Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Untitled Prezi

No description
by

Lütfü Durmuş

on 18 August 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Untitled Prezi

İSMAİL HAKKI OYGAR
- Güzel Sanatlar Akademisi Tezyinat Bölümü'nde (bezekleme: bir çeşit süsleme) Weber'in atölyesinde öğretmen yardımcılığına getirilir. Bu sırada dönemin Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Mustafa Necati ve Akademi müdürü Namık İsmail tarafından, burada bir seramik atölyesi kurmakla görevlendirilir ve böylelikle Türkiye'deki seramik eğitimi başlar.
- Bir yıl sonra aralarında nışanlısı Hale Asaf’ın da bulunduğu Cevat Dereli, Muhittin Sebati gibi isimlerden oluşan yine aynı sanatçı ekibi ile Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği’nin kurdular.
- 1929 yılında kurulan birliğin dördüncü sergisine katılabilen Oygar’ın bu sergide 2 suluboya peyzajı, 2 seramik sıgaralığı ve 1 kasesi ile 1 meymeliği sergilenirken; Birliğin ilk döneminin son sergisi olan 25 Ekim 1931’deki sergisine ise 7 seramik vazosuyla katıldı.

- Birinci İzmir Enternasyonal Sanat Fuarı’nın sanat müşavirliği görevini alan sanatçı 1937 yılından itibaren on üç yıl boyunca Etibank’ta müşavir dekoratör olarak görev yaptı.

- 1939 yılında Taksim Meydanı'nda açılan Resim Heykel Daimi Satış Galerisi'nden sonra, 1945 yılında “Galeri İsmail Oygar” kendi adıyla Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde ve Türk plastik sanatlar tarihine önemli katkı sağlayan Türkiye’nin ikinci galerisini açtı. Galeride açılan ilk sergi ise D Grubu’nun 12. sergisi oldu.

- İsmail Hakkı Oygar, eğitici kişiliğinin yanı sıra seramik sanatının yurtdışında da etkin olmasını sağlamış bir isimdir. Uluslararası sergi ve kongrelerde delegelik ve komiserlik yapan Oygar, Avrupa'nın çeşitli merkezlerinde Çağdaş Türk Seramik Sergileri'nin düzenlenmesine öncü olur.
- 1962 yılında Prag'da açılan Uluslar arası Çağdaş Seramik Sergisi'nde Türkiye Sergi Komiseri ve Uluslararası Seramik Akademisi (IAC) III. Kongresi Türkiye Temsilcisi olan Oygar, 1963 yılında da Venedik'te III. Türk Sanatı Kongresi sırasında Tarihi Türk Sanatı ve Çağdaş Türk Seramik Sanatı Sergilerini düzenlemiştir.
- 1967 yılında IAC geleneksel sergisinin ve genel kurulunun İstanbul'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde yapılmasına öncülük eden Oygar, aynı zamanda bu kurula üye kabul edilen ilk Türk seramik sanatçısıdır. Oygar'ın, bu sergide altın madalya kazandığı da bilinmektedir.
- Gerek eğitimciliği, gerek galericiliği ve gerekse seramik sanatının uluslar arası boyutlara taşınmasında öncü bir tavrı olan İsmail Hakkı Oygar, 1975 yılında Bozcaada'da geçirdiği bir traktör kazası nedeniyle yaşamını yitirmiştir.

SANATI ÜZERİNE
HAYATI
Burcu Pelvanoğlu ( Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümünde araştırma görevlisi) 'nun yazısından kesitler..

- Evet, seramik eğitimi başlamıştı, ama nasıl? Bunu Ayfer Karamani'den dinlemeli: "Sadi Diren seramik bölümünde öğrenciydi…Gelir gider onun seramik yapışını seyrederdim. Mezun olduğum yıl, seramik bölümündeki iki hocaya karşı hiç öğrenci kalmadığından, bölüm kapanmasın diye bir ilan çıktı…Sanırım sadece o yıl, diğer bölümleri bitirenlerden de seramiğe gerçek (kayıtlı) öğrenciler alındı… Ben daha mezuniyet kağıdımı almadan seramiğe kaydımı yaptırdım.. Sonrasını biliyorsunuz… Hayali seramik yapıyorduk.. Suluboya ile.. Çamuru elimize alamıyorduk… Hocamız İsmail Hakkı Oygar haftada bir iki defa bana dilekçe yazdırırdı… 'Seramik fırını sağlansın… Aksi halde istifa edeceğim.' diye. Ama yine de fırın gelmezdi."

- İsmail Hakkı Oygar'ın erken dönem çalışmalına baktığımızda, o yılları kasıp kavuran Art Déco modasını takip ettiğini görüyoruz. Nitekim Müstakiller'in sergisinde yer alan "Çılgın Dansözler" ve "Güvercinler" de bunun kanıtı.
-1960'lı yıllar Oygar'ın Anadolu çömlekçiliğiyle iç içe olduğu yıllar. Oygar şöyle diyor : "Anadolu'da çömlekçi ocaklarının bol olduğu yerlerde dolaşıp çömlekçilerle tanıştıkça, çamurun verdiği imkanlarla yaptıkları şekillerin ben şahsen hayranı oldum." İşte bu duygu ile "Seramikte İmkanlar" sergisini açar.
- "Seramikte İmkanlar" adlı sergide Oygar, 70 adet vazo, 12 adet küçük plastik form, 15 adet Anadolu çanağı ve 19 adet duvar seramiği sergiliyor. Tam 116 eser.

1967 yılında Uluslararası Seramik Akademisi'nin (IAC) İstanbul'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde yapılan geleneksel sergisinin ve genel kurulunun ardından İsmail Hakkı Oygar düşüncelerini şöyle dile getirir: "Merkezi Cenevre'de olan Dünya Seramik Sanatı Akademisi'nce düzenlenen bu sergi gerçekten dünya üzerinde kurulan seramik sergilerinin en üstünüdür. Bu sergiye sanatçılar en güzel eserlerini vermişler. Hepsinde ayrı ayrı bir anlamlı şekil ve usta bir işleme var. Aslında seramik sanatı çamura verilen şekildir, sonra da bu şeklin anlamlı olması gerekir. İşte usta sanatçı, şeklini anlamlı düzeye getirdiği zaman gerçekten güçlü bir eser vermiş olur."

İsmail Hakkı Oygar, tuttuğunu koparan biri. Fırınsız ve kimi zaman da öğrencisiz sürdürmekte direndiği seramik eğitiminin durumu bugün ortada. Oygar'ın kurduğu seramik bölümü, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin belki de en verimli çalışan bölümlerinden biri… Keza Oygar'ın başını çekenlerden biri olduğu Türkiye'deki sanat galericiliği… Ne var ki, Oygar'ın ikinci eşi Zeynep Oygar ve Amerika'da yaşayan oğlu Ahmet Oygar'ın girişimleriyle başlatılan İsmail Hakkı Oygar Seramik Yarışması, Oygar'ı anmaya yetmiyor…

eşi Hale Asaf tarafından yapılmış bir portresi
( d. 1907 Petriç / Bulgaristan, ö. 1975 Bozcaada)
- 1923 yılı: Sanayi-i Nefise Mektebi (şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Resim ve Heykel Bölümü.

- Paris Dekoratif Sanatlar Okulu: “İç Mimari ve Dekorasyon” ile “Seramik ve Cam Hamuru” üzerine eğitim çalışmaları.
- O yıllarda Paris'te bulunan ve Türkiye'ye döndüklerinde Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'ni oluşturacak olan Cevat Hamit Dereli, Muhittin Sebati, Şeref Kamil Akdik, Mahmut Cemaleddin Cuda, Ratip Aşir Acudoğlu, Nurullah Cemal Berk, Fahreddin Arkunlar ve Hale Salih Asaf'ın arasına katılır.
- 1928 yılında ilk seramik sergisini Paris Expose á la Nationale'de (Milli Sergi) açtı. Aynı yıl yurda döndü.
Eserleri
Full transcript