Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Copy of EŞGÜDÜMLEME SÜRECİ VE EVRELERİ

No description
by

Hussein Chipala

on 11 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Copy of EŞGÜDÜMLEME SÜRECİ VE EVRELERİ

EŞGÜDÜMLEME
SÜRECİ VE EVRELERİ

EŞGÜDÜMLEME SÜRECİ VE EVRELERİ
Bu evreler amaç belirleme, amaca ulaşacak ortak bir davranış içerigi oluşturma, içerigin anlaşılmasını saglama, ögrencileri içerige uygun davrandırmaya özendirme, içerigi uygulama ve degerlendirme olarak adlandırabiliriz.
Her ders bir eşgüdüm faaliyetidir.
Güdüleme Kuramlariı
Sınıfta eşgüdüm esnasında, öncesinde veya sonrasında olası olarak kılavuzdan ve uygulanmasından kopabilecek ögrencilerin istikrarlılıgını saglamak üzere güdülemeden yararlanılabilir.
Güdü, "bir davranışı amaca dogru harekete geçiren/ yönelten bir iç durum " olarak tanımlanabilir.Ögretmenlerin güdülenmesi bugünkü sistemde kısmen müdüre , ögrencilerin güdülenmesi ise ögretmenlere düşmektedir.

Beklenti-Deger Kuramları
Bu kuram insanı ; düşünen,akıl yürüten ve yaşamında gelecege ilişkin olaylar konusunda inanç ve beklentilere sahip olan bir varlık olarak kabul etmektedir.
Eşgüdümleme
(koordinasyon) bütünsel olarak örgütün amacına dogru harekete geçme sürecidir. Eşgüdümle alt-üst ilişkisinde üstten gelen talimatla örgütün o an amaç yolunda faaliyette bulunuyor olmasıdır.
Yönetici örgütünde birbirinden farklı işler yapan bölümlerin, birimlerin ve iş görenlerin çabalarını bütünleştirerek emirlerin, planların, programların ve bütçelerin uyum içerisinde uygulanmasını saglar.
Eşgüdümlemeyi anlamak bir hikayeden örnek alınabilir: … Gözleri hiç görmeyen adam büyük bir ormanda kaybolmuş. Bir agaçtan bir agaca koşturup dururken sonra birden, açık bir alanda bulmuş kendini burada takılıp düştügü şeyi el yordamıyla yoklayınca bir agaç kökü oldugunu düşünmüş: çünkü yere yapışıkmış. Onu tutup kendine dogru çekmek isteyince ‘ah’ diye bir ses duymuş. Bir agaç kökü degil yerde yatan yaşlı, sakat kadının ayagıymış. ‘Özür dilerim’, demiş kör adam, ‘siz kimsiniz, burada ne yapıyorsunuz?’ Sakat kadın konuşmaya başlamış ‘uzun zamandır buradayım hatta nereyse yıllardır buradaymışım gibi geliyor. Yürüyemiyorum. O yüzden buraya uzanıp ölümü beklemeye başladım.’ Kör adam üzerini çırpıp ayaga kalktı. ‘Bende uzun zamandır buradaydım, kayboldum, oradan oraya gezinip yolumu bulmaya çalışıyorum.’ İkisi de umutsuzluk içinde iç geçirdiler, sonra yaşlı kadın ‘bir fikrim var’ demiş. ‘Neden beni omzuna alıp taşımıyorsun? Ben görebildigim için, ikimizi de yönlendirebilirim.’ Kör adam büyük bir neşeyle kabul eder, ikisi de beraber ormandan çıkarlar… ikisi de kurtulma amacından hemfikirdir, ancak bunu tek başlarına yapamamaktadırlar, kendi özellikleri baglamında katkılarını birleştirecek ortak bir planla, biri digerinin omzuna çıkarak birinin gözünden digerinin ayaklarından yararlanılmış ve kurtulmuşlardı.
Örgütte bir sorunla karşılaşan yönetici, o sorunu çözme girişiminde bir karar vermeyi, verilen karar uygulamak üzere planlamayı, yapılan plandaki insan ve madde kaynagını örgütlemeyi, ilgililerin tümüne haber vermeyi hemen sonra iş, işleyiş ve üretimin yapılmasını saglamayı (eşgüdüm anı), iş öncesi, iş esnası ve sonrası sorunlu iş görenleri amaç dogrultusunda etkilemeyi ve en sonra sonucu degerlendirmeyi yapan kimsedir.
Yöneticinin bu yaptıgı da yönetimdir.

Eşgüdümleme aslında yönetimin süreç olarak pratige döküldügü andır.
ışlevsel bir planlama, saglıklı bir örgütlenme ve etkin bir iletişimin etkili bir eşgüdümün saglanmasında önemli bir payı vardır. Bir örnekle açıklarsak; Bilgisayar yazılımının (bilgisayar adlı örgütün insan insan kaynagı) ve donanımın (bilgisayar adlı örgütün madde kaynagı) olarak degerlendirelim. Bilgisayarın açılması ve bir işin kullanılmaya başlaması anı, tam olarak eşgüdümlemedir, denilebilir. (sınıftan örnek istenmesi)
Sınıfın bir ders anı eşgüdümleme anıdır.
Dogrudan ilişki ilkesi;
Ögreticinin ögrenciyle dogrudan bir temas kullanması gerekir.

Etkileşim ilkesi;
ögrencileri etkilemesi ögrenciden gelen etkilere de hazırlıklı olmasıdır.
Süreklilik ilkesi;
eşgüdümlemenin sürekli uygulanması.

Eşgüdümleme yalnızca öge degildir, çeşitli aşamalardan oluşan bir süreçtir.
Amaç Belirleme
Eşgüdümleme sürecinin ilk basamagıdır. Bu aşamada egitimin genel amaçlarından sınıfın ve ögrencinin bireysel amaçlarına kadar olan bütün amaçlardan herhangi birinin ve ya birkaçının gerçekleştirilmesinin pratigi söz konusudur.
Belirlenen amacın genel egitimin, okulun, sınıfın ve ögrencinin amaçlarıyla ne kadar uyuştugu, çeşitliligi, eksikligi gibi durumlar üzerinde durulur. Eşgüdümlemeye katılacak herkesin bu amaçta birleşmesi gerekir. Aksi bir durumda amacın belirlenmesi aşamasında mutlaka tespit edilmeli ve gerekilen önlemler yönetici tarafından alınmalıdır.
Belirlenen amacın genel egitimin, okulun, sınıfın ve ögrencinin amaçlarıyla ne kadar uyuştugu, çeşitliligi, eksikligi gibi durumlar üzerinde durulur.
Eşgüdümlemeye katılacak herkesin bu amaçta birleşmesi gerekir.
Aksi bir durumda amacın belirlenmesi aşamasında mutlaka tespit edilmeli ve gerekilen önlemler yönetici tarafından alınmalıdır.
Sınıf yönetimini etkileyen iç ve dış faktörlerin amaç belirleme aşamasını olumlu ve ya olumsuz etkileyebilecegi söylenebilir.
Ortak Bir Davranış Kılavuzu Oluşturma
Amaca giden yolun bu aşamada neyin, nerede, nasıl ve kimlerle yapılacagının ayrıntılarıyla belirlenmiş olması gerekmektedir. Bunun için hazırlanacak bir kılavuzda kimlerin görev alacagı, nelerin yapılacagı, hangi sürede, ne kadar sürecegi belli olan görevler alacagı belirlenir
Bu evrede ögrencileriyle birlikte herkesin mutlaka kendince bir katkısı olacak bir faaliyet kılavuzu hazırlanır.
Kılavuzda ders anına kimlerin nerede, nasıl, hangi araçlarla ve ne hazırlıgı yapacagı belirlenir.
Örnegin konu grup faaliyetlerine bölünür. Grup kendi kılavuzunu hazırlar. iç içe gruplar oluşur ve o grupların kılavuzları oluşur.
Kılavuzların ana kılavuza indirgenmesi eşgüdümü kolaylaştıracaktır.
Kilavuzun Öğrencilerce Anlaşilmasini Sağlama
Bu evrede dogrudan ilişki ilkesinin gerçekleşmesinin önemli oldugu söylenebilir.
Buna göre, bireyler arası görüş alış verişi dogrudan iletişim ile daha etkili bir biçimde yapılabilir. Kılavuzun anlaşılması aşaması aşamasının saglanmasında, sınıfta mutlaka olması gereken yakın insan ilişkilerinden dolayı etkileşim ve dogurganlık ilkeleri gerçekleştirilebilir.
Sınıf yöneticisi örnegi üzerinden hareket edilerek bu aşamada, kendi görüşleri dogrultusunda hazırlanan kılavuzun eksiksiz hale getirilerek çogaltılması söz konusudur. Aynı şey ögretmen eşgüdümlemesi için de geçerlidir. Çogaltılan kılavuzda artık ders günü kimlerin neleri, nerede, nasıl gerçekleştireceğinin ayrıntılı bir dökümü vardır. Bu aşamada arada bir provalar da yapılır bu yapılırsa asıl uygulama günü olası bütünleşme sorunları önlenebilir.
Öğrencilerin Kilavuza Uygun Davranmaya Özendirme
Eşgüdümlemenin gerçekleşmesi için bütün üyelerin bir kılavuzun geregini yapmaya istekli olmaları gerekmektedir. Bu istekliligin devamlılıgının saglanması da güdümlemede bir ilke olarak kabul edilir. Bu sürekliligi yerine getirmenin yollarından biri, sınıf içindeki her ögrencinin amacın gerçekleştirilmesine verdigi önemin derecesinin, amacın gerçekleştirilmesi için o bireyden beklenen davranışı göstermesine yeterli olup olmadıgına bakmaktır.
Güdülenme oldukça karmaşık bir süreçtir.Bireyi herhangi bir şey için harekete geçirir.Birey o şeyi almak,edinmek,görmek,dokumak,yemek,uzlaşmak,içmek,okumak,karışmak,yürümek,koşmak,kaçmak,çalışmak,konuşmak vb. gibi bir canlının ya da insanın olası herhangi bir eylemini ortaya koyar.
Eylemin sonunda bireyde doygunluk,rahatlık,huzursuzluk,zevk,mutluluk,nefret,vb. gibi belirtiler meydana gelir.
Sınıf açısından güdülemenin anlaşılabilmesi için özellikle harekete geçirici şeyleri, nasıl harekete geçilip neler yapıldıgını anlamak üzere ileri sürülen güdüleme kuramlarına deginmek yararlı olabilir.
1-Gereksinimlerin Giderilmesi Kuramı
2-Beklenti Kuramları
3-Amaç Kuramları
4-Denkserlik Kuramları
5-Başarı Güdüsü Kuramları
6-Bilişsel Degerlendirme Kuramı
b)VIG Kuramı
Maslow'un kuramına oldukça benzemektedir.Fakat bu kuramda gereksinimler üç kümede toplanmıştır.içinde yer alan gereksinim türleri sırasıyla ;

1)Varlık Gereksinimleri
Açlık,susuzluk,fiziki güvenlik vb. gibi fizyolojik veya maddi kabul edilebilecek gereksinimler burada toplanmıştır.Sınıf açısından bu gereksinimlerin giderilmesi kaynaklarının bol olmasına baglıdır.

2)ilişki Gereksinimleri
insanın kendisi için önemli olan öteki insanlarla ilişkide bulunma istekleri burada toplanır.Sınıf açısından bu gereksinimin giderilmesi yogun insan ilişki olanaklı ortamlar sunabilmeye baglıdır.

3)Gelişme Gereksinimi
Bir insanın kendisi ya da çevresi üstünde yaratıcı, üretici etkiler yapmak, yetenekleri kullanmak, yeni yetenekler geliştirmek istekleri burada toplanmıştır.
Maslow'un kuramından farkı, bir üst gereksinimi karşılamak güçleştiginde bir alt düzeydeki gereksinim kümesinin daha çok istenecegidir.
Öte yandan gelişme gereksinimi karşılandıkça daha çok karşılanmak istenmektedir.
İki Etmenli Kurami(İEK)
Herzberg'in bu kuramı, gereksinimlerin ne zaman güdüleyici olacakları sorusuna yanıt vermeye çalışır.Kuramagöre iki tür etmen güdü üzerinde etkilidir;
Bunlar doyuma ve doyumsuzluga yol açan etmenlerdir.
Doyuma yol açan etmenler;
başarı elde etme, tanınıp sayılma, işin kendisi, sorumluluk, ilerleme, gelişme.Bu etmenler güdüleyicidir.Ögrencilerin kendilerini geliştirmelerine yapılacak katkı kendilerini gelişir gördükçe doyum saglamaları
sonucunu doguracaktır.
Doyumsuzluga yol açan etmenler;
örgütün siyasetiyle yöntemi, gözetim, gözeticiyle ilişkiler, iş koşulları, ücret, iş arkadaşlarıyla ilişkiler, özel yaşam, statü, güvenlik gibi etmenlerden oluşur.Sınıf yöneticisi sınıfın fiziksel degişkenlerinin
(atmosferik koşullar,araç-gereç vb.) öğrenciyi doyumsuzluga götürebilecegini bilmelidir.
b)Porter-Lawler Beklenti-Değer Kuramı
Bu kuram güdülemeyi oldukça fazla ve çeşitte degişkenin bir sonucu olarak görmektedir.Bunlar; ödülün degeri, algılanan çaba-ödül olasılıgı, çaba, yetenekler, rol algıları, işbaşarımı, ödüller, algılanan denkser ödüller ve doyum olarak adlandırılmıştır.
Kuram bu degişkenler arasındaki ilişkileri açıklamaktadır.

Amaç Saptama Kuramı
Locke
tarafından geliştirilen bu kuramda 'amaç' sözcügünden bu tür amaçları anlamamak gerekir.Buradaki amaçlar,bireylerin işleriyle ilgili olarak kendileri için belirledikleri amaçlardır.Kuramın başlıca iki önermesi ve bir çıkarımı vardır.iş başarımını etkileyen önemli
bir güdüsel etmen de bireylerin amaçlarıdır.Ögretmenin sınıfın özendirici /özendirmeyici yönleriyle ögrencilerin amaçlarını etkileyerek, ögrencinin kendisini sınıfa vermesini ya da vermemesini belirleyebilmektedir.
Çıkarım:
Ögretimin ilk ve sonraki kademeleri açısından düşünüldügünde erken yıllarda ögrencilerde oluşturulacak olumlu amaçların sonraki yıllara olumlu yansıyacagı söylenebilir.

Başarı Güdüsü Kuramı
Bu kurama göre gereksinimler çevreden alınan uyaranlarla devinime geçen ögrenilmiş davranışlardır.Murray gereksinimleri şekillendiren şeylerin ögrenmelerden çıkacagını vurgulayarak kuramın temellerini atmış; sonra McClelland, başarı güdüsü kuramını oluşturmuştur.
Başarı güdüsü kuramının ana ögeleri şunlardır;
Yönelme
;insan hoş bir durum içindeyken gerek çevresinden, gerek kendi içinden birtakım uyaranlar alır.işte hoş olan durumlarla birlikte oluşan bu uyaranlar söz konusu duygusal durumlarla birleşerek gelecekte de kişinin karşısına çıktıklarında onun tekrar hoş olan o duruma yönelmeye güdüler.
Kaçınma
;insan olumsuz bir durumdaysa bu kez bu olumsuz duygularla birleşen uyaranlar ileride onu böyle durumlardan kaçınmaya güdüler.
Beklenti-Uyaran Açıklıgı
;insan beklentilerine uygun düşen uyaranlara karşı duygusal bir tepki göstermeyecek,beklentilerden ayrılan uyaranlara karşı duygusal bir tepkide bulunacaktır.işte bu duygularla birleşen uyaranlar ileride bir güdünün canlanmasına yol açacaktır.Beklentiler ile uyaranlar arasınada uygun bir açıklık varsa olumlu bir duygu uyanacak, açıklık fazlaysa olumsuz duygular baş gösterecektir.
Kurama göre bu süreçle bütün güdüler ögrenilmiş olur.

Nedensellik Yükleme Kuramı
Bu kuram Heider'in çalışmalarına dayanmaktadır.Olayların nedenleri çogunlukla dogrudan dogruya gözlemlenebilir şeyler degildir.Bu olayları algılayan birey birtakım nedensellik bagları kurarak bunlara çeşitli nedenler yükler.Bu nedenler içsel ya da dışsaldır.Birey içsel ya da dışsal nedene dayandırdıgı olaylar veya durumlar karşısında buldugu nedenlere sarılmaktadır.Fakat dışsal nedenler daha çabuk degişme özelligine sahip oldugundan dolayı, bireyin gerginlik yaşaması sonucunu dogurabilmektedir.Kuramın temel önermesi şöyledir:

Uyaran-------Aradaki Bilişsel Olaylar------Davranış

Bireyi harekete geçiren herşey uyarıcıdır.Uyarılan birey uyarıcılarında niteligine baglı olarak bilişsel bir sürecin içine girer.Bu süreçte olup bitenlere nedenler arar.Bunun sonucunda (tepkide) davranışta bulunur.
Sınıf yönetiminde eşgüdümleme sürecinin gerçekleştirilmesinde kullanılabilecek 'tek ve dogru' bir kuram yoktur.Ancak 'çok ve olası' kuramlar vardır.

Kilavuzu Uygulamaya Geçirme
Bu evrede, önceki evrelerde yapılanlar ekseninde, ögrenciler gerek sınıf içinde gerekse sınıf dışında bir örgüt olarak kendilerinden yapılması istenen etkinlikleri yapmaya başlarlar. Herkesin bellegine yerleştirdigi kılavuz ayrıntılarına göre görevinin geregini yerine getirmektedir.
Ögretmen tıpkı bir orkestra şefi gibi öğrencilerin kılavuzda belirlenen katkılarını onlar tam ders anında ortaya koyarken birleştirmektir.
Ögretim stratejisi ögretim açısından anlamı düşünüldügünde bütün koşul ve degişkenlerin bir ürünü olarak oluşan ortamda, bir ögrenme-ögretme içeriginin nasıl kazandırabileceginin genel olarak belirlenmesidir. Bir okulun bir sınıfın stratejisi olmak zorundadır. Türkiye de kullanılan stratejiler
sunuş yoluyla, buluş yoluyla ve araştırma yoluyla
ögretim şeklinde bütün okullarda görünür.
Geleneksel egitim sisteminde bu ögretim stratejilerinin kullanılması tesadüfi degildir. Çünkü ülkenin koşul ve olanakları dogrultusunda ancak bunu yapabilecek bir ortam sunar. Özellikle sunuş yoluyla kullanılması en çok tercih edilen ve uygulanan bir yöntemdir. Gerek zamanın ekonomik kullanılması gerek ögrenciyle dogrudan iletişime geçilmesi ve bilgi aktarımı yapılması bu yolla daha olanaklıdır. Ve en çok tercih edilendir. Çünkü kılavuz burada etkin bir rol oynar. Ögrenciler sadece kılavuzun aktarımlarını ögrenme rolündedir.
Eger açıklamak gerekirse
strateji
bütün bir yıl için bir derse damgasını vuran genel yol olarak tanımlanır.
Yöntem
ise, bir ders saatinde ögretim gerçekleştirilirken benimsenen alt yol olarak görünebilir.
Teknik
benimsenen yöntem uygulanırken bir ders saatinin herhangi bir anında yöntemi etin kılabilmek kullanılan alt yol olarak kullanılabilir. Ve son olarak araç-gereç ise herhangi bir anda herhangi bir teknigi kuvvetlendirmek için amaçlanan her türlü araç gereci kullanmaktır.

Sonucu Değerlendirme
Bu evrede, bütün bir süreç boyunca yapılan çalışmalarla ortak kılavuzun amaçlar dogrultusunda gerçekleşip gerçekleştirilmedigine bakılır.Süreç içindeki her bir aşamanın sonuca olumlu ya da olumsuz anlamdaki etkisi degerlendirilir.
Elde edilen bilgiler ışıgında sürecin tüm evrelerinde gerekli düzenlemeler yapılır.Eşgüdümleme yalnızca sınıf yöneticisinin ve ögretmenin işi gibi görülmemelidir.Ögrenciler bu süreçte sınıf yöneticisinin en önemli yardımcıları olmalıdır.

a) Vroom'un Beklenti-Değer Kuramı
Hangi seçenek daha degerli ise o tercih edilir.Birey bu durumda 3 tür değer içerisine girme olasılıgına sahiptir.Bunlar;
pozitif (P),
negatif (N) ve
nötr (N) degerdir.
Pozitif Değer ;
Örnegin , sınıfta 'sıkı çalışma', istenen bir not yükselmesine yol açacaksa o zaman bu amacın degeri (+)'dir.
Negatif Değer ;
Örnegin, sınıfta 'sıkı çalışma'nın fazla yorulma, iş arkadaşlarınca hor görülme gibi olumsuz durumlarla sonuçlanacagı bekleniyorsa, o zaman bu amacın degeri (-)'dir.Bu kaçınma güdüsüdür.Yani insan bu amaçlarda uzaklaşmaya çalışır.
Nötr Değer ;
Örnegin, bir ögrenci derslerde üstün başarı göstermek isteyebilir, ama çalışmanın onu başarıya götüremeyecegine de inanırsa, kendisinda başarıya ulaşma gücü bulmayacaktır.
Adams tarafından geliştirilen kurama göre,'Sınıf yaşamında birbirleriyle ilişkide bulunan ögrenciler bu ilişkiden dolayı neler kazanıp neler kaybettiklerini karşılaştırmaktadırlar.Kuramın üzerinde durdugu üç önemli kavram vardır:
Girdiler(katkılar) :
Sınıf ortamına girmiş bir ögrenci, sınıfıyla bir ilişki yaşar.Bu ilişkiye ögrenme,zeka,deneyim,ustalık,yaş,statü,işte gösterdigi çaba,kişisel çekicilik,saglık,elindeki arç-gereçler gibi birtakım nitelikler katar.Bu niteliklerin sınıf tarafından algılanan ve kullanılan kısmı o ögrencinin 'girdileri' olmaktadır.
Ödüller (karşılık) :
Ögrenci ilişkiye dahil ettigi girdilere karşılık sınıfından bir karşılık bekler.işte bu karşılık ödüller olarak adlandırılır.Bunlar ücret,not,toplumsal yardımlar,statü simgeleri,güvence vb.olabilir.
Karşılaştırma :
Ögrencinin girdiler karşılıgında aldıgı ödüllerle,benzer durumda olan bir başka ögrencinin kattıklarına karşılık aldıgı ödülleri karşılaştırması egilimi vardır.Bu egilim kuramın önemli dayanagıdır.

Denkserlik Kuramı
Urkuç KINACI
Birgül BADEM
Gereksinim Kuramları
Gereksinim kuramları iki başlık altında incelenmektedir.Bunlar;

Gereksinimler Sıradizini
Kuramı ve
VIG
kuramıdır.Her iki kuramda daha çok harekete geçirici etmenler üzerinde durmaktadır.
a)Gereksinimler Sıradüzeni Kuramı (GSK)
Maslow klinik gözlemlerden yararlanarak insanları ihtiyaçlarını belirlemiştir.Bu belirlemeler incelenerek ve temel ilkeleri dikkate alınarak sınıftaki ögretmen ve ögrencileri harekete geçirme konusunda bilgiler geliştirilebilir.Kurama göre birincil gereksinimler herkes ve her canlıda vardır ancak ikincil gereksinimler herkeste olmayabilir.Kuramda ,bir gereksinim karşılanmadan digerinin başlayamayacagı vurgusu yapılsa da bazı durumlarda ötekine atlama,
bazen de yarım kalarak veya daha tamamlanmadan ötekine geçme söz konusu olabilir.

1
2
Full transcript