Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

IMF' NİN DEĞİŞEN ROLÜ

No description
by

Arzu Yazar

on 25 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of IMF' NİN DEĞİŞEN ROLÜ

1995
2000
2010
1990
2005
KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE IMF
GiRiŞ
IMF' nin rolü zamanla değişmeye başlamıştır. ilk baştaki rolleri;

Uluslararası ödemeler sisteminin sorunlarını çözmek
Çok taraflı serbest ticareti geliştirmek
ithalat sınırlamalarını ve devalüasyonu engellemek
Ekonomik iş birliği sağlamaktı.
IMF'nin Doguşu ve Temel Amaçları
IMF' nin doğmasına yol açan nedenleri 1930' lu yıllarda aramak gerekir. Büyük Buhran yılları olarak bilinen o dönemde, uluslararası ekonomik ilişkiler tam bir çıkmaza girmiştir. Büyük Buhran' ın milli gelir ve istihdam üzerinde yarattığı daraltıcı etkilerden kurtulabilmek ve küçülen dünya piyasalarındaki mevcut paylarını sürdürebilmek için, ülkelerin çoğu rekabetçi devalüasyonların yanında ulusal pazarlarını dış rekabetten korumak amacıyla gümrük tarifelerini yükelterek miktar kısıtlamaları getirmişler ve ithalatta döviz sınırlamasını uygulamışlardır.
Komşuyu fakirleştirme politikası adı verilen bu tür uygulamalar dünya ticaret hacmi ve üretim miktarının daralmasına neden olmuştur. Yaşanan bu deneyimler henüz II. Dünya Şavaşı bitmeden uluslararası ekonomik düzene hakim olan korumacılık, rekabetçi devalüasnlar ve komşuyu zarara sokma uygulamaları yerine özünde serbestliğin yer alacağı bir uluslararası ödemeler sisteminin kurulması, bu sistem aracılığıyla döviz kurlarında istikrar sağlanması, dünya ticaretinin serbestleştirilmesi, uluslararası rezerv sorununun çözüme kavuşturulması ihtiyacını gündeme getirmiştir.
ikiz Kuruluşlar olarak ifade edilen IMF ve Dünya Bankası arasında bir görev paylaşımı vardır. Fon' un görevi acil durumlar için borç vermek iken, Dünya Bankası' nınki uzun vadeli kalkınma projeleri için fon sağlamaktı.
IMF önceleri Avrupa ülkelerinde mali yardım sağlarken, daha sonraki yıllarda gelişmekte olan ülkelere kredi desteği sağlayan, yapısal uyum ve istikrar amacıyla borçlandıran bir yapıya dönüştürmüştür. Gelişmekte olan ülkelere yönelik olarak, ödemeler dengesi açığının giderilmesi, sermaye birikim modellerinin yaşama geçirilmesi amacıyla kaynak aktarımı ve serbest piyasa ile bütünleşebilecek ithalat politikalarının uyumlaştırılması için kredi desteğinin sağlanması IMF' ye eklenen işlevlerdendir.
1950' li yıllarda, daha çok ödemeler dengesi güçlüğü çeken ülkelere yardım etme, döviz kuru sistemi ve uluslararası politika koordinasyonunu sağlama işlevini üstlenmiştir; 1950' li yıllardan sonraki dönemde ise gelişmiş ülkeler açısından uluslararası rezerv yönetimi ve kur politikaları arasında eş güdümü kolaylaştıran bir rol üstlenmiştir.
II. Dünya Savaşı' nı izleyen yıllardan 1960' lı yılların sonlarına kadar gelişmiş ülkeler uzun bir genişleme süreci yaşamışlardır. ABD' nin güçlü olduğu ve doların rezerv para olarak kullanıldığı bu dönemde IMF, yalnızca likidite sorunlarını aşmak üzere kısa vadeli destekleme kredileri sağlama işlevini üstlenmiştir.
Kuruluşundan bu yana dünya ekonomisindeki değişmelere bağlı olarak IMF' nin rolünde önemli değişiklikler olageldiği görülmektedir. Başlangıçta IMF' nin amacı kur istikrarını teşvik etmek ve üye ülkeler arasında dünya ticaretini kolaylaştırıcı bir ödemeler sistemi oluşturmaktı. Ancak son yıllardaki bazı finansal kriz ve istikrar programlarını finanse etmedeki şartlılıktan sonra IMF, yapısal reformları teşvik etmeye yöneldiği bilinmektedir.
ikiz Kuruluşlardan biri olan IMF'nin kuruluşundan beri dünya ekonomisindeki ve özellikle küresel finansal sistemdeki ağırlığın arttığı görülmektedir. Uluslararası ödemeler sisteminin yapısı küresel sabit kurlardan birçok gelişmiş ülkenin benimsemiş olduğu dalgalı kurlara doğru değişim göstermiştir. Dolayısıyla Fon, uluslararası finansal sistemin merkezinde hatta dünya ekonomisinin kalbinde yer almıştır ve görülebilir gelecekte yer almaya devam edecektir.
Fon, özellikle 1973 sonrası gelişmiş ülkelerin paralarını serbest dalgalanmaya bırakmalarıyla temel işlevinin yanında döviz kurlarının istikrarı hususunda etkinliğini yitirdiği görülmektedir.
Söz konusu ihtiyaçları karşılayacak bir uluslararası ödemeler sistemini oluşturmak için 1944 yılının Temmuz ayında ABD ' nin New Hampshire eyaletinin Bretton Woods kasabasında 44 ülkenin temsilcilerinin hazırladıkları ve imzaladıkları kuruluş anlaşmasıyla IMF ve Dünya Bankası doğmuştur.
IMF' nin kuruluşundaki temel amaçları, Fon Ana sözleşmesinde belirtildiği gibi altı nokta etrafında toplanabilir.
1- Uluslararası para sorunları konusunda danışma ve iş birliğini sağlayacak geçici olmayan bir kurumun aracılığıyla, uluslararası parasal işbirliğini teşvik etmek
2- Uluslarası ticaretin gelişmesini ve dengeli büyümesini kolaylaştırmak ve böylelikle ekonomi politikasının ana hedefleri olan yüksek istihdam ve reel gelir seviyelerinin artışını teşvik etmek, düşüşünü önlemek ve üye ülkelerin verimli kaynaklarının gelişmesine katkıda bulunmak
3- Kambiyo istikrarını teşvik etmek, üyeler arasında düzenli kambiyo ilişkilerini temin etmek ve birbirini izleyen kambiyo kuru düşüşlerini önlemek
4- Üye ülkelerin aralarındaki cari işlemlerin yürütülmesi için çok yönlü bir ödemeler sisteminin kurulması ve dünya ticaretinin gelişmesini engelleyen kambiyo kontrollerinin kaldırılmasını desteklemek
5- Fonun kaynaklarını yeterli güvenceler altında üye ülkelere tahsis ederek, kendilerine güvenlerini arttırmak ve böylelikle dış ödemelerindeki dengesizlikleri ulusal veya uluslararası refahı zedeleyen önlemlere başvurmadan düzeltmelerini sağlamak
6- Üyelerin uluslararası dış ödemelerindeki dengesizliklerin derecesini azaltmak ve süresini kısaltmak.
Bretton Woods' tan Sonra IMF
1971' de çöken Bretton Woods sabit kurları sonrasında dalgalanan kurlar, IMF' nin döviz kuru düzenleyiciliği rolünü ortadan kaldırmış ve ödemeler dengesi sorunlarının niteliğini değiştirmiş. 1971' den sonra Fon, kendi rolünün yeniden tanıma arayışı içinde olmuştur. 1976 yılında Fon yasasında bir değişiklik yapılarak IMF, uluslararası ödemeler sisteminin etkin işleyişini sağlamak üzere üye ülkelerin kur politikalarını gözetleme görevini üstlenmiştir.
1970' li yıllarda dünya ekonomisinde yaşanan durgunluk nedeniyle gelişmiş ülkelerde üretim sürecinde değerlendirilmeyen para sermaye küresel alanda kar paylaşımı mücadelesine girmiş; gelişmekte olan ülkelerin borçlanma ihtiyacı söz konusu para sermayenin ödünç verilmesi imkanını sunmuştur. Bu süreçte Dünya Bankası ve özellikle IMF, uluslararası finans kuruluşlarının sermaye akışını etkileyen kurumlar olarak öne çıkmışlardır.
Gelişmiş ülkeler 1970' li yıllarda adım adım söz konusu sınırlamaları kaldırmaya başlamışlardır. 1973 yılında Almanya, Kanada ve isveçre, 1974 yılında ABD, 1979 yılında ingiltere, 1980' de ise Japonya, uluslararası sermaye hareketlerindeki tüm sınırlamaları kaldırmışlardır. Daha sonraki yıllarda IMF' nin gelişmekte olan ülkelerde uygulanmasını öngördüğü geniş kapsamlı politika paketi içinde, konvertibiliteye geçiş ve finansal liberalleşme politikaları yer almıştır. Dolayısıyla IMF, sermayenin uluslararasılılaşmasının gereklerine uygun politikaların gelişmekte olan ülkelere genelleştirilmesi işlevini üstlenmiştir.
Bretton Woods sabit döviz kurları sistemi sona erdikten sonra uluslararası para sisteminin temel niteliğinde, zorunlu olarak oluşturulan dalgalı kur rejimleri, IMF' nin rolünde önemli değişime neden olmuştur. Bu değişmeler başlıca şunlardır:
Ülkeler döviz kuru politikalarını IMF' yi karıştırmadan kendileri düzenlediler
IMF' nin sabit kur sistemini desteklemede gelişmiş ülkelerin ödemler dengesizliklerini finanse etmesi sona erdi
Zamanla IMF' nin ilgisi ödemeler bilançosunu finanse etme, iktisadi politikaların gözetimini üstlenme, teknik yardım ve üye ülkelerin ekonomileri ve uluslararası ekonomi hakkında bilgi sağlama bakımlarından gelişmekte olan ülkelere yöneldi
Gelişmiş ülkelere yönelik son IMF destekli programlar, genel anlamda dalgalı kur rejimlerine geçişten sonra 1977' de ingiltere ve italya' da uygulandı
Artık ülke için önemli olan IMF' den sağlanan fonların miktarından çok Fon' la bir anlaşmaya varmış olmaktır. Böyle bir anlaşma, ülkenin içinde bulunduğu sorunları çözmek için niyetli olduğunu ve IMF' nin de bu niyeti samimi bulduğunu göstermektedir. Bu bağlamda IMF' nin uluslararası bir derecelendirme kuruluşu rolünü üstlendiği ifade edilebilir.
1970' lerin ilk yarısında petrol fiyatlarının hızla artmasına neden olan eğilimler, dünya ticaretinin gelişme hızını yavaşlatmıştır.
Gelişmiş ülkelerin ekonomik büyüme oranları petrolü olmayan gelişmekte olan ülkelerin ekonomisi üzerinde kısıtlayıcı olması nedeniyle finansal piyasalarda güven oluşturmak için Hükümetler, Merkez Bankaları ve Ticari Bankalar arasında uyum sağlama çalışmalarında IMF' nin rolü önem kazanmıştır.
1980' lerde yaşanan uluslararası borç krizine bağlı olarak Fon' un rolü de değişmiştir. Bu kriz sürecinde IMF, ülke programları hazırlayarak para ve maliye politikaları arasında uyum sağlanması, IMF ve gelişmiş ülkelerden kredi sağlanması ve özel bankalarla anlaşarak borçların yeniden yapılandırılması ve yeni kredi sağlanması olmak üzere üç temele dayanmaktadır.
IMF, kapitalizmin düzenleyicisi rolünü üstlenerek dış borç konusunda yeni düzenlemelere girişmiştir. Bu bağlamda Fon, küreselleşmenin sağlanmasında ortaya çıkan sapmaları gidermede önemli rol üstlenmiştir.
1990' lı Yıllarda IMF
1990' lara gelindiğinde IMF' nin temel program hedefi serbest ticaret, ödemeler sistemi bağlamında orta vadede sürdürülebilir ödemeler dengesi sağlamak şeklinde ifade edilmiştir. 1990' da IMF Başkanı M. Camdessus şunları söylemektedir: '' Temel amacımız büyümedir. Programlarımızın ve şeffaflık ilkemizin amacı da büyümeyi sağlamaktır.''
1980'lerdeki Latin Amerika ve 1990' ların sonundaki Asya krizi Fon' un işlevlerinin bir kere daha sorgulanma vesilesi olmuş; her krizde IMF ulusal politikacıları suçlayıp kendini mazur gösterme gayreti içinde olmuştur.Doğu Asya Krizi sürecinde IMF, ilk kez hem istikrar programı uygulayan ülkeler hem de borç veren ülkeler tarafından eleştirilmiştir.
1990' lar boyunca, uluslararası finansal sermaye hareketlerinin bir kaç ülke dışında uygulamada engellenmediği yeni durumda, Fon finansal liberalizasyonun gerekçelerini savunmaya başlamıştır. Uluslararası sermaye dolaşımının serbestliğini teşvik etmek amacıyla, finansal işlemler ve dövizdeki mevcut kısıtlama ve kontrollerin kaldırılmasını desteklemiştir.
1990' lı yıllarda Sovyetler Birliği' nin yıkılması, Fon' a yeni görev alanları açarak rolünün makroekonomik istikrarın sağlanması, döviz kuru rejimleri ve ödemeler bilançosu açıklarının finanse edilmesinin çok ötesine geçmesini sağlamıştır. Bu dönemde IMF, neo-liberal iktisat politikalarının savunuculuğuna soyunmuştur. Bu yapısal değişiklikler, ikiz Kuruluşların görev tanımlamalarını ortaya koyan ana hatların karışmasına yol açmıştır. Böylece Fon, her yapısal sorunu ekonominin genel performansını dolayısıyla devlet bütçesi veya dış ticaret açığını etkileyebileceği düşüncesiyle kendi sorumluluk alanında görmeye başlamıştır.
2000' li Yıllarda IMF ve IMF' nin Son Ödünç Verme Mercii işlevine ilişkin Tartışmalar
1970' ler ve 1980' ler boyunca IMF'nin kendine biçtiği rol, sayıları 186' ya ulaşan üye ülkelere öneri ve enformasyon sunmaktı. Bununla birlikte 1990'ların ortalarında Clinton yönetiminin yürüttüğü Meksika operasyonu, IMF' ye yeni bir rol kazandırmıştır. Bazı yanlış adımlar sonrasında yönetim, Amerikan Merkez Bankası, Hazine Döviz istikrar Fonu, IMF ve Uluslararası Denkleştirme Bankası tarafında finanse edilen 50 milyar dolarlık bir kurtarma paketi oluşturması, IMF' nin bir uluslararası son ödünç verme merci işlevi görebileceği düşüncesini ortaya çıkardı.
Cooper' a göre IMF hali hazırda değişik biçimlerde son ödünç verme mercii fonksiyonunu uygulamakla birlikte ulusal bir merkez bankasının yapacağı şekilde kendi yükümlülüklerini yaratamamaktadır. Bugün IMF' nin son ödünç verici olarak kabiliyetinin temel engeli sınırlı kaynaklarıdır.
IMF kuruluşundan itibaren 35 yılda büyük ölçüde uluslararası bir merkez bankası olma yönünde gelişmiştir. 1970' lerin ortasından itibaren IMF ödünç verme faaliyetlerini, tek tek ülke problemi görmek yerine küresel bir sorun olarak algılamaya başlamıştır.
Buna karşılık, Anna J. Schwartz' a göre IMF, merkez bankalarının sahip olduğu kendi ulusal paralarıyla yüksek baz para yaratabilme, hızlı hareket edebilme ve harekete geçmek için başka bir kurumun muvafakatine ihtiyaç duymama gibi niteliklerin her birinden yoksun olduğu için bir son ödünç verme mercii olamaz.
Schwartz, bir ulusal merkez bankasının son ödünç verme mercii olması ile IMF arasında temel bir fark bulunduğunu ve bu farkın IMF' nin herhangi bir eylemde bulunmak için kendi Yönetim Kurulu' nda oylamaya ihtiyaç duyması olduğunu vurgulamaktadır. Schwartz' a göre IMF hızlı hareket edemez.
IMF' nin uluslararası düzeyde bir son ödünç verme mercii işlevini etkin bir şekilde üstlenebilmesi için kaynak yapısının sağlam temellere oturtulmuş olması ve hangi durumda ne tür işlem yapacağının açıklığa kavuşturulması gerekir.
1990' lı yıllardan sonra yaşanan krizlerin olumsuz sonuçları IMF' nin rolünün ne olacağına yönelik tartışmaların bizzat IMF yöneticileri tarafından gündeme getirilmesine yol açmıştır. Asya krizinin ardından tarihin en büyük likidite krizini yaşaması, IMF' nin borç veren bir kuruluş olmasının ötesinde işlevleri olması gerektiğine ilişkin tartışmaların başlangıç noktasını oluşturmaktadır.
Sachs, IMF poltikalarının kamuya mal edilememesinin sıkıntı yarattığını, şeffaflık ilkesinin önemsenmesi gerektiğini, IMF' nin az gelişmiş üzerinde tek belirleyen aktör olmasının olumsuz etkilere neden olduğunu öne sürmektedir. Martin Feldestein, IMF' nin esas rolüne kısa dönemler için yardım sağlayan yapısına geri dönmesi ve uluslararası borç verme kurumu olmanın dışına çıkması gerektiğini ifade etmektedir.

Mosley, rolleri daraltılmış bir IMF' nin daha fakir ülkelere yönelik olan reformlarda başarısının sınırlı kalacağını, bunun ancak genişletilmiş bir rol bünyesinde etkili olabileceğini savunmaktadır.
Fitzgerald' e göre ise IMF' nin genişletilmiş rolü diğer Bretton Woods işlevleri ile birleştirilerek tanımlanmalıdır ve aşağıdaki dört temel başlık uluslararası kurumların ilgi alanında yer almaktadır.
Mosley, rolleri daraltılmış bir IMF' nin daha fakir ülkelere yönelik olan reformlarda başarısının sınırlı kalacağını, bunun ancak genişletilmiş bir rol bünyesinde etkili olabileceğini savunmaktadır.
Fitzgerald' e göre ise IMF' nin genişletilmiş rolü diğer Bretton Woods işlevleri ile birleştirilerek tanımlanmalıdır aşağıdaki dört temel başlık uluslararası kurumların ilgi alanında yer almaktadır.
1- G-7 ve IMF tarafından yeni bir uluslararası finans mimarına ihtiyaç duyulmaktadır.
2- Uluslararası ticaret ile yabancı yatırımcıların esaslarını belirleyen yeni kuralların Dış Ticaret Örgütü tarafından yürütülmesi gündemdedir.
3- Ağır borç yükü olan yoksul ülkelerin, uluslararası piyasalara geri dönmesine izin verilmelidir.
4- DAC ( Development Agency of Corporation - Kalkınma Ajansı ) hedeflerinin devam ettirilmesi, eğitim, sağlık ve de fakirliğin 2015 yılında yarı yarıya indirilmesi ile ilgili yardım fonlarının devam ettirilmesi gündemdedir.
Sachs' a göre IMF, görülebilir gelecekte varlığını sürdürebilmektedir. Yapılması gereken, bu kurumun ortadan kaldırılması değil reformudur.

istanbul Kararları Sonrası IMF: Fon Yeniden mi Doğuyor?
IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları çerçevesinde, Kalkınma Komitesi ile Uluslararası Para ve Finans Komitesi' nce alınan ortak kararlar tarihe '' istanbul Kararları '' olarak geçmiştir.
IMF Başkanı Strauss-Kahn, istanbul Kararları' nın alındığı toplantılarda üyelere hitaben yaptığı konuşmada, IMF' nin görev tanımı, IMF' nin finansmanındaki rolü, çok taraflı gözetim ve yönetim olmak üzere dört temel konuda reform yapılması çağrısında bulundu. Fon' un 2010 yılında yapacağı çalışmaların '' istanbul Kararları '' etrafında yoğunlaşacağını ifade etmiştir.
istanbul Kararları' nda öne çıkan başlıklar şöyledir:
1-IMF' nin görev tanımının, küresel istikrar açısından önem taşıyan makroekonomi ve finans sektörü politikalarının tamamını kapsayacak şekilde gözden geçirilmesi.
2-Esnek Kredi Hattının başarısının daha da ileriye götürülmesine ve bir nihai kredi mercii olarak daha fazla sayıda ülkeye sigorta imkanı sunulmasına yönelik çalışmalar yapılması.
3-IMF' nin Esnek Kredi Hattı gibi yeni kredi enstrümanlarının, ülkelerin büyük miktarda rezerv biriktirerek kendi kendilerini sigorta etme ihtiyacının azalmasını sağlayarak küresel dengesizliklerden kaynaklanan sorunların çözülmesine katkıda bulunup bulunamayacağının değerlendirilmesi.
4-Komite, G-20' nin yönetim alanında attığı büyük adımı da desteklediğini açıkladı. Bu çerçevede, Ocak 2011' e kadar gereğinden fazla temsil edilen ülkelerden gereğinden az temsil edilen ülkelere dinamik yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülkeler lehine en az yüzde beş oranında kota payı aktarılacaktır.
2008 Küresel Kriz sırasında IMF, üye ülkelere yüksek miktarda krediyi daha esnek koşullarla sağlarken; G-20 ülkeleri, IMF' nin kredi verme kapasitesinin artırılması gerekliliğini ortaya koymuştu.
istanbul Kararları' yla kriz sonrası dünyayı yeniden şekillendirmek için işbirliği içinde olunması gerektiği ortaya konmuştur.
Küresel krizle birlikte önemi artan esnek kredi imkanının genişletilmesi de istanbul Toplantıları' nda alınan kararlar arasındadır.
SONUÇ
IMF' nin tarihsel seyrine bakıldığında kurulduğundan itibaren günün şartlarına uygun olarak rolünde değişiklikler yapılmış hemen hemen her on yılda bir kendisine yeni görev alanları oluşturulmuştur.
Uluslararası finansal sistemin düzgün işleyişini temin etmek amacıyla her üye ülkede ekonomiye ilişkin olarak ortaya çıkabilecek riskleri saptamak ve öneri getirebilmek için araştırmalarda bulunan IMF, bu araştırmaların sonucu olarak ortaya çıkan Küresel Finans istikrar Raporu ve Dünya Ekonomik Görünüm Raporları ile gözlem ve denetim işlevini yerine getirmektedir.
istanbul Kararları çerçevesinde IMF' nin küresel finansal mimarinin baş faktörü konumuna geldiği görülmektedir. IMF' nin istanbul Kararları' yla küresel uluslararası ekonomi ve finans alanında etkinliğinin daha da arttığı ve başka bir deyişle bu kararlarla Fon' un yeniden doğduğu ifade edilebilir.
Görülebilir gelecekte varlığını sürdüreceğine göre IMF' nin kendi rol ve fonksiyonlarını günün şartlarına göre revize etmesi büyük önem taşımaktadır.
ARZU YAZAR
YELiZ ÖCAL
Full transcript