Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

JAPONYA SANAYİSİ

No description
by

Başak Ayna

on 3 April 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of JAPONYA SANAYİSİ

JAPONYA SANAYİSİ
Sağlam bir akıl ve ahlâk yapısına sahip olan Japonlar, baştan başa yıkılmış, ağır tazminatlar ödemeye mahkum edilmiş yurtlarını, yirmi beş yıl içinde dünyanın en zengin ve ileri ülkelerinden biri haline getirmeyi başarmışlardır. Japonya’nın yakın tarihinde iki dönüm noktasından söz edilir. Birincisi 1800 yıllarında olan Meiji devrimi, ikincisi 2. Dünya savaşı.
Ekonomik Kalkınma
Japonya doğal kaynaklar açısından oldukça fakir ve göreceli olarak küçük bir alana sıkışmış 120 milyonu aşkın nüfusu barındıran bir ada ülkesidir. Belirtilen yetersiz kaynaklara ve II Dünya savaşında tamamiyle tahrip olan ekonomik altyapıya rağmen Japonya kısa sayılabilecek bir sürede ekonomisinin yeniden inşasını başarmakla kalmamış aynı zamanda dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü haline gelmeyi başarmış bir ülkedir. Bu ekonomik kalkınmada özellikle imalat ve hizmetler sektörünün payı büyüktür. Genel olarak yaygın kanının aksine dış ticaretin Japonya ekonomisi içindeki payı nispi olarak düşüktür ve iç piyasanın payı diğer sanayileşmiş ülkelere nazaran milli gelir içindeki payı daha yüksektir.
II Dünya savaşı bittiğinde Japonya, neredeyse bütün fabrikaları hava saldırılarında yanmış yada yıkılmış, çok yüksek enflasyonla yüz yüze kalmış, gıda sıkıntısı çekilen, işgal donemi idaresince dış ticareti kısıtlanmış bir ülke durumundaydı. 1951 yılına gelindiğinde Japonya milli geliri 1935 yılındaki seviyesini ancak yakalayabildi.

Ekonomi
Yaklaşık 4 trilyon Dolarlık milli geliriyle Japonya ABD'den sonra dünyanın ikinci büyük milli ekonomisidir. (Bir fikir vermesi açısından, japon ekonomisinin büyüklüğünün halen İngiltere, Almanya ve Fransa'nın toplamına eşit olduğunu söyleyebiliriz). II. Dünya Savaşında ağır bir yenilgiye uğramış olmasına rağmen, kısa bir süre içerisinde Japonya'nın hızla kalkınmasıyla dünyanın önde gelen ekonomik güçlerinden birisi haline dönüşmesi "japon mucizesi" olarak değerlendirilmiş ve uzun yıllar boyunca çoğu gelişmekte olan ülke için bir örnek olarak gösterilmiştir. 1980'li yılların sonuna gelindiğinde Japonya'nın ekonomik gelişmesi o denli göz kamaştırıcı hale gelmiştir ki, "japan As Number One" sloganı altında, Japonya'nın dünyanın en büyük ekonomik gücü olması planları yapılmaya başlanmıştır.
Japonya'nın savaş sonrası eğitim sistemi ağırlıklı olarak modernleşme sürecini ele alıyor. Dünyanın en yüksek eğitim oranı ve yüksek eğitim standartlarıyla Japonya’nın teknolojik başarısı açıklanabilir. Japon okulları ayrıca disiplini öğütler ki bu da iş gücüne avantaj katar. 1960'ların ortasında, ekonomi kendini uluslararası rekabete açarken, yeni bir endüstriyel gelişim tipini ortaya çıkararak ağır ve kimyasal endüstrisini geliştirdi. Bunlar, tekstil ve hafif ürünler gibi uluslararası piyasada kar getiren sektörler, bunların dışında otomobil, gemi ve makina gibi yeni önem kazanmış olan ürünlerdir. 1965 ile 1970 arasında üretim ve madenciliğin büyüme oranına eklenen değer ile yılda %17 büyüdüler.
Sanayi genel olarak, büyük bir banka etrafnda toplanan birkaç şirketten olusan keiretsularda organize edilir. 1990'li yıllara girilmesiyle, ağır sanayi önemini yavaş yavaş yitirmeye, hizmet ve bilgi sektörü ise hızla önem kazanmaya başlamıştır. Sanayideki üretim giderek azalmaktadır. Japonya'nın Dünya liderliğini yaptığı çelik üretimi hızla gerilemektedir. Her ne kadar uluslararası ticaretin gelişmesiyle ticaret gemilerine olan talep oldukça fazla ise de, üretim rakamları hala 1980'lerin çok gerilerindedir. Japonya otomobil ve elektronik eşya üretiminde ilk sıralarda yer alır. 1990 ortalarında Japonya'nın üretim rakamlarına bakıldığında yaklaşık 10 milyon adet motorlu taşıt, 100 milyon ton çelik, 12 milyon gros ton gemi, 16 milyon televizyon, 18 milyon fotoğraf makinesi ve 450 milyon adet saat ürettiği görülür. Üretilen elektronik eşyaların %30'dan fazlasını bilgisayarlar oluşturur.
Japonya aynı zamanda temel kimyasal hammadde üretiminde de Dünya liderlerinden biridir. Geçmişte tekstil ve sentetik iplik üretimininde Dünya'nın en büyük üç üreticisinden biri olan Japonya'da bugün sentetik iplik, pamuk ve ipek sanayi gitgide önemini yitirmektedir

1945-1951 yılları arasında sosyal reformların ve ekonomik altyapının yeniden oluşturulabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapıldığı dönemdir. Yeni anayasa bu dönemde yürürlüğe girdi ve askeri harcamalarda ciddi kısıtlamalara gidildi. kalkınmanın itici gücünü oluşturacak temel “motor” endüstrilere ağırlık verildi ve çelik sanayii üzerinde yoğunlaşılarak diğer sektörlerin girdi ihtiyacı ve hammadde gereksinimleri karşılandı. Metalürji ve kimya sanayii alanında yapılan yatırımların dolaylı etkileri kısa sürede etkisini göstererek elektronik ve tüketim malları üretiminde hızlı bir gelişme kaydedildi.

Japonca'da Etimolojik olarak "insanların acılarını hafifletme bilimi" anlamına gelen ekonomi (keizai) Japonya'nın adıyla birlikte ilk akla gelen kavramdır. Dünyadaki mal ve hizmet üretimimin %18'i Japonya tarafından gerçekleştirilmektedir
Savaş sonrası dönemin ilk yıllarını kaybolan sanayi kapasitesini yeniden yaratmak için harcadı. Elektrik enerjisi, kömür, demir, çelik ve kimyasal gübrelere büyük yatırımlar yaptılar. 1950'lerin ortasında savaş öncesi seviyelere ulaşılmıştı. Askeri tahakküm altından kurtulan hükümetin talepleriyle, ekonomi kayıp momentini kurtarmakla kalmadı, ayrıca önceki dönemlerin büyüme oranlarını da aştı. 1953 ile 1965 arasında, gayri safi milli hasıla yılda %9 dan daha fazla büyüdü, üretim ve madeniciliğin oranı %13, inşaat sektörünün oranı %11 ve altyapının oranı %12 arttı. 1965'de bu sektörler iş gücünün %41 ini oluşturuyordu ve sadece %26 sı tarımda kalmıştı.
İMALAT SANAYİ
Japonya'nın ekonomik gücünün büyük kısmı imalat sanayiine dayanır. Arabalar Japonya'nın en çok bilinen ürünleridir. Japonya, 1995 yılında yaklaşık 10,2 milyon araba, otobüs ve kamyon üretmiştir. Bu rakam dünyanın en büyük üretimini de göstermektedir.

Araba üretimi ağırlık olarak robotlar tarafından yapılmaktadır. Bu robotlardan kastedilense özel görevler yapmak üzere tasarlanmış karmaşık makinelerdir. Bu makinalar sayesinde rutin, mekanik işler makine dünyasına devredilirken, insanlara da makinaların henüz yapamadığı, özellikle eğitim, yaratıcılık gerektiren işlere yönelmelerine olanak tanınmıştır. Japonya'da üretilen araçların yaklaşık yarısı dışarıya satılmaktadır. Pazar alanları bakımından konuyu ele alacak olursak pazarları tek tek saymak yerine bütün neredeyse bütün dünya demek daha kolay olacaktır. Japon firmaları ürettikleri arabaları bütün dünyaya satmakla kalmıyor, aynı zamanda çeşitli ülkelerde kurdukları üretim tesisleri ya da ortaklıklarla yurt dışında üretim de gerçekleştirmektedirler. Bu uygulama yıllar içerisinde giderek yaygınlaştı ve üretimin önemli bir bölümü yurtdışına kaydı. Japonya arabanın yanısıra otobüs, kamyon, gemi ve diğer ulaşım araçlarını üreterek, satmaktadır.


1980’Lİ YILLAR: DÜNYANIN MÜKEMMELİ ARAYIŞI
Dünyada 1980’li yıllar, iş dünyasında değişimin ve dalgalanmaların sürekli hale geldiği yeni bir dönem olmuştur. Olumsuz değişmelerin 1980’li yıllarda gözler bir anda 1960’lı yıllarda sessizce gerçekleşen Japon Mucizesi’nin sırlarını keşfetmeye yönelmiştir,Bu araştırmalarda, sözkonusu reçetenin, aslında iki sihirli sözcükten oluşan bir başarı parolası olduğu ortaya çıkmıştır: İnsan ve kalite… Böylece, yönetimde başarılı model arayışında “Batı’nın da batısı varmış” devri başlamıştır.


Başlıca sanayi tesisleri gemi, otomobil, elektronik ve optik cihaz, lokomotif, uçak, kimya ve her çeşit makina îmal eden fabrikalardır. İş gücünün % 26’sı sanayi kesiminde çalışmaktadır. Japon sanayi kuruluşları doğudaki Kanto Ovasından Kiyusiyu’ya kadar uzanan bir kuşak üzerinde yer alır. Bu bölgede üç sanayi merkezi vardır. Bunlar Keihin bölgesi, Hanshin bölgesi ve Chukyo bölgesidir. Keihin bölgesi, Tokyo, Yokohama ve Kawasaki şehirlerini içine alır. Hanshin bölgesi Osaka, Hyogo ve Kyoto şehirlerini içine alır. Chukyo bölgesi ise Nagoyo şehri ile koyu çevresini içine alır. Savaştan sonra gelişen Japonya sanayi merkezleri, denizden kazanılmış topraklar üzerine kurulmuştur.
Japonya elde ettiği sanayi ürünlerinin büyük miktarını ihraç etmektedir. Ticaretin büyük bir kısmını deniz yoluyla gerçekleştiren Japonya’nın en önemli ürününü % 30’luk bir oranla makinalar meydana getirir. Bunu demir ve çelik mamülleri, pamuk ürünleri, taşıma araçları, gemi, optik cihazlar, ham ipek, cam, porselen, oyuncak, elektronik araçlar ve balık mamulleri takip eder.
İthal ettiği ürünlerin başında petrol gelir. Bunu demir cevheri, buğday takip eder. Bunların yanında ham pamuk, yün, kauçuk, ham maddeler ve kereste de ithal eder.
Dünyanın hemen hemen bütün ülkeleriyle ticaret yapar. En fazla ticareti ABD ve Kanada ile olup bunu Asya ülkeleri takip eder.


Full transcript