Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

17. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNDE KÜLTÜR, BİLİM, SANAT VE MİMA

No description
by

Zeynep Demirtaş

on 27 February 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of 17. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNDE KÜLTÜR, BİLİM, SANAT VE MİMA

17.yy
17.yy
18. yy ve sonrası
16. yy. ve öncesi
17.yy
17. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNDE KÜLTÜR, BİLİM, SANAT VE MİMARİ
16-17.yyda, İmparatorluğun ekonomik alandaki refahını yansıtan büyük boyutlu eserler yapıldı. Şehircilik çalışmaları önem kazandı. Mimari elemanların ölçüleri ve kompozisyonları yeniden düzenlendi.Ana kubbe genişletildi;yan mekanlar kullanışlı hale getirildi;filayak sayısı altı ve sekize çıkarıldı. Yapı malzemelerinde yalınlık ön plana çıktı.Ayrıca renkli taşlar da yapılarda kullanılmaya başlandı. 17.yy. da ,16.yy.ın etkileri görüldü.Batı etkisi henüz kuvvetli olmadığından bu dönemde Osmanlı kendi kaynakları açısından kısırlaşmamıştı,hala özgün eserler verebiliyordu.Fakat Osmanlı’nın duraklama dönemine girişi,iç karışıklıklar,ekonomik sıkıntılar mimaride büyük atılımlar gerçekleştirecek büyük boyutlu yapıların inşasını engelledi.Bu nedenle bu dönemde İmparatorluğun büyüklüğünün anısını yaşatacak eserlerle yetinildi. Özetle mimari de devletle birlikte duraklama dönemine girdi.17.yüzyılda yapılan mimari eserlerin en önemlisi 1. Ahmet'in Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırdığı Sultan Ahmet Camii dir.
Sultan Ahmet Camii
Sultanahmet Camii ve Külliyesi
Yapım Yılı:1609-1616
Yapan Mimar:Sedefkar Mehmet Ağa
Yaptıran kişi:I.Ahmet
Yapının şehir içindeki yeri:İstanbul’un
Eminönü ilçesinde aynı adı taşıyan semtte,
Bizans döneminden kalma bir hipodromun
yakınında inşa edilmiştir.
Yapının sanat tarihi açısından önemi:
Klasik Osmanlı Mimarisinin son Görkemli örneklerindendir.Sinan okulunun en sıkı takipçilerinden Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapıldığından Sinan Üslubunun özelliklerini taşır.Bununla birlikte planında yenilikçi düzenlemeler de görülür:ilk defa altı minare kullanılmış;cami bünyesinde Hünkar kasrı inşa etme geleneği bu cami ile başlamıştır.Fatih ve Süleymaniye Camii’ nden farklı olarak düzgünlük ve simetri arayışıyla yapılmamıştır.Mimarının Selimiye’den daha yetkin bir eser yaratmak amacıyla yaptığı bu camide hiçbir masraftan kaçınılmamıştır.Yapı özellikle çini işçiliği ile ünlüdür:İstanbul’da Topkapı’ dan sonra en zengin çini koleksiyonu burada bulunur.Mavi çiniler daha çok kullanıldığından batıda “Mavi Camii”(Mosqué Bleu) olarak tanınır.
17. yüzyılda Osmanlı edebiyatında nesir:
Onyedinci yüzyılda düzyazı ile eser veren tarihçilerimiz, bilim adamlarımız, edebîlerimiz çoktur. Fakat bu yüzyılın divan nesri (düzyazısı), iyice yabancılaşmış yapmacık bir dildir ve bugün artık okunmaz hale gelmiştir. Buna karşılık, yine bu asırda "Tarih nesri" diyebileceğimiz ünlü tarihçiler ile gezginlerin, coğrafyacıların ve diğer bilim dallarında eser vermiş ünlülerin yazıları hem kolay anlaşılırlar hem de üslûp güzelliğine sahiptirler. Bunlar yalnız Türk dünyası için değil, bütün ilim dünyası için önemli, değerli eserler vermişlerdir.
KÂTİP ÇELEBİ (1S09-1658), EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682), PEÇEVÎ İBRAHİM EFENDİ (1574-1649), KOÇİ BEY (17. yy.)

17. yüzyılda halk edebiyatı :
Onyedinci yüzyılda Türk-Halk Edebiyatı altın devrini yaşamıştır.
Tekke ve saz şairleri arasında, şiirleri bugün de zevkle okunan aşıklar yetişmiştir.
Karacaoğlan, Âşık Ömer, Gevherî, Kayıkçı Kul Mustafa, Kuloğlu... gibi halk edebiyatımızın en büyük ustaları onyedinci yüzyılda yaşamışlardır. Bu asırda halk edeb iyatı yüksek zümre arasında da yayılmış, saraya girmiştir. Bu, temiz Türkçe' nin, Türk vezin şekillerinin yerli-millî söyleyişlerin aydınlar arasında tutulmasına yol açmıştır.

Gölge oyunu 'Karagöz'ün, Kukla oyunlarının ve Orta Oyunları'nın hikâyeleri bu asırda hem çoğalmış, hem gelişmiş, hem de yaygınlık kazanmıştır. Ayrıca, anonim bir çok türkü, şiir, hikâye yazılmıştır.
XVII. Yüzyılda Bilim
XVII. yüzyılın en önemli bilgini Katip Çelebi’dir. Medreseden yetişmediği için “Katip” diye adlandırılan Hacı Halife Abdurrahmanoğlu Mustafa (1609 – 1675)’nin başlıca eserleri şunlardır.
* Keşf-üz Zünun :15 bin ilmi eserin yazarı ve konusu hakkında yazılmış bir bibliyografya eseridir.
* Cihannüma : Coğrafyaya dair olan bu eser, 1727 ‘de kurulan ilk Türk matbaasında basılmıştır.
* Fezleke : Tarih kitabıdır.
* Tuhfetül Kibar fi Esfar’ül Bihar : Osmanlı devletinin deniz savaşlarını anlatan bir eserdir.
Bu devrin diğer önemli siması da “seyyah-ı alem” Evliya Çelebi’dir. (1611-1682). Evliya Çelebi’nin çok hacimli olan ‘seyahatnamesi’ dünya tarihinin en büyük seyahat kitaplarındandır. Bu kitapta özellikle Evliya Çelebi’nin çok güzel bir Türkçe kullandığı görülmektedir.
XVII. yüzyılda bunlardan başka Sarı Abdullah Efendi , Hibrhi Ali Efendi , Hazerfen Hüseyin Efendi , Müneccim başı Ahmet Dede gibi önemli bilginler yetişti. Dini , tarihi , ahlaki eserler yazdılar.

Zuhal Demirtaş 10-C 319
Onyedinci yüzyılda Osmanlı edebiyatı:
Asıl Türkçe'ye bu asırda da dönülememiş ve Osmanlıca bir 'karma dil' olma niteliğini devam ettirmiştir.Onyedinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu birçok bakımdan gerilemişken, şiirde ve nesirde büyük bir gelişme göstermiştir. Bu asırda yalnız İstanbul'da değil, imparatorluğun uzak merkezlerinde, meselâ Kırım, Bağdat, Kahire, Peşte, Erzurum, Urfa, Diyarbakır... vb.'de gelişerek yaygınlık kazanan Osmanlıca ile güzel şiirler veren büyük şairler yetişmiştir. Fakat yazı dili biraz daha sadeleşmiş, güzelleşmiş ve kolaylaşmış olmasına rağmen asıl Türkçe'ye dönülememiş ve Osmanlıca bir "karma dil" olma niteliğini korumuştur.

17. yüzyılda hükümdar şâirler:
Onyedinci yüzyılda hüküm süren padişahlar da edib ve şairleri korumuş, kendileri de güzel şiirier yazmışlardır.
Bahti (Sultan I. Ahmet), FARİSÎ (Sultan II. Osman), VEFAÎ (Sultan IV. Mehmed), AHMED (Sultan II. Ahmed)


Osmanlı Devleti, 17. yüzyılda Avrupa'da bilim ve sanat alanında görülen gelişmelere ayak uyduramamıştır.Yine de edebiyat, tarih, müzik ve güzel sanatlar alanlarında yeni eserler ortaya konulmuştur.

Evliya Çelebi
Katip Çelebi

Nabi
Naima
Nef'i
Itri
Karacaoğlan
Full transcript