Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

DİJİTAL ORTAMDA KÜLTÜR VE SANAT

No description
by

sueda can

on 13 January 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of DİJİTAL ORTAMDA KÜLTÜR VE SANAT

DİJİTAL ORTAMDA KÜLTÜR VE SANAT
DİJİTAL SANAT Dijital sanat veya sayısal sanat, genel anlamda üretilişinde bilgisayarın rol aldığı, fiziksel olmayan nesnelerin üretilmesiyle gerçekleşen sanat biçimine denmektedir. Bu süreçte bilgisayar geleneksel anlamda bir yardımcı araçtan, vazgeçilmez bir ortak yaratıcı konumuna kadar uzanan tayfın herhangi bir yerinde bulunabilmektedir. Sürecinde bilgisayarın sadece alışılageldik kullanımının rol aldığı işler genelde bu sınıflandırmaya alınmamaktadırlar. 1990lardaki dijital devrim sonrasında artış gördüğümüz dijital sanat üretimi, sanat çevreleri ve müzeleri tarafından kabul görmüş, internet sanatı ve yazılım sanatı gibi dallar sanat müzelere girmiştir. Dijital sanat, ‘yeni medya sanatı’ olarak adlandırılmaktadır.
Dijital tekniklerin sağladığı imkânların çeşitliliği, sanatçılara bunları araç, ortam veya konu olarak kullanabilme seçimi yaratmıştır. Dijital sanat eseri, dijital olarak kaydedilmiş bir resim verisi, bir hiper-metin (hypertext), bir veritabanı veya bir program olabilir. Geleneksel sanat eserinin aksine, insan tarafından algılanan biçimiyle sanat objesi aynı şey değildir. Temel biçim, teknik bir ortam yoluyla insan tarafından görülür/duyulur/hissedilir hale getirilir. Bu “yeniden sunum”un biçimi sanat eseriyle değil, onu insana ileten teknik ortamla bağlantılıdır. Günümüzün dijital sanat üretimindeki en önemli isimlerden biri Amerikalı Shawn Brixey’dir. 1961 doğumlu Brixey, 1998 yılında Japonya’daki Nagano kentinde gerçekleşen Kış Olimpiyatları için “Alchymeia” adlı işini yapmıştır. Video bioart enstalasyonunda, kanda meydana gelen steroidler ve Olimpik atletlerin idrarlarına etki eden dopingi kar tanelerine empoze ederek, doğada bulunamayacak nitelikte kar taneleri meydana getirmiştir. Bu sayede, yarattığı kar tanelerini milyonlarca kez kopyalayarak farklı büyüklüklerde ve renklerde buz kristalleri elde etmiştir. Biyolojik materyallerle kristallerin atomik yapılandırmalarının nasıl şekillendirilebileceğini ve onların gözle görülemeyecek hareketlerini videosunda göstermiştir. Bilgisayar destekli sanat formu olan Dijital sanat, fraktal sanat gibi tamamen bilgisayar destekli olabileceği gibi, taranmış fotoğraflar ve başka kaynaklardan alınmış da olabilir. Sanatçı Lillian Schwartz ‘ın çalışması ilk örnek çalışmalar arasında sayılır. Dr. Lillian Schwartz Mona Lisa’nın, Leonardo’nun kendi-portresi olduğu fikrini ortaya atmıştır. Bunu savı ortaya atarken dayandığı kanıtlar, sayısal analizler yardımı ile elde edilen, Leonardo da Vinci‘nin ve tablodaki modelin yüz özelliklerinin aynı olduğununa dair sonuçlardır. Lillian F. Scwartz File: Hommage to Lillian Schwartz.svg ''Mona Leo'' Dijital sanat, interneti, ağ bağlantılarını, özgün yazılımları, sanal gerçekliği, sanal ortamları, yapay
yaşamı ve organizmaları, GPS teknolojilerini, veri tabanlarını, robotları, bedene takılan başlıkları,
protezleri, makine uzantılarını kullanılmakta, yapay zeka, veri görüntüleme ve haritalama, hipermetinsel
(hypertextual) anlatılar ve oyunlar dijital sanat eseri olarak kabul edilmektedir. Dijital sanatın ilk öncülerinden sayılan Amerikalı matematikçi ve sanatçı Ben Laposky, 1950’li
yılların başında dalga formlarından elektronik görüntüler yaratmıştır. Soyut Geometrik Resim,
Kübizm, Senkronizm ve Fütürizm’den esinlenmiş ve çalışmalarını ilişkilendirdiği sanat formları
arasında Op Sanat’ı göstermiştir. Ben Laposky Ben Laposky,”Oscillon” 520, 1960) Ben Laposky Öncülerden kabul edilen bir başka sanatçı ve matematikçi Herbert W. Franke, 1956’da yaptığı ilkçalışmaları olan “Elektronik Soyutlamalar” Ben Laposky’nin çalışmaları ile büyük benzerlikgöstermiştir. Daha sonra ise yönetmen olan John Whitney Sr’nin çalışmaları dikkat çekmiştir.Deneysel filmler üreten Whitney, sanatsal amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli teknolojik vematematiksel yeteneklerini geliştirmiştir. Bu ilk örneklerden sonra Charles Csuri, Michael Noll,Frieder Nake, Edward Zajec, Kenneth Knowlton’a ait dijital çalışmalar görülmektedir. Charles Csuri,1975
Frieder Nake “Polygon Drawings”, 1965 Charles Csuri digital sanat ve bilgisayar animasyon’nun babası olarak bilinmektedir.Charles Csuri VRLM ve Eskiz yazılım programlarıyla çalışmaktadır. 80’lerin başına kadar devam eden dönemi birinci dönem olarak adlandırılmaktadır. Daha sonraki dönemler ise “paintbox” ve “multimedia” dönemleri olarak adlandırılmaktadır. Csuri Productions (ÇKP), dünyanın ilk bilgisayar animasyon üretim şirketlerinden birinin kurucusudur. Bilgisayarları programlamak, 80’lerin başlarında ressamlık kariyerini bırakan, başarılı bir İngiliz soyut ressam olan Harold Cohen’e aittir. Amacı, kendi çalışmasında kullandığı sanatsal kompozisyonun kurallarını bilgisayara “öğretmek”tir ve bu amaç,“AARON” isimli (Artificial Intelligence/Yapay Zeka) bir programla sonuçlanmıştır. Başlangıçta, büyük bir buzdolabı boyutunda mini bilgisayarlar üzerinde çalışmış, 1983’te Londra’da Tate Galeri’de bu tarzda sergi yapmıştır (King, 2002, s.90).Generative art, Sanatçının “AARON” programıyla yapılmış olan işleridir. Harold Cohen
“Silent Canyon “, Bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşması ve sanatçıların bilgisayarı kısa sürede kullanmaya
başlamasıyla, resim, heykel,endüstri tasarımından başka müzik, kareografi ve “somut” şiir alanlarında da kullanılmaya başlanmıştır. Çok sayıda animasyon, dijital tasarımlar dünyası büyük bir hızla ilerlemiş, müzelerde özel sergiler bölümünde, bu türden üretilmiş işler izleyici karşısına çıkarılmıştır. Video enstelasyonlar, üç boyutlu tasarımlar gibi “art work” yani “eser”ler boya ve tuvalin yerine, fotografik materyallerin kullanımına açılmış (piksel,çözünürlük v.s) alanlar. Erwin Redl,
Matrix II (2000)
Architectural LED light installation
45x25x14 ft.
Galerie Stadtpark, Krems, Austria Andy Warhol ABD'li ressam, film yapımcısı ve yayıncı. Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Seri üretimin, seri üretim nesnelerinin sıkça kullanıldığı bir sanat türünü kullanır. Sanatçı, resimlerini afiş tekniği ile çoğaltmıştır. Bu radikallik aslında bir tepkidir ve çağın toplumsal olaylarıyla bir bütünlük içindedir. Andy WARHOL 1963-87 Andy Warhol'u tanımak istiyorsanız, yüzeyde gördüğünüze bakmanız yeterli; resimlerimdeki. filimlerimdeki yüzeylere bakın, iste ben oradayım.
Yüzeyin gerisinde boşuna bir şey aramayın.(...) benim için her şey öyle yüzeyde ki, bir tür zihinsel körler alfabesi okur gibiyim. Elimi, her şeyin yüzeyinde gezdiriyorum.(...) Resimlerimi neden böyle yapıyorum? Çümkü bir tür makine olmak istiyorum. Ne yaparsam yapayım, makineleşmiş bir halde yapıyorum ve yapmak istediğim de zaten bu.(...) Sıkıcı şeyler hoşuma gidiyor. Her şeyin hep aynı, hep aynı olması hoşuma gidiyor. Amiga İsponyalca'da "kız arkadaş" anlamına geliyor. Amiga'nın özel üretim çipleri de birer kız ismine sahipti Agnus, Denise ve Paula. Bilgisayarla portre resim değiştirme bozma estetiğinin literal olarak ilk görüldüğü zaman belki de 23 haziran 1985'te Andy Warhol’un Debbie Harry’i bir TV şovunda Amiga bilgisayar ile boyaması olmuştur. Bu Tv şovunda Warhol’a daha önce hangi bilgisayarlarla çalıştığı sorulduğunda, Warhol cevap veriyor: “ben herşeyle çalıştım, özellikle bunu bekliyordum. Workbench 1.3'lü bir Amiga 500, 512 kb'lık hafızasıyla multitasking yapabiliyordu. Bilim-kurgu dizisi Babylon 5'deki uzay gemileri bir Amiga 4000 üzerinde yaratıldı. Mouse her ne kadar Amiga'dan çok daha önce icat edildiyse de, bir oyun cihazı olarak kullanılması Amiga sayesinde oldu. Andy Warhol Amiga 1985 http://www.anti-utopias.com/erwin-redl-crystal-matrix/
Full transcript