Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

İnternet: bir antagonizma alanı... Dr. Özgür Uçkan

Şehir Üniversitesi - 8 Ocak 2013
by

Ozgur Uckan

on 9 January 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of İnternet: bir antagonizma alanı... Dr. Özgür Uçkan

İnternet: Bir antagonizma alanı...

Özgür Uçkan tehditler
internet sansürü
küresel gözetim,
ABD, BM & ITU Devletler Birleşmiş Milletler Putin Sarkozy ABD I.T.U HADOPI Three-Strikes-Out Digital Millenium Copyright Act ACTA Telif Lobileri Anaakım Medya NDAA Gözetim Dinleme Sansür Filtreleme Erişim denetimi Küresel Güvenlik ve İstihbarat Endüstrisi Narus Insight Stratfor Amesys Nokia Siemens Networks Alcatel Lucent Bluecoat DPI CRYPTON-M Cambridge Consultants ADSL Interception Analysis Software Data Retention GSM Tactical Interception Passive Surveillance RCS Trojan Satellite Interception Tactical GPS Tracking Telesoft TRACESPAN SEARTECH QOSMOS NetQuest EU Müzik, Sinema ve Yayıncılık Endüstrisi ABD Neo-Korporatizm Bilgi Tekelleri AWS RIAA Goldman Sachs PayPal Cloud VISA Master Card Banc of America Shell Nabucco Gasprom Mobil Roche DynCorp Black Waters Pfizer Google Facebook Twitter Fişleme Binali Yıldırım “Yeni Medya" ve Siyasetin İnovasyonu “Yeni medya", artık ağ temelli ve açık, sınırsız, etkileşimli, gayrimerkezi… yurttaş medyası veri Gazeteciliği
data Journalism “artırılmış gazetecilik”
augmented journalism köksapsı Medya
rhizomatic Media “hegemonya-aşan medya”
transhegemonic media Radyoswap Indymedia “kültürel ve politik parazit”
(cultural and political jamming) (anaakım) siyasetin krizi yeni katılım teknolojileri dijital aktivizm doğrudan demokrasi ağ etkisi temsiliyet mekanizmalarının aşınması sokak + iletişim = aktivizm düşünce, ifade, iletişim, bilgi özgürlüğü özel hayatın gizliliği yönetimin şeffaflaşması / açık yönetim küresel oyunun kuralları “... Oyunun kuralları değişti...Bu oyunda artık sadece devletler ve çokuluslu şirketler oynamıyor. Yeni ve davetsiz oyuncular oyuna girdi. Wikileaks’in temsil ettiği, kurumsal ve endüstriyel medya düzenini bozarak bilginin dolaşımı önündeki engelleri yıkarak, onların yanından dolaşarak iktidar odaklarının kirli sırlarını ifşa eden yeni bilgi oyuncuları da var oyunda. Daha da önemlisi, halk, yeniden oyunda. Arap Baharı, çok uzun zamandır görülmemiş bir biçimde, halkların, tarih sahnesine artık beklenmedik ve özellikle de davet edilmemiş bir şekilde yeni bir oyuncu olarak çıktığı an olarak da anılacak. Bu yeni güçlerin, kuşkusuz, internet başta olmak üzere ağ teknolojileriyle doğrudan ilgisi var. İnsanlar artık yeni güçlerle sahip: Çok hızlı bir şekilde bir araya gelip dağılabilme; gayrimerkezi bir örgütlenmeyle öngörülemez davranışlarda bulunabilme; iç ve dış iletişimi önlenemez bir şekilde sürdürebilme; yerel eylemlerine küresel iletişim kanallarını kullanarak destek yaratabilme; küresel iletişim yetenekleriyle dünya kamuoyunu etkileyebilme ve iktidarlar üzerinde görülmemiş bir baskı yaratabilme; her şeyden önemlisi, baskının koşulu olan görünmezlik duvarlarını yıkarak ülkeleri dünyaya şeffaflaştırabilme…”
Özgür Uçkan & Cemil Ertem,
Wikileaks: Yeni Dünya Düzenine Hogeldiniz, Etkileşim, 2011, p. 18) “Topluluk (Community) ve iletişim (Communication) sözcükleri aynı köke sahiptir. Bir iletişim ağı kurduğunuz her yerde bir topluluk da kurarsınız ve ne zaman bu ağı yıkarsanız –ele geçirirseniz, yasadışı ilan ederseniz, çökertirseniz ya da erişilemeyecek kadar pahalı kılarsanız–, topluluğu da incitmiş olursunuz.”
Bruce Sterling ,
The Hacker Crackdown, 1994 “Endüstriyel dünyanın hükümetleri, siz etten ve çelikten yapılmış yorgun devler, ben Siber Mekan’dan, Zihnin yeni evinden geliyorum. Gelecek adına, geçmişten gelen sizlerden bizi rahat bırakmanızı istiyorum. Aramıza hoş gelmediniz. Bir araya geldiğimiz bu yerde sizin hiç bir egemenliğiniz yok.”
John Perry Barlow,
A Cyberspace Independence Declaration, 1996 ".. örümcek, merkezileşmiş bir hayvandır; bacakları merkezi gövdesinden uzar; başını kesin, ölür... Denizyıldızı ise gayri-merkezi bir ağdır. Başı yoktur. Temel organları her bir kolda tekrarlanır. İkiye böldüğünüzde iki denizyıldızınız olur..."

Ori Brafman ve Rod A. Beckstrom, Denizyıldızı ve Örümcek: Lidersiz Organizasyonların Önlenemez Başarısı (The Starfish And the Spider: The Unstoppable Power of Leaderless Organizations), 2006 Conquistador ve Apaçi

"Aztek'ler ve İnka'lardan farklı olarak Apaçi'ler tek bir piramit inşa etmemişler, tek bir yol açmamışlar, hatta adından söz ettirecek tek bir kasaba bile kurmamışlardır; doğal olarak “Conquistador”ların ilgisini çekecek altınları da yoktur. Dolaysıyla İspanyollar, yağmalamak yerine onları Hıristiyan köylülere dönüştürerek yerleşik olmaya zorlar. Bu çaba ancak çok küçük bir nüfus üzerinde etkili olur. Apaçi'lerin büyük bölümü buna direnir, direnmekle de kalmayıp savaşırlar. İspanyolları çağrıştıran her şeye saldırırlar. İnsan önce bu vahşi kabilelerin İspanyol ordusuna karşı hiç bir şansları olmayacağını düşünür. Ama sonuç farklıdır: 17. Yüzyıl'ın sonunda İspanyollar Kuzey Sonora ve Chihuahua'yı Apaçi'lere kaptırır. Bunu amaçlamamış olsalar da, tüm Kuzey Meksika artık Apaçilerin elindedir. Bu, tesadüfî bir zafer değildir. Apaçiler iki yüzyıl daha İspanyollara kök söktürmeye devam eder. Bunun nedeni Apaçi'lerin Aztek ve İnka'ların bilmediği gizli bir silaha sahip olmaları veya İspanyol ordusunun güçten düşmüş olması da değildir. Bunun nedeni Apaçi'lerin toplumsal örgütlenme tarzlarıdır."

Ori Brafman ve Rod A. Beckstrom Gayrimerkezileşmenin sekiz ilkesi: 1 ) Saldırıya uğradığında, gayri merkezi bir organizasyon daha açık ve daha gayri merkezi hale gelme eğilimindedir. 2) Bir denizyıldızını örümcek zannetmek kolaydır. 3) Açık bir sistem merkezi istihbarata sahip değildir; istihbarat sistem boyunca yayılır. 4) Açık sistemler kolayca mutasyon geçirir. 5) Gayrimerkezi organizasyonlar sizin içinize sızar. 6) Endüstri (veya ekosistem) gayri merkezileştikçe genel kar oranı düşer. 7) İnsanları açık bir sisteme koyun, otomatik olarak katkıda bulunmak isteyeceklerdir. 8) Saldırıya uğradıklarında, merkezi sistemler daha da merkezi olma eğilimindedir. Büyük Birader'e
karşı
Küçük Birader "the future history of dissidence"
Denis Sener Geçiş dönemi:

Bilgi toplama, gözetim, izleme, işleme, enformasyon / dezenformasyon yayma, toplum mühendisliği, propaganda mekanizmaları vb.
Muhalefet odaklarının büyük kısmı, yarı-umutlu bir konformizm içinde iktidarların değişmesini bekliyor
Merkezileşme / gayrimerkezileşme boyut değiştiriyor: gayri merkezileşme / süper-merkezileşme
İktidarlar gayrimerkezi ve dağıtık bir teknolojik ortam içinde bilgiyi merkezi bir biçimde işlemek ve yönetmek için çalışıyor (Her sinir sistemi merkezidir)
Direniş, gayrimerkezileşmenin farklı dinamiklerini alacakaranlıkta tecrübe ediyor. değişimler

Devletler değişiyor: Yönetişim / hesap verebilirlik / şeffaflaşma / küreselleşme / bağlantılılık / gayrimerkezileşme / devasa-gerçek zamanlı bilgi işleme / toplam gözetim mekanı / otomasyon vb.
Bireyler değişiyor: Siber mekana uzamak (avatarlar, kendini sergileme, sosyalleşme, devasa-gerçek zamanlı bilgi erişimi, topluluklar / bağlantılılık, flash mob, hareketlilik (mobilite)
Platformlar değişiyor: Anaakım medyadan yeni medyaya, yurttaş medyası, devasa-gerçek zamanlı bilgi dağıtımı, hareketlilik (mobilite), yakınsama, bulut bilgiişlem ( merkezileşme eğilimi / karmaşıklık) direniş (dissidence)

Direniş, iktidara karşı-güç oluşturmak için asimetrik bir araç:
Direniş eylemi hakkı (19. Madde)
Direniş mekanı (Hyde Park / Cybe(r) Park)
Direniş / yaratım: "Direnmek yaratmaktır" (S. Hessel) (direniş oyununda) yeni oyuncular:

Sızdıran (leaker)
Alaca karanlıkta bekleyen (lurker)
Halk (public flash power) oyundaki yeni oyuncular Büyük Birader

Mısır internet kesintisi
“Deep Packet Inspection” (DPI), gerçek zamanlı internet izlemesi
Kuantum bilgiişlem gibi araçlarla ileri kripto algoritmalarının kırılması, anonima ihlalleri vb. Küçük birader, Büyük Birader'in geliştirdiği iki teknolojiyi ona karşı kullanıyor:
(Direniş) Bilgi(si)nin dağıtımı
Şifreleme teknolojileri (Büyük Birader'in saklanmak için kullandığı teknolojiyi direnişi anonim kılmak için kullanıyor)

Halk da, küçük biraderin sağladığı bu teknolojilerle donanıyor. hipotez:

gözetim-denetim ve direniş tarafları arasındaki bu savaşın kesin bir galibi olmayacak.

Bu sadece bir "çıta yükseltme oyunu" (escalating game)... taviz elde etmek? bu mümkün mü?

Tartışılmaz: "Otorite", "kamu yararı adına", gözetlemekten, denetlemekten, sansürlemekten vb. vaz geçmeyecek
Ama birey de ele geçirdiği "asimetrik güç" sayesinde bu oyundaki çıtayı sürekli yükseltecek ekosistemin kaçınılmaz geleceği:

Toplam yakınsama / tek sistem
Bu sistemin ulusal / uluslararası hukuk dışında yaşamasına izin verilmeyecek
İzleme / gözetim yeteneği devlet otoritesine bırakılmayacak kadar tehlikeli
Tek çözüm paylaşımlı yönetişim
Ama bu izleme / karşı-izleme oyununun dışında kalanlar her zaman olacak: Gölge bilgiişlem (dusk computing) ve karanlık bilgiişlem (dark computing) http://www.scribd.com/doc/48996748/the-future-history-of-dissidence-denis-sener Küçük Birader:

“Görünmez internet projeleri” (Invisible Internet Projects - IIP):
P2P ağlarını maksimum güvenlik ve anonimlik koruması ile güçlendiren I2P ağları,
özgür ağ (freenet),
karanlık ağ (darknet),
derin ağ (deep web),
“sanallaştırılmış- veri cennetleri üreten kaos kutuları (virtualization-data haven chaosbox; blacthrow / ultimate chaosbox),
şifreleme ortamları (siber alem/cyberspace’den farklı bir paralel evren olarak cypherspace/şifreli alem)
TOR, PGP, Shields vb... İnternette iki antagonist / uzlaşmaz eğilim aynı anda varolup çarpışıyor:

gayrimerkezileşme - decentralization (internetin doğası gayrimerkezi, sınır aşan ve dağıtık bir yapıda)
süpermerkezileşme - supercentralization (internet içinde merkezi, denetimli, korporatist güvenlik adalarının yoğunlaşıp genişlemesi: Bulut bilgiişlem, fabric computing, internet of things, gözetim / denetim mekanizmaları vb.)... ? alacakaranlık sayesinde gelecek karanlık olmayabilir...

"ikilik hiptezi"nin (duality hypothesis) dikte ettiği bir iyimserlik...

denis sener, draft – 11 march 2012 DDS / NGS - Sanal, sözleşmesiz bir Devlet-Dışı-Sistem (Non-Governmental System)

Sızdıran / leaker (kovuşturma / prosecution)
Alacakaranlık bekleyeni / lurker (yargı / jurisdiction)
Halk / public flash power (icra / execution) tam olarak Sivil Toplum Kuruluşu (STK / NGO) değil...
iktidar paylaşım oyununda yeni bir yön...

Süper-merkezileşme farklı bir gayrimerkezileşme hareketi gerektiriyor.

Devleti izleme (watchdog) ve karşı-denge oluşturmak için farklı bir güç uygulamak gerek, asimetrik bir güç.

Devlet-Dışı-Sistem, amipsi ve anonim; sözleşmesiz (unchartred) ve kendiliğinden... "alacakaranlık gücü" / "the powers in dusk"

İktidarlar da karanlığa iniyor (drone'lar, enformasyon savaşları, süper-merkezileşme...)
O zaman karşı-denge oluşturmak için "alacakaranlık gücü" devreye giriyor:

karanlık iktidar (darker power) / alacakaranlık gücü (power in the dusk)

Bunlar, aynı antagonizm kaynaklarından beslenen ve birlikte-yaşayan (cohabited) güçler... ikilik hiptezi / duality hypothesis

Karşılıklı etkileşim içindeki bileşenlerden oluşan ve birlikte-yaşayan antagonist sistemler

Böylece, uygulanan her güç, karşı gücünü yaratacak ve ekosistem dengede kalacak.

Çünkü bu güçler, aynı antagonist kaynaktan beslenir (gayri-merkezileşme / süper-merkezileşme)

Bu ikilik olmaksızın pozitif döngü sağlanamaz. çıta yükseltme oyunu / escalating game

Çağdaş süper-merkezileşme eğilimi, karşısındaki gayri-merkezi Devlet-Dışı-Sistem ile dengelenir.

Bunlar:
aynı BİT ve medya kaynaklarından
aynı görünürlük / görünmezlik koşullarından (örtülü operasyonlar, şifreleme, anonim inisiyatifler vb)
aynı meşruiyet dinamiklerinden
beslenir... alacakaranlık ışığa boğulabilir mi?

Anonima haktır!
İnsanların, anonim olarak, bir araya geleceği, tartışacağı, paylaşacağı ve etkileşimde bulunacağı bir Hyde Park'a / Cybe(r) Park'a ihtiyaç var! (açık siyaset, yurttaş katılımı ve doğrudan demokrasi mekanı / aracı)
İkilik hipotezine göre, gayri-merkezileşme ve süper-merkezileşme sürekli birbirlerine cevap vereceği için, alacakaranlık asla ışığa boğulamaz! bir sonraki "şey" / the next thing

Çıta yükseltme oyununun bir sonraki adımı siber mekanın genişlemesi olacak (insan-sonrası / post human?)
İnsanlık her zaman alanını genişletmek ister.
Bir sonraki adım da, muhtemelen bu adımı gezegenler-arası / galaksiler-arası mekana doğru genişletmek olacaktır.
Ama ikilik hipotezi kuralları gereği, çıta aynı biçimde yükselmeye devam eder... yeni sansür, denetim, gözetim ve baskı teknolojileri yeni katılım, şeffaflık, anonimlik ve paylaşım karşı-teknolojileri Şehir Üniversitesi
8 Ocak 2013 Paradigma Dönüşümü Bu son küresel kriz, bir "kriz"den çok, bir "paradigma dönüşümü"nün işareti.

Oyunun kuralları değişiyor.

“Yaratıcı yıkım” iş başında.

Kriz "merkez"de patladı ve oradan küreye yayılıyor. Dolayısıyla "sistemik“…

Paradigma dönüşümü başladı ve durdurulamaz. Nasıl 1988 krizinden sonra 1995-2007 arasında ABD ekonomisinde ileri teknoloji ürünlerinin temsil ettiği katma değer imalat sektörü toplam katma değerinin %13,3'ünden %55'ine fırladıysa, nasıl bilgi ekonomisi ölçek ekonomisini yutarak büyümeyi sürdürdüyse, şimdi de finans sektöründe benzeri bir gelişme yaşanacak. Finans sektörü bu kez gerçekten
inovasyona ve reel ekonomiye
yönelecek. paradigma dönüşümü Ölçek ekonomilerinden kapsam [capacity] ekonomilerine,

endüstriyel üretimden esnek ağ üretimine,

kol gücünden bilgi gücüne,

ulus-devletlerden ulus-ötesi İmparatorluk’a,

tek-kutuplu dünyadan çok-kutuplu, gayri-merkezi ve dağıtık, mekanı tümüyle kuşatan ağ-dünyaya geçiş paradigması... Son küresel krizin adını koyduğu bir paradigma bu:
Küresel Ağ Kapitalizmi... Küreselden ulusala doğru bir kurumsal değişim yaşanacak: IFC, IMF, WB, WTO, OECD, OPEC, APEC, NAFTA, hatta bir “network devlet” olarak EU ve büyük bir olasılıkla bir “Dünya Finans Örgütü” (WFO). Yönetişim derinleşecek. Küresel finansal sistem yeniden yapılanarak yüzünü "yeni" reel sektörlere dönecek; geleneksel sanayi de ancak yeni teknolojilerle kurduğu ilişki ve yeni "realite"ye dönüşme gücü sayesinde ayakta kalabilecek. Bilgi ve İletişim Teknolojlerinin (BİT) ekonomik yükselişi doruğuna ulaşacak. Temel ekonomik girdinin hammaddeden bilgiye dönüşümü süreci tamamlanacak.

BİT ve ileri teknolojiler ekonomik ve sosyal hayatın bütününe “gömülü” hale gelecek. “küresel ağ kapitalizmi” Küresel yönetişim: yeni kurumlar

Teknoloji (BİT, nanoteknoloji, biyoteknoloji, genetik, enerji, çevre teknolojileri, vb.)

Doğrudan piyasa iletişimi / networking

İşbirliği ağları

İnovasyon hub’ları: yeni “şehir devletleri” mi?

Ağırlıklı sektörler: BİT, gıda, enerji, çevre

Finans – ağ yönetişimi

Dolara alternatif küresel para birimi

Yeni küresel/yerel dengeler

“Ekonomik Havzalar”: yeni bölgesel kalkınma modelleri

Kümelenmeler… Burada yeni olan şey, bu organizasyonlar ve sosyal ağların küresel olarak dağıtımı, aktörler ve alt kültürlerin küresel olarak konumlanması ve dinamik olarak değişmeleri (sürekli yeni düğümler eklenebilir veya çıkarılabilir) ve sermaye, para, iktidar, insanlar ve bilgi akışlarının küresel olarak ve çok hızlı bir şekilde işlenmesidir. Küresel ağ kapitalizmi dinamik bir göçebe sistemdir. Öyle ki, bu sistem ve bileşenleri, sürekli olarak sınırlarını değiştirmek ve sermaye birikimi hedefi doğrultusunda farklı sistemleri kapsamak veya dışlamak yoluyla yeniden organize olur. Kapitalist birikim ve artı değer yaratma süreci
artık ağ yapılanmasına, ağ üzerinde gelişen işbirliklerine,
ortaklaşa gayrimaddi emeğe, inovasyon ağlarına,
bilginin üretim, erişim, paylaşım, yani değer yaratma sürecinin
açık, kesintisiz, yatay koordinasyonlu ağlar temelinde gelişmesine bağlı. “Yeni Dünya Düzeni” WikiLeaks, çoklanabilir bir yapı, bir model... ve “Yeni Medya Düzeni” “sızıntı gazeteciliği” Wikileaks’in “biz hükümetleri açarız” sloganı, net bir şekilde, organizasyonun bilgi edinme hakkının tanınması, hükümetler ve devletlerin açık ve şeffaf olması amacını belirtiyor; bu amaç da, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin ünlü 19. Maddesine referansla ifade ve basın özgürlüğünün korunması kavramı altına yerleştiriliyor.

Burada ifade edilen bilgi edinme ve bilgiyi yayma hakkı, basın özgürlüğünün de temelini oluşturur. “Sızıntı gazeteciliği”, önlenemez bir biçimde mecralaşıyor... bilgi, iktidar ve halkların vicdanı Bilginin iktidarın denetiminden kaçması, yani açıklık ve şeffaflık, önemli bir kısmında otoriter hükümetlerin iş başında olduğu, demokratik ülkelerde bile otoriter eğilimlerin yükseldiği, hesap vermekten kaçan (neo)korporatist düzenin yaygınlaştığı bir dünyada, komplo, yozlaşma, sömürü ve baskının ilacı haline geliyor.

Otoriter hükümetler, baskıcı kurumlar ve yozlaşmış şirketler, sadece uluslararası diplomasi, bilgi özgürlüğü yasaları, hatta düzenli seçimler yoluyla değil, bunlardan çok daha güçlü bir şeyle, yani halkın vicdanıyla baskı altında tutulmak zorunda. “Yeni medya düzeni”, artık ağ temelli ve açık, sınırsız, etkileşimli, gayri-merkezi…

Guardian’ın editörü Simon Jenkins, Wikileaks belgelerinin yayınlanmasını savunurken, “sırlarını korumak hükümetlere düşer, gazetecilere değil” dedi.

Yeniden tanımlanan sadece medya, bilgi edinme hakkı ve ifade özgürlüğü değil; aynı zamanda politika ve ulus-devletin kendisi… Merkezi yönetsel mekanizmaların çöktüğü, iletişimin tamamen gayri-merkezi, dağıtık, sınırsız, yatay yayılımlı ağlar, özellikle de internet üzerinde gerçekleştiği bir dönemde, sansür giderek atıl bir iktidar aygıtı haline geldi. İktidarlar değişimi arkadan takip ederler doğaları gereği; o yüzden geçicidirler. Mevcut iktidar yapıları da olup biteni ancak iktidardan düştüklerinde anlayacak. O güne kadar sansürle mücadele etmeye devam edeceğiz. Yeni iktidar yapıları daha etkili sansür teknolojileri üretecek, bizler de bunları aşmak için yeni katılım, şeffaflık ve bilgi teknolojileri geliştireceğiz. İktidarlar demokrasiden korktukça, demokrasiyle yaşamayı öğrenemedikçe yıkılacaklar ve bu meşru bir durum. Bilginin kamusallığı hiç olmadığı kadar ön plana çıkıyor.

Medyada sahiplik ilişkileri değişiyor. Medya tekelleri, medya dışındaki "iş"lerini başka gruplara kaptırıyor. Sahip oldukları medya gücü artık bu "iş"lerin yürütülmesi için vazgeçilmez olmadığı için de ortadan kalkma süreçleri hızlanıyor. Medya iş modelleri değişiyor. Akıllı medya şirketleri yeni iş modellerine adapte olmaya çalışıyor. Diğerleri kısa sürede yok olacaklar. "ikilik hipotezi" İkili bir sistem (dual system):

"ikilik hipotezi" (duality hypotheisis), karşılıklı olarak etkileşim içerisindeki bileşenlerin birlikte yaşadığı herhangi bir "sistem"de, güç / iktidar odağı, her zaman "aynı büyüklük düzeninde" iş gören ve "aynı kaynak matrisinden" beslenen tepkisel bir karşı unsurla karşılaşacaktır…

Bu iki ölçüt, kökensel güç / iktidarın var olması / hayatta kalması için zorunlu koşuldur; bunların yokluğu, matrisin mevcut kaynaklarını tüketecek, pozitif bir geri besleme mekanizmasını imkansız kılacaktır...

Bu fenomene "çıta yükseltme oyunu" (escalating game) adını verebiliriz. "Bu dönüşümler sessizce gerçekleşti çünkü ne olup bittiğini bilenler küresel gözetim endüstrisinde çalışıyor ve onları konuşmaya iten birşey yok. Kendi gidiş yoluna bırakılacak olursa, birkaç yıl içinde, küresel uygarlık postmodern bir gözetim distopyası olacak; en üst düzeyde beceri sahibi bireyler dışındakilerin ondan kaçması mümkün olmayacak. Aslına bakılırsa halihazırda bu durumu yaşıyor olabiliriz." "İlk olarak, devletlerin, emredici zorun üzerlerinden yürüdüğü sistemler olduğunu hatırlayalım. Bir devlet içindeki gruplar destek almak için yarışabilir ve bu yüzeyde demokratik görüngüye yol açar ama devletleri payandalayan, şiddetin sistematik uygulanışı ve bunun önlenmesidir. Toprak mülkiyeti, emlak [mülkiyeti], kiralar, kâr payları, vergilendirme, mahkeme harçları, sansür, telif hakları ve patentlerin hepsi tehditle uygulanan devlet şiddeti üzerinden zorla ayakta tutulur." Cypherpunks
FREEDOM AND THE FUTURE OF THE INTERNET

JULIAN ASSANGE

With JACOB APPELBAUM, ANDY MÜLLER-MAGUHN and JÉRÉMIE ZIMMERMANN
OR Books, Kasım 2012
"Introduction"
Çev. K. Deniz Öğüt
http://marenostrum.blogsome.com/2012/12/03/p128/ "İnternetin yeni uzayında zorlayıcı kuvvetin karşısında denge unsuru ne olacak?" "İnternetin, fikir ve bilgi akışının platonik doğasının değerini, bunun fiziksel temeli düşürüyor. Temelleri, okyanus tabanlarında uzanan fiber optik kablo ağlarıdır, tepemizde dönen uydulardır, New York’tan tut Nairobi’ye dek kentlerdeki binalara yerleştirilmiş bilgisayar sunucularıdır. Arşimet’i alelade bir kılıçla katleden asker gibi, silahlı bir güç de Batı uygarlığının, platonik diyarımızın, zirvedeki gelişimini kontrol altına alabilir." "Eski dünyanın kaba atomlarından soyutlanan İnternetin yeni dünyası bağımsızlığa hasretti. Ama devletler ve yandaşları -fiziki dayanaklarını kontrol yoluyla- yeni dünyamızı kontrol etmek için hamle yaptı. Bir petrol kuyusunu kuşatan ordu veya sınırda rüşvet alan bir gümrük memuru gibi, devlet, kısa zamanda kendi denetiminde olan fiziksel uzayı bizim platonik alemimiz üzerinde denetim kurmak için kullanmayı öğrenecekti. Bu bizim düşlediğimiz bağımsızlığı engelleyecekti, ve ardından, fiber optik hatlarla uydu yer istasyonlarının üzerine çökerek yeni dünyamızdaki bilgi akışına büyük ölçekli müdahaleye devam edecekti; konunun esası bu çünkü her türlü insani, ekonomik ve siyasal ilişkiyi kucaklıyor. Devlet yeni toplumlarımızın toplardamarlarına ve atardamarlarına sülük gibi yapışacaktı; ifade edilen veya görüşülen her ilişkiyi, okunan her Web sayfasını, gönderilen her mesajı ve Google’da aranan her düşünceyi midesine indirecekti ve ardından iktidarı aklına bile getirmeyenlerce oluşturulmuş bu bilgiyi, her gün elde ettiği milyarlarca unsuru uçsuz bucaksız gizli depolara sonsuza dek durması için istifleyecekti. Bu hazineye, insanlığın bu ortak özel entelektüel çıktısına çok gelişmiş arama ve örüntü bulma algoritmalarıyla defalarca ve defalarca kepçeyi sallayarak hazineyi daha da zenginleştirecek ve müdahale edenlerle müdahaleye maruz kalanlar dünyası arasındaki kuvvet dengesizliğini en çoklayacaktı. Bunun ardından devlet, öğrendiklerini savaşlar çıkarmak, insansız hava araçları yapmak, BM komitelerini ve ticari anlaşmaları hileyle yönlendirmek, kendine bağlı geniş sanayi şebekesine, içerden öğrenenlere, yandaşlara çıkarlar sağlamak için gerisingeri fiziksel dünyaya uygulayacaktı." "Tehlikeyi bildirmek zorundayız. Bu kitap bir gözcünün gece karanlığındaki haykırışıdır." "Dünya ulusötesi bir distopyaya doğru kaymıyor, koşar adım ilerliyor. Bu gelişme ulusal güvenlik çevreleri dışında gereğince algılanmadı. Ketumiyet, karmaşıklık ve ölçek yoluyla gizlendi. Özgürleşme yolundaki önemli aracımız İnternet, şimdiye dek gördüğümüz en tehlikeli totaliterlik kolaylaştırıcısına dönüştürüldü.

İnternet insan uygarlığına bir tehdittir." "şifreleme silahları için bir çağrı" "Ama birşey keşfettik. Sınırsız hakimiyete karşı bir umudumuz. Cesaret, sezgi ve dayanışmayla, direniş için kullanabileceğimiz bir umut. İçinde yaşadığımız fiziki evrenin tuhaf bir özelliği.

Evren şifrelemeye inanır.

Bilgiyi şifrelemek, şifresini çözmekten daha kolaydır." "Bu tuhaf özelliği yeni dünyanın yasalarını yaratmak için kullanabileceğimizi gördük. Yeni platonik alemimizi onu destekleyen uydular, denizaltı kabloları ve onları kontrol eden merkezler gibi temellerden soyutlamak için. Kendi uzayımızı bir şifreleme örtüsü ardında tahkim etmek için. Fiziki gerçekliği denetleyenlere yasaklanmış yeni ülkeler yaratmak için. Bizi oralara kadar takip etmek sonsuz kaynak gerektirirdi.

Ve bu yolla bağımsızlığımızı ilan edecektik." " ... evren, fiziki evrenimiz, birey veya bireyler grubunun güvenilir şekilde, otomatik olarak, hâttâ belki bilmeksizin birşeyi şifrelemeye olanak verecek özellikte; öyle ki, dünyanın en kuvvetli süper gücünün bütün kaynakları ve bütün siyasi arzusu dahi şifreyi çözemeyebilir. Ve insanlar arasındaki şifreleme patikaları dışsal devletin zorlayıcı gücünden özgürleşmiş bölgeler yaratmak için birleşik bir ağ oluşturabilir. Büyük ölçekli müdahaleden azade kalabilir. Devlet denetiminden azade kalabilir." "Bu yolla insanlar kendi isteklerini tamamen seferber olmuş süper gücün istekleri karşısına dikebilir ve kazanabilirler. Şifreleme fizik yasalarının somutlaşmış halidir ve devletlerin kuru gürültüsüne pabuç bırakmaz, hattâ ulusötesi gözetim distopyalarına da pabuç bırakmaz." "Dünyanın bu yolda çalışması gerektiği aşikar değildir. Yine de, bir şekilde, evren şifrelemeye gülümsüyor.

Şifreleme şiddete meyletmeyen doğrudan eylemin en üst düzey biçimidir. Nükleer silah sahibi ülkeler milyonlarca birey üzerinde sınırsız şiddet uygulayabilseler dahi, güçlü şifreleme şu anlama gelir ki, bir devlet, sınırsız şiddetle ihlaller yapsa bile, bireylerin ondan sır saklama niyetini ihlal edemez.

Güçlü şifreleme sınırsız şiddet uygulamasına direnebilir. Zorlayıcı kuvvetin herhangi bir derecesi bir matematik problemini hiçbir zaman çözemez." "Peki ama dünya hakkındaki bu tuhaf gerçeği alıp ondan İnternetin platonik aleminde insanlığın bağımsızlığı için temel, özgürleştirici bir yapıtaşı yaratmamız mümkün mü? Ve toplumlar İnternetle birleştikçe bu özgürlük devleti yeniden tanımlamak için fiziki gerçekliğe yansıtılabilir mi?

Devletlerin zorlayıcı gücün nerede ve nasıl uygulanacağına karar veren sistemler olduğunu anımsayalım.

Fiziki dünyadan İnternetin platonik alemine ne kadar zorlayıcı kuvvet sızabileceği sorusu şifrelemeyle ve “şifreci-punk”ların ideallerince yanıtlandı.

Devletler İnternetle birleştikçe ve uygarlığımızın yarını İnternetin yarını haline geldikçe, kuvvet ilişkilerini yeniden tanımlamak zorundayız.

Böyle yapmazsak, İnternetin evrenselliği küresel insanlığı tek bir devasa kitle gözetim ve kitle denetim şebekesine eklemler." Cypherpunks: Freedom and the Future of the Internet, Introduction, Çev. K. Deniz Öğüt İnternet: 3. Kuşak "İnsan Hakkı" Birleşmiş Milletler, 4 Haziran 2011'de gerçekleştirilen genel oturumunda, İnsan Hakları Konseyi’nin "Düşünce ve İfade Özgürlüğünün İlerletilmesi ve Korunması" raporunu onayladı: Yani, internet erişimini bir insan hakkı olarak tanıdı. Ülkemizi de bağlayan bu karar, başta Fransız HADOPI yasası gibi vatandaşları internet erişimini kesmekle tehdit eden düzenlemeler olmak üzere, her türlü internet sansürünü insan hakkı ihlali haline getiriyor. Bir başka önemli gelişme de, Avrupa Konseyi'nin Strasbourg'da 18 - 19 Nisan 2011'de gerçekleştirdiği konferansında onayladığı "İnternet’in Evrenselliğini, Bütünlüğünü ve Açıklığını Korumak ve Geliştirmek" başlıklı kararı oldu. Bu karar, internet erişimini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ekledi. Karar, bu erişimin her türlü devlet müdahalesinden uzak bir biçimde güvence altına alınmasını bildiriyor. Bu karar, sansürcü müdahalelere "devlet eliyle internet filtrelemesi"ni de açık seçik bir biçimde ekleyerek, ülkemizde tartışılan filtre uygulamasını da bir insan hakkı ihlali olarak tescil ediyor. Bu arada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 18 Aralık 2012 tarihli Ahmet Yıldırım/Türkiye davasında (No. 3111/10), 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" ve uygulaması hakkında çok önemli bir karar verdi.

AİHM bu erişim engelleme kararının ifade özgürlüğüne açıkça aykırı olduğuna karar verdi. Ayrıca 5651 nolu yasanın ifade özgürlüğünü zedeleyen bir kanun olduğu ve bu yasanın uygulanmasının başka insan haklarını da ihlal ettiği vurgulandı.

Bu sadece Türkiye'de değil Avrupa'da da web 2.0 uygulamaları açısından ifade özgürlüğü kapsamındaki ilk dava ve örnek niteliği taşıyor. AİHM'de Türkiye aleyhine bekleyen başka bir çok dava var.
Full transcript