Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

YENİ TARİHSELCİLİK

YENİ TARİHSELCİLİK VE ÖZELLİKLER
by

murat kosar

on 9 December 2012

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of YENİ TARİHSELCİLİK

METİNSEL ANLATI Edebiyat İncelemeleri
ve
Yeni Tarihselcilik Edebi Eser, Çıkar ve Çatısma Metinlerin Tarihselliği
ve
Tarihin Metinselliği Stephen Greenblatt'a göre, yukarıda adı geçen bu kültürel olguların bugüne kadar ihmal edilmiş olması tarihsel bakış açısının ne denli kısıtlayıcı olduğunu gösterir. Greenblatt sonuç olarak, bir toplumun ideolojisinin ya da hayal gücünün ürünü olan bu sembolik ve somut söylemler dikkate alınmadan geçmişe tarihsel açıdan yaklaşılmasının mümkün olamayacağını savunur. Yeni Tarihselcilik, özellikle çözümlenemeyen çatışma ve çelişkiler üzerinde odaklanır. Merkezde bulunan ile ilgilendiği kadar marjinal olanı da dikkate alır. Estetik düzeni övmek yerine bu düzeni oluşturan ideolojik ve maddeci temellerin araştırılmasına yönelmektedir. Yeni Tarihselciler, tuhaf ve belirsiz olana ve göz önünde olmayana ilgi duyarlar: örneğin, rüyalar, popüler ya da soylulara özgü şenlikler, büyücülük, cinsellik üzerine yazılmış eserler, günlükler, biyografiler, hastalık raporları, doğum ve ölüm kayıtları ve delilik ile ilgili anlatılar. SON SÖZ Yeni Tarihselciliğe göre edebiyatı kısaca şöyle tanımlayabiliriz: edebiyat politik, toplumsal, dinsel ve kültürel güç ilişkilerinin etkileşimi bağlamında ortaya çıkan bir üründür. Bu nedenle, edebi metinlerin estetik değerler doğrultusunda incelenmesi yeterli değildir. Yeni Tarihselcilik belirli bir dönemin dilsel, kültürel, toplumsal ve politik yelpazesini daha derin bir şekilde algılayabilmek için, edebiyatın aynı döneme ait her alandan değişik metinlerle birlikte incelenmesi gerektiğini savunur. Böylece Yeni Tarihselci yaklaşım edebiyat ve diğer metinler arasındaki ayrımı kaldırır. YENİ TARİHSELCİLERİN
EDEBİYAT TANIMI Bu eleştirel yaklaşım, metnin tarihsel bağlamdan koparılıp zaman ve mekandan bağımsız, evrensel bir çerçevede incelenemeyeceği fikrini dile getirerek, metnin içinde üretildiği tarihi ve kültürel koşulların önemini vurgular. Uzun zamandan beri "tarih" ve "kültür" gibi iki önemli kavramın edebiyat eleştirisinden uzaklaştırıldığını düşünen bir grup eleştirmen, bu iki kavramı yeniden yorumlayarak edebiyat incelemelerine yeni bir bakış açısı getirmiştir. Derida’nın “metnin dışında hiçbir şey yoktur” görüşü doğrultusunda her türlü gerçekliğin metinler aracılığıyla üretilebileceği düşüncesinin Yeni Tarihselcilik’in ana ilkelerinden biri olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca Yeni Tarihselcilik’in “metinlerarasılık” “tarihsel anlatının değişen yapısı” “bağlam” gibi diğer ilkeleri de ele alınmıştır. 1980’lerin başında ortaya çıkan Yeni Tarihselcilik anlayışı, tarihin, gerçeklerin anlatımı olmaktan çok metinsel bir anlatı olduğu fikrini çıkış noktası yapar.
Tarihî gerçek yerine kurgusal gerçeği ön plana çıkartarak geçmişin –bilgi ve belgelere dayalı olsa bile- kesin olarak bilinemeyeceğini savunur. METİNSEL ANLATI YENİ BİR ELEŞTİREL YAKLAŞIM



Semih Demir YENİ TARİHSELCİLİK Bu bağlamda Yeni Tarihselcilik akımının öncülerinden olan Louis Montrose'un "metinlerin tarihselliği ve tarihin metinselliği" tanımı önem kazanır. Montrose, tarihin bir dizi sabit ve nesnel gerçeklerden oluşmadığını ve karşılıklı etkileşim içinde olduğu edebiyat gibi yorumlanması gereken bir metin olduğunu belirtir. Diğer taraftan, herhangi bir metin yüzeysel gerçekleri yansıtıyor olsa da aslında belirli bir döneme ait tarihsel koşulların "ideolojik ürünleri"nden ya da "kültürel oluşumları"ndan oluşur. Daha önce de belirtildiği gibi, Yeni Tarihselcilik, edebiyat ve tarih arasındaki farkı yok ederek, bu iki disiplin arasında karmaşık bir etkileşim yaratmaktadır. Greenblatt'a göre, edebi eserler "güçlerin çatıştığı ve sürekli değişen çıkarların söz konusu olduğu alanlardır ve her an devrilme ve yıkılma hissi uyandıran durumlardan ibarettir. Yeni Tarihselciler edebi metni birbiriyle çatışan isteklerden ve birbirine zıt değerlerden oluşan toplumsal denizin içine atılmış bir tekne olarak görürler. 1980'lerin başında Stepken Greenblatt tarafından şekillendirilen Yeni Tarihselci yöntem, biçimsel yaklaşımlara bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Tarih ve kültür kavramlarını yeniden yorumlayarak edebiyat incelemelerine yeni bir bakış açısı getirmiştir. Yeni Tarihselciler edebiyatı, politik, toplumsal, dinsel ve kültürel güç ilişkilerinin etkileşimi bağlamında ortaya çıkan bir ürün olarak tanımlar. Belirli bir dönemin dilbilimsel, kültürel, toplumsal ve politik yelpazesini daha derin bir şekilde algılayabilmek için sadece edebi metinlerin yeterli olmadığını ve edebiyatın aynı döneme ait her alandan değişik metinlerle birlikte incelenmesi gerektiğini savunur. Yeni Tarihselci yöntem tarih ve edebiyat arasındaki sınırları kaldırır. Tarihin de edebiyat gibi seçme ve ayıklama işleminden geçtikten sonra yazıldığına dikkat çeker. EDEBİYAT İNCELEMELERİ VE YENİ TARİHSELCİLİK Yeni Tarihselci kuramda “tarih” bilinenden çok farklı olarak ele alınmakta, tarihî olay ve kişilikler bir varsayıma dönüşebilmektedir. Tarihin metinselliği / kurgulanabilir bir disiplin oluşu, onun sadece dil içerisinde gerçekleşebileceği kabulü, kaydedilmiş gerçeklerin bile tarihçi tarafından yeniden yorumlanarak ortaya çıkartılması süreci ‘tarih’ kavramının geleneksel anlamını temelden sarsmış ve tarihe yeni bir anlam kazandırmıştır TARİHE YENİ ANLAM YENİ TARİHSELCİLİK 1980’lerin başsında ortaya çıkan Yeni Tarihselcilik anlayısşı, tarihin, gerçeklerin anlatımı olmaktan çok metinsel bir anlatı olduğu fikrini çıkışs noktası yapar.
Tarihî gerçek yerine kurgusal gerçeği ön plana çıkartarak geçmişsin –bilgi ve belgelere dayalı olsa bile- kesin olarak bilinemeyeceğini savunur. Tarihin metinselliği / kurgulanabilir bir disiplin oluşsu, onun sadece dil içerisinde gerçekleşsebileceği kabulü, kaydedilmisş gerçeklerin bile tarihçi tarafından yeniden yorumlanarak ortaya çıkartılması süreci ‘tarih’ kavramının geleneksel anlamını temelden sarsmısş ve tarihe yeni bir anlam kazandırmısştır TARİHE YENİ ANLAM Derida’nın “metnin dısşında hiçbir şsey yoktur” görüşsü doğrultusunda her türlü gerçekliğin metinler aracılığıyla üretilebileceği düşsüncesinin Yeni Tarihselcilik’in ana ilkelerinden biri olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca Yeni Tarihselcilik’in “metinlerarasılık” “tarihsel anlatının değişsen yapısı” “bağlam” gibi diğer ilkeleri de ele alınmısştır. Metnin Dısında Hiçbir Sey Yoktur 1980'lerin başında Stephen Greenblatt tarafından sşekillendirilen Yeni Tarihselci yöntem, biçimsel yaklasımlara bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Tarih ve kültür kavramlarını yeniden yorumlayarak edebiyat incelemelerine yeni bir bakısş açısı getirmiştir. Yeni Tarihselciler edebiyatı, politik, toplumsal, dinsel ve kültürel güç ilişskilerinin etkilesşimi bağlamında ortaya çıkan bir ürün olarak tanımlar. Belirli bir dönemin dilbilimsel, kültürel, toplumsal ve politik yelpazesini daha derin bir şsekilde algılayabilmek için sadece edebi metinlerin yeterli olmadığını ve edebiyatın aynı döneme ait her alandan değisşik metinlerle birlikte incelenmesi gerektiğini savunur. Yeni Tarihselci yöntem tarih ve edebiyat arasındaki sınırları kaldırır. Tarihin de edebiyat gibi seçme ve ayıklama işsleminden geçtikten sonra yazıldığına dikkat çeker. Bu eleşstirel yaklaşsım, metnin tarihsel bağlamdan koparılıp zaman ve mekandan bağımsız, evrensel bir çerçevede incelenemeyeceği fikrini dile getirerek, metnin içinde üretildiği tarihi ve kültürel koşsulların önemini vurgular. Uzun zamandan beri "tarih" ve "kültür" gibi iki önemli kavramın edebiyat eleşstirisinden uzaklasştırıldığını düşsünen bir grup eleştirmen, bu iki kavramı yeniden yorumlayarak edebiyat incelemelerine yeni bir bakış açısı getirmisştir. Greenblatt'a göre, edebi eserler "güçlerin çatışstığı ve sürekli değişsen çıkarların söz konusu olduğu alanlardır ve her an devrilme ve yıkılma hissi uyandıran durumlardan ibarettir. Yeni Tarihselciler edebi metni birbiriyle çatısşan isteklerden ve birbirine zıt değerlerden oluşsan toplumsal denizin içine atılmısş bir tekne olarak görürler. Yeni Tarihselciliğe göre edebiyatı kısaca şsöyle tanımlayabiliriz: edebiyat politik, toplumsal, dinsel ve kültürel güç ilişskilerinin etkileşsimi bağlamında ortaya çıkan bir üründür. Bu nedenle, edebi metinlerin estetik değerler doğrultusunda incelenmesi yeterli değildir. Yeni Tarihselcilik belirli bir dönemin dilsel, kültürel, toplumsal ve politik yelpazesini daha derin bir şsekilde algılayabilmek için, edebiyatın aynı döneme ait her alandan değişsik metinlerle birlikte incelenmesi gerektiğini savunur. Böylece Yeni Tarihselci yaklaşsım edebiyat ve diğer metinler arasındaki ayrımı kaldırır. YENİ TARİHSELCİLERİN
EDEBİYAT TANIMI Bu bağlamda Yeni Tarihselcilik akımının öncülerinden olan Louis Montrose'un "metinlerin tarihselliği ve tarihin metinselliği" tanımı önem kazanır. Montrose, tarihin bir dizi sabit ve nesnel gerçeklerden oluşsmadığını ve karsşılıklı etkilesşim içinde olduğu edebiyat gibi yorumlanması gereken bir metin olduğunu belirtir. Diğer taraftan, herhangi bir metin yüzeysel gerçekleri yansıtıyor olsa da aslında belirli bir döneme ait tarihsel kosşulların "ideolojik ürünleri"nden ya da "kültürel oluşsumları"ndan olusşur. Daha önce de belirtildiği gibi, Yeni Tarihselcilik, edebiyat ve tarih arasındaki farkı yok ederek, bu iki disiplin arasında karmasşık bir etkilesşim yaratmaktadır. Bu bağlamda Yeni Tarihselcilik akımının öncülerinden olan Louis Montrose'un "metinlerin tarihselliği ve tarihin metinselliği" tanımı önem kazanır. Montrose, tarihin bir dizi sabit ve nesnel gerçeklerden oluşmadığını ve karşılıklı etkileşim içinde olduğu edebiyat gibi yorumlanması gereken bir metin olduğunu belirtir. Diğer taraftan, herhangi bir metin yüzeysel gerçekleri yansıtıyor olsa da aslında belirli bir döneme ait tarihsel koşulların "ideolojik ürünleri"nden ya da "kültürel oluşumları"ndan oluşur. Daha önce de belirtildiği gibi, Yeni Tarihselcilik, edebiyat ve tarih arasındaki farkı yok ederek, bu iki disiplin arasında karmaşık bir etkileşim yaratmaktadır. YENİ BİR ELESŞTİREL YAKLAŞSIM

Semih Demir Yeni Tarihselcilik, özellikle çözümlenemeyen çatısşma ve çelisşkiler üzerinde odaklanır. Merkezde bulunan ile ilgilendiği kadar marjinal olanı da dikkate alır. Estetik düzeni övmek yerine bu düzeni olusşturan ideolojik ve maddeci temellerin araşstırılmasına yönelmektedir. Yeni Tarihselciler, tuhaf ve belirsiz olana ve göz önünde olmayana ilgi duyarlar: örneğin, rüyalar, popüler ya da soylulara özgü eğlenceler, büyücülük, cinsellik üzerine yazılmısş eserler, günlükler, biyografiler, hastalık raporları, doğum ve ölüm kayıtları ve delilik ile ilgili anlatılar. SON SÖZ İdeolojik Söylemler
ve Tarihsel Bakış Stephen Greenblatt'a göre, yukarıda adı geçen bu kültürel olguların bugüne kadar ihmal edilmisş olması tarihsel bakısş açısının ne denli kısıtlayıcı olduğunu gösterir. Greenblatt sonuç olarak, bir toplumun ideolojisinin ya da hayal gücünün ürünü olan bu sembolik ve somut söylemler dikkate alınmadan geçmisşe tarihsel açıdan yaklaşsılmasının mümkün olamayacağını savunur. Yeni Tarihselci kuramda "tarih" bilinenden çok farklı olarak ele alınmakta, tarihi olay ve kisilikler bir varsayıma dönüsebilmektedir.
Full transcript