Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

YAşLILARDA NÜTRİSYON

No description
by

aybuke ozer

on 29 November 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of YAşLILARDA NÜTRİSYON

Yaşlılarda iştah
Tat duyusunun iki bileşeninde yaşla birlikte azalma olur, bunlar koku ve tat tomurcuklarıdır.

Schiffman ve arkadaşları, yiyeceklerin aroma yönünden zenginleştirilmesinin, bazı yaşlılarda, azalmış olan yemek keyfini iyileştirebildiğini bildirmişlerdir.
YAşLILARDA NÜTRİSYON
Yaşlı olma durumu, batı ülkelerinde genellikle 65 yaş üzeri olarak tanımlanmıştır (WHO). Bir geriatrik hasta tıbbi bakım arayan eski bir yetişkindir. O genellikle önleyici bakım hizmetine ihtiyaç duyabilir fakat, fiziksel, psikolojik, zihinsel, bilişsel veya sosyal fonksiyonların kısıtlanması ile ilişkili akut veya kronik hastalıklar (genellikle birden fazla patoloji) neden olduğu bağımsızlık kaybına sahiptir.
Böyle bir kişinin bağımsızlığını kısmı veya tamamını kaybetmemesi için fiziksel, psikolojik ve sosyal bakıma ihtiyacı vardır. Ayrıca; kas kütlesi kaybı (sarkopeni) sık karşılaşılan bir durumdur.
Yaşlılık sarkopenisi sıktır, ABD 3. Ulusal Sağlık ve Nütrisyon Muayene Sürveyansı verilerinin analizine göre kadınlarda ve erkeklerde sırası ile ılımlı sarkopeni %45 ve %59 ve ciddi sarkopeni %7 ve %10 olarak çıkmıştır.
‘’Meals-on-Wheels’’- ağırlık kaybının nedenleri için akrostiş (Miller ve ark.’dan 1991)
(M) İlaçlar
(E) Emosyonel sorunlar (depresyon)
(A) Anoreksiya, istemsiz anoreksiya veya yaşlıların suistimali
(L) Gecikmiş hayat paranoyası
(S) Yutma bozuklukları (disfaji)
(O) Ağızla ilgili faktörler
(N) Parasızlık (yoksulluk)
(W) Ne konuştuğunu bilememe (demans)
(H) Hipertiroidizm, hiperparatiroidizm, hipoadrenalizm
(E) Enterik sorunlar (malabsorpsiyon)
(E) Yeme sorunları (kendi kendine yiyememe)
(L) Düşük tuzlu, düşük kolesterollü diyet
(S) Taşlar, sosyal sorunlar
Yaşlılarda EN ve PN
Yaşlı bireylerde protein enerji malnütrisyonu görülmektedir.
Enteral beslenme her zaman beslenme desteği için ilk tercihtir.
Fakat; hastalar enteral yolla beslenme gereksinimlerini karşılayamıyorlarsa parenteral beslenmeye (PN) başlanır.
PN güvenli ve etkili bir tedavi yöntemidir
Sonuç
Kas kütlesi restorasyonu egzersiz ve beslenme açısından genç hastalara göre daha karmaşıktır.

Yağsız vücut kitlesinin ilerleyici kaybı ile yetersiz beslenmenin riski, besin ve sıvı alımını arttırarak önlenebilir.

Çalışmalar geriatrik hastalarda akut hastalık sonrasında beslenme durumu ve hastanede kalış uzunluğu ve komplikasyonlar arasında ters bir ilişki olduğunu göstermiştir.
Yaşlılarda bir besine verilen erken doyma yanıtının, bağırsaktan gelenden çok mideden gelen sinyallerle oluştuğunu göstermektedir.

Morley’in grubu göstermek için bu fenomeni kullandı: Yemekten 60 dakika önce verdikleri bir sıvı yüklemesi (ki mideden 60 dk. içinde boşalır), daha sonra verilen yemekten edinilen kaloriyi arttırıyordu.

Bu ağızdan besin alımı sırasında uygulanacak en iyi stratejinin yemeklerden 1 saat önce bir aperatif almak olduğunu göstermektedir.
Düşük glikoz toleransı, elektrolit ve mikrobesin eksiklikleri ve düşük sıvı toleransı yaşlı hastalarda PN ile tedavi edilebilmektedir.
Parenteral beslenme periferal ya da merkezi damar yoluyla uygulanabilir.
Subkutan uygulama da orta dehidrate durumlarında temel hidrasyon için olası bir çözümdür.
Besin Ögesi Gereksinimleri

Toplam Enerji

Hastanede yatan yaşlı hastaların gereksinimi 30-35 kcal/kg/gün
Protein
İlerlemiş karaciğer ve böbrek hastalıkları yok ise toplam enerjinin %12-15’i kadar diyet protein alımı iyi tolere edilir.
Günde 0.8 g/kg protein olan güncel RDA miktarı, çoğunlukla birinci kalite protein sağlandığında ve enerji gereksinimini tam olarak karşılandığında uygundur.
Hasta yaşlıların gereksinimleri 1.1.5 g/kg/gün
Yağ
Diyette yağ alımı, besin ögesi dengesinde negatif bir etkiye sahip olmaksızın toplam enerjinin %30 veya daha azı ile sınırlandırılabilir.
Parenteral nütrisyonda, uzun süreli tedaviler için %30’a azaltılmasına rağmen aslında akut hastalık sırasında enerjinin %40-60’ı yağdan sağlanabilir.
Karbonhidrat
Mevcut uzlaşı, toplam enerjinin %55-60’ı olacak şekilde nişasta gibi yavaş emilen karbonhidratlarda bir artışı onaylıyor
Lif
Pektin gibi çözünen lifler, aslında, kolonik mukoza için önemli besin ögeleri olan asetat ve bütirat gibi kısa zincirli yağ asitlerine yıkılır.
Bu ürünler emilebilir ve enerji gereksiniminin %5’ini karşılayabilir.
Çözünmeyen lifler sindirilemez ve yaşlılıkta olağan bir durum olan konstipasyonu önlemede dışkı hacminin artmasına yardım ederler.
Bu nedenle, özellikle yaşlılıkta enteral ürünlerin, oral desteklerin ve normal besinlerin lif içeriklerine dikkat edilmelidir.
Sıvılar
Günlük sıvı gereksinimi genel olarak yaklaşık 1 ml/kcal (sindirilen) veya 30 ml/kg olarak tahmin edilir.
Vitaminler
Parenteral solüsyonlara rutin vitamin eklemeleri yapılması nedeniyle parenteral beslenen hastalar yetersiz vitamin alımı yönünden enteral beslenen hastalardan daha az risktedir.

Vitamin D desteği günde en az 700-1000 IU olmalıdır.
Mineraller
Minerallerin (kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, çinko, iyot, krom, molibden ve selenyum) gereksinimleri yaşın ilerlemesi ile değişmez gibi görünür, fakat serum düzeylerini korumak için uygun olan miktarlar hem parenteral hem de enteral ürünler ile sağlanabilir
Nütrisyon uygulaması
Nottingham’da yeni yapılan bir çalışma, hastaların maksimum menü seçtiklerinde günde 1800 kcal aldıklarını göstermiştir.
Ancak, porsiyon ölçümlerinin sık sık tahmin edilen miktarların %80’inden daha azını içerdiği, yaşlıların oturduğu bölgelerde, besinlerin israf oranının %40-60 olduğu, enerji ve protein alımlarının önerilen düzeylerin %75’inden daha azı olduğu gösterilmiştir.
Bu durum, hastaların çoğunun hastanede neden kilo kaybettiklerini açıklar.
Peake ve arkadaşları, yaşlı hastaların oral destekleri kullanımlarının sadece %52 civarında olduğunu (tüketilmesi istenen 353 ml, tüketilen sadece 183 ml) göstermişlerdir.
Kullanımı etkileyen faktörler; hastaya sunumda başarısızlık, personel destekleme eksikliği, aşırı miktarda tüketilmesinin istenmesi, mide bulantısı, lezzet alma yeteneği ve lezzettir.
Potter, desteklerin hemşire denetimi altında verildiği zaman %100 kullanım ile sonuçlandığını açıklamıştır.

Oral veya enteral diyet alan kronik hastalığı olan yaşlı hastaların diyetlerinde lif miktarındaki artış, bağırsak motilitesini arttırmaya, yeterli sıvı miktarı da normal bağırsak fonksiyonlarına yardım eder.
Oral destek, nazogastrik tüp ve intravenöz beslenme yapılan kontrollü çalışmalar, yaşlıların bu tip beslenme girişimleri ile iyileşmiş bir sonuca ulaşacaklarını göstermiştir.
Yaşlılar, özellikle kronik mental veya fiziksel hastalığa sahip oldukları zaman yetersiz beslenmeye yatkın bir gruptur.
Yaşlı hastaların hepsi malnütrisyon riski için taranmalı ve uygun bir bakım planlanmalıdır.
Ciddi malnütrisyon varlığında nütrisyon desteğinden yarar sağlandığına dair net kanıtlar vardır
İyi beslenme ve hatta vitamin ve mineral desteği kullanımının yaşlılıkta yaşam kalitesini ve sağlığı korumada önemli bir koruyucu role sahip olduğu ile ilgili önemli kanıtlar vardır.
Herhangi bir bakım planı yaparken etik düşünce önemlidir, hastanın özerkliğine, yarar sağlamaya ve zarardan sakınmaya dikkat edilmelidir.
Full transcript