Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

SINIFIN iLiŞKi DÜZENiNi OLUŞTURMA

No description
by

Kübra Ayy

on 2 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of SINIFIN iLiŞKi DÜZENiNi OLUŞTURMA

SINIFIN iLiŞKi
DÜZENiNi
OLUŞTURMA

design by Dóri Sirály for Prezi
GİRİŞ
Sınıftaki ilişki düzenini oluşturmada ve düzeni açıklayabilmek,
yorumlayabilmek için öncelikle sınıfa bir grup olarak
bakabilmek gerekir. Çünkü sınıf aynı zamanda bir gruptur.
Grup, birden fazla ortak amaç doğrultusunda bir araya gelerek
oluşturulan bir topluluktur.
Grup dinamiği, grup üyelerinin birbiri ile yüz yüze etkileşimde
bulundukları toplumsal bir süreçtir.


Sınıfın ilişki düzeninni kurulmasına ilk günden başlanmalıdır.

Sınıf düzenini oluşturmada ilk birkaç gün dönümcül zamandır.sınıf düzeni,öğretmen ve öğrencinin birbirini tanımaya başladığı balayı ve deneme döneminde kurulmalıdır.Bu dönemde öğrenciler,nelei yapıp nelei yapamayacakaları konusunda öğretmeni deneler,daha kontrollü davranırlar ve gerçek davranışları göstermezler.

SINIFTA İLK GÜNLER
Grup Dinamiği
Açısından
Sınıfın
İlişki Düzeni

Sınıfta
İlk Günler

Tanışma
Sınıf
İklimi

Öğretmen
Beklentileri

Sınıfta Demokrat
Bir İlişki
Düzeni
Oluşturma
Sınıfta Kaygı,
Heyecan,
Eşduyum
(Empati)

Sınıf ,öğrenci öğretmen duygularının yoğun bir şekilde oluşturulduğu mekanlardır.

Bu yoğunlukta akran etkileşimi, hemen hemen bütün öğrenme çevrelerinde istenilir ve doğal bir durumdur. Bu amaçlada grup öğretimi, daha iyi bir öğrenimi sağlamak ve sorunları çözmek için kullanılır.

Sınıflarda grup etkisi yarışmacı bir ortamda gerçekleşir. Öğrenciler sınıf geçmek için yüksek not almak için birbirleriyle yarışırlar. Öğretmen sınıfta ki grup etkisinin yarışmacı değil daha çok işbirlikçi ve demokratik bir biçimde gerçekleşmesi için öğretmen klavuzluk etmelidir.


Grup Dinamiği Açısından Sınıfın İlişki Düzeni
Grup, birbiriyle etkileşimde bulunan, psikolojik olarak birbirlerinin varlığından haberdar olan ve kendisini bir grup olarak algılayan küçük veya büyük insan topluluklarıdır.

Bireylerin birbiriyle etkileşimde bulunabilmeleri için ortak sorun, konu veya amaçlarının olması gerekmektedir. Bu unsurların ortaya çıkmasında ki en büyük etken öğretmendir.


Sınıf içi etkileşimi anlamada, grup dinamiğinden yararlanılabilinir. Sınıfı
grup olarak incelemede, grup türlerinden birincil ve ikincil grupları ve grup
liderlerini açıklayacağız.

Birincil gruplar birbirleriyle sıcak, yakın ve kişisel bağlara sahiptirler.
Genellikle yüzyüzedirler. Kişiler arası davranışlar kendiliğindendir.
Çok açık olmakla birlikte bireyler, kendilerini ortak amaçlara adamışlardır.
Arkadaş grupları, çete grupları, komşuluk grupları ve özellikle aile grupları
bu gruptandır.

İkincil gruplar ise birincil grubun özelliğinin tam tersi ya da tamamlayıcısıdır.
Üyeler arasında ilişkiler soğuk, kişisel olmayan, mantıklı, anlaşmaya dayalı
ve biçimseldir. Üyeler gruba bütün varlıklarıyla değil özel yetenekleriyle
katılırlar. Meslek örgütleri, dernekler, devlet örgütü bu gruptadır.


Sınıf başlangıçta ikincil grup özelliği gösterirken zamanla birincil grup özelliği gösterir.

Çünkü;sınıf okul yönetimince oluşturulmuş,resmi bir kurumdur.İlişkiler soğuktur,resmidir bu yüzden ikincil grup olarak başlar.Eğer öğretmen bilinçli bir biçimde,sınıfta öğrenciler arasında samimi sıcak,paylaşımcı bir iletişim otamı oluşturabilirse,bu sınıf birincil gup özelliği gösterir.

Sınıf içerisinde 2-3 kişilik küçük gruplar oluşabilir.Her grupta genelikle bir önder vardır.bu önder grubun kendi iç dinamiğinin bi sonucu olarak ortaya çıkmışsa etkisi daha çok olur.Grup,öndere uyar,onu kabullenir.Öğretmenler de zamanla sınıfta önder olabilmeyi başarmalıdır.


Öğretmenin öndelik rolü sınıf içinde de hergün önem kazanmaktadır. Öğrenciyi destekleme,öğretimmsel önderlik ve akıl hocalığı gibi roller sınıf içi rollerdir.

Sınıf öndeliğinin de 3 önemli boyutu vardır;Öğretim,düzen ve öğrenciye yönelik ilgidir.Öğretmen bu 3 boyuta önem vermeli ve aralarında ki dengeyi her zaman gözetmelidir.


Öğretmen,sınıf içinde grubun özelliklerini iyice kavradıktan sonra grupla çalışma teknikleri uygulayabilir.geleneksel olarak sınıflarda bilgi, sıra ya da masalara arka arakaya oturtulmuş öğrencilere,yanlızca öğretmenin yüzünün görülebildiği bir düzen içerisinde sunulur.Bu durum öğrenciyi edilgen yapar.Öğretmenin etkililiğini düşürür.Üstelik bu bilgiler bireysel farklılıklar göz önüne alınmadan öğrenciye aktarılır.

Oysa,özellikle ilköğretimden otaöğretime gittikçe öğencilerin ilgi,istek ve yetenekleri daha da belirgin bir biçimde faklılaşır.işte öğretmen bu farklıllıkları dikkate almak zorundadır.Bu sorunlarla baş edebilmek için öğretmen,düzey grupları oluşturabilir.


Benzer yetene,ilgi ve isteğe bağlı öğrencilerin oluşturduğu bu küçük gruplar,öğrenciye iletişim kurmada cesaretlendirir.problem çözme becerisi artar,daha çok sosyalleşir.

Küçük gruplarla çalışmada kullanılabilecek yöntem de iş birliğine dayalı öğenmedir.İşbirlikçi öğrenmede,öğrencilerin küçük gruplar halinde çalışarak ve birbirlerinin öğenmesine yadım ederek öğrenmeyi gerçekleştime sürecidir.


Öğretmen geleceğe ilişkin davranış tiplemesini ve öğencilerden beklentilerini ilk günlerde kararlılıkl ortaya koymalıdır.Bu kararlılık,baskı ve ya anti demokratiklik değildir.Öğrencilerin kontollü davranışlaı değişirse,onları yeniden kazanmak olanaksızlaşabilir.

Öğretmen ilk günlerin kontrollü davranışlarının sürmesi için kararlılığını kullanmalıdır.Aynı görüntü,uzun tatillerden sonrada ortaya çıkar .Öğretmen,etkili bi eğitime olanak verici görüntü ve ortam elde edebilmek için,buna olanak verici bir iklim oluşturmalıdır.
Sınıfta tanışma etkinlikleri çok buyutludur. Öncelikle öğretmenin kendini tanıtması gerekir. Sonra da öğrencilerini tanımalıdır. Aynı zamanda öğrenciler de birbirleriyle tanışmalıdır.

Bireyi tanımanın amacı, onun gelişmesine ve uyumuna yardımcı olabilmektedir. Öğretmenin öğrencileri ve öğrencilerin arkadaşlarını ve öğretmenini tanımaları, sınıf içi ilişkileri düzenlemek ve geliştirmek için önemli bir adımdır.

Öğrencilerin tanınması onların ayırt edici özellikleriyle bilinmesi anlamına gelir.



Öğrencilerin kendini tanıtma ve başkalarını tanıma bilgi ve becerileri, daha ilk öğretimin ilk yıllarında öğretilmelidir. Bu becerilerin öğrenilmesi çocuğun;

Adını- soyadını, yaşını açık, anlaşılır bi dille anlatabilmesini
Ailesinin ne iş yaptığını, nerede oturduğunu
Başkalarını tanırken onlara hangi soruları sorabileceğine
Kişiler arası ilişkiler kurabilmeyi öğrenmesine yardımcı olur.


Kendini Tanıtma Formu

Adınız :
Soyadınız :
Yaşınız :
Annenizin adı :
Babanızın adı :
Ailenizde kaç kişi var :
Annenizin işi :
Babanızın işi :
Kardeşiniz var mı? Varsa kaç tane? :
Evinizin adesi :
Evinizin telefonu :

Öğretmenin öğrencinin ismini öğretim yılı başında öğrenebilmesi için şu tür etkinlikler yapılabilir:

Her gün öğrenci yoklaması isim alarak yapılabilir.

Öğretmen masasında sınıfta ki öğrencilerin oturma düzenine uygun düzenlenmiş fotoğraflı bir albüm bulundurulabilir.

Her öğrencinin sırasında, önünde isminin soyadının bulunduğu bir isimlik konulabilir.

Söz alan her öğrenci adını söyler.

Sınıfta uygulanabilecek başlıca tanışma etkinlikleri şunlardır:

İsim zinciri oluşturma

İsminde ne var?

Sınıf arkadaşını tanı

Görüşmeler

Kim olduğunu tahmin et



İsim Zinciri Oluşturma

Gruptaki bütün öğrencilerin birbirlerini rahat bir biçimde görebilecekleri daire biçiminde oturtunuz.

Öğrencilere bu etkinliğin amacını açıklayınız.

Bu etkinlikte niçin yer aldıkları hakkında bir soruları olup olmadığını sorunuz.

Her öğrencinin adlarını gruba kendileri hakkında bir şeyler söylemelerini isteyiniz.



İsminde Ne Var?

Tam adlarını belirtmeleri

Bu adı nasıl aldıkları

Herhangi bir takma adı olup olmadığını ve bundan hoşlanıp hoşlanmadığı
,

İnsanlar isimlerini herhangi bir şekilde değiştiriyorlar mı?

İsimlerinden hoşlanıyorlar mı? Eğer hoşlanmıyorlarsa, hangi ismi tercih ederlerdi?

Sınıfta hangi ismi kullanmak istedikleri sorulabilir.

TANIŞMA
Sınıf Arkadaşını Tanı
1. Kimin doğum günü sizinkiyle aynı aydadır?
2. Kahverengi saçlı olan kimdir?
3. Çok iyi tanımadığınız kişi kimdir?
4. İlginç haberi olan kimdir?
5. Gözde rengi sarı olan kimdir?
6. Okumayı seven kimdir?
7. Solak olan kimdir?
8. Sizden daha kısa olan kimdir?
9. Şiir okumayı seven kimdir?
10. İnsanlara yardım etmeyi seven kimdir?


Görüşmeler
1. Saçının rengi ne?
2. Oynadığınız gözde bir spor dalı var mı?
3. Evinizde beslediğiniz bir hayvan var mı?
4. Hangi yemekleri seversiniz?
5. Tatilde nereye gitmek istersiniz? Niçin?


Kim Olduğunu Tahmin Et

Öğrencileri bu etkinlikte yer almaları için heveslendirin ve etkinliği açıklayın.
Öğrencilerin ailelerini, kötü özelliklerini, kişisel geçmişlerini vb hakkında iki ya da üç ifadeyi özet olarak yazmalarını isteyiniz.
Özyaşam öyküleriyle ilgili olanları toplayınız.
Öğrencilere bir kağıt ve kalem almalarını söyleyiniz. Topladığınız bilgilerin her birini okuyunuz. Bu bilgide betimlenen kişinin kim olabileceğini, öğrencilere yazmalarını söyleyiniz.
Betimlemeleri hatırlattıktan sonra onları tekrar okuyunuz. Yazarının kendileri olduğu betimlemeleri belirtmelerini isteyiniz.
Öğrencilere kendileri hakkında yanlış bir betimleme yapılıp yapılmadığı sorulabilir. Böylece sınıfa kendisini daha iyi tanıtmasına fırsat verilmiş olur.

Bu etkinlikte kullanılacak bir yöntemde şudur: Her öğrenci bir şiir ya da küçük bir öykü yazarak bunu bir kutuya atar. Kutudan bu şiirler ya da öyküler çekilir. Çekilen her şiir ya da öykünün yazarının kim olduğu, metinde ki bilgilerden yola çıkılarak tahmin edilmeye çalışılır.
Her sınıfın kendine özgü bir iklimi vardır.Bu sınıf içerisinde yer alan bireyler bazı değişkenlerin etkisi altında kalmaktadırlar(iletişim kalıpları,kurallar,normalar,insan ilişkileri,fiziksel koşullar,liderlik biçimleri vb.)

Bundan dolayı bazı sınflar hareketli bazılaı durgun bazıları gergşn bazılaı neşeli ve neşesizdir.

Çokcuklar okul dışındaki gerginliklerini,endişelerini sınıfa taşırlar.Burada öğretmenin yaklaşımı sınıf ikliminin durumunu belirlemede önemlidir.

SINIF İKLİMİ
Öğretmeni rolü ise;değişeme uygun bir sınıf iklimi kurmak öğretmen öğrencinin birbirine olan güvenini sağlamada artıcı nitelikte olmalıdır.

Sınıf çevresi yanlızca öğretmenleri değil aynı zamanda öğrencinin tutumları kişiliğini,öğrenme güdüsünü ve hızı etkileyen en önemli etkenlerden biridir.Bu nedenle öğretmen öğrenme öğretme odağında olan sınıfta,pozitif bir sınıf iklimi yaratmalıdır.

Pozitif bir sınıf ortamında öğrenciler,zorluklarla karşılaştıklarında öğretmenlerinden yadım alacaklarına,çabalarının destekleneceğine inanırlarsa öğrenmeye daha çok can atarlar.

Öğrenciler öğretmenlerin kendi yeteneklerinin farkına vardıklarını anladıkları zaman daha çok çalışırlar.

Öğrenme için pozitif bir iklişm yaratmakta övgüler oldukça etkilidir.
En güçlü övgü tipi öğrencinin performansı hakkında,öğrenciye bilgi verici geri bildirimde bulunmaktır.

Ödüllerin kullanımında dikkatli olunmalı çok kolay yada çok zor elde edilmemelidir.Aksi takdirde sınıfta yarışmacı bir iklimin oluşmasına neden olabiir.Bu durum özellikle ilköğretim çağında sorunlara yol açabilir.

Ödüller başarının kendisine değil de kişiye özel verilirse sınıfta düşmanlık,kıskançlık ve çekememezlik gibi olumsuz duygular ortaya çıkabilir.



ÖĞRETMEN BEKLENTİLERİ
Öğretmenlerin,öğrencilerin gelecekteki başarılarına ilişkin tahminlerine beklenti denmektedir.

Pişkin’e göre öğretmenlerin öğrencileri kendi beklentileri doğrultusunda davranma konusunda etkileyebildiklerini,ancak bu durumun öğretmen ve öğrenci arasında sıcak bir ilişkinin olması durumunda geçerli olduğunu göstermektedir.

Öğretmen beklentileri ile öğrenci algıları arasında tümüyle bir zıtlık olduğunda,öğrencilerin genellikle öğretmen beklentilerini pekde dikkate almadıklarını,kendi algılarına göre davrandıklarını göstermektedir.

Öğretmenlerin sınıfta öğrencilere karşı tutum ve davranışlarının,öğrencilerin cinsiyetleri, sosyo-ekonomik düzeyleri,fiziksel görünümleri,okuldaki başarı durumlarından büyük oranda etkilendiği kabul edilmektedir.

Cinsiyete dayalı öğretmen beklentilerinin sonuçları hakkında farklı araştırma bulguları vardır.

Bazı araştırmalarda öğretmen beklentilerinde cinsiyet önemli bir rol oynarken bazılarında ise öğretmen beklentilerinin öğrenci cinsiyetinden etkinlendiğini göstermektedir.

Öğrencilerin sosyo-ekonomik durumları,öğretmen beklentileirini etkilemektedir.

Sosyo-ekonomik durum kavramıyla, öğrencinin ailesinin ekonomik durumu, toplumsal statü, mesleği, eğitim düzeyi, kültürel birikimi vb. tüm özellikleri anlaşılmaktadır. Örneğin; Duşek ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmaya göre orta sınıf çocuklarının %64'ünün düşük sosyal sınıf çocuklarından daha başarılı olması beklenmektedir. Celep'in yaptığı araştırmaya göre öğretmenlerin çoğunluğu okul ve çevresinde güç ve nüfusun etkili olduğunu savunmaktadır. Örneğin, vali, kaymakam, müdür gibi üst düzey bürokratların çocuklarına öğretmenlerin ayrıcalıkli davranması gibi.

Öğretmen beklentilerinin oluşmasında öğrencilerin fiziksel görünümlerinin etkili olduğu ileri sürülmektedir. Fiziksel görünüm, öğrencinin yüz ve vücut görünümü ile temizlik, giyim-kuşam ve bakımlı olma durumlarının tümünü kapsamaktadır. Okulda ki başarı durumu, öğretmenin beklentisini etkilemektedir. Sınıf içi etkileşim çalışmaları, öğretmenlerin yüksek başarı gösteren öğrencilerin sorularını daha çok ilgi göstererek yanıtladıklarını vurgulamaktadır.

Öğrencinin yüz görünümü ile temizlik,giyim kuşam ve bakımlı olmasında öğretmenin beklentisi değişebilmektedir. Özelikle alt öğrenim kademelerinde fiziksel görünümün etkisinin daha fazla olduğu görülmektedir.
Okuldaki başarı durumu öğretmen beklentisini etkilemektedir.

Sınıfın ilişki düzeninin oluşturulmasında, öğretmen beklentilerinin çok yönlü olarak etkili olduğu görülmektedir. Bu nedenle öğretmenler, «öğretmen beklentileri» kavramını ve değişkenlerini iyi öğrenmeli ve «olumlu öğretmen beklentileri» geliştirmek için çaba harcamalıdır. Bunun için öğretmen ön yargılardan kaçınmalı, bütün öğrencilere eşit, samimi ve sevecen davranmalıdır.

SINIFTA DEMOKRATİK BİR İLİŞKİ DÜZENİ OLUŞTURMA
Demokrasi bir yaşam biçimidir. Bu nedenle de demokratik davranışın yaşam içinde öğrenilmesi gerekir. Okullar, demokratik davranışın kazandırabileceği en önemli ortamdır.

Okullar, aslında toplumsal yaşamın küçük bir modeli gibidir.Bu nedenle okulların demokratik bir ortam haline getirilmesi, toplumun demokratikleşmesinde en önemli adımdır.

Eğitimin demokratikleşebilmesi için okulun geleneksel rolünün sorgulanması gerekir.

Eğitimin demokratikleşmesi için öncelikle okulların demokratikleşmesi gerekir.

Bunun için genel olarak okulda, özel olarak ta sınıf ortamında öğretmenler, yöneticiler, memurlar veliler ve diğer görevliler arasında demokratik ilişkiler ağının kurulması gerekir.


Demokrasinin vazgeçilmez ilkesi olan “Yönetime katılımın” okul ortamına da uygulanması gerekir.

Okul ortamında eğitim ve öğretim işleri ile alınacak kararlara öğretmenler, öğrenciler ve veliler de katılmalıdırlar

Sınıf ortamı eğitim-öğretim ortamının somutlaştığı ortamlardır. Bu nedenle sınıf içi eğitim-öğretim etkinliklerinin etkililiği, sınıftaki ilişkilerin olumlu düzeyde olmasına da bağlıdır.

Demokratik sınıf ortamının oluşturulmasında ve geliştirilmesinde öğretmen önemli bir öğedir.

Sınıfta demokratik bir sınıf ortamının yaratılabilmesi için şu yöntemler kullanılabilir:

Derslerde tartışma ortamı oluşturulmalıdır.
Sınıflarda seçme-seçilme yaşantıları sağlanmalıdır
Sınıf ortamında karşıt görüşlerin savunulmasına olanak tanınmalıdır.
Çatışma çözme ve arabuluculuk yapma becerisi geliştirilmelidir.
Öğrenci-öğretmen, öğrenci-öğrenci iletişiminde herkes birbirini dinlemeyi öğrenmelidir.
Demokratik bir sınıf ortamı oluşturmada öğretmen merkezli öğrenme- öğretme etkinliklerinden vazgeçilmelidir. Geleneksel yöntemler de sorgulanmalıdır.
Düşünmesini bilmeyenler kolayca aldanır, ani hareketlerde bulunur, fikirleri çarpıtır, bilgileri eksiltirler genelleme yaparlar ve önyargılı olurlar.

SINIFTA KAYGI, HEYECAN, EŞDUYUM(EMPATİ)

Demokratik ve işbirlikli bir iklim yaratılmasında, sınıfın istenilen, özlenilen bir yer olarak kabullenilmesinde kaygı, heyecan ve korkunun sınıf ortamından uzaklaştırılmasının payı büyüktür.

Öğrenciler sınıfta kaygıdan, korkudan uzak, heyecanı yenmiş bireyler olarak kendilerini daha rahat ifade edebilirler.

Bu durum, sınıf içi ilişkilerin daha sağlıklı gelişmesine yol açabilir.
Sınıf içinde öğretmen korkunun, kaygının ve heyecanın azaltılmasında kilit roldedir.



Sınıftaki korku, kaygı kaynaklarından birisi öğretmendir. Otoriter, öğretmen, öğrenciyi korkutur.

Önemli bir kaygı kaynağı da sınavlardır

Kaygı, her zaman kötü değildir. Tümüyle kaygıdan arınmış bir yaşam düşünülemez. Hatta tehlikeden korunmak, başarılı olmak, bir amacın olması, hayata bağlanmak gibi durumlar için de gereklidir

KAYGI
HEYECANLAR
Heyecanlar, yaşamımızı renklendirir. Çeşitli davetlerin, buluşmaların gerçekleşmesini dört gözle bekleriz. Sınıfta başarılı olmak bizi heyecanlandırabilir.

Sınıf içinde heyecanlı öğrencilerimizin heyecanlanma durumlarında onlara sevgi ile yaklaşılmalıdır.

UTANGANÇLIK
Utangaçlık kendine güvenmemenin bir ürünüdür.
Ilımlı bir utangaçlık geliştiren bir öğrenci uyumlu olabilir.
Ancak yoğun ve sürekli bir utangaçlık geliştiren öğrenci uyumsuz olabilir.
Utangaç çocuklar genelde sınıfta edilgen olurlar

Utangaçlığın yok edilebilmesi için şu yöntemler denenebilir:

Ana-babalar ve öğretmenler, kendilerinin de zaman zaman utandıklarını, çekindiklerini çocuklara anlatmalıdır.
Utangaç çocuklar zorlanmamalıdır.
Çocuklar sosyal etkinliklere katılmaya teşvik edilmelidir.
Çocukların utangaç olarak etiketlenmesi önlenmelidir.
Çocukların birbirlerine sataşmaları ve alay etmeleri önlenmelidir.
Utangaçlık bu yöntemlerin uygulanmasına rağmen sürüyorsa, okuldaki psikolojik danışmana başvurulmalıdır.

EŞDUYUM(EMPATİ)

Eşduyumsal anlayış, bir insanın nesnelliğini kaybetmeden kendini diğer insanın yerine koyarak onun düşüncelerini ve duygularını kavrayabilmelidir.

Eşduyumsal anlayış, bir öğretmenin kendini öğrencisinin yerine koyarak, olaylara ve olgulara onun baktığı gözle bakabilmeyi gerektirir.
Eşduyumsal anlayışın bir sınıf ortamında yer alması, öğretmenin öğrenciye olan saygısını güçlendirmektedir.

Öğrencilerimizin eşduyum yeteneklerini geliştirmek için öncelikle kendimiz onlara eşduyumsal davranmalıyız. Bizi model almalarını sağlamalıyız.
 
Full transcript