’nın çok sesli, şefsiz ve sorunlu bir Filarmoni Orkestrası’na benzemesi yani tek sesli ve etkin olmaması
AB üyelik sürecinin yavaş ilerleyen ve uzun bir süreci kapsaması
Üye sayısının artmasının birlik içinde uyumu tehlikeye sokması
Birliğin Avrupa içinde global düzeyde imaj sorunu yaşaması
Birliğin Balkanlarda ve çeşitli yerlerde çıkan çatışmalarda kendisinden beklenenin gerisinde kalması
Kurulduğundan beri ekonomik alanda dev adımlar atan ve işbirliği yapan birliğin bu başarıyı siyasi boyuta yansıtamaması
Birliğin ortak karar ve tutumlarının, dünyanın çeşitli bölgelerindeki olaylara karşı bütünlükten uzak olması ve çelişkiler içermesi
AB’nin katıldığı operasyonlarda bütünlüğün olmaması -Körfez Savaşı’nda İngiltere’nin 32 bin, Fransa’nın 11 bin, İtalya’nın 270 asker göndermesi-
Ulusal kimliklerin ön plana çıkarılmasıdır. Birliğin Ortak Dış ve Güvenlik Politkası’na yönelik 1950 ve 1960’larda yapılan başarısız iki girişimde Pleven Planı ve Fouchet Planı bulunulmuş, 1970'lerde Davignon Raporu ile Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, Avrupa Siyasi İşbirliği sürecinde hükümetler arası yapıda sağlanmıştır

Pleven Planı:
René Pleven (d. 13 Nisan 1901, Rennes - ö. 13 Ocak 1993, Paris, Fransa), Dördüncü Cumhuriyet sırasında iki kez başbakan olan (1950-51 ve 1951-52) Fransız siyaset adamıdır. Birleşik bir Avrupa ordusu oluşturulması için hazırladığı Pleven Planı Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı'nın (NATO) kuruluşuna temel olmuştur.
ABD yanlısı görüşleriyle tanınan Pleven, Kuzey Atlantik ve Batı Avrupa savunmalarının tek bir komutanlığa bağlanmasını sağlayacak Avrupa Savunma Topluluğu adlı birleşik bir Avrupa ordusu oluşturma planını görüşmek üzere Temmuz 1950'de Paris'te bir konferans düzenlemiştir. Bu plana Fransız Komünistleri, Sosyalistleri ve de Gaulle'ciler karşı çıkmışlardır. Öte yandan Pleven'in görev aldığı hükümetlerden hiçbiri planın uygulamaya konabilmesi için gerekli antlaşmayı onaylamaya yanaşmamıştır. Yine de bu girişimiyle NATO'nun temellerini atan Pleven, ABD yardımıyla Çinhindi'nde milliyetçi Viet Minh'e karşı savaşı sürdürmüştür.

Fouchet Planı:
1961 yılında Fransa Devlet Başkanı Charles deGaulle hükümetlerarası bir siyasi topluluk önerisinde bulunmuştur. Amaç, uluslarüstü kurumlar olmadan "Avrupa Halklarının Birliği “ni sağlamaktır.
Bu öneri federalistler tarafından reddedildi ve İngiliz üyelik başvurusunun Fransa tarafından reddine, 1963'de boş koltuk krizine ve  Lüksemburg uzlaşması'na neden oldu.

Davignon Raporu:
Gelecekte Dış Politikada İşbirliği hakkında bilgi veren ve 1970 yilinda yayınlanan rapordur. İsmini AB Komisyonu 'nda başkan yardımcılığı Yapmış Etienne Davignon'dan almıştır.

Ancak, ODGP’nin temelini oluşturan Avrupa Siyasi İşbirliği(ASİ) sürecinin hükümetler arası yapısından ötürü ortak bir politika sağlanamamış, ortak politikanın oluşturulması Soğuk Savaş Sonrası döneme kadar ertelenmişti Üye devletlerin ulusal çıkarlarına bağlılıkları nedeniyle zor bir süreç geçiren ODGP, her şeye rağmen herkes tarafından istenen bir politika olmuştur. Küresel bir güç olma amacı güden ve bu amaç doğrultusunda etkin, güvenilir ve güçlü bir Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’na ihtiyaç duyan AB, Soğuk Savaş sonrasında ODGP ve bu politikanın önemli bir bölümünü oluşturan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası oluşturma çabalarına hız vermiştir. Mesela etkili ve ortak bir dış politika oluşturmayı amaçlayan Nisan 1990’daki Mitterrand–Kohl Mektubu burada önemli bir yer tutmuştur. Bununla birlikte, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, 7 Şubat 1992’de imzalanan Maastricht Antlaşması’nın V. Bölümü (J maddesinde bulunup 11 alt maddeden oluşmaktadır) ile vücut bulmuş, Ortak Dış Politika ve Güvenlik Politikası kararı da Avrupa Konseyi’nde oy birliğiyle alınarak siyasal birliği gerçekleştirmek için önemli bir adım atılmıştır.

ODGP’nin Amaçları, Yapısı ve Uygulanışı
Şubat 1992‟de imzalanan ve ODGP’nin ete kemiğe bürünmesini sağlayan Maastricht Antlaşması’na göre, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’nın amaçları şunlar olmuştur:
Birleşmiş Milletler Şartı ile uyum içindeki AB’nde ortak değer, temel çıkar ve bağımsızlığın korunması,
Birliğin güvenliğini bütün yönleriyle sağlayıp geliştirme,
Birleşmiş Milletler Şartı’nın temel ilkelerine, Helsinki Nihai Senedi prensiplerine, Paris Şartı’nın hedeflerine uygun olarak barışın korunması ve uluslararası güvenliğin sağlamlaştırılması,
Uluslararası işbirliğinin teşviki,
Demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini geliştirme, insan hakları ve temel özgürlüklere riayet etmek

Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’nın nasıl izleneceği hususunda şu araçlar ön görülmüştür:
ODGP için temel esas ve genel ilkeler (AB tarafından belirlenir),
Ortak Strateji ile ilgili kararlar,
Ortak eylemlerin kabul edilmesi,
Ortak tutum ve pozisyonların tutumu,
Bu politikalar yürütülürken üye devletlerin işbirliği içinde olmalarını sağlanmalıdır.

ODGP’nın hayata geçirilmesi ortak tutum ve ortak eylem olarak adlandırılan hukuki araçlarla olacaktır. Bu hukuki araçlara ilave olarak 1997 Amsterdam Antlaşması’nda bir hukuki araç daha ilave edilmiştir. Bu araç Ortak Stratejidir.
Ayrıca Avrupa Birliği (AB), ODGP’ye verdiği önemin belirtisi olarak Kasım 1999’da Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği görevi oluşturmuştur. Bu göreve 5 yıllığına ilk atanan kişi ise, İspanya Eski Dışişleri Bakanı ve NATO Genel Sekreteri Javier Solana olmuştur.
2001 Nice Antlaşması, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’nın işlemesini daha da kolaylaştırmak için kriz yönetiminde Siyasi ve Güvenlik Komitelerinin yetkilerini arttırmış ve ODGP’nin oy birliği ile alınan birçok kararının nitelikli oy çokluğu ile alınması karara bağlanmıştır. Böylece nitelikli oy çokluğu ile alınacak kararların alanı genişletilmiştir.
ODGP’nin uygulanışı ise şu şekilde olacaktır:
Avrupa Konsey’i ODGP’nin temel esaslarını, AB tarafından yürütülecek ortak stratejileri ve yönlendirici ilkeleri belirler. Daha sonra Bakanlar Konseyi devreye girer. Avrupa Konseyi’nin belirlediği ODGP’nin saptanıp uygulanması kararını alır. Ayrıca Avrupa Konseyi’ne ortak strateji önerisinde bulunur. Bütün bunlar, ortak eylem ve ortak tutum ilkelerinin yürütülmesini sağlamaktadır. ODGP’de Avrupa Birliği’ni temsil eden ve sorumlu olan mercii AB Başkanlığı’dır. Başkanlık, uluslararası örgütlerde ve konferanslarda ODGP için AB tutumunu ortaya koyar. Komisyon ise ODGP hazırlanmasında aktif rol oynadığı gibi Başkanlık çalışmalarına da katılabilir. Başkanlık, önemli konularda Avrupa Parlamentosu’nun görüşünü alır ve konuyu değerlendirmesini sağlar. Parlamento, Başkanlık ve Komisyon tarafından düzenli olarak bilgilendirilir. Ayrıca Avrupa Parlamentosu Konsey’e soru yöneltip, tavsiyede bulunabilir. Bunların dışında Parlamento’da her yıl en az bir kere ODGP hakkında görüşülür.
Komisyon ya da üye devletlerden biri Konsey’e ODGP’ye ilişkin bir sorunu iletebilir, öneri sunabilir. Karar acilse, Başkanlık re’sen yada üye devletlerin Komisyon’a başvurusu üzerine 48 saat içinde Başkanlık, Konsey’i toplantıya çağırabilir. Kararlar, Konsey tarafından oy birliği ile alınır. Çekimser kararlar, o kararın oluşumuna engel teşkil etmez. Çekimser oy kullananlar, buna ilişkin biçimsel bir açıklama yapabilir. Çekimser oy kullanan üye/üyeler o zaman bu kararı uygulamakla yükümlü olmazlar ancak bu kararın Birlik için bağlayıcı olduğunu kabul eder ve karşılıklı dayanışma için Topluluğa zarar verecek davranışlardan kaçınır. Diğer üyeler de çekimser oy kullanana saygı duyar.
Eğer çekimser oy, Avrupa Toplulukları Kurucu Antlaşması’nın 148/2 maddesine göre ağırlıklı oyların dörtte üçünü aşarsa karar kabul edilmez. Konsey ODGP ile ilgili bazı kararları oy birliği ile alırken bazı durumlarda nitelikli oy çokluğuna da gider:
Ortak strateji temelinde ortak eylem ve ortak tutum belirleyen veya diğer konulara ilişkin kararlar
Ortak eylem ya da ortak tutumun yürütülmesine ilişkin kararlardır.


Konsey üyelerinden biri, ulusal politikaya ilişkin önemli nedenlerden dolayı (bunu söylemek zorundadır) nitelikli çoğunluğun alınacağı karara karşı çıkacağını söylerse oylama yapılmaz. Bu kararın oy birliği ile alınması için Avrupa Konseyi’ne havale edilmesini isteyebilir. Bunların yanında ODGP için “Yüksek Temsilci” sıfatıyla Konsey Genel Sekreterliği, kararların hazırlanma ve uygulanmasına katkıda bulunma hususunda ve AB Başkanlığı’nın isteği ile Konsey adına üçüncü taraflarla diyalog sürecinde Konsey’e yardımcı olur. ODGP’ye ilişkin harcamalar ise, İdari ve Operasyon Harcamaları olarak 2’ye ayrılmaktadır. İdari Harcamalar, Konsey Genel Sekreterliğince ODGP’ye ilişkin işlerin yürütülmesindeki harcamalar olup, daimi ve bir kez olduğuna bakılmaksızın genel bütçeden karşılanmaktadır. Operasyon Harcamalarına ise, Bakanlar Konseyi’nin oy birliği ile karar almasının neticesinde Genel bütçeden karşılanmaktadır.

AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK SAVUNMA POLİTİKASI
Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası ya da kısaca AGSP, (eski adıyla Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası) Avrupa Birliği'nin Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası'nın en önemli ayağı ve Avrupa Birliği'nin askeriye ve savunma alanlarını kapsayan yönergesidir. Avrupa Birliği’nin (AB) Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’nın tamamlayıcı bir parçası olan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP), AB’ye operasyonel nitelikte askeri ve sivil yetenekler sağlamaktadır. AGSP, AB üyelerinin kolektif savunması ile ilgili olmayan, temelde askeri ve sivil kriz yönetimine odaklanan bir politikadır. AB’nin operasyonel AGSP çerçevesinde güvenlik alanında “özerk” hareket etme kapasitesine sahip kılınması, Avro-Atlantik topluluğunun “eylem araçlarının geliştirilmesi” ve “yük ve sorumlulukların” daha dengeli paylaşılması olarak algılanabilir.

Batı dünyasının çıkarlarını korumada AB ile NATO tamamlayıcı nitelikte fonksiyonlar üstlenmiştir. Esasında AGSP, Avro-Atlantik ittifakının kapsamlı amaçları ve görevlerinin gerçekleştirilmesi için Avrupalı müttefiklerin özel katkısıdır. AGSP, AB’ye yeni görevler ve artı meşruiyet sağlamakta, ayrıca etkili AGSP aracılığıyla Amerika ile Avrupa arasında daha dengeli ortaklık ilişkilerinin kurulması hedeflenmektedir. NATO’dan ‘özerk’, fakat NATO endeksli AGSP, Batı hakimiyetinin gelecekte de devamını sağlama amacı taşıyan bir araç olarak görülebilir.

Resmî olarak, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası, üye ülkelerin temsil edildiği hükümetlerarası bir birim olan Avrupa Birliği Konseyi bünyesinde bulunur ancak Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcilisi bulunmaktadır ve bu temsilci politikada önemli rol oynar. Konsey Genel Sekreteri, politika gereğince alınan kararlar Konsey'e gelmeden önce onları inceler ve yeni kararlar hazırlar. Makamı Avrupa Birliği Konseyi Genel Sekreterliği'ndedir.
AVRUPA SAVUNMA AJANSI
Avrupa Savunma Ajansı ya da kısaca EDA, 2004/551/CFSP sayılı Ortak Tutum Belgesi (Joint Action) ile kurulmuştur. Avrupa Birliği'nin bir birimidir. Merkezi Belçika'nın başkenti Brüksel'de yer alır. 12 Temmuz 2004 tarihinde Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası bünyesinde kurulmuştur.

Amacı, savunma yeterlilikleri ve kriz yönetimi kapasitesinin geliştirilmesidir (madde 2).

Üçüncü tarafların belirli bir proje veya programa katılımı, yönetim kurulunun nitelikli çoğunlukla alacağı karara bağlıdır (madde 23). Ajansın üçüncü ülkelerle yapacağı idari düzenlemeler (güvenlik konuları, danışma, karşılıklı ilişkiler) Konseyin oybirliği ile alacağı karara bağlıdır (madde 25). Genel yürütme görevi Avrupa Birliği Konseyi Genel Sekreteri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası kararına katılmama hakkını kullanan Danimarka dışında tüm birlik üyesi ülkeler Avrupa Savunma Ajansı'na katılmış durumdadır. Avrupa Birliği üyeliğini bir halkoylaması sonucu reddeden Norveç ise ajansa katılmaktadır ancak alınacak kararlarda oy kullanma hakkına sahip değildir.
HAZIRLAYAN
VE
SUNAN

ÖZGE TAYYAN
Full transcript