Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Alleller Arasındaki Dominantlığın Derecesi

No description
by

Melike Çayır

on 30 May 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Alleller Arasındaki Dominantlığın Derecesi

3. ÇOK ALELLıLıK

Ancak bazı canlılarda bir özelliği etkileyen alel gen sayısı ikiden fazla olabilir. Bu duruma çok alellilik denir.Bir özelliğe etki eden alel gen sayısı ne kadar olursa olsun, diploit bir canlıda bu alellerden yalnızca ikisi bulunurken, haploit canlıda bir tanesi bulunur. İnsan, hayvan ve bitkilerde çok alellilik örneklerine rastlanır. İnsanlarda AB0 sistemi ve tavşanlarda kürk rengi çok alellilik örnekleridir.
AB0 Sistemi
Bu sistem açısından insanlar da A, B, AB ve 0 olmak
üzere dört çeşit kan grubu bulunur. Belirtilen kan gruplarının
ortaya çıkmasını A, B ve 0 ile gösterilen üç farklı
alel gen sağlar. Her insan bu alellerden sadece ikisini
taşır. Bu iki alel aynı olabileceği gibi, üç alelden rastgele
ikisi de olabilir. Bunlardan A ve B alelleri 0 üzerine
baskındır. A ve B alellerinin birbiri üzerine baskınlık etkisi
yoktur. Bir bireyde bu iki alel birlikte bulunduğu zaman
biri diğerinin etkisini örtmez ve her ikisi de ayrı
ayrı kendi etkisini gösterir (Eş baskınlık).
Eksik baskınlığı tam baskınlıktan ayıran iki önemli
özellik vardır:
1. Tek karakter bakımından farklı fenotiplere sahip
homozigot genotipli anne ve babanın çaprazlanması
sonucu elde edilen F1’deki yavrular, anne ve babalarından
farklı bir fenotipte olurlar.
2. F2’deki fenotipik ayrışım oranı 3: 1 değil, genotipik
ayrışım oranındaki gibi 1: 2: 1’dir.
2. EŞ BASKINLIK

Eş baskınlıkta iki alel, fenotipi bağımsız olarak etkiler. Bu tip kalıtımın eksik baskınlıktan farkı, heterozigot durumda her iki alelin de etkisini göstermesidir. Bu nedenle eş baskınlıkta, ara bir fenotip meydana gelmez. Eş baskınlığın en güzel örneklerinden biri insanlardaki MN kan grubudur. Bu kan grubu alyuvarların yüzeylerinde bulunan iki özel antijene (M ve N antijenleri) dayanır. İnsanlarda bu antijenlere göre M, N ve MN olmak
üzere üç farklı kan grubunun olduğu saptanmıştır. M grubundan insanlarda bu antijenlerden yalnızca biri (M antijeni) bulunurken, N kan grubundan olan insanlarda diğer antijen (N antijeni) yer alır. MN kan grubu ise her iki antijenin de alyuvarların yüzeyinde bulunduğunu gösterir. MN kan grubunun ortaya çıkmasında bir gen çifti etkilidir. Bu genlerin arasında eş baskınlık görülür. M kan grubundan olan bireylerin genotipi MM, N kan grubundan olan bireylerin genotipi NN ’dir. Heterozigotluk durumunda MN kan grubu ortaya çıkmaktadır. Burada
MN fenotipinin M ve N fenotipleri arasında bir ara fenotip olmadığına ve eş baskınlığın eksik baskınlıktan belirgin olarak farklı olduğuna dikkat edilmelidir.
1. EKSıK BASKINLIK

Bazı özelliklerin ortaya çıkmasında genlerden biri diğerine tam baskınlık kuramaz. Bu nedenle heterozigot bireylerde her iki genin özelliği arasında bir fenotip ortaya çıkar. Buna eksik baskınlık denir. Eksik baskınlık olduğu durumlarda alellerden biri diğerine karşı baskın veya çekinik olmadığı için her iki alel de büyük harfle gösterilir. (RK kırmızı, RB beyaz gibi).

Alleller Arasındaki Dominantlıgın Derecesi
İnsanlarda M ve N antijenlerine karşı antikor oluşmaz. Bu nedenle M, N ve MN kan grupları arasında yapılan kan nakillerinde çok önemli bir sorun çıkmaz.
İnsanlardaki AB0 kan grubu sisteminde de eş baskınlık görülür. Bu sistemi oluşturan A, B ve 0 alellerinden A ve B alelleri birbirine eş baskındır.
Kan nakillerinde verici ve alıcının kan grupları aynı olmalıdır. Bir insana kendi kan grubu dışında bir kan verilirse, antijen-antikor reaksiyonu gerçekleşir. Bu durum alyuvar hücrelerinin çökelmesine (aglütinasyon) ve damarların tıkanmasına yol açar. Örneğin A kan grubundan olan bir insana B grubundan kan verildiğini düşünelim. Bu durumda A grubu kanda bulunan anti-B antikoru, B grubu kanda bulunan B antijeni ile reaksiyona girerek alyuvarların çökelmesine yol açar. Bu durum yandaki şekilde gösterilmiştir. Bazen acil durumlarda kanın sadece alyuvarları ayrıştırılır ve bu yolla elde edilen süspansiyon alıcıya nakledilebilir. Plazma alışverişinde de AB kan grubunun plazması, anti-A ve anti-B antikorlarını içermediği için verici olarak kullanılabilmektedir.
Eksik baskınlık gösteren canlılardan biri aslanağzı bitkisidir. Homozigot kırmızı çiçekli bir aslanağzı bitkisi homozigot beyaz çiçekli aslanağzı bitkisiyle çaprazlanırsa, meydana gelen tüm bireylerin çiçekleri pembe renkli olur. Bu pembe çiçekli bitkiler kendi aralarında çaprazlanırsa 1 : 2 : 1 oranında kırmızı, pembe ve beyaz çiçekli bireyler olusur. Böyle bir çaprazlamada her genotip ayrı bir fenotipin ortaya çıkmasını sağladığından canlının fenotipine bakılarak genotipi söylenebilir. Ayrıca fenotip ve genotip oranları aynı olur. Eksik baskınlık sığırlarda da görülür. Kırmızı bir sığır ile
beyaz bir sığır çiftleştirilirse, meydana gelen yavrular demir kırı rengin de olur.

Kan grupları alyuvar yüzeyinde bulunan bazı proteinlerle (antijen = aglütinojen) belirlenir. A alellerini taşıyan (A kan grubundan olan) insanların alyuvarları yüzeyinde A antijeni, B alellerini taşıyan (B kan grubundan olan) insanların alyuvarları yüzeyinde B antijeni oluşur. 0 alellerini taşıyan (0 kan grubundan olan) insanların alyuvarları yüzeyinde A ve B antijenleri meydana gelmez. Birbirine baskın olmayan A ve B alellerinin ikisini de taşıyan (AB kan grubundan olan) insanların alyuvarları yüzeyinde ise A ve B antijeni birlikte oluşur. Kan nakillerinde hem bu antijenlerin hem de kan plazmasındaki bazı antikorların (aglutinin) rolleri vardır. A grubundan olan insanların kan plazmasında antiB antikoru, B grubundan olan insanların kan plazmasında anti-A antikoru bulunur. 0 kan grubundan olan insanların kan plazmasında hem anti-A hem de anti-B antikorları bulunurken, AB kan grubundan olan insanların kan plazmasında bu antikorların ikisi de bulunmaz.
Kan nakillerinde verici ve alıcının kan grupları aynı olmalıdır. Bir insana kendi kan grubu dışında bir kan verilirse, antijen-antikor reaksiyonu gerçekleşir. Bu durum alyuvar hücrelerinin çökelmesine (aglütinasyon) ve damarların tıkanmasına yol açar. Örneğin A kan grubundan olan bir insana B grubundan kan verildiğini düşünelim. Bu durumda A grubu kanda bulunan anti-B antikoru, B grubu kanda bulunan B antijeni ile reaksiyona girerek alyuvarların çökelmesine yol açar. Bu durum yandaki şekilde gösterilmiştir. Bazen acil durumlarda kanın sadece alyuvarları ayrıştırılır ve bu yolla elde edilen süspansiyon alıcıya nakledilebilir.
Plazma alışverişinde de AB kan grubunun plazması, anti-A ve anti-B antikorlarını içermediği için verici olarak kullanılabilmektedir.
Tavşanlarda Kürk Rengi

Tavşanlarda kürk renginin ortaya çıkmasında dört farklı alel genin etkisi vardır. Bu genler arasında eş baskınlık bulunmaz ve gümüşi, şinşilla (yabani), himalaya, albino olmak üzere dört çeşit fenotip oluşur. Gümüş rengi geni C ile şinşilla geni Cch ile himalaya geni Ch ile ve albinoluk geni Ca ile gösterilir. Bu genler arasında baskınlık sırası C > Cch > Ch > Ca şeklindedir.
4. PLEıOTROPı
Bir genin birden fazla özelliğin ortaya çıkmasından sorumlu
olduğu durumlar da oldukça yaygındır. Bu tür
çoklu fenotipik etki pleiotropi olarak adlandırılır.
Pleiotropiye insanlarda bazı kalıtsal hastalıklardan da
örnekler verilebilir. İnsanlarda "orak hücre" hastalığını
oluşturan çekinik gen pleiotropik bir etkiye sahiptir. Bu
genin etkisiyle alyuvar hücreleri orak şeklinde kıvrılır
ve kümeleşip küçük kan damarlarını tıkayabilir. Bunun
sonucu vücutta ağrı, fiziksel zayıflık, organlarda hasar
ve bazen felç gibi olayların yer aldığı çoklu hastalık belirtileri
ortaya çıkar. Pleiotropik etki gösteren bir diğer
kalıtsal hastalık "kistik fibrozis"dir.
Full transcript