Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Buzağılarda göbek enfeksiyonları oldukça sık görülür ve önem

No description
by

ahmet dikbasar

on 24 May 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Buzağılarda göbek enfeksiyonları oldukça sık görülür ve önem

Ekstra umbilikal apse oluşumunda
punksiyonla içeriğin boşaltılması ve dren
uygulaması ile iyileşme sağlanabilirse de diğer
tüm göbek lezyonlarındakesinçözüm karın
boşluğunun açılması ve yangısal kitlelerin
uzaklaştırılması esasına dayanan cerrahi girişimle
sağlanabilir.
(Kafkas Üni.Vet.Fak.Derg.1998,4(1-2):55-61)

URACHUS FİSTÜLÜ
-Göbek kordonunda kalınlaşma
(karın duvarına yakın ve kaudal yönde)
-Göbek kordonunun düşmemiş olduğu
ve gangrenöz yapısı
-Göbek bölgesinin sürekli ıslaklığı
-İdrar kokusu
-Göbek kordonu ucunda damla damla
yada sürekli idrar akıntısı
UMBİLİKAL APSE
NEDENİ;
Umbilikal yapıların yangısı
Eksternal yerleşimli olabileceği gibi
hem eksternal hem internal
yeralabilir.
Göbek fıtkı ile birlikte olabilir.

OMPHALOARTERİTİS
Göbek atardamarlarının
A.umbilicales’in yangısıdır.
-Göbek kordonu sıcak kalınlaşmış ve ağrılı,
-Karın duvarı palpasyonunda Kaudodorsal
yönde bir yada her iki tarafta arter yangılı ve
kalınlaşmış olarak palpe edilir.
-Fistulografi ve Ultrason muayenesi
yapılır.

OMPHALOPHLEBİTİS
Göbek damarlarının kalınlaşmasıyla karakterize;
(Göbek toplardamarının V.umbilicales’in yangısı),
Göbek kordonu enfeksiyonu sonucu gelişir.Septisemiye
irinli eklem yangısına, Karaciğer ve göbek apselerine ve
Karaciğerde tromboflebitise yol açar. Ağrılı ve fluktuan
şişkinlikler ya da umbilical bölgede yer yer
fistürleşme gözlenir.

Öncelikle
Doç.Dr. Mehmet Cengiz HAN
ve siz değerli hocalarımıza ayrıca kıymetli dinleyicilerimize
TEŞEKKÜR EDERİZ.
24.05.2015
P70
2012-2013 yılında Fırat Üniversitesi Hayvan Hastanesine getirilen
buzağılarda göbek bölgesi lezyonlarının insidensinin araştırılması
Mehmet Cengiz Han Aydın Sağlıyan Metin Yasul
Fırat Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Cerrahi Anabilim Dalı, Elazığ
Bu çalışmada; Buzağılarda sıkça görülen göbek lezyonlarının insidensinin ortaya konulması, etiyolojisinin neler olabileceğinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma 2012-2013 yılında Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Kliniğine getirilen
çeşitli göbek lezyonu bulunan değişik ırk, yaş ve cinsiyetteki 127 adet buzağı üzerinde yürütüldü. Kliniği getirilen hayvanların bakıcılarından alınan anamnez bilgileri ve yapılan muayeneler sonucunda hayvanlarda oluşan göbek lezyonu ve lezyon türü tespit edildi. Muayene sonucunda tanı konulan göbek lezyonlu buzağı sayısı 127'di. Bu göbek lezyonlarının 41'ini hernia umblicalis, 7'ini urachus fistülü, 38'ini göbek apsesi, 27'ini omfaloflebitis, 14'ünü omfaloarteritis olgusu oluşturdu.

Bakteriyel enfeksiyonların
ortaya çıkmasında yetersiz doğum
hijyeni,kolosturum verilmemesi,göbeğin
kuralına uygun kesilip temizlenmemesi ve
kötü bakım koşulları etkili olmaktadır.
Göbek bölgesi lezyonlarının tanısında anamnez
ve fizksel muayeneler çoğunlukla yeterli
görülürken tanıyı derinleştirmek için
Ultrasonografik muayenelerede
baş vurulmaktadır.
Umbilikal hernia olgularının çogunlukla
kongenital olarak şekillendiği bunda ise herediter
(Kalıtsal) faktörlerin rol oynar.Hernia dışındaki göbek
lezyonları,bakteriyel kontaminasyonlar nedeni ile
doğumdan sonraki birkaç gün içinde gelişir ve bu yangısal
olaylar ekstraumbilikal bölge ile sınırlı kalabileceği gibi intraabdominal olarakta yayılabilir.Subkutan yangı ve apseler
karın dışı lezyonları oluştururlar.İntraabdominal olarak ise
Omfaloflebitis,Omfaloarteritis,Urakus fistülü ve urakal
apseler şekillenebilir.

GÖBEK FITKI
Doğumla birlikte göbek kordonunun
kopmasını izleyerek bölgedeki düz kasların kontroksiyonu ile umbilikal arterler ve urakus hızla karın boşluğuna rekrakte olurken umbilikal ven ve
amniyotik membran kalıntıları vucut dışında kalır.
Bu şekilde göbek 3-4 gün içinde iyileşir,ancak
göbeğe ait dokuların tamamen eliminasyonu
3-4 haftalık bir süreyi gerektirir.
Buzağılarda göbek
enfeksiyonları oldukça sık görülür
ve önemli ekonomik kayıplara neden olur.
Göbek kordonu,doğumdan önce fetusa karciğer
ve portal ven yolu ile temiz kan taşıyan bir ven, internal iliac arterden orjin alarak plasentaya kirli kan
taşıyan iki arter,fetal vesica urineria ile allantoik kese
arasında bağlantıyı sağlayan urachus ve bunları
çepeçevre saran Warton jelatininden meydana
gelen fetal maternal bir oluşumdur.

Neonatal dönemde göbek bölgesinde oluşan
çeşitli yangısal olaylar başta buzağılar olmak
üzere tay,domuz yavruları ve seyrek olarak da
diğer tüm yeni doğanlar için büyük bir sorun
oluşturmaktadır.
UMBİLİKAL LEZYONLAR

Omphalitis
Göbek kordonunun yangısı

GÖBEK DAMARLARININ YANGISI

-Vena yangısı (omphalophlebitis)
-Arterlerin yangısı(omphaloarteriitis)
URACHUS KANALI LEZYONLARI

* Urachus fistülü
* Urachus yangısı (urachitis –urocystitis –purulenta)
* Empiyem
GÖBEK ÜLSERİ
(ulcus umbilikalis)
2-OPERATİF (Kanlı yöntem)
Tedavide kendiliğinden iyileşmeyen ve
giderek büyüyen fıtıklar operatif olarak
sağaltılır ve fıtıklaşan organ karın boşluğuna
reddedilir.

(Samsar ve Akın, 2002).
-Kompressibilite (basınçla küçülme),
reponibilite (basınç kalktıktan sonra eski
haline dönme)özellikleri olan.
-Palpasyonda fıtık deliği saptanılır.


-Ayırıcı tanı açısından; apse, flegmon ve
hematom değerlendirilir.
-İnkarsere olanlarda red özelliği
yoktur.


SEMPTOM
Göbek fıtıkları karın altında değişik
büyüklükte, yuvarlak, esnek kıvamda, ağrılı ya da ağrısız, reddedilebilen ya da
edilemiyen bir şişkinlikle belirir.
(Yücel, 1992).


BUZAĞILARDA GÖBEK LEZYONLARI

GÖBEK LEZYONLARININ SINIFLANDIRILMASI
Özellikle omfalobitis olgularında
çoğunlukla lezyon karaciğere kadar ulaşır ve
karaciğere yaklaştıkça umbilikal ven çapı 10-15 cm
kadar genişlemiş olarak görülür.Bu tür tablolarda
olay ölümle sonuçlanır.
(
Y.Y.Y.Ü.Vet.Fak.Derg.1996, 7(1-2); 14-17)

Karın duvarı palpasyonunda kraniyodorsal
kalınlaşmış kordon hissedilir.

NEDENLERİ
Doğmasal ve edinsel olabilir.
Doğmasal olanlarda göbek deliği ya tam
olarak kapanmaz ya da göbek deliğinin geniş teşekkülü anne ve babadan yavruya intikal edebilir. Edinsel olanlarda; göbek deliğinin zayıflığı, hayvanın iyi beslenememesi, annesinin altında kalması, ishal
ve peklik gibi karın içi basıncı arttıran rahatsızlıklar
ya da göbek bölgesinin yara ve apseleri ile göbek
kordonunun kısa kesilmesi gibi nedenler
söz konusudur
(Yücel, 1992).

Tersi bir durum ,
anormal derecede kalın göbek
kordonlu (Gros-cordon) buzağılarda
görülmekle olup; göbek kordonu doğum
sırasında güçlükle kopmakta, nekroze olup düşmesi de daha uzun zamanı gerektirmektedir
Ayrıca, arterlerin çekilmesi yeterli veya hiç
olamamaktadır.Buna ilişkin olarakta,
enfeksiyon etkenleri göbek kordonunu
çevreleyen amniyotik kılıf aracılığı ile
diğer dokulara yayılmaktadır.
OMPHALİTİS
GÖBEK KORDONUNUN YANGISI
Göbek kordonun kopma veya kesilmesinden
sikatrize olmasına kadar geçen zaman içerisinde ve daha çok ilk günlerde yara vasıtasıyla göbek kordonu enfekte olursa burada bir yangı meydana gelir , ki buna Omphalitis denilir.Bu yangı Phlegmone’lu veya gangrenli
karekterde olabilir. Flegmonlu şekli doğuran etkenler
Streptococcus ve Staphylococcus pyogenes’lerdir.
Gangrenli şekil ise virulansı artmış aynı mikroplar
ve Bacillus necrophorus’lardan
ileri gelmektedir.

* Flegmonöz yangı (omphalitis phlegmonosa)
* Gangrenöz yangı ( omphalitis gangrenosa)
* Göbek apsesi
(Hernia umbilikalis)
-Kongenital
-Travmatik - Edinsel
OMPHALİTİS
BELİRTİLERİ
Göbek kordonunun flegmonlu yangısında
göbeğin perifer kısımlarında sıcak , ağrılı ve oldukça
katı kıvamda bir şişkinlik oluşur .Şekli bir konusu andırır
ve tepesinde ülserleşmiş bir yara bulunur.İrinleşme ile
sonuçlandığı zaman göbek apsesini doğurur.Gangrenli olan
yangıda mevcut belirtiler hızla şiddetlenir.Hacmi çoğalan
şişkinlik ödemli bir hal alır.Yaradan az miktarda , fakat bozuk
renkli bir irin akar.Çok geçmeden yer yer nekroz odakları
görülmeye başlar,yara da çabuk bir şekilde genişler.
Bunlara ek olarak
hayvanın genel durumu bozulur,
beden ısısı yükselir , iştahı kaybolur.
Bir kaç günden iki haftaya kadar değişen
bir süre içerisinde hasta ölüme sürüklenir.
Bununla beraber tektük olaylarda
kendiliğinden iyileşme de
görülebilmektedir
TEDAVİ
Apseli olan olaylarda dalgalanma belirli
bir hal alınca bunun dikkatle açılması , irin
boşaldıktan sonra boşluğun dezenfekte edilmesi
gerekir.Evantrasyon tehlikesi bulunan hastalarda
göbek deliğinin bir kaç dikişle kapatılmasında
fayda vardır.
Ülserasyonun genişlediği
görülürse kızgın bir koterle ve dikkatli bir
şekilde yakılabilir.Parenteral Sulfonamid ,
Penicillin, Streptomycin , Aureomycin , Terramycin
gibi antibiyotikler (intramuskuler olarak) kombine
şekilde kullanılır.Bu hususta göz önünde
bulundurulması gereken en önemli nokta ,
göbeğin kopma veya kesilmesinden sonra
enfeksiyonu önleyici tedbirleri almaktır.
Bu amaçla göbek kordonu;

Bir fincan veya kapak içerisine
konmuş % 10’luk Teinture d’iote içerisine
daldırılarak bölgenin dezenfeksiyonunu sağlanmalıdır.
Bu işleme göbek kordonu kuruyup düşünceye kadar
devam edilir.Ayrıca yavru ve annesinin bulunduğu ahır
veya boksu temiz tutmak , yeni doğan yavruyu hiç bir
zaman yetişkin yavrular ile aynı yerde tutmamak
enfeksiyonu önlemede önemli derecede
yardımcı olur.
https://intravet.wordpress.com/2008/07/24/
gobek-kordonunun-yangisi-omphalitis/
OMPHALOPHLEBİTİS
URACHAL APSE
Göbek fıtkı
(Hernia umbilicalis)
-Kongenital
-Edinsel-travmatik
-İntersitisyel
-İnkarsere

Karın içi organlarının ve özellikle omentum ile ince
bağırsakların göbek deliğinde çıkıp deri altında
toplanmasına, hernia umbilicalis denir.
Sırasıyla dana, tay, köpek ve kedi yavrularında
rastlanır.

1-KANSIZ yöntem :
A-)Bandaj
B-)Irkiltisel ve vezikan pomatların kullanılması
C-)Kaso uygulaması
D-)Bağlama ve dikme

-Bu yöntemlerin tamamı karin duvarının açılmasından
korkulduğu ve antibiyotiklerin olmadığı zamanlar
kullanılırdı simdiyse tamamen kanlı yöntem
kullanılmaktadır.Yani operasyon yapılmaktadır.
http://www.veterinerx.com/herniumb.htm
PROGNOZ
Yas ve fitkin büyüklüğüne göre
değişir.Genç ve fıtık deliği küçük olan
olgularda olumlu.Bogulmus GÖBEK
fıtıklarında prognoz kötüdür.

TEDAVİ
kendiliğinden iyileşmeyen gittikçe
büyüyen komplikasyonsuz GÖBEK
fıtıklarında kansız ve kanlı
yöntem uygulanır.
Göbek bölgesi operasyonları için
umbilikal bölgedeki şişkinliği içine alacak
büyüklükteki eliptik bir enzisyon en çok
başvurulan cerrahi tekniktir.Bu enzisyonu
izleyerek küt diseksiyonla karın boşluğuna girilip
yangılı arter veya ven gibi oluşumlar üzerine
ligatür konduktan sonra kitle kesilerek uzaklaştırılır.
Erkek hayvanlarda kitleyi içine alan eliptik
enzisyonla operasonun gerçeklestirilmesi,
postoperatif dönemde bazı
komplikasonlara
yol açmaktır.


Bunu bir dereceye kadar
engellemek amacı ile değişik enzisyon şekilleri denenmiştir.Bu amaçla şişkinliğin kranial ucundan başlayıp
preputium düzeyine kadar uzanan iki lateral eliptik
enzisyon yapılır. Preputium düzeyinde bu iki enzisyon ile birleştirilir. Operasyon bitiminde deri dikildiğinde “Y” bir
şekil elde edilir.Tüm operasyon seçeneklerinde periton ve
kaslar Mattress veya Halsted dikişleri ile, fıtık
olgularında gerektiğinde Mayo dikişi ile, deri
altı dokular ve deri ise basit ayrı
dikişlerle kapatılır.

ÖZET OLARAK;

Göbek kordonu,
doğumdan önce fetusa temiz kan taşıyan
bir ven,kirli kan taşıyan iki arter,urachus ve Warton
jelatininden meydana gelen fetal maternal bir oluşumdur.
Doğumla birlikte göbek kordonunun kopmasını izleyerek
bölgedeki düz kasların kontroksiyonu ile umbilikal arterler ve
urakus hızla karın boşluğuna rekrakte olurken umbilikal
ven ve amniyotik membran kalıntıları vucut dışında kalır.
Bu şekilde göbek 3-4 gün içinde iyileşir,ancak göbeğe ait
dokuların tamamen eliminasyonu 3-4 haftalık bir süreyi
gerektirir.Tersi bir durum;Göbek lezyonlarının
oluşmasına neden olur.

OMPHALİTİS
(Göbek kordonunun yangısı)
-Göbek kordonu sıcak,kızarık,ağrılı ve sert-katı kıvamlı
-Ucunda fistül ağzı
-Ülserleşme
-Damla damla irin akıntısı ya da sağma hareketleri sonunda
-Apseleşme ve bulguları
-Beden ısısı yükselmesi,anoreksi,zayıflama,poliartritis
-Ölüm şekillenebilir.
OMPHALOPHLEBİTİS
(Göbek toplardamarının V.umbilicales’in yangısı),
Göbek damarlarının kalınlaşmasıyla karakterize;
Ağrılı ve fluktuan şişkinlikler ya da umbilical bölgede yer yer fistürleşme gözlenir.
Özellikle omfalobitis olgularında çoğunlukla lezyon karaciğere kadar ulaşır ve karaciğere yaklaştıkça
umbilikal ven çapı 10-15 cm kadar genişlemiş olarak
görülür.
Bu tür tablolarda olay ölümle sonuçlanır.

OMPHALOARTERİİTİS
(Göbek atardamarlarının A.umbilicales’in yangısıdır.)
-Göbek kordonu sıcak kalınlaşmış ve ağrılı,
-Karın duvarı palpasyonunda Kaudodorsal yönde bir
yada her iki tarafta arter yangılı ve kalınlaşmış
olarak palpe edilir.

UMBİLİKAL APSELER
Umbilikal yapıların yangısıdır.
Eksternal yerleşimli olabileceği gibi
hem eksternal hem internal yeralabilir.
Göbek fıtığı ile birlikte olabilir.

URACHUS APSESİ
-Göbek kordonunda kalınlaşma
(Karın duvarına yakın ve kaudal yönde)
-Göbek kordonun düşmemiş ve gangrenöz bir yapı
-Göbek bölgesinin sürekli ıslaklığı,idrar kokusu ve
Göbek kordonu ucunda damla damla yada sürekli
idrar akıntısı vardır.

UMBİLİKAL HERNİA
Göbek fıtkı
-Kalıtsal faktörlerle ilişkili olabilir yada umbilikal
yangılar sonrasında şekillenebilir.
-Abomasum,Omentum,İnce barsaklar yada tüm
yapıların kombinasyonunu içerebilir.
-Uzun süreli hernilerde hernial kese ile
vissera arasında adezyonlar olabilir.

BUZAĞILARDA GÖBEK LEZYONLARI HAKKINDAKİ AKADEMİK ÇALIŞMALAR
Buzağılarda Göbek Lezyonları

Ali BELGE1 Bahtiyar BAKIR1 Nazmi ATASOY1 İsmail ALKAN1
1Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Cerrahi AD, Van, Türkiye

Bu çalışmada, Yüzüncü Yıl Üniversitesinin Veteriner Fakültesinin Cerrahi Kliniğine 1.1.1992-31.12.1995 tarihleri arasında getirilien buzağılarda saptanan göbek lezyonlarının toplu bir değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Adı geçen 4 yıllık süre içerisinde toplam 112 göbek lezyonu saptanmıştır. Bunların içerisinde en fazla karşılaşılan göbek lezyonunun 45 olgu ile Omphalitis olduğu; bunları Hernia Umbilikalis (30) olgu, Herni Umbilikalis Omphalitis(16) olgu, Göbek Apsesi (12) olgu, Omphaloarterophlbourachitis(5) olgu ve Urachus Fistülü(4) olgularının takip ettiği gözlenmiştir. Bunların ırklara göre dağılımı, Holstein(33) olgu, Yerli ve Melez(30) olgu, Montafon(26) olgu, Simmental(23) olgu olarak tespit edilmiştir. Buzağıların 66’sı erkek, 46’sı dişi olarak belirlenmiştir.

Sonuç olarak, 1992-1995 yılları içerisinde kliniğe gelen tüm hayvanların %15,2’sinin buzağı hastalıkları, buzağı hastalıklarınında %58,63’ünün göbek lezyonlarının olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen bulgulara göre kültür ırkı sığırlarının bölgeye adaptasyonda problem gösterdikleri, yetersiz doğum hijyeni ve bakım, kolostrumun verilmemesine ilişkin olarak göbek lezyonlarının gözlendiği anlaşılmıştır.


Yıllar itibari ile kliniğe gelen göbek lezyonlu buzağı sayısının hasta buzağı sayısına oranı
1992 1993 1994 1995 Toplam
Göbek lezyonu 8(%53,33) 30(%76,92) 39(%55,71) 35(%52,23) 112(%58,63)
Hasta buzağı 15 39 70 67 191

Buzağılarda saptanan göbek lezyonlarının dağılımı
Omphalitis Hernia H. Umbilikalis + Göbek Omphalartero Urachus
Umbilicalis Omphalitis Apsesi phlebourachitis Fistülü
45(%40,2) 30(%26,8) 16(%14,3) 12(%10,7) 5(%4,5) 4(%3,6)

Buzağılarda saptanan göbek lezyonlarının ırklara göre dağılımı
Holstein Yerli-Melez Montafon Simmental Toplam
33(%29,5) 30(%26,8) 26(%23,2) 23(%20,5) 112(%100)

Y.Y.Ü. Veteriner Fakültesi Dergisi, 1996,1997 (1-2): 14-17
Y.Y.Ü. Veteriner Fakültesi Dergisi, 2008 (2) 37-42
ISSN 1017-8422;e-ISSN: 1308-3651

Van Yöresinde Sığır ve Koyunlarda Görülen Cerrahi Hastalıkların Değerlendirilmesi*

Hüseyin KORKMAZ1, Loğman ASLAN2
1Hakkari Tarım İl Müdürlüğü, Hakkari, Türkiye
2Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Cerrahi AD, Van, Türkiye

Bu çalışmada; Van merkez ilçe, Gürpınar, Gevaş, Muradiye ve Özalp ilçelerine bağlı 25 köy ve bu köylerde yaşayan 250 hane ile yapılan anket sonuçları yer almaktadır.
Anket sonuçlarına göre cerrahi hastalıklar %34,90 ile 2. sırayı aldığı gözlenmiştir.
Çalışma sonuçlarına göre, barınak ve çevre koşullarının kötü olması, sık barındırma, kötü besleme, kitle lezyonlarına neden olduğu düşünülmektedir.
Ayrıca 100. Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Kliniğine getirilen sığırlarda en çok görülen hastalıklar; %20 ile ayak hastalıkları ve tırnak deformasyonları, %15 ile değişik tür (akut-kronik) apseler, %11,60 ile göbek enfeksiyonları ve %4.16 ile eklem ve synovial kese hastalıklarıdır. Bu araştırmalar sonucunda buzağılarda göbek lezyonları (Hernia Umblicalis, Omphalitis)’nın il sırada yer aldığı vurgulanmıştır.

14.ULUSAL VETERİNER CERRAHİ KONGRESİ Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı
TR15030-BURDUR 23-26 Ekim 2014Club Hotel Sera / ANTALYA
P55
Yeni doğan buzağılarda septik artritislerin değerlendirilmesi
Elif Doğan1 Zafer OkumuG1 L Emrah Yanmaz1 Mahir Kaya1
M Gökhan Genocak1 geyda Cengiz2
Atatürk Üniv., Vet. Fakültesi, 1Cerrahi ve 2Mikrobiyoloji Anabilim Dalları, Erzurum Bu çalışmada, Ocak 2006–Aralık 2013 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı kliniğine getirilen farklı ırk, yaş ve cinsiyetteki 82 buzağıda şekillenen 118 (38'i akut, 80'i kronik) septik artritis olgusunun değerlendirilmesi amaçlandı. Eklemlerde şişkinlik, ağrı ve topallık şikâyeti ile getirilen değişik yaş, ırk ve cinsiyetteki 82 buzağıda gözlenen 118 septik artritis olgusunun ırk, yaş, cinsiyet ve hastalıklı eklem dağılımı belirlendi. Olgular klinik, radyografik, ultrasonografik ve termografik olarak incelendi, eklem lavajı ve antibiyoterapi uygulandı,sağaltım süresince olgular klinik (sinoviyal sıvıda renk, viskozite, miktar değişikliği,lokal şişkinlik ve ağrı topallık), radyolojik (eklem efüzyonu), termografik (lokal sıcaklık değişimi) kriterler yönünden değerlendirildi. Buzağıların ırk dağılımı melez (n=45,%55), montofon (n=22,%27), yerli (n=8,%10), simental (n=5,%6) ve holştayn (n=2,%2) şeklinde belirlendi. Hastaların 32'si dişi, 50'si erkekti. Yaş aralığı 5 gün ile 3 ay arasında değişmekteydi. Artritislerin görülme sıklığı karpal eklem (n=77, %65), tarsal eklem (n=25, %21), genu eklemi (n=8, %7), kubiti eklemi (n=3, %2,5), metacarpofalangeal eklem (n=3, %2,5), ve metatarsofalangeal eklem (n=2, %2) şeklindeydi.Septik artritisli buzağıların (118 olgu, 82 buzağı) 58'i monoartritis, 24'ü poliartiritise sahipti. Sağaltımı yapılan olguların 88'inde (akut olguların 38'i, kronik olguların 50'si) iyileşme sağlandı. Çalışma süresince elde edilen veriler, halen buzağılarda doğumu takiben göbek kordonu bakım kurallarına uyulmadığını, ahır zeminlerinin
beton olmasına karşın buzağıların kalın bir altlık kullanılmadan barındırıldıklarını, zemin hijyeni için temizliğe yeterince özen gösterilmediğini ve hayvan sahiplerinin sağaltım amacıyla bilinçsizce girişimlerde bulunduğunu, sayılan hazırlayıcı
ve yapıcı nedenler sonucunda da akut ya da kronik septik artritisler ile karşılaşıldığını göstermektedir. Bu nedenler, özellikle kronik vakalarda uzun süren sağaltım sürecine neden olur ve sonuç olarak tam iyileşmenin olmaması, tedavi masraflarında
ve ekonomik kayıplarda artışlar da görülebilir.

P72
Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi Cerrahi
Kliniğine getirilen buzağıların genel değerlendirilmesi:
1410 olgu (2005-2013)
Rahime Yaygıngül Ali Belge Murat Sarıerler Nuh Kılıç İbrahim Akın
Zeynep Bozkan Tatlı Zeynep Bilgen gen M Fatih Yazıcı
Adnan Menderes Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Cerrahi Anabilim Dalı, Aydın
Bu makalede, 2005-2013 yılları arasında Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Kliniğine muayene ve tedavi amacıyla getirilen buzağıların cinsiyeti, yaşı (0-3 ay, 4-6 ay), ırkı, aylara göre gelen hasta sayısı ve hastalıkların yıllara
göre dağılımının retrospektif olarak değerlendirilmesi ve sonuçlarının paylaşılması amaçlandı. Bu retrospektif çalışmada, Cerrahi Kliniğimize getirilen toplam 1410 buzağı değerlendirildi. Buzağılarda en fazla karşılaşılan Cerrahi Hastalıklar arasında kongenital anomaliler yer aldı. Bunlar içerisinde kas-iskelet sistem anomalileri ilk sırada yer alırken, sindirim sistem anomalileri ikinci sırada yer almaktadır. Kas iskelet sistem anomalilerinin dağılımı % 10,7 artromyodysplasia, % 7,4 arqure, % 6,5 bouleture şeklindedir. Sindirim sistemi anomalileri içerisinde atresia intestinalis % 8,6 atresia ani et recti ve atresia ani % 3 ve rektovaginal fistül % 0,8 olarak görülmüştür. Doğum sonrası oluşan önemli Cerrahi Hastalıklar arasında kırıklar % 24,7, artritisler % 7,8, göbek enfeksiyonları % 5,6, sinir sistemi hastalıkları % 4,7 ve göbek fıtıkları % 4,6 olarak yer almaktadır. Buzağıların yaş dağılımı bakıldığında 1352 (% 95,9) buzağı 0-3 aylık, 58 (% 4,1) buzağı 4-6 aylık olarak bulundu. Buzağıların cinsiyetlerine göre dağılımlarında 792 (% 61.25) erkek, 501 (% 38.75) dişi olarak saptandı. Buzağıların ırklara göre dağılımları ise 1318 (% 93,5) holştayn, 48 (% 3.4) montafon, 37 (% 2.6) simental, 4 melez (%0.3) ve 3 (% 0.2) yerli ırk olarak bulundu.Olguların aylara göre dağılımında eylül, ekim, kasım aylarında en düşük sayıda olduğu görülmüştür. Buna karşılık aralık ayından ağustos ayına kadar hasta buzağı sayılarında artış görülmüş, bu artış mart ayında en yüksek düzeye ulaşmıştır. Bu bulgular ışığında, 0-3 aylık yaş grubunda ve erkek buzağılarda daha çok hastalığa rastlanılmıştır. Hastalıklar içerisinde en fazla kongenital anomaliler yer almaktadır.Doğum sonrası oluşan Cerrahi Hastalıklar içerisinde kırıklar, artritisler, göbek bölgesi
lezyonları, sinir sistemi hastalıkları ve göbek fıtıkları önemli bir yer tutmaktadır.

Enzisyonun bir ucu preputiumda
(sünnet derisi) çok yakın geçtiğinden
preputiumda ödem ve gerginliğe bağlı idrar
yapma güçlüğü, idrarın yara ile teması sonucu
oluşan kontaminasyon , özellikle ipek iplik ile
derinin kapatıldığı durumlarda ipliğin kapilleritesi
nedeni ile yara içine idrar sızıntısı, yarayı dış
ortamdan korumak için uygulanan pansumanın
kısa sürede idrarla ıslanması gibi sorunlarla
sıkça karşılaşılabilir.
Full transcript