Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

NARKOTİK (UYUŞTURUCU) MADDELER, KOLAY ULAŞILABİLİR UYUŞTURUC

No description
by

Merve Buldu

on 20 October 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of NARKOTİK (UYUŞTURUCU) MADDELER, KOLAY ULAŞILABİLİR UYUŞTURUC

NARKOTİK (UYUŞTURUCU) MADDELER, KOLAY ULAŞILABİLİR UYUŞTURUCULAR VE BONZAİ
Spice, K2, jamaican, black magic, black mamba, yucatan fire, smoke, chillx, ...
Marijuana (Esrar)
Ecstasy (MDMA)
NARKOTİK VE
PSİKOAKTİF MADDE
Narkotik kelimesi; Yunanca ‘ναρκωτικό’ kelimesinin İngilizce’ye ’narcotic’ olarak yansıması ile dilimizde de ‘narkotik’ karşılığını bulmuştur. Anlamı ‘to numb’ ‘hissizleştirmek, uyuşturmak’ olup, genel anlamda bu etkiyi yaratan maddelerin tamamına ‘’narkotik maddeler’’ denilmektedir.
Psikoaktif (psikotrop) maddeler; merkezi sinir sisteminde etkisini gösteren ve beyin fonksiyonlarına etki ederek algıda, ruh hâlinde, bilinçte ve davranışta geçici değişikliklere neden olan kimyasal maddelerdir.
Uyuşturucu Maddelerin Sınıflandırılması
A) AFYON VE TÜREVLERİ (OPIATES):

1-Afyon
2-Morfin
3-Kodein
4-Metadon
5-Eroin

B) KENEVİR VE TÜREVLERİ:

1-Reçine esrar
2-Toz esrar
3-Pres (plaka) esrar
4-Gonca esrar
5-Likit (sıvı) esrar

C) UYARICILAR:

1-Amfetamin
2-Kokain
3-Kafein

Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin kullanılmasındaki asıl amaç tıbbi olmasına rağmen, geçmişten bugüne dek bu maddelerin keyif verici amaçlarla kullanımı ve suistimali söz konusu olmuş; bu suistimalin önüne geçebilmek amacıyla dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de narkotik maddelerle ilgili yasal düzenlemeye gidilmiştir.

Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı Merkezi (TUBİM) bünyesinde kurulan Erken Uyarı Sistemi (EWS) Ulusal Çalışma Grubu'nun raporu doğrultusunda; geçtiğimiz günlerde 41 psikoaktif madde daha '2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun' kapsamına alınmış olup, grup raporuyla bugüne kadar 274 maddenin uyuşturucu kapsamına alındığı açıklanmıştır.
UYUŞTURUCUNUN
TARİHÇESİ
Mezopotamya’da Sümerler’den itibaren (M.Ö.4000-M.Ö.2000) tanınan ve tohumları ilaç olarak kullanılan kenevirin, Avrupa’ya M.Ö. VII. yüzyılda İskitler tarafından taşındığı sanılmaktadır. Uyuşturucu madde olarak kullanılışına ait ilk bilgiler Herodot Tarihi’nde (M.Ö. 5.yy) bulunmaktadır. Dioscorides (M.S. 1.yy) kenevir bitkisini tarif etmekte ve tohumlarının fazla yenmesinin üreme gücünün sönmesine sebep olacağını kaydetmektedir.



AFYON:
Haşhaş kapsüllerinden elde edilir. Henüz olgunlaşmamış haşhaş başlarının bıçakla çizilmesi neticesinde süte benzer beyaz, yapışkan bir öz çıkar. Bu sıvının rengi havanın etkisi ile kısa zamanda koyulaşarak kahverengi bir hal alır ve bu maddeye
afyon sakızı
adı verilir. İçeriğinde şeker, protein, kauçuk yağı gibi maddelerle; morfin, kodein, noskapin, papaverin, tebain ve mekonik asit gibi 25`e yakın alkaloid bulunmaktadır.
Afyon yutarak, çiğnenerek alınabileceği gibi sigara ile de içilebilir. Çok iyi bir analjeziktir, başlangıçta varsa ağrıları azaltır, üzüntüler kaybolur, sıkıntılar geçer ve geçici bir keyif hali başlar. Afyonkeşler bu keyif haline 'balayı' derler. Fakat bu keyif hali çok kısa sürer. Ardından mide bulantısı, baş dönmesi, renk solması, kalp ve solunum yavaşlaması ile birlikte zehirlenme hali baş gösterir. Afyon çok miktarda ve birden alınmışsa içen kimseyi komaya sokar ve ölüm tehlikesi belirir.
Ham afyondan elde edilen morfin tedavide (ameliyatlarda) kullanılır.
İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren uyuşturucu maddelerin keyif verici, ağrı giderici, hastalıkları iyileştirici olarak kontrollü ve kontrolsüz olarak kullanıldığı bilinmektedir.

İlkel toplumlarda, bazı din ve kabile ayinlerinde ve erkekliğe geçiş törenlerinde, “değiştirilmiş bilinç durumları” denilen ve gündelik bilinç düzeylerinden daha farklı algılara ulaşabilmek için kullanılan açlık, susuzluk, uyku yoksunluğu, sosyal ve duygusal yalıtım, ağrılı uyaranlar, dans, meditasyon, dua, işitsel uyaranlar, hipnotik telkinler gibi yöntemlere ek olarak; halusinojen bitkiler, afyon türevleri, koka yaprakları ve esrar gibi enteojen ve psikoaktif maddeler büyük rol oynamaktaydı.

Tıbbi alanda yapılan araştırmalar sonucunda, 1817`de Hannover`li farmakolog Friedrich Helm Sertusner`in morfini bulmasından sonra bu madde tıp alanında yaygın bir kullanım alanı bulmuştur. Özellikle 1865 Amerikan İç Savaşı`nda, 1860 Prusya-Avusturya Savaşı`nda, 1870-1871 Fransa-Almanya Savaşı`nda yaralı askerlerin ağrılarını dindirmek amacıyla morfin kullanılmış, askerlerin tedavileri sonunda yoksunluk krizine girmeleri üzerine bu durum asker hastalığı olarak adlandırılmıştır. Ancak 1879 yılında yapılan araştırma sonucu bu durum morfinmani sendromu olarak tanımlanmıştır.


İbn al-Baitar (XIII. yy) kenevir bitkisinin
sarhoş edici özelliğini, Mısır’da çok kullanıldığını, özellikle gezginci dervişlerin
bu maddeye düşkün olduklarını ve uzun süre kullanılmasının deliliğe yol açtığını kaydetmektedir. İsmâilîler’in IX. yy.dan itibaren kurdukları gizli bir cemiyette, siyasi maksatlarla adam öldürtmek için yetiştirdikleri fedailere (haşhaşiler),
hayatları pahasına öldürme azmini esrardan faydalanarak verdikleri bilinmektedir.












Risk Faktörleri & Grupları
Ruhsal sorunları ya da bağımlılığı olan ebeveynin bulunduğu kaotik aileler,
Doğru olmayan yetiştirme yolları,
Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği,
Sınıfta
aşırı
utangaçlık ya da şiddet
içeren davranışlarda bulunanlar,
Okul başarısında düşüş yaşayanlar,
Sosyal becerilerin zayıflığı,
Sapkın davranışlar sergileyen
arkadaş çevresi
,
Okul ya da aile ortamlarında uyuşturucu kullanan kimselerin kişiyi madde kullanımına yönlendirmesi.
ORTALAMA BAĞIMLILIK YAŞI VE 2013 YILI İSTATİSTİKLERİ
Ülkemizde bağımlılık yapıcı maddeleri ilk deneme yaşı
ilkokul düzeylerine, bu tip maddelere bağımlılık yaşı ise ortaöğretim seviyesine inmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün
2013 Türkiye Uyuşturucu Raporu'na göre;
Türkiye genelinde uyuşturucu kullanma oranı 15-24 yaş arasında %2.9, 25-44 yaş arasında %2.8, 45-64 yaş arasında %2.3 olarak belirlendi.
Erkeklerin %3.5'i, kadınların %2.6'sı uyuşturucu kullanıyor.
Eğitim durumuna göre ayrıldığında, uyuşturucu kullananların %2.6'sı eğitimsiz, %2.4'ü ilkokul, %3.2'si ortaokul, %2.6'sı lise, %3.1'i üniversite mezunu.
Bekarların %3.8'i, evlilerin %2.4'ü, boşananların %1.5'i uyuşturucu kullanıyor.
Aylık geliri 500 TL altında olanların %5.6'sı, 500-1000 TL arasındakilerin %2.2'si, 1001-2000 TL arasındakilerin %2.6'sı, 2001 TL ve üzerindekilerin %2.9'u uyuşturucu kullanmaktadır.
Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanmış olan tanı sınıflamasında (DSMIV) bağımlılık tanısı şu ölçütlerden en az üçü bulunduğunda konulur:
Tolerans gelişmesi (kullanılan madde miktarının aynı etkiyi sağlamak amacıyla giderek artırılması),
Madde kesildiğinde ya da azaltıldığında fiziksel
veya ruhsal yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması,
Madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak
için yapılan ama boşa çıkan sürekli çabalar,
Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama,
Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması veya tamamen bırakılması,
Maddenin tasarlandığından daha uzun süre ve
daha yüksek miktarlarda alınması,
Fiziksel ya da ruhsal sorunların ortaya çıkmasına veya artmasına rağmen madde kullanımının sürdürülmesi.

Bağımlılık tedavi edilebilir!
Halk arasında yaygın olan görüşlerden biri,
bağımlılığın tedavisi olmadığı yönündedir fakat bu
çok yanlış bir bilgidir. Her hastalıkta olduğu gibi, bağımlılıkta da altın anahtar
erken teşhis
tir.
Bağımlılık tedavisindeki en önemli iki etmenden biri
kişinin tedaviye istekli olması,
diğeri ise
kişinin kendisini madde kullanımını bırakmaya hazır hissetmesi
dir.
21 Ağustos 1897 tarihinde, Almanya`da Bayer fabrikasında çalışan kimyager Felix HOFFMAN, ağrıları kesen bir ilaç üretmek için bir karışım geliştirir. Firma bu maddenin üzerinde çalışarak denemeye karar verir. İçinde ağırlıklı olarak morfin olan ilaç, ağrıları kısa sürede keser. Uzun süren denemelerinin ardından Bayer, ilacı eroin adıyla piyasaya sürmeye karar verir. Olumlu tepki alan ve 25 gr`lık paketler halinde satılan
"Eroin"
eczanelere geldiği gün tükenmeye başlar. Henüz kimse zarar görmemiştir. Bu arada, Bayer`in en iyi müşterisi Amerika, herkesin "eroin"den bahsetmesi üzerine ilacı araştırmaya başladığında, aşırı dozda alındığında ölüme yol açtığını ve bağımlılık yaptığını saptar. Klinikler eroinmanlarla dolup taşmaya başladığında, ABD de ilacın bağımlılık yaptığına dair bir rapor yayınlar ve devamında gerekli önlemler alınarak eczanelerden kaldırılır. Bunun üzerine ilaç karaborsaya düşerek, fiyatı artar ve 1931`de tamamen yasaklanır.

Uyuşturucu satıcılarının, genç yaştaki kişileri uyuşturucuya yönlendirmede en sık uyguladıkları yöntem psikolojik baskı ve bilinçaltını
etkilemektir.
Torbacı olarak nitelendirilen bu kişilerin henüz uyuşturucuyu denememiş olan kişilerle bir araya geldiklerinde en fazla kullandıkları taktikler şunlardır;
Yağcılık :
Sen gidince buranın tadı tuzu kaçar
Yalnız Bırakma :
Eğer gidersen bir daha yüzüne bakmam
Yalvarma - Acındırma :
Ne olur hatırım için
bir kez, beni kırma :(
Tehdit :
Kesinlikle seni bırakmayız! , seni buluruz!
Ödül Vadetme :
Bak bunu yaparsan seni o
kızla/çocukla tanıştıracağım ;)
Aşağılama :
Hadi süt çocuğu sen de!
haşhaş kapsülünden sızan afyon sütü
Sentetik kannabinoidler, şu an bilinen adıyla ''Bonzai'' veya ''Spice''; yaklaşık 15 yıldır dolaylı yollarla Türkiye piyasasına girmekte olup, özellikle 2004 yılı ve sonrasında bir artış yakalamış ve son 4 yıldır bilinirlik ve kullanım açısından ciddi bir ivme kazanmış durumdadır. Sentetik kannabinoidler genelde kannabise benzer olarak tüketilir. Pipo veya nargile kullanılarak ve sigara kağıdına sarılarak içilmektedir. Bunların dışında, toz halde veya demlenerek de tüketildiği bildirilmiştir.
Sentetik kannabinoidler saf halde, katı veya yağ olarak bulunmaktadır. Bu maddeler, bir solventte çö-
züldükten sonra bitkisel karışıma püskürtülür. Solvent buharlaştıktan ve karışım tekrar kuruduktan sonra paketlenir. Bu haliyle sıradan bir bitki karışımından farkı yoktur ve bu sayede kişiler kolaylıkla bu maddenin zararsız olduğuna inandırılabilir.
Günümüzde, kannabinoidlerin JWH serisi, SK içinde teşhis edilen tartışmasız dominant kannabinoidlerdir. JWH-018 (1-pentil-3-(1-naftoil)indole), sentezinin kolay olması ve yüksek farmakolojik aktivitesi nedeniyle, kötüye kullanımı yüksek olan ve en çok tercih edilen kannabinoidler arasındadır. Ayrıca HU, CP, AM serisi kannabinoidler ve JWH'in yeni türleri de ortaya çıkmış ve bu listeye her geçen gün yeni bir sentetik türev eklenmektedir.
Sentetik Kannabinoidler
Sentetik kannabinoid deyimi ile beyinde cannabis reseptörleri agonisti olarak etki gösterdiği (central cannabinoid receptor-CB1 ve peripheral cannabinoid receptor-CB2) anlatılmak istenmektedir. Vücuda alındığında esrar benzeri etkiler göstermekle birlikte esrardan 5-10 kat daha kardiyotoksik etkilere sahiptirler.
Sentetik kannabinoidler inhalasyon ile vücuda alındıktan sonra akciğerler tarafından anında emilir ve birkaç dakika içerisinde beyne ve diğer organlara yayılır, etkisi dakikalar içinde başlar. Oral yolla tüketildiğinde ise ilk geçiş metaboliz-
masına ve sindirim aktivitesine bağlı olarak etkilerinin ortaya çıkması daha uzun sürebilir. Etki süresi değişkendir. Örneğin JWH-018’in etkinliğinin 1-2 saat, CP-47,497-C8’in etkinliğinin ise 5-6 saat sürdüğü belirtilmektedir.
Maddelerin bitkisel ürün içindeki dozaj farklılıkları da bir çok sağlık problemine neden olan farklı bir sebep olarak önümüze çıkmaktadır. Bağımlının kullandığı maddedeki etken maddenin homojen olarak dağılmamış olması sebebi ile maddenin yüksek dozda alındığı ve bunun da vücutta ani ve büyük tahribat oluşturduğu bilinmektedir.
Etkileri;
1- Kan basıncıda hızlı ivmelenme ve buna bağlı aritmi
2- Şiddetli ağız kuruluğu
3- Göz kızarıklığı
4- Şiddetli halisünasyonlar
5- Açlık hissi
6- Geçmeyen sivilceler, cilt bozuklukları
7- Anksiyete, psikotik epizodlar
8- Dozaja bağlı
ölümler

Önleyici Faktörler
Güçlü ve pozitif aile bağları,
Ebeveynlerin çocuklarının yaşamlarına ilgili olmaları,
Ebeveynlerin çocuklarının arkadaşlarından ve
neler yaptıklarından haberdar olması,
Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması,
Okulda başarılı olma,
Okul, kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş
güçlü bir bağ,
Uyuşturucu kullanımı ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme.
MADDE KULLANIMI
BİR GÜÇ SİMGESİ DEĞİLDİR.
Uyuşturucuyu sisteminize aldığınız andan itibaren, siz o sistemin kölesi, uyuşturucu ise kimyasal patronunuz olacaktır.
Dinlediğiniz için teşekkürler.
Hazırlayan: Merve BULDU
D) SENTETİKLER:

1-Ecstasy (MDMA)
2-Captagon
3-Methamfetamin
4-Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
5-Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
6-Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
7-Phencylidine (PCP)
8- 1-naphthalenyl methanone - JWH-18
Synthetic Cannabinoids (Bonzai)

SAKİNLEŞTİRİCİLER

1-Barbituratlar
2-Trankizanlar
3-Sedatifler

E) UÇUCU MADDELER

Psikoaktif buharlar çıkarırlar. Yaygın olanlara soğutucu sprey, aerosoller, genellikle solventi toluen olan yapıştırıcılar,
çakmak gazı
ve kuru temizleme sıvısı örnek verilebilir.
Esrar (Marijuana) :

Kenevir bitkisinin Cannabis Sativa ve Indica türünün çiçekleri ve tohum yataklarından elde edilen, kullanıldığında uyuşukluk, halusinojen, uyarıcı etkileri olan maddenin halk arasındaki adıdır.
Yarattığı uyarıcı etki, içeriğindeki
THC (tetrahydrocannabinol)
etken maddesinden kaynaklanır. THC; bitkinin cannabis herba drogunda bulunan etken bileşiktir. Histamin, seratonin ve asetilkolinin düz kas üzerindeki etkisini inhibe ederek psikoaktif etki gösterir. THC maddesi, özellikle dişi kenevirin çiçekli tepe kısmında bulunan ve reçine denilen koyu renkteki sıvı içerisinde bulunur. Bu sebeple esrar erkek kenevirden değil, dişi kenevirden elde edilir. Elde edilebilen THC oranı %2'lerden %60'lara kadar değişebilmektedir. Beyindeki cb1 reseptöründe çalışır, bu sebeple hafıza, bilinç, iştah, acı gibi motor koordinasyon mekanizmalarının zayıflamasına sebep olur. Halüsinasyonlara ve bilinç bozukluklarına neden olur. Bu nedenle kimi yerlerde esrara 'zeka zehri' de denmektedir.
Genellikle sigara şeklinde sarılarak içilir fakat nadiren sıvı olarak ve damardan alındığı da bilinmektedir.
Lipofilik özelliğinden dolayı vücutta yağ dokularında birikir ve 30 gün süreyle vücutta bulunabilir. Düzenli kullanan veya vücut yağ oranı yüksek kişilerde idrarda kolaylıkla bulunabilir.
Ot, derman, lahana dolması, plaka, mühür, sarıkız, anten, sarma, paspal, gogo, gonca, kuru, cigara, saddam, kenevir, jelatin, mal, mayın, kubar, mum, dalga gibi birçok sokak tabiri mevcuttur.


Kolay Ulaşılabilir Uyuşturucular-2
Ecstasy (MDMA, Molly, XTC):
Kimyasal formülü
3,4-methylenedioxy-N-methylamphetamine
olan ve uyuşturucu piyasasında en sık kullanılan adıyla
ecstasy
olarak bilinen bu madde, amfetamin sınıfı uyuşturucu ve psikoaktif maddeler altında değerlendirilir. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de yasaklı maddeler arasındadır, üretimi ve kullanımı ile ilgili ağır yasal düzenlemeler mevcuttur. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) açıklamış olduğu güncel bilgilere göre dünya çapında kullanıcı sayısı 10 ile 24 milyon arası değişen sayılardadır. ''Party drug'' olarak bilindiğinden, özellikle ergenlik çağındaki gençler ve orta yaş öncesi genç bireyler arasında kullanımı yaygındır.
Kolay Ulaşılabilir Uyuşturucular-3
Ecstasy kullanımı bir çeşit beyin hasarı olan beyin lezyonlarının oluşmasına ve özellikle kronik kullanıcılarda beyinde bulunan serotonerjik aksonlarda nörotoksisite meydana gelmesine sebep olmaktadır. MDMA kullanımının bir diğer önemli etkisi ise hafıza (uzun ve kısa süreli), görsel algı veya uyku bozuklukları gibi kalıcı bilişsel bozukluklara neden olmasıdır. Yarattığı en önemli kısa zamanda ortaya çıkan fiziksel hayati riskler ise hipertermi, dehidrasyon ve sonrasında aşırı su tüketimiyle birlikte ortaya çıkan hyponatremia yani kanda düşük sodyum konsantrasyonudur (halk arasında su zehirlenmesi olarak bilinir).
Kolay Ulaşılabilir Uyuşturucular-1
Eğer herhangi bir yerde bonzai satışı yapıldığına şahit olur veya en ufak bir şüphe dahi beslerseniz,
ALO 136 ihbar hattı
nı arayarak olası ölümlere engel olabilirsiniz.
Bir kısım kaynakça;
http://www.inp.gov.tr/bagimlilik_nedir.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/MDMA
http://www.drugabuse.gov/publications/mdma-ecstasy-abuse/what-are-effects-mdma
http://kriminal.iem.gov.tr/narkotik.htm
http://www.uyusturucumaddeler.com
''Kannabinoidlerin Toksikolojisi, Sentetik Kannabinoidler ve Analitik yaklaşımlar'' Doç. Dr. Serap Annette Akgür Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri -BATI Enstitüsü
EMCDDA (2006), Hallucinogenic mushrooms, Tematik belge, Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi, Lizbon (http://www.emcdda.europa.eu/html.cfm/index31208EN.html).
Sentetik kanabinoidler ve ‘Spice’ (‘Synthetic cannabinoids and “Spice”’) http://www.emcdda.europa.eu/publications/drug-profiles/synthetic-cannabinoids
''Cytotoxicity of synthetic cannabinoids on primary neuronel cells of the forebrain: the involvement of cannabinoid CB1 receptors and apoptopic cell death'' Ken-ichi Tomiyama, Masahiko Funada; Department of Drug Dependence Research, National Institute of Mental Health, National Center of Neurology and Psychiatry, Kodaira, Tokyo, Japan
Full transcript