Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Ekonomik Güvenlik

No description
by

İlder Onal

on 29 April 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Ekonomik Güvenlik

EKONOMİK GÜVENLİK
"Ekonomik güvenlik; şimdi ve öngörülebilir gelecekte yaşam standartını desteklemek için, gelirin ya da diğer kaynakların istikrarlı olması durumudur."

Diğer güvenlik türleriyle ilgili benzer çalışmalardan farklıdır. Bu farklılığın 4 sebebi vardır:

Ekonomiye bağlı güvensizlik unsuru, her zaman negatif olarak algılanmamalıdır. Sosyal hiyerarşinin yarattığı rekabet bu güvensizliğin, güvensizlikler ise dinamiklerin temelidir.

Askeri güvenlikler ve savunma harcamaları her zaman ekonomik güvenlik kavramıyla bağlantılı değildir.

Genişletilmiş güvenlik kavramı, ekonomik faaliyetlerin ve güvenliğin diğer sektörlere bağlı olduğuna işaret etmektedir.

Ekonomik güvenlik kavramının Uİ ile güvenlik çalışmaları, barış araştırmaları gibi bağlantılı alanlara girmesiyle, bu sektörle ilgili çalışmalar devlet-merkezli ekonomik güvenlikten bireysel düzeye geçmiştir ve yaşam koşulları birey güvenliğinin temel bir unsuru olarak gündeme gelmiştir.

Ekonomik güvenlik söylemi; makroekonomik ve kurumsal konulara tamamen odaklanamaz, koşulların sistemsel yorumlarını da içermelidir. Güvenliğin tehdit, risk, hassasiyet, güvenlikleştirme gibi unsurları, sistem düşüncesinden ve makroekonomiden beslenen ileri ekonomi kuramından çıkarsanan fikirlerle analiz edilmelidir.

GÜVENLİK VE İNSAN FAALİYETLERİNİN EKONOMİK BOYUTLARI: KAVRAMSAL AÇIKLAMA

İlk olarak, "ekonomik" kavramı, en genel anlamıyla, mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, mübadelesi ve tüketimiyle ilgili insan faaliyetlerini ifade eder. 'Ekonomi' ve 'ekonomik' kavramlarına bağlı insan eylemlerinde ve bunların yer aldığı bağlamlarda ortaya çıkan olağanüstü durumları kapsadığı sonucuna varılabilir.

Ekonomik süreçlerin dinamikleri; içsel bir riske ve bir ülkenin ekonomik kalkınmasının hızlanması, yeni bir ihracat açılımı, yeni bir ürünün başarılı olması veya yönetim hatası sebebiyle yerleşik bir şirketin iflası gibi olağan olmayan durumlara dayanmaktadır.

Normatif güvenlik değerlendirmelerinin bakış açısından, pozitif ekonomi ("nedir?) ile normatif ekonomi ("ne olmalı?") arasındaki ayrım özel bir öneme sahiptir.
Genel normatif değerlendirmeler; fayda,rasyonalite,etkinlik, iyileştirme gibi kategorilerde de ele alınır.

GÜVENLİK KAVRAMI VE EKONOMİ DÜŞÜNCESİ

Ekonomik güvenlik yorumları, ekonomik güvenlikle ilgili günümüzdeki tartışmaların başlangıcından bu yana genellikle olgu sonrası (ex-post) yapılmıştır.

Bu noktada iki analiz düzeyi; ekonomi kuramının gelişiminin devlet ile ilgili olduğu ve devlet dışı sosyal birimlerin(kurumlar, bölgeler,şirketlerbireyler) güvenliği ile ilgili olduğu düzeylerdir.

Genel hatlarıyla tanımlanmış bir liberal sistemde serbest piyasa ekonominin temelidir. Bu düzende, devlet sadece hukuki ve askeri güvenliği sağlamalıdır.
Sosyalist yoruma göre devlet, 'güçsüz'ü 'güçlü'ye ve 'ulusal' ekonomik çıkarları dış müdahalelere karşı korumalıdır.

Stiglitz'e göre "uygun hükümet düzenlemesi ve müdahalesi olmaksızın, piyasalar ekonomik etkinliğe sahip olamazlar".

Geleneksel yaklaşıma göre, ekonomik işlemlerde bilgi kolay elde edilebilir bir şeydir ve eşittir. Gerçekçi yaklaşıma göre ise, bilgi asimetrisi hem sürecin başında hem de sonunda etkili olur. [Arrow,Akerlof, Rotschild, Stiglitz]

Ekonomik güvenlik konusunun piyasa odaklı olmaktan ziyade siyasileşmesi, küreselleşme; güvenlik bağlantılı ekonomik boyutları beraberinde getirir.

Liberal ekonomik yaklaşım ve ortodoks-heterodoks ve yerleşik görüşe meydan okuyan yaklaşımlar
Liberal ekonomik ideoloji ve sürdürülebilir büyüme
Küreselleşmenin sonuçları
Küreselleşme ve bölgeler, uluslar ve bireyler arasında gelir dağılımı
Ekonomik ve siyasal yönetim sorunları
Ortak yönetim (halka açık şirketler)

Ekonomik güvenliğe yönelik Ulusal ve Uluslararası Tehditler;

Doğal kaynakların arzına bağımlılığının yarattığı hassasiyetler ve tehditler
Dünya ticaretinin, özellikle de mali piyasanın genel istikrarsızlığından kaynaklanan tehditler
Korumacılığın ve ekonomik milliyetçiliğin yeniden yükselmesi
Askeri güvenlik ve ekonomi
Ekonomik güvenlik ve diğer sektörlerdeki güvenlik
Birey güvenliği

Kurumsal Değerlendirmelere göre göz önüne alınması gereken konular;

Tehditler,riskler,hassasiyetler
Tehditlerin önceden görülmesi ve tahmin edilmesi
Güvenlikleştirme, güvenlik dışılaştırma, pazarlama ve ekonomik güvenlik
Piyasa hiyerarşisinin çeşitli düzeylerinde kriz yönetimi

EKONOMİK GÜVENLİK SÖYLEMİNDE GÜVENLİKLEŞTİRME SORUNLARI

Ekonomi sektöründeki güvenlikleştirme, iki analiz düzeyini gerekli kılar.

İlk düzey, farklı aktörlerin (kuruluşlar ve bireyler) tüm iktisadi faaliyetlerinin sistemsel (siyasal,toplumsal,ekonomik,kültürel) bağlamını incelemelidir.
İkinci düzey, tüm aktörlerle ilgili tehdit ve hassasiyetlerle ilgilidir.

istikrar
güvenlikleştirme ikilemi
devlet ve özel sektör ayrımı

EKONOMİK GÜVENLİK TEMEL KAVRAMI
Referans Nesnesi
Sorunlar (tehdit,risk)
Hassasiyetler
Tehdidin (riskin,tehlikenin) öngörülmesi (tanımlanması)
Eylemler
Toplumsal sistemlerin güvenliğinin yapısal unsurları
'Güvenli' bir referans nesnesinin sorunları

EKONOMİK GÜVENLİK: KURAMSAL SÖYLEMİN TEMEL ALANLARI
Güvenlik kavramının genişleme ve derinleşmesine referans, güvenlik kaygılarının ortaya çıkmasına yol açan unsur olarak güvenlikleştirme, geliştirilen 'temel' güvenlik kavramına referans.

BİR ÜLKE VEYA DEVLETİN EKONOMİK GÜVENLİĞİ
Ekonomik güvenlik, bir ülkenin refah ve işleyişini tehlikeye atabilecek potansiyele sahip, ekonomisine yönelmiş tehditlerle ilgilidir.
Refah ekonomileri, askeri güç için bir zemin olarak düşünülür.
Askeri eylemler, bir ülkenin güvenli işleyişini tehdit edebilir.
Ekonomik güvenlik, istihdam ve sermaye üretkenliğindeki uzun soluklu göreceli iyileştirmelerin ve dolayısıyla ülkenin vatandaşları için de
adil, güvenli ve dinamik bir ulusal ve uluslararası iş ortamının sağlanmasının da olduğu yüksek ve daha da iyileşen yaşam şartlarının sağlanması durumudur.

EKONOMİK GÜVENLİĞİN SİSTEMSEL TANIMLARI
Ekonomik güvenliğin sistemsel tanımları, çoğunlukla piyasa mekanizmalarının işleyişi, kaynak varlığı ve tüketim düzeyleri gibi iktisadi eylemlerin bağlamına vurgu yapar.

Nesadurai,

a) birey/ailesinin asgari ihtiyaçları için gereken para ve tüketim miktarları
b) piyasanın bütünlüğü
c) dağılımda eşitlik
gibi değerlerde zararı en aza indirecek şekilde bir tanıma işaret

etmektedir.

BİREYLERİN EKONOMİK GÜVENLİĞİ

Ekonomik güvenlik, bireylere ve ailelere, toplumlarına ekonomik, politik, sosyal, kültürel açılardan vakar ile katılabilecekleri yeterli düzeyde kaynaklar sunacak garantili ve istikrarlı yaşam düzeyi demektir.

Güvenlik salt fiziksel olarak ayakta kalmanın ötesinde, topluma katılmayı sağlayan birtakım kaynakları kapsayacak şekilde genişlemiştir.

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün bir önerisindeki güvenlik dizisine göre göre;
işgücü piyasası güvenliği, istihdam güvenliği, iş güvenliği, yetenek güvenliği, yapılan işin güvenliği, temsil güvenliği, gelir güvenliği

"yokluktan bağımsız olmak" - "korkudan bağımsız olmak"

ULUSAL VE ULUSLARARASI FİNANSTA GÜVENLİK VE İSTİKRAR

Ekonomik güvenlik, makro düzeyde büyük krizlerin yokluğuyla tanımlanır.
Finans literatüründe, bu durum 'mali istikrar' olarak bilinir.

KÜRESELLEŞME VE EKONOMİK GÜVENLİK

Küreselleşme; piyasanın işleyişi, devletlerin ekonomik güvenlikleri ve yaşam standartlarına etki bağlamında etkili bir olgudur.

Stiglitz'e göre; küreselleşme herkezs için yararlı bir süreç değildir.

Bilgi asimetrisi, serbest ticaret ile adil ticaret arasındaki ikilem ve dünya mali piyasasının işleyişi güvenlikleştirme sorunsallarıdır.

Ekonomik karşı bağımlılığın yarattığı genel sonuç; birbirleriyle savaş halinde olan devletlerde çatışmaların azalması şeklindedir.

I. GÜVENLİK VE İKTİSADİ KALKINMA

Ulusal güvenlik, bir ülkenin hayati ölçüde en önemli konusudur.
Ulusların varlığı her türlü iç ve dış tehdide karşı koyabilme gücü ve kararlığına bağlıdır.

Güvenli bir ortam iktisadi kalkınma ve yabancı sermaye için de şarttır.

Güvenlik harcamaları için iktisadi gelişmeyi ikinci plana atan 3. dünya ülkeleri, dış ödeme dengesizlikleri ve dışa bağımlılıkla karşı karşıyadırlar. Aksine bir duruma sahip - hem savunma ihtiyacını karşılayan hem de ürettiği savunma sistemlerinden gelir sağlayan ve kalkınabilen - gelişmiş ülkelerdir.

Silah üretimi ve aynı zamanda bakımı ve korunması, savunma sanayisinin önemli konularındandır. Gelişmiş ülkeler, savunma sanayilerinin korunmasına çok büyük önem vermektedirler.

Ulusal güç; ulus devletin sahip olduğu iktisadi, siyasi ve manevi değerlerini, hem barışta hem savaşta ulusal hedeflere hizmet edecek şekilde geliştirmek ve değerlendirmek sanatı ve bilimi olarak tanımlanmaktadır.

Ulusal güç, mutlak değil görecelidir.

Ulusal güç, hareketlidir ve kalıcı değildir.

Savunma sanayisinde mutlak amaç, yüksek kar değildir ve devletin desteği en üst düzeydedir.

Tarih, coğrafya ve nüfus gücü yanında, teknolojik ve iktisadi kapasite savunma yapılanmasını belirler. [2. Dünya Savaşı sırasında gerçekleştirilen teknolojik gelişmeler]

Savunma stratejisi, diplomatik ve siyasi ilişkileri de belirler; aynı zamanda askeri yetenek ile doğal bir ilişki mevcuttur.

Ulusal güç kaynaklarının yanında, ulus ötesi güçlerin de var olduğu bir düzen mevcuttur. Gücün tanımı, aktörlerin amaçları için nüfuz kullanabilme kapasitesi olarak ifade edilir.

Soğuk savaş dönemindeki askeri güvenlik stratejilerinin aksine, soğuk savaş sonrasında durum iktisadi mücadeleye kaymıştır. Bu süreçte; küresel bağımlılığın artması, bölgesel blokların büyümesi, çok uluslu şirketlerin uluslarüstü bir boyut kazanması, artan ve çatışan milliyetçilik siyasetleri, hızlı teknolojik gelişim ve çevresel kaygıların artması gibi altı temel güç rol oynamıştır.

Bir toplumun mevcut tehditlerle başa çıkması; kültür, değer yargıları,, toplumsal uyum,
doğal zenginlikler ve sınai kuruluşlar yer almaktadır. İktisadi gelişmeyi hedefleyen siyasi karar vericiler; fırsatlara, sınırlamalara, rekabetçi koşullara göre başarıya giden her yolun avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirerek toplum için en doğru yolu seçebilirler.


















Soğuk Savaş sonrası dönemde, jeopolitik ve uluslararası ekonomi-politik olmuştur. Bu kapsamda dış ekonomik ilişkileri yönlendiren ekonomi-politik tercihler, genel stratejinin önemli bir unsuru - ve bu bağımlılık ilişkisi ve ekonomik çıkar diplomasinin ana unsuru - haline gelmiştir.

II. KÜRESELLEŞME VE YENİ GÜVENLİK ANLAYIŞI

Radikal anlamda küreselleşme, yalnızca mevcut iktisadi ilişkiler çerçevesinde daha fazla uluslararası ticarete
ve yatırıma yönelik toplu duruma ilişkin bir değişiklik değil yeni bir iktisadi yapının ortaya çıkmasıdır.
Küreselleşme sonrasındaki yeni düzen ve liberalleşme, devletin ekonomiden elini çekmesi olarak algılanabilir.
Toplumsal ve iktisadi açıdan bakıldığında, küreselleşmeyi bağdaşıklaşmanın izlemediği de söylenebilir.
Küreselleşmenin iktisadi boyutunun dışında; siyasal, toplumsal ve askeri boyutu da vardır.

Küreselleşmeyle beraber, güvenlik ve askeri boyuta, teknoloji ve bilgi boyutları da eklenmiştir.

Özellikle terörizmle mücadele, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ve bilgi güvenliği konuları, yeni güvenlik anlayışının belirgin unsurları olmuştur. Artık bir ülkeyi zayıflatmak için kullanılan klasik askeri seçeneklerin yerine; terörizm ve ayrılıkçı hareketlerin desteklenmesi, kitle imha silahlarının sağlayacağı caydırıcılıktan faydalanılması ve bilgi harekatının kullanılması gibi asimetrik stratejiler ön plana çıkmıştır.

"Soğuk savaşta güvenlik yoktu fakat istikrar vardı, 90larda ise güvenlik vardı fakat istikrar yoktu, 11 Eylülden sonra ise güvenlik ve istikrar ortadan kalkmış görünmektedir"

11 Eylül sonrasında Fukuyama ve Tarihin Sonu

ABD eksenli dünya ve BDT (Avrasya'da doldurulamayan boşluk)

11 Eylül ve Avrupa Birliği

2002 Ulusal Güvenlik Stratejisi (ABD)

ABD'nin enerji güvenliği ve ulaşım güvenliği

III. GÜVENLİK BOYUTUNDA İKTİSADİ KALKINMANIN ÖNEMİ

İktisadi kalkınma için gerekli olan güvenliğin sağlanması, iktisadi gelişimle orantılı bir paradoksdur.

Refah ve savunma harcamaları eğrisi, ülkeden ülkeye değişir. Hükümetin sivil/askeri niteliği ve barış/savaş koşulları gibi iktisadi ve siyasi unsurlar da savunma ve refah ikilemi üzerinde belirleyici olabilmektedir.

Savunma harcamalarının zorunlu niteliği;

Bütçe açığı ve diğer bütçe kalemlerinde kesintiler
Ödemeler dengesi ve enflasyonist baskı

Bunların yanında;

İstihdam
Diğer sektörlerde pozitif çıktılar
ARGE'ye dayalı gelişmeler

IV. TÜRKİYE'NİN ULUSAL GÜVENLİK VE İKTİSADİ
KALKINMA SİYASETLERİ

Kendi savunma stratejisi ve sanayisini oluşturmak zorunda olan
bir ülke olarak Türkiye'nin ana savunma sistemleri,
mevcut kuruluşlarca yeterince karşılaşılamamaktadır.

Teknolojik gelişmeler, tehditlerdeki belirsizlikler, kısıtlı bütçeler, yabancı ortaklıklar

Türk savunma sanayiinin gelişimini etkileyen başlıca etkenlerdir.

İktisadi, teknolojik ve askeri gelişmenin yanında siyasi irade ve stratejik planlama
etkenleri de önemlidir.

İsviçre - Kuveyt örneği

Türkiye kalkınmasını sanayi stratejileri üzerine kurmuştur.

1960 - Planlı kalkınma ilkesi ve ithal ikame

1973-77 Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı - İmalat sanayiinde köklü bir yapısal değişiklik

1980 - Dışa açık büyüme, ihracata dayalı sanayi stratejisi
90larda artan krizler ve başta savunma sanayii ve diğer kesimleri etkileyen olumsuz değişimler

21. yüzyılda Türkiye üzerinde tehditler;

sınır ötesindeki konvansiyonel güçler ve düşman devletler tarafından desteklenen terörist güçlerin ülke bütünlüğünü bozması

1980lerden itibaren yaşanan ayrılıkçı hareketler, Türkiye ekonomisine en büyük darbeyi vuran etkenlerin başındadır.

Buna karşılık;

1950-94 arası savunma harcamalar ekonomiye olumlu katkıları olmuştur:

Eğitim ve sağlık harcamaları
Silahlı güç, iş gücünde bir bir açığa yol açmamaktadır.
Güneydoğu'daki askeri varlık, toplam talebi canlandırarak, bölgesel kalkınmaya katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanında ara yatırım malları üretimi, yan sanayii gelişimi ve istihdam diğer ekonomik yararlar arasındadır.

2004 10.9
2005 12.0
2006 13.1
2007 15.0
2008 16.8
2009 16.1

2010 17.7
2011 17.6
2012 18.1
2013 19.1

Türk Parlamentosu, Türkiye savunma bütçesinin yüzde 6,71 artırılmasını kabul etti. Jandarma Genel Komutanlığının 2014 mali yılı bütçesi, 2013 yılında 2 milyar 922 milyon dolar olan bütçeye kıyasla yüzde 5,35 artarak 3 milyar 80 milyon dolar oldu. Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesiyse 2013 yılında 216 milyon dolarken 2014 yılında 226 milyon dolar oldu.
Yıllara Göre Savunma Bütçeleri - Türkiye (Milyar Dolar)
Teşekkürler

92140002118
Full transcript