Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

3 nesil kriz son hal

No description
by

Karina MIkhaylichenko

on 4 December 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of 3 nesil kriz son hal

Birinci Nesil Kriz Modeli

Krugman (1979) ile başlayan Flood ve Garber(1984) yaptığı çalışmayla gerçekleştirilen bir modeldir.
1970'lerdeki Latin Amerika ülkelerinde yaşanan krizlerin nedenlerini ve ortaya çıkış mekanizmalarını anlamak için geliştirilen bir modeldir.
İkinci Nesil Kriz Modeli
1992-1993 yıllarında ortaya çıkan Avrupa Döviz Kuru Mekanizması krizi (ERM) ve 1994- 1995 Meksika krizinin birinci nesil modellerin temel özelliklerine uymadığı anlaşılması,
ikinci nesil para krizi
modellerinin geliştirilmesine yol açmıştır.
3. Nesil Kriz Modelleri
Kısa süreli sermaye hareketlerini cezbeden unsurlar
Yüksek reel faiz
Düşük veya sabit kurlar
Yüksek gelir getiren borsa
3 Nesil kriz ve açıklamaları , Türkiye nasıl bir kriz riski yaşıyor
Ekonomik krizler
, üretimde yaşanan büyük ve geçici düşüşler olarak tanımlanmaktadır.
Finansal krizler
; finansal piyasalarda yaşanan yapısal bozukluklar olarak ifade edilmektedir

KRİZLER
Kriz; bir mal, hizmet, faktör veya döviz piyasalarında alışılagelmiş durum ve kriterlerin çok altına ya da çok üzerine çıkılarak piyasanın olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.
Ekonomik krizler

Reel Sektör Krizi
Reel sektör krizleri; mal, hizmet ve işgücü piyasasında ciddi daralmalar şeklinde ortaya çıkan kriz türüdür.

Likidite Krizi
Ekonomide genel bir kriz durumu varsa, belli bir bankaya ya da genel olarak mali sisteme olan güven sarsılır. Bunun sonucu olarak mevduat sahipleri, topluca, mevduatlarını çekme talebi ile bankalara başvurabilirler. İşte bu durumda bankaların nakit depolarının yetersiz kalması ve borç ödeyemez duruma düşmeleri likidite krizi olarak adlandırılmaktadır
Finansal Krizler


Para krizi
Literatürde para krizi, basit olarak paranın önemli bir miktarda devalüasyonu veya piyasada değer yitirmesi olarak tanımlanmaktadır.
Bankacılık Krizi

Bankacılık krizinin oluşumu ve sonuçları genel olarak ticari bankalara ait olan borçların devlet müdahalesi olmaksızın vadesinin uzatılamaması, vadesiz mevduat sahiplerinin ani çekme taleplerinin karşılanamaması durumunda likidite sıkıntı-sına düşmeleri ve iflas etme durumu ile açıklanmaktadır.
Dış Borç Krizi
Dış borç krizi, borç alanın likidite oranındaki negatif yönde değişme durumuna ya da bu durumun olabilirliğine istinaden; borç vericilerin borç alacaklara yeni krediler açmaması ve vermiş olduğu kredileri geri çağırmaya başlaması durumudur
Sistemik Kriz
Sistemik finansal krizler finansal piyasaların ciddi biçimde bozulması olarak tanımlanmakta; ekonomik, politik ve sosyal yaşamın yapısı ve değişkenliği sonucunda ortaya çıktığını belirtmektedir.
Döviz Krizi


Ekonomi üzerindeki etkileri ile hâsılanın azalması, işsizliğin artması ve bankaların çökmesi olarak aktarılan döviz krizini genel olarak finansal krizlerden ayıran özellik, krizin ödemeler dengesinde ortaya çıkmasıdır. Döviz krizi, banka panikleriyle bağlantılı olarak para krizi kavramı açıklanırken ülkenin uygulamış olduğu kur mekanizmasına göre oluşmaktadır.


Üçüncü nesil kriz modellerinin ortaya çıkışı Meksika ve Asya Krizi ile meydana gelmiştir.
Birinci ve ikinci nesil kriz modelleri ile bu krizlerin açıklanamamasının sebebi,
bu krizlerin temelinde yayılma ve bulaşma etkisinin bulunmasıdır.
Üçüncü nesil kriz modelleriyle açıklanan krizler basit şekilde uluslararası sermayenin hareketliliği nedeniyle aynı bölgede bulunan birbirinden farklı ekonomilerin birbiri ardına krize girmesi olarak tanımlanabilir.

Bu kriz modelinde ekonomilerin;
Kamu bütçelerinde açık olmayabilir hatta bütçe fazlası da bulunabilir
Disiplinsiz maliye politikaları bulunmayabilir
Para ve maliye politikaları uyumlu olabilir
Hatta işsizlik oranları makul seviyede de olabilir
Ancak bu ekonomiler yine de kriz tehdidi ile karşı karşıya kalabilirler. Bu durum ancak üçüncü nesil kriz modelleri ile açıklanabilir.

Üçüncü nesil kriz modelleri
sebeplerinin açıklanması
bakımından
ikiye ayrılmaktadır.
• Ahlaki tehlike (Moral Hazard)
Hükümetlerin özel finans kuruluşlarına gizli garantörlük yapması söz konusudur. En basit şekilde ya iyi niyetin kötüye kullanılması ya da danışıklı dövüş anlamına gelir.

• Vade ve para birimi uyumsuzluğu (Maturity and Currency Mismatch)
Bankaların uzun vadede yerli para varlığının bulunması buna karşılık kısa vadede ise döviz ihtiyacının bulunması durumunu ifade eder ve bu krizin başlangıç safhasıdır.

Model, krizi tetikleyen makro ekonomik faktörlerin önemini vurgulamakta ve para krizinin nedenlerini, sabit döviz kurunun sürdürüebilirliği ile tutarsız iktisadi politika uygulamalarına bağlamaktadır.
Her iki safhada da üçüncü nesil kriz modellerini birinci ve ikinci nesil kriz modellerinden ayıran özellik yayılma ve bulaşma etkisidir.

Bu aynı zamanda üçüncü nesil kriz modellerini, birinci ve ikinci nesil kriz modellerinden daha tehlikeli hale getirir.

Bu tutarsız politikalara en çarpıcı örnek bütçe açıklarını para basarak finanse eden genişleyici para politikaları ile sabit/ yarı sabit kur rejiminin birlikte uygulanmasıdır.
Üçüncü nesil kriz modelleri küreselleşme ile birlikte sermayenin hareketliliğinin artmasıyla özellikle gelişmekte olan ülkelerde yoğun olarak görülmektedir. Bunun sebebi gelişmekte olan ülke ekonomilerinin bankacılık ve finansal piyasalarının korumasız olmasıdır.

Üçüncü nesil kriz modelleri anlaşılacağı üzere finansal temelli piyasalarda ortaya çıkarak hızla reel piyasaları etkilemektedir.

Bu kriz modellerinin açıklanmasında kullanılabilecek en uygun ifade “krizlerin kötü niyetli iyimser insanlar tarafından başlatılıp, iyi niyetli kötümser insanlar tarafından derinleştirildiği”dir. Buna krizin yayılma etkisi de denir. (Mustafa Özel - Ticaret Savaşları)

Üçüncü nesil krizle mücadele birinci ve ikinci nesil kriz ile mücadeleden çok daha farklı ve anlık tepkileri gerektirmektedir. Ülke ekonomilerinin uluslararası sermayenin hareketliliğine karşı refleks geliştirmesi gerekmektedir.

Modelde yer alan varsayımlar :
Ulusal para dış ticarette büyük pay sahibi olan ülke parasına sabitlenmiş küçük ve dışa açık ülke,
Satın alma gücü paritesi bu ülke ile eşit, analiz dönemi boyunca da eşit,
MB, döviz kurunu sabit tutmak için belirli bir miktar döviz stoku bulundurmaktadır.
Ekonomi tam istihdamda ve ekonomik ajanlar rasyoneldir.

İkinci nesil para krizi modelleri, iktisadi ajanların beklentileri ile fiili politika sonuçları arasındaki etkileşimin,kendi kendini gerçekleştiren beklentiler vasıtasıyla oluşan krizlere yol açtığı vurgulanmaktadır.
İkinci nesil modellerin genel vurgusu; temel ekonomik göstergelerde ciddi bozulmalar olmaksızın(bütçe açığı,enflasyon aracı ve döviz rezervleri gibi) iktisadi ajanların dışsal nedenlerle de tetiklenebilen beklentilerindeki ani değişimler ekonomide parasal istikrarsızlık oluşturabilmekte ve krizin çıkmasında önemli rol oynayabilmektedir.
Bu yüzden bu modellerde, ekonomide
"çoklu dengeler"
in olası olduğu vurgulanmaktadır.
"Temel ekonomik göstergeler ne spekülatif atağı önleyecek kadar güçlü, ne de spekülatif atağı kaçınılmaz kılacak ölçüde zayıftır." (Obstfeld)
Birinci nesil modellere örnek olan krizlerden biri
1982 Meksika Krizi
dir.
Bu krizde birinci nesil modellerin temel unsurları görülmektedir.Sabit kur sisteminde tutarsız ve sürdürülemez makro ekonomik politikalar ile azalan rezervler yaşanan krizde etkili olan faktörlerdir.
İkinci nesil modeller üç konu üzerinde odaklanmaktadır:
Sabit kur sisteminden çıkmak isteyen hükümetin bir nedeni olmalı
Hükümetin sabit kur sisteminin devamı için gerekçesi olmalı
Piyasada sabit kur sistemini sürdürmenin maliyetinin arttığı inancının artması ve sürdürülemeyeceği inancına kapılarak krize yol açan döngünün meydana gelmesi için gerekli ortamın oluşması
1992 ERM Krizi, ikinci nesil modellere gösterilen bir örnektir. Birinci nesil modellerden farklı olarak bütçe açıkları para basarak karşılanmamaktadır. Bu nedenle sabit kuru sürdürmek için rezervlerin azalması gerekmektedir.
TÜRKİYE'de finansal krizler ve kısa süreli sermaye hareketleri
22 Kasım 2000'de 1,5 milyar doları hemen toplamda 5,3 milyar dolar yurt dışına çıkmıştır
21 Şubat 2001'de ise ilk günlerde 4,9 milyar dolar toplamda 7,5 milyar dolarlık bir çıkış gerçekleşmiştir.
Sıcak para çıkışlarında çok yüksek gecelik faizlere karşın yüksek faiz oranı ile sermaye kaçışının önlenemeyeceği görülmüştür.


ERM krizi, ekonomik büyüklüklerin normal seviyede olduğu zamanda bile olumsuz beklentilerin yol açtığı bir kriz türüdür.
Teşekkürler!
Thank you!
Спасибо!
Full transcript